Türk araştırmacılar CERN'ianlattı

Dergaz

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
31 Ara 2007
Mesajlar
1,685
Beğeniler
28
Puanları
0
Yaş
33
#1
CENEVRE/ANKARA (A.A) - İsviçre'nin Cenevre kentindeki Avrupa Nükleer Araştırmalar Merkezi'nde (CERN) yürütülen dünyanın en büyük bilimsel deneyi ''Büyük Patlama''da, 90'a yakın Türk araştırmacı görev alıyor. CERN'deki Türk araştırmacılardan Doç. Dr. Bilge Demirköz, CERN'e ilişkin, ''CERN, bizlerin evrene uzattığı bir dua, evrene açılan bir el. Bakalım çalışmalarımızın, çabalarımızın karşılığında evren bize ne verecek?'' dedi.




CERN'deki çalışmalarını 5 yıldır aralıksız sürdüren Doç. Dr. Bilge Demirköz, iki yıl ATLAS detektörünün yapımında, çalıştırılmasında ve sorunların çözümünde ve binlerce fiber optik kablonun bağlanmasında çalıştığını anlattı.




'Demirköz, yapımında çalıştığı detektörün şimdi sorunsuz çalışmasını ''dünyanın en muhteşem olayı'' sözleriye değerlendirdi.




CERN'deki çalışmalara University College London'dan katılan bilim insanı Dr. Erkcan Özcan da değişik ülkelerden yüzlerce bilim insanının çalıştığı CERN'in bir fizikçinin dünyada çalışabileceği en iyi yer olduğunu savundu.




''LHC, okyanuslara açılan yepyeni bir gemi aslında. Bu gemiyle okyanuslara açıldık diyebiliriz. Belki karşımıza bir şey hemen çıkabilir ya da uzun süre çıkmaya da bilir. Ancak önemli olan bu geminin içinde, hatta yapıldığı tersanede olmak çok önemli'' diyen Erkcan, deney sonuçlarının üye ülkelerin gelişimine büyük katkı sağlayacağına işaret etti.




Türkiye'nin uzun yıllar deneysel parçacık fiziğini ''lüks ve kötü kardeş'' olarak gördüğünü, bu nedenle CERN'e üyelik girişimi yapmadığını kaydeden Erkcan, ''Oysa CERN'e üyelik bir anlamda karlı bir yatırım. Bilime ve teknolojiye yatırım yapacaksınız ki uzun vadede ülkeniz kazansın'' dedi.




CERN'e üyelik için yıllık aidatların, ülkelerin milli gelirleri ve nüfusları göz önüne alınarak hesaplandığını bildiren Erkcan, sözlerini şöyle sürdürdü:




''Türkiye için bu aidatın ne kadar olacağını açık ve net şekilde CERN'den öğrenememiştik. Her ülkenin belli bir pazarlık durumu da olabiliyor çünkü. Ben geçen sene merakımdan şu anki 20 üyenin ne kadar ödediğini, nüfusunu ve milli gelirlerini kullanarak hesap yaptım.




Yani bu tamamen gayriresmi bir miktar ancak Türkiye için hesapladığım yıllık aidat 39.4 milyon İsviçre Frangı. Bu meblağ, Türkiye gibi ilerlemek isteyen bir ülke için çok yüksek değil. 15-64 yaş arasındaki nüfusumuz için kişi başına yılda bir dolara bile karşılık gelmiyor.''




CERN'deki CAST deneyinde çalışan Boğaziçi Üniversitesi doktora öğrencisi Cenk Yıldız da CERN'de çalışmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, ''CERN'de pek çok alanda uzmanlarla birlikte çalışıyorsunuz. Burada çalışırken, yalnızca bilgi edinmiyorsunuz, ilham da alıyorsunuz. Bence CERN'de çalışmanın en önemli yönü burada'' dedi.
 
Üst