• Reklamsız versiyon için ÜYE OL

Uğur Dursun Dosyası - Hakan Albayrak

Enes

Paylaşımcı ÜYe
İhvan Üyesi
Katılım
6 Haz 2006
Mesajlar
13,680
Beğeniler
704
Puanları
113
Yaş
33
#1
Özgür-Der ve Akabe camialarına yakınlığı ile bilinen Kayseri Orman Bölge Müdür Yardımcısı Uğur Dursun, bundan dört ay evvel FETÖ mensubu olduğu iddiasıyla tutuklandı. Uğur Bey’le ortak dostlarımız var. Hepsi de FETÖ’yle yüzde yüz alakasızlığına şahitlik ediyorlar. Telefonuna “bylock” programını yüklediği iddia ediliyor ve fakat bilirkişi raporu bu iddiayı yalanlıyor. Aleyhinde başka bir delil de olmadığı halde halen tutuklu. Geçen Perşembe (17 Ağustos 2017) günü Kayseri Adliyesi’nde duruşması vardı. Tahliye edilecek diye bekledik; edilmedi.


Aşağıda, Uğur Dursun’un ailesi adına kız kardeşi Fatma Ercan’ın Özgür-Der Sarıyer Temsilciliği, Kayseri Mazlumder ve Kayseri Hilalder ile beraber yayımladığı bildiriyi sunuyorum. Keşke elimden daha fazlası gelseydi.


***


BYLOCK MAĞDURU UĞUR DURSUN’LARA ÖZGÜRLÜK!


Kayseri Orman Bölge Müdür Yardımcısı Uğur Dursun, “bylock kullanıcısı” diyerek tutuklanıp 4 aydır suçsuz yere mağdur edilmektedir.


Emniyetten gelip götürdüklerinde sorgulamada 2014’te toplam “16 sanşye Bylock gözüktüğü” suçlamasını öğrenmiş olmasına ve o dönemde kullandığı telefonun şu an hala elinde olduğunu belirtmesine rağmen telefonu istenmemiştir. Biz de ailesi olarak İstanbul adliyesi yeminli bilirkişisine telefonunu incelettik. Yeminli bilirkişi raporunda “imeisi belirtilen telefona bylock programı indirilmemiş ve indirilip kaldırılmamıştır” diye raporda belirtmiştir. Raporla birlikte telefon adliyeye teslim edilmesine rağmen sonuç alınamadığı gibi; HTS ve NAT kayıtları BTK’dan geldiği halde; mahkemede “bakılmasına gerek yok, hiçbir yazışma da beklenmeyecek” şeklinde ifade kullanarak hukukun önü tıkanmıştır. Bir cinayette adli tıp raporu olmadan sanık nasıl yargılanamazsa, telefonunda bylock olduğu iddiasıyla yargılanan birinin de adli bilirkişi raporu olmadan yargılanmaması gerekmiyor mu?


Biz torpil değil hukukun işlemesini istiyoruz. Herkese suçlama yapılabilir; fakat kişi, masumiyetini her şekilde ortaya koyduğu halde delillerle hareket edilmiyorsa hukuk nasıl işleyecek ve biz hakkımızı nerede arayacağız?


Ağabeyimiz Uğur Dursun da, biz kardeşleri de 15 Temmuz’lara kadar “Cemaat” olarak adlandırılan yapının, -suç da teşkil etmemesine rağmen- ne okullarında okuduk ne de dersanelerine gittik. Bankasını kullanmadık, dernek ve vakıflarına bağışta bulunmadık. Aksine, bu yapının ve FETÖ’nün rakip olarak gördüğü İHH, Özgürder ve Akabe gibi vakıf ve derneklerle ilişkide olduk; Suriye ve Gazze gibi beldelere yardımlarımızı bu kurumlar üzerinden gönderdik ki; bu durum da bizlerin aile olarak kimlik yapımızı ortaya koymaktadır. Uğur Dursun’un sosyal medya hesapları da incelendiğinde bu durum sarih biçimde ortaya çıkacaktır. Nitekim hakkındaki bu bilgi ve belgeler Emniyet tarafından tesbit edilip dosyasına da konmuştur. Ama tüm bu gerçekler ve deliller mahkeme tarafından görmezden gelinip maalesef dört aydır mağdur edilmektedir.

Devamı için: http://www.karar.com/yazarlar/hakan-albayrak/ugur-dursun-dosyasi-4745
 

ummuhan

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
1 Eyl 2007
Mesajlar
12,942
Beğeniler
1,035
Puanları
113
#2
Maalesef böyle pis, bîşeref iftira ile içeride tutulan kardeşlerimiz de var, işlerinden ihraç edilenlerde... (hatta birisi ya ben bunlara muhabbet bile duymadım ki neyin cezası bu demişti)

Rabbimin Adaleti elbet tecelli edecek ama tez tecelli etmesini diliyorum...
 
Üst