• Reklamsız versiyon için ÜYE OL

Üstadımız ve İmam-ı Gazali

elcevaz13

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
17 Şub 2008
Mesajlar
1,472
Beğeniler
19
Puanları
0
Yaş
34
Web sitesi
www.herkul.org
#1
Şefkat ve Merhameti

Büyük Üstad, hak ve hakîkati ta çocukluğunda bulmuştu. Kalbinin feryadını ve rûhunun münacatını dinlemek için mağaralara kapandığı günlerde bile, ibadet ve taatten, tefekkür ve murakabelerden feyiz ve huzur almanın zevkine ermiş olan bir "Arif-i Billah" idi.
Lakin, karanlık gece dalgalarını andıran korkunç küfür ve ilhad kabusunun Müslüman dünyasını ve dolayısıyla memleketimizi kaplamak üzere olduğu o tehlikeli günlerde, yatağından fırlayan bir aslan gibi, yanardağları andıran bir kükreyişle cihad meydanına atıldı. Bütün rahat ve huzurunu bu mukaddes davaya feda etti. Ve işte bu hikmete mebnîdir ki, o günden beri, her sözü bir dilim lav, her fikri bir ateş parçası olmuş; düştüğü gönülleri yakıyor, hisleri, fikirleri alevlendiriyor.
Büyük Üstadın tam bir uzlet ve inzivadan sonra, tekrar irşad ve cemiyet hayatına atılması, aynen İmam-ı Gazalî'nin hayatında geçirmiş olduğu o mühim ve tarihî merhaleye benzemektedir. Demek ki, Cenab-ı Hak, büyük mürşitleri, böyle, bir müddet inzivada terbiye, tasfiye ve tezkiye ettikten sonra tenvir ve irşad vazifesiyle mükellef kılıyor. Ve bu sebepledir ki, bir ma-i mukattardan daha temiz ve berrak olan yüreklerinden kopup gelen nefesler, kalplere akseder etmez, bam başka tesirler icra ediyor.
Arz ettiğim gibi, İmam-ı Gazalî'nin bundan dokuz yüz sene evvel ahlak ve fazîlet sahasında yapmış olduğu fütuhatı, bu asırda, Bediüzzaman îman ve ihlas vadisinde başarmıştır.
Evet, Hazret-i Üstadı bu müthiş cihad meydanlarına sevk eden, hep bu eşsiz şefkat ve merhameti olmuştur. Ve bunu bizzat kendisinden dinleyelim:
"Bana, 'Sen şuna buna niçin sataştın?' diyorlar. Farkında değilim; karşımda müthiş bir yangın var. Alevleri göklere yükseliyor, içinde evladım yanıyor, îmanım tutuşmuş yanıyor. O yangını söndürmeye, îmanımı kurtarmaya koşuyorum. Yolda birisi beni kösteklemek istemiş de, ayağım ona çarpmış, ne ehemmiyeti var? O müthiş yangın karşısında bu küçük hadise bir kıymet ifade eder mi? Dar düşünceler, dar görüşler!.. "
Tarihçe-i Hayat Ali Ulvi Kurucu
 

elcevaz13

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
17 Şub 2008
Mesajlar
1,472
Beğeniler
19
Puanları
0
Yaş
34
Web sitesi
www.herkul.org
#2
Bediüzzaman, Edebiyat ve Gazali
Bediüzzaman Hazretleri'nin, Eski Said döneminde yazdığı eserleri edebî açıdan çok çok seviyelidir. Ancak, daha sonraları imân davasının ehemmiyetine binaen ihlası, rûhu, manâyı öne almış ve böyle edebî eserler vermekten ictinab ederek ve daha ziyade manâya ehemmiyet vermiştir. Halbuki Bediüzzaman da Mevlâna gibi ağır ve ağdalı bir üslûb kullanabilir ve bununla da yüzlerce, binlerce insanı kendisine meftûn edebilirdi. Aslında etmişdir de. Muhakemat isimli eseri tahlil edildiği zaman mübalağa yapmadığımız görülecektir.
Devrini anlama ve onunla hesaplaşma zaviyesinden Bediüzzaman'ın bir benzeri de İmam Gazalî'dir. Zira o da devrindeki bütün yanlışlıklara baş kaldırmış bir düşünür ve âlimdir. Bugün onu, devrindeki ihtişam ve debdebesi ile göremesek de; içinde yaşadığı devrin şartlarını idraki ve o günkü meselelere bakışı açısından o da muhteşem bir dimağdır. Bir yandan değişik konularla alâkalı eserler te'lif etmiş, diğer yandan da sürekli evrad u ezkârla meşgul olmuştur.
Muhammed Fethullah Gülen
 
Üst