Türkiye'de Adalet varmı? | ihvan forum – Özgür Düşünce ve Paylaşım Platformu!

Türkiye'de Adalet varmı?

Türkiye'de Adalet varmı?

  • Evet var.

    Kullanılan: 1 16.7%
  • Hayır yok.

    Kullanılan: 5 83.3%
  • Kararsızım.

    Kullanılan: 0 0.0%
  • Fikrim yok

    Kullanılan: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    6

Kaçak

Yeni
İhvan Üyesi
Katılım
21 Ara 2012
Mesajlar
8,416
Puanları
113
Türkiyede Selamet yok ...
Selamet yoksa Adalet de yok ...
Adalet yoksa işbirlikciler var
İşbirlikciler varsa bakınız birinci satır ...
 

KARAMURAT-3

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
11 Eki 2007
Mesajlar
4,706
Puanları
0
Web sitesi
mazlumlarvezalimler.blogcu.com


Banyodaki kızını gizlice gözetleyeni dövdü, ceza aldı



Banyodaki kızını izlerken yakaladığı komşusu M.Y.'yi döven Mehmet Yıldız, 50 gün hapis cezası aldı. Komşu M.Y. hakkında ise takipsizlik kararı verildi.

Olay geçen Kurban Bayramı arifesinde Antalya'da Kepez'in Ahatlı Mahallesi'nde meydana geldi. Çay ocağı işleten evli ve 5 çocuk babası Mehmet Yıldız evde olduğu sırada kızı, duş almak için banyoya girdi. Bu sırada pencereden birinin baktığını fark eden Yıldız'ın eşi, durumu kocasına bildirdi. Mehmet Yıldız dışarı çıkarak komşusu M.Y.'yi yakalayıp dövdü. Yıldız, daha sonra komşusunu polis ekiplerine teslim edip şikayetçi oldu. M.Y.'nin şikayetçi olması üzerine polis tarafından gözaltına alınan Mehmet Yıldız hakkında da soruşturma açıldı.

EŞİM SOFRA BEZİNİ SİLKELERKEN GÖRMÜŞ

Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki ilk duruşmada ifade veren, sonraki duruşmalara katılmayan Mehmet Yıldız'a, 50 gün hapis cezası verildi. Adresine gönderilen tebligat üzerine polis merkezine giden Mehmet Yıldız, M.Y.'yi dövmekten 50 gün hapis cezası aldığını öğrendi. Hakkında 'yakalama' kararı bulunan Mehmet Yıldız, ardından çıkarıldığı mahkemede 1000 TL kefalet ödeyerek serbest kaldı.

Olayın geçen Kurban Bayramı arefisinde yaşandığını aktaran Mehmet Yıldız, "Eşim sofra bezini silkelerken yan komşumuz M.Y.'nin banyodaki kızımı gözetlediğini fark etmiş. Beni çağırdı. Ben de ağaçların arasından evimi gözetlediğini görüncü dışarı çıktım. Koşup yakaladım. Birkaç yumruk attıktan sonra polisi çağırarak teslim ettim. Onun da şikayetçi olması üzerine sabaha kadar karakolda kaldık. Bayram sabahı karakoldan çıkıp evime gittim. 6 ay sonra mahkemeye gittiğimde, hakime tekrar duruşmaya gelmeme gerek olup olmadığını sordum. Bana gelmeme gerek olmadığını söyledi. Ben de dolayısıyla bir daha gitmedim" diye konuştu.

BU ADAMI LİNÇ ETMEK GEREKİRKEN, CEZAYI BEN YEDİM

Mehmet Yıldız, "O adamın yakalanıp ceza alması gerekirken ben ceza aldım. İşin ilginç yanı, bu adam hala sokaklarda gezerken, ceza bana kesildi. Ben bu adamı dövdüm diye mi ceza aldım. Normal şartlarda böyle bir suç işleyen adamı linç etmek lazım. O adam içerde olması gerekirken, ben onun yerine gidip devlete hesap veriyorum. Ben o mahalleden taşınmak zorunda kaldım. Taşınmasaydım ne olacaktı? Her sabah işime gelirken acaba benim çoluk çocuğuma bir şey oldu mu diye düşünecektim. Ailem akşama kadar kapıyı kilitleyip benim yolumu gözleyecekti. Yazık günah değil mi" dedi.

