TSK’nın Kabul ve Toplama Merkezlerinde Rezalet | ihvan forum – Özgür Düşünce ve Paylaşım Platformu!

TSK’nın Kabul ve Toplama Merkezlerinde Rezalet

ismail

Yeni
İhvan Üyesi
Katılım
3 Mar 2007
Mesajlar
20,475
Puanları
0
Yaş
42

Bir askerin, askerliğinin son gününde çekerek gönderdiği resimler, Diyarbakır 7. Kolordu Komutanlığı Kabul ve Toplama Merkezlerinde askerlere reva görülen muameleyi ortaya koyuyor.


Her yıl binlerce anne baba, gözü gibi baktıkları evlatlarını askerliklerini yapsınlar diye askere gönderirken, TSK'nın Doğu ve Güneydoğu'da askerlerin güvenliğini sağlamak amacıyla kurduğu ve askeri birliklere konvoy halinde asker gönderilmesi amaçlanan Kabul ve Toplama Merkezlerindeki (KTM) manzara yürek dağlıyor.
Bir askerin, askerliğinin son gününde çekerek gönderdiği resimler, Diyarbakır 7. Kolordu Komutanlığı Kabul ve Toplama Merkezlerinde askerlere reva görülen muameleyi ortaya koyuyor.
Akit'e ulaşan fotoğrafta, Güneydoğu'daki birliklerine ulaşmak için KTM'ye getirilen askerlerin beton üzerinde üst üste uyumaya çalıştığı görülüyor.
Fotoğrafları yollayan askerin gönderdiği ihbar e-mailinde ise askerlerin içinde bulunduğu koşullar yüzünden bronşit ve zatureye yakalandığı, bu durumun komutanların umurunda dahi olmadığı vurgulanıyor. Söz konusu merkezde kalabalık ve yatak yetersizliği sebebiyle ranzada sabahlamanın mümkün olmadığı, onlarca askerin Diyarbakır ayazında, beton zemin üzerinde, birbirine sarılarak uyumak zorunda kaldığı belirtiliyor. İsimsiz askerin gönderdiği mektupta, "Doğu'da canı ile uğraşmış askerlere verilen değeri, askerliğin son gününde kabul toplanma merkezinde (KTM) çekilmiş bir fotoğrafı yollayarak belgelemek istiyorum" ifadeleri yer alıyor. Gönderilen resimde ise asker sandalye üzerinde otururken, sevk için konvoyun tamamlanmasını bekleyen diğer askerlerin, fayansla kaplı zemin üzerinde, soğuğun etkisini kırabilmek için buldukları her şeyi vücutlarına sardıkları ve birbirlerine sarılarak uyudukları gözleniyor.
Diyarbakır KTM'nin bölgede askerlik yapanlar tarafından ızdırap merkezi olarak adlandırıldığı bildirildi.
KTM'lerin durumu ile ilgili internet sitelerinde sıkça dert yanılıyor. Gençlerin yoğun ilgi gösterdiği paylaşım sitesi www.forum.donanimhaber.com'da yer alan KTM anıları, kan donduruyor. Yorumlar arasından seçtiğimiz bir yorum var ki bütün rezaleti izah ediyor.
Sitede "farukaan" rumuzlu kişi, Diyarbakır KTM'de yaşadıklarını şöyle anlatıyor: Bir gece koğuşta kaldım, bir gece yemekhanenin içinde yerde uyudum.. Koğuştaki yastıklar yağdan parlıyordu artık.. O kadar pis bir yer hayatımda görmedim, tuvaletlerde su bulamıyorduk vs...
Hakikaten Güneydoğu'ya giden askerlerimiz daha birliklerine varmadan, askerliğe lanet etmeye başlıyor.. Acı ama gerçek bu.. Benim değerim bu kadar mı diye düşünüyor insan ister istemez...
MURAT ALAN / YENİ AKİT
 

ismail

Yeni
İhvan Üyesi
Katılım
3 Mar 2007
Mesajlar
20,475
Puanları
0
Yaş
42
Bu Ne Densizlik Ne Fütursuzluk Böyle!


