Useyd Bİn Hudeyr(r.a.)

kadem

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
19 Ağu 2006
Mesajlar
1,622
Puanları
0
USEYD BİN HUDEYR(R.A.).
Seni serbest bırakıyorum!”

Hazreti Üseyd bin Hudayr, bütün güç ve kuvvetini, maddî manevî imkânlarını İslâm uğrunda kullanan bir sahabeydi. Resûlullah efendimizin bütün savaşlarında yer aldı. Canını ve varlığını bu yola adadı. Uhud Savaşında cesâret ve şecaat örnekleri gösterdi.
Mücâhidler Medîne’ye döndükten hemen sonra Peygamber efendimizin, “Düşmanın takip edilmesi” emri gereği, Üseyd bin Hudayr, silâhını eline aldı. Yaralarının tedâvisine ehemmiyet vermeyerek Peygamberimizin yanına geldi. Hazır olduğunu söyledi. Cihâd daveti ve Resûlullahın emri, ona, bütün dert ve yaralarını unutturmuştu.
Uhud Savaşından sonra bir gün Mekkeliler Peygamber efendimizi öldürmesi için bir bedevîyi kirâlık kâtil tuttular. Bedevî Medîne’ye gelerek Peygamber efendimizin bulunduğu yeri öğrendi. Peygamber efendimiz bu sırada Abdüleşheloğullarının yanında idi.
Eshâb-ı kirâm Peygamberimizin mübârek sohbetini tatlı tatlı dinlerken, bedevî girdi. Peygamberimiz adamın durumundan şüphelenmişti: “Şu adamın niyeti kötü. Suikastte bulunmak istiyor” buyurdu.
Bedevî, kötü maksadını gerçekleştirmek üzere Resûlullaha doğru ilerlerken, Üseyd bin Hudayr eteğinden tutarak hızla çekti. Bir anda bedevînin, elbisesi içerisinde gizlediği hançeri ortaya çıktı. Hz. Üseyd, adamın yanına vararak onu tesîrsiz hâle getirdi. Bedevî, “Canımı bağışla, yâ Muhammed!” diye yalvarıyordu.
Peygamber efendimiz bedevîye buyurdu ki:
- Bana doğrusunu söyle, buraya niçin geldin? Eğer doğrusunu söylersen doğruluk sana fayda verir. Yalan söylersen bu senin için iyi olmaz. Yapmaya kalkıştığın işten zâten haberim var.
Bunun üzerine bedevî, kendisinin müşrikler tarafından kiralandığını itiraf etti. Âlemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber efendimiz, kendisini öldürmeye gelen bedevîye;
- Ben seni serbest bırakıyorum. Nereye gitmek istersen git, yahut senin için bundan daha hayırlı olanı tercih et! buyurarak onu İslâma davet etti.
Bedevî Peygamberimizin bu âlicenaplığı karşısında, hiç tereddüt etmeden:
- Allahtan başka ilâh yoktur. Sen de muhakkak Allahın Resûlüsün, diyerek Müslüman oldu...
 
Üst