BU ADAMI MAHALLE TANIYOR

1 liraya sattığı çayla 5 çocuk okuttuğunu belirten Mehmet Yıldız, evini gözetleyen M.Y.'nin daha önce de bu tarz suçlardan sabıkası olduğunu, ancak hiçbir ceza almadığını iddia etti. Yıldız, "Böyle insanlar serbest kalırken, ben darp ettim diye ceza alıyorum ya çok üzücü bir durum. Bütün mahalle bu adamı tanıyor, illallah etmişler" diyerek tepkisini gösterdi.

Mehmet Yıldız, komşusu M.Y. hakkında ise takipsizlik kararı verildiğini kaydetti.

Kaynak: DHA

http://www.turkiyegazetesi.com.tr/yasam/239307.aspx
 

ömerusta

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
16 Ocak 2012
Mesajlar
6,911
Puanları
63
adalet adil olan demektir adil olan da hakın emir vede yasaklarıdır onunla hükmedilmeyen hiç bir hüküm yasa adil sayılamaz
 

Dua Nur

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
29 Nis 2007
Mesajlar
37,459
Puanları
63
Adalet olsa bile uygulayıcılar teröre hizmet ediyorsa adaletten söz edilemez.
 

kebîkec

Paylaşımcı Üye
İhvan Üyesi
Katılım
21 Eyl 2007
Mesajlar
7,709
Puanları
113
Bekri Mustafa geldi aklıma :gl
 

Kaçak

Yeni
İhvan Üyesi
Katılım
21 Ara 2012
Mesajlar
8,416
Puanları
113
Aslında konu ofsaytta :)
Çakılası kafa gölü açmış Karamda farkındamı bilmem :)
Özelde bu çografya genelde doğu toplumları cumhuriyet yada demokrasi denen şeyi içselleştirebilmiş değil bunca zamana karşın ...
Genetik bilgi aktarımına pek inanmam ama bazen kapı gibi karşımıza dikiliyor işte ..
Bu toplumlarda on yıllardır demokrasi kültürü oturtulmaya çalışılsa da ve on yıllardır cumhuriyet denen idare ile idare edilsekte hala kendimize özgü yorumlarımız var ...
Ve bu yorumlarımız yüzünden bir kaostur almış başını gidiyor ...
Ne isaya yar oluyoruz ne musaya ...
İki arada bir derede cumhuriyetcilik oynayıp duruyoruz ...

Erklerin ayrılıgı ilkesi bizde işlemez , halbuki ana temel budur ...
Bizde yargıdaki aksaklıkların hesabı siyasete , siyasete mudehalenin hakkı yargıya bırakılır ...
Bir türlü ikisini birbirinden ayrıştırmayız ...
Genetiğimizde olan tek kişiden , güçten , sebepten olayları bilme özelliğimiz süregeliyor ...
Henüz yeni yeni de siyaset yargıya hükmetme aşamasına geldi ki , başka bir çoğrafyada söz konusu bile olamaz ...
Lakin bizde yıllarca yargı siyasete hükmettiği için , terside bize çok garip gelmiyor içselleştiriveriyoruz bunuda ..
Belki bir kinle belki bir intikam hissiyle ...
Hasılı bu anlamda Erdoğan iyi okuyor bu toplumu ...
Derdini anlatamamış olsa da :)
Hoş onunda anlatmak gibi bir niyeti yok gibi aslında , onu da çözemedim ...
Anlatınca büyüsü mü bozulacak kavrayabilmiş degilim ne düşünüyor ...
Başkanlık sistemi elbette bahsettigim ...
En tepe hesap verme mercii ...
Hesabını halka verme mercii ...
Neyse hayırlısı olsun diyor Karama konusunda bol bol başarılar diliyorum ...
 

fakiri

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
14 Ocak 2007
Mesajlar
15,969
Puanları
83
Bu forumda ne kadar varsa o kadar adalet (!) var !
 

KARAMURAT-3

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
11 Eki 2007
Mesajlar
4,706
Puanları
0
Web sitesi
mazlumlarvezalimler.blogcu.com



90 YAŞINDAKİ HAYIRSEVERE 'CAMİYE YARDIM' SORGUSU

Sincan’da 22 işadamına düzenlenen operasyonda cami yaptıran bir dernekte yöneticilik yapan 90, 77 ve 73 yaşındaki üç hayırsever de gözaltına alındı.

Sağlık sorunları bulunan 3 kişiye neden gözaltına alındıklarına dair bir açıklama yapılmazken, cami cemaatinin inşaat aşamasında yaptığı yardımlar soruldu. Operasyon gerekçesi olarak da Sincan Belediye Meclisi’nin 2002 ve 2011 yılında cami yapılan arsayı kapsayan imar planlarını dört defa değiştirmesi gösterildi. Oysa aynı iddia daha önce de gündeme gelmiş ancak eski İçişleri Bakanı Efkan Ala hukuksuzluk olmadığı gerekçesiyle soruşturma izni vermemişti.

Ankara’nın Sincan ilçesinde işadamlarına yapılan algı operasyonunda 22 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında 90 yaşındaki Cafer Taşan’ın yanı sıra 77 ve 73 yaşında üç hayırseverin de olması dikkat çekti. Operasyona gerekçe olarak ise Sincan Belediye Meclisi’nin 2002 ve 2011’de imar planlarını dört defa değiştirdiği bir arazi gösterildi. Soruşturmada, cami inşaatı için yapılan yardımlar bile sorgulandı. 90 ve 77 yaşındaki hayırseverler emniyet sorgularının ardından serbest bırakılırken, 73 yaşındaki vatandaş ise hâlâ gözaltında. Söz konusu kişilerin, nezarethanede sağlık sorunları yaşadıkları ileri sürüldü.

CAMİ BÜYÜTÜLDÜ, İMAM HATİP YENİDEN İNŞAA EDİLDİ

Sincan’daki bir arsayla ilgili 2002 yılından sonra belediye meclisi kararıyla 4 defa imar değişikliği yapıldı. Daha önce “Dinî yapı alanı olup, amacı dışında kullanılamaz” şeklinde konulan şerh, 2011’de belediye meclisi tarafından kaldırıldı. Daha sonra arazi ihaleye çıkarıldı. 3 katılımcının olduğu ihalede en yüksek bedeli veren dernek, cami ve imam hatip lisesi bulunan araziyi satın aldı. Araziye daha büyük bir cami ve külliye kurulurken, caminin masraflarının karşılanması için bazı işyerleri yapıldı. İmam hatip lisesi ise Sincan’a yeniden inşa edildi.

17 Aralık yolsuzluk soruşturmasının ardından ihaleyle ilgili isimsiz ihbar e-postalarıyla Ankara Batı Cumhuriyet (Sincan) Savcılığı soruşturma başlattı. İmar değişikliklerini yapan belediye görevlileri hakkında soruşturma izni istendi. Eski İçişleri Bakanı Efkan Ala, eski ve yeni Sincan Belediye başkanları Hasan Altın ve Mustafa Tuna’nın yaptığı işlemleri hukuka uygun bulup talebi reddetti. Cami derneğinin kurduğu şirketin ise ihalede en yüksek bedelle araziyi satın aldığı vurgulandı. Dinî alan şerhinin ihaleden önce kaldırıldığının altı çizilerek hukuka aykırılık olmadığı ifade edildi.

Ancak önceki gün Sincan Savcılığı, imar planlarını değiştiren kamu görevlilerinin aklandığı soruşturmada, ihalede en yüksek bedeli veren Kültür Değerlerimizi Yaşatma ve Eğitime Hizmet Derneği yöneticileriyle ilgili gözaltı kararı verdi. 22 kişinin gözaltına alındığı operasyonda, işadamlarına usulsüzlük iddiaları soruldu. 90 yaşındaki Taşan’ın da bulunduğu gözaltındaki yaşlı hayırseverlere tek bir delil gösterilmezken, onlarca soru soruldu. Cami yaptıran insanlara borç veren isimler de sorgulandı.

İZZETTİN ÇİÇEK - ANKARA

http://www.altinovabafra.gen.tr/90-yasindaki-hayirsevere-camiye-yardim-sorgusu/


 

KARAMURAT-3

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
11 Eki 2007
Mesajlar
4,706
Puanları
0
Web sitesi
mazlumlarvezalimler.blogcu.com



Elektrik dağıtım şirketi, borcu olmayan aboneyi icraya verdi.



TEDAŞ’tan elektrik dağıtımını borçlarıyla birlikte devralan özel dağıtım şirketleri, ödenmemiş tek abonenin borcundan dolayı isim soyadı benzerliği olan bütün abonelere haciz gönderiyor. Mevzuattaki bir boşluk, şirkete bu hakkı tanıyor. Elektriği kesilip mühürlenen ve haciz gelen borçsuz abone, çoğu kez boş yere para ödemek zorunda kalıyor.

Özelleştirme sonrası elektrik dağıtım şirketlerinde yaşanan sorunlar vatandaşın başını ağrıtmaya devam ediyor. Daha önce devlet şirketi TEDAŞ’ın (Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi) yürüttüğü elektrik dağıtım işinin eski abone borçlarıyla birlikte özel şirketlere devredilmesi yeni sıkıntıları da beraberinde getirdi. Uygulamanın problemlerinden biri ise dağıtım şirketlerinin TEDAŞ’tan devraldığı borçlu aboneyi adresinde bulamayınca aynı isim ve soy isimdeki bütün abonelerine borç ihbarnamesi göndermesi ve elektrik saatini de mühürlemesi. Mevzuata göre kişinin kendisine ait başka bir adreste abonelik borcu varsa elektrik dağıtım şirketi, abonenin ikamet ettiği yerdeki elektriğini kesebiliyor.

Aynı isim ve soyadı taşıdığı için borcu olmadığı halde elektrik dağıtım şirketince mağdur edilen abonelerden biri de İstanbul Avrupa yakasında ikamet eden Hüseyin Yüksel. Herhangi bir elektrik faturası borcu olmamasına rağmen İstanbul Avrupa Yakası elektrik dağıtımını BEDAŞ’tan (Boğaziçi Elektrik Dağıtım AŞ) devralan CLK enerji dağıtım şirketi, Hüseyin Yüksel’e 548 lira tutarında borç çıkardı ve ödemesi için haciz ihbarnamesi gönderdi. Bu arada Hüseyin Yüksel’in kullandığı elektrik saatini de mühürledi. Elektriği kesilen ve haciz gelen Hüseyin Yüksel, olayı araştırınca, İstanbul Sefaköy’de adına borç çıkarılan adreste kendisiyle aynı ad ve soyadı taşıyan başka bir kişinin oturduğunu öğrendi. Yüksel, “Tamamen isim soyisim benzerliğinden dolayı, sanki borcu bulunan adreste oturmuşum gibi, şu anda oturduğum evin bir gece vakti elektriği kesildi. Oysa olayın isim benzerliği dışında benimle hiçbir ilgisi yok.” dedi.

Kendisine ait olmayan borç için kendisine bir uyarı bile yapılmadan elektriğinin kesildiğini kaydeden Hüseyin Yüksel, yaşadıklarını şöyle anlattı: “Benim BEDAŞ’ın yerine gelen CLK dağıtım şirketi olsun, daha öncesinden BEDAŞ’a olsun hiçbir şekilde ödenmemiş elektrik faturam ve borcum yok. Olayı araştırınca öğrendiğimize göre BEDAŞ özelleştikten sonra CLK enerji dağıtım firmasına eski abonelerinin borcunu da devrettiği için yeni firma da aynı isim ve soy isimdeki bütün abonelerine birden, bu borcu olan tek kişinin borcunu ödemesi için ihbarname gönderiyor. Yani Hüseyin Yüksel adında kaç tane abonesi varsa o isimdeki abonelerin yeni adreslerini tespit edip borç tebligatı gönderiyorlar. Tabii kim hakkını aramaz da kendisine ait olmayan borcu öderse bir hak kaybı yaşamış oluyor. Aynı isim soy ismi taşıyanlardan itiraz eden olursa bu konuda bir yanlışlık yaptıklarını kabul edip konuyu kapatıyorlar.”

İlgisi olmayan bir borçtan dolayı eve haciz ihbarnamesi gelmesinin şok etkisi doğurduğunu belirten Hüseyin Yüksel, “Buradaki en büyük sıkıntı sana ait olmayan bir meskende oturan bir kişi ile isim benzerliğinden dolayı hakkınızda işlem yapılıp sizin borçlu vatandaş muamelesi görmeniz. Tabii işlem yaparken de bahsi geçen kişinin gerçek borçlu olup olmadığını kontrol etmiyorlar.” dedi. Konuyla ilgili CLK Enerji’ye herhangi bir resmi şikâyette bulunmadığını belirten Yüksel, “Sırf bu işi CLK şirketi ile halledebilmek için iki günümü harcadım. Maalesef bu işin takibini yapabilecek durumda olmayanlar ise haksızlığa uğruyor.” diye konuştu.


VERİ TABANLARI SAĞLIKLI DEĞİL

Tüketiciler Birliği Federasyonu Genel Başkanı Bülent Deniz, CLK Holding ile ilgili kendilerine Hüseyin Yüksel’in başına gelene benzer çok sayıda şikâyet geldiğini açıkladı. Bülent Deniz, “CLK Holding hangi veri tabanını kullanıyor ise sağlam değil. İsim benzerliğinden yola çıkarak borçsuz abonelere de icradan ödeme emri gönderiyor. Zamanında itiraz etmeyenler için maalesef icra takibi kesinleşiyor. Ve gerçekten borcu olmayan kişi menfi tespit davası açmak gibi bir mükellefiyetlere mecbur kalıyor.” dedi. Deniz, haksız yere haciz gelen abonelerin meblağı düşük borç için avukat tutup ticaret mahkemelerine dava açmak yerine borcu ödeme yoluna gittiğini ifade etti. Deniz, “Vatandaş, kapatılan elektriğini açabilmek için kendisine ait olmayan borcu ödemek durumunda kalıyor. CLK yeterince inceleme yapmadan tahsilata girişiyor.” dedi. İsim benzerliğinden dolayı kendine ait borcu ödemek durumunda kalan kişilerin internet üzerinden bu durumu EPDK’ya şikâyet etmesi gerektiğini söyleyen Deniz, “Ayrıca icra takibi varsa buna 7 gün içinde itiraz etmeleri gerekiyor. İtiraz edemedikleri takdirde menfi tespit davası açmak zorundalar. Kesilen elektrikleri için de uğradıkları zararı tazmin için mutlaka tazminat davası açmalılar. Biz Tüketiciler Birliği Federasyonu olarak bu yöndeki talepleri ücretsiz olarak karşılıyoruz.” dedi.

FATİH ÇELİK - İSTANBUL
 

MÜTEŞEKKÜR

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
17 Ağu 2009
Mesajlar
6,938
Puanları
0
Bütün bu adaletsizlikler, sırf AB kriterlerine göre ayarlanmış ve bize kakalanan laçka kanunlardır.Böyle adaletin ta içine tüküreyim ben...

Bu kanunların uygulanması böyle devam ederse akibetimiz korkunç olur.Bu yeni nesil mahfolmak üzeredir.Bunun önüne geçilmezse bizim geleceğimiz tamamen bitmiş demektir.Şu an da devlet eliyle toplum yozlaştırılıp karanlığa doğru sürüklenmektedir.

AHLAK VE MANEVİYATA ÖNEM VERİLMEYEN BİR ÜLKEDE NE HUZUR, NE BARIŞ NE DE DİN KALIR.VARIN GERİSİNİ SİZ DÜŞÜNÜN...
 
Üst