Bu ne densizlik ne fütursuzluk böyle!
Abdurrahman DİLİPAK


Artık hiçbir şey ebediyen gizli kalmayacak. Birileri ihanet planlarını mezarlarına da gömemeyecek. Wikileaks olayı birilerine ders olsun!
Taraf'ta yer alan şu habere bakar mısınız?. İstanbul'daki Cevizli Zırhlı Tugay Komutanlığı'nda bir bölükteki sabah içtimasında verilen şınav vaziyetinde bekleme cezası esnasında, bölük komutanı olan üsteğmen, bir asker ayağından destek aldığı için askere "soyunma" cezası verip, daha sonra donunu da çıkarmasını ve tüm bölüğün çıplak vaziyetteki arkadaşlarına bakmasını emreder.
Bu nasıl askerlik. Bırakın askerliği, insanlıkla ne ilgisi var bu işin?
Kendi askerine bunu yapan, düşman askerine ne yapmaz ki!
Böyle bir orduyla nasıl savaşa girilir?.
"Yer: İstanbul Cevizli 2. Zırhlı Tugay Komutanlığı. Tarih: 12 Kasım 2010. Sabah içtiması saatleri." 10 Kasım'dan 2 gün sonra! Basında TSK tartışılırken.
Aradan 15 gün geçmiş, yeni soruşturma açılıyor.
Olay onlarca askerin gözü önünde gerçekleşiyor.
Büyük ihtimalle bu adam o birlik içinde tek kişi değil ve bu kişinin de bu ilk vukuatı değil.
Peki, eğer öyleyse, neden bugüne kadar bu işlere göz yumuldu?
1980'de de benzer olaylar yaşandı.. Dayak, küfür.. Böyle askerlik mi olur?.
Bunlar vakai adiyeden işler değil..
Yıldıray Oğur'un Taraf'taki yazısıyla haberdar oldum olaydan.. Oğur'un bu insanı öğürten yazısı çıktıktan sonra 1. Ordu konuyla ilgilenmeye başlamış. TBMM İnsan Hakları Araştırma Komisyonu Başkanı MSB'ye yazı yazmış.. Oğur'a göre, birileri bu işin üzerini örtme çabasındaymış, ama artık geçti..
Bana da geçmiş yıllarda, hâlâ bu gün geçmişte yaşanan olaylar hakkında mektup, mail gönderiyorlar.
Birileri olup bitenlerden hiç ders almıyor.
Hâlâ birileri çıkıp, perukla derse gelen kızın kulağı görünmüyor diye, sınav kağıdını iptal ediyor mesela.. Birileri sanık oldukları halde, birilerini terfi ettirme çabasında. Bir görevden almayı geçersiz kılmak için çıkış yolları aramakta. İyi devam etsinler bakalım, solukları nereye kadar yetecekse.
Bu ülkede güzel şeyler de oluyor.. Askerlik şubelerine de çeki düzen geliyor mesela.. Daha asker olmadan insanı bıktıran o çile bitiyor..
Rejimi koruma ve kollama adına, gümrük duvarları arkasına saklanarak işbirlikçi sermayeyi semirtenlere, kötü malı pahalıya satın almamız için her yolu deneyenlere, insanların yurt dışına çıkışını engellemek için pasaportlara tahdit koyanlara inat, bizi AB'nin Schengen'ine almayanlara inat, Türkiye diğer dost ve kardeş ülkelerle arasında vizeyi kaldıran yeni bir anlaşma için kolları sıvamış durumda..
Bu olayların yaşandığı bir kurumda kim askerlik yapmak ister?.
Askeri sevdirmek istiyorsanız, askere gitmek isteyenlere, daha askerlik öncesi kapınızı açın. Başörtülü annesi, sakallı babası ile gelip, askerlerin yaşadıkları, eğitim yaptıkları, banyo yaptıkları, yemek yedikleri yerleri görsünler..
Korkmayın, onlar kozmik odada olması gereken belgeler çekmecesinde, kozmik şifreler çantasında çıkan manken kızlardan daha güvenilirdirler..
Bu ülkenin bir subayı, bu ülkenin bir askerine nasıl böyle davranır ve nasıl bu işlerin üzerine gidilmez?.
Unutmamak gerekir ki, bir insana yapılan bir haksızlık, bütün bir topluma yöneltilmiş bir tehdittir.
Bu iddialar gerçekse, bu kişiye ibret-i alem olsun diye bir ceza vermek gerek. O askerin önce izin verilip, daha sonra da doktor raporuna göre, belki terhis edilmesi gerekir.. En azından birliğinin değiştirilmesi gerekir..
Bu kişiyi cezalandırmakla kalmaz, geriye dönük, geçmişte böyle davranan, bu konuda riskli personelin de derhal soruşturulması ve ordudan ilişiğinin kesilmesi, ardından da tedaviye alınarak takib edilmesi gerek. Bu tip insanlar varsa, bunlar psikopat tipler olabilir. Aile çevresinin de rehabilite edilmesi gerekir..
Bu haksızlıklar karşısında susanlar ve suçluya yardım ve yataklık edenler, suç ortağı olurlar..
Bakın, çocuğu aşağılama ve şiddete maruz kalanlar, ilgili kişi hakkında adli yargıda tazminat davası açabilir. Aileleri konuyu Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığı ve TBMM İnsan Hakları Araştırma Komisyonu'na, MSB'ye, TSK'ya rapor edebileceği gibi Mazlum-Der, Özgürder, İHD gibi derneklere de konuyu iletebilirler.. Bu ihbarları müessir fiile maruz kalanlar korkularından yapamıyorsa, o olaya tanık olanlar da ihbarda bulunabilir.. Daha önce benzer olayları yaşayanlar ise, tanıklıklarını http://askerleranlatiyor.blogspot.com'a gönderebilirler.. Bu ülke ve bu ordu bizim.. Kim yanlış yapıyorsa cezasını çekmeli.. Bu kişilerin bulundukları yerlerden arındırılması, bu kurumlara zafiyet vermez, güç ve saygınlık kazandırır.. Selam ve dua ile..
YENİ AKİT
 

oguz

Yeni
İhvan Üyesi
Katılım
29 Eki 2006
Mesajlar
1,560
Puanları
0
askerlik elbetde ana kucağı değil ,zorlukları elbetde olacak ancak askeri bir emanet olarak görmeyen kişiliksiz
karekteri bozuk ahlaki değerlerden habersiz kendini bir .... zanneden,askeri ezmekle kişilik bozukluğunu gideren
makam rütbe sahibi olupda adam olamayanların eline bırakılmasınıda istemem.
dini bilgilerden uzak milletine yabancı bir asker general olsa ne yazar kaymakam olsa ne yazar,adam olmadıktan sonra ...
 
K

Kaçak

Misafir
Sessizlik hocam ..
Eski topraksın hatırlarsın eski günleri ...
Eskiden , hacı hoca haberleri vardı hep gündemde ...
Bunları filan kim anlatır , kim haber yapardı bu ülkede ...
Ben şahit olmadım dinledim sadece ...
Yeni annesi kaybetmiş askere , komutanı ananı mezardan çıkartırım diye başlayan küfürler savurmuş ...
Kanıksanmış ama acındırıcı hikayeciklerden biriydi bu sadece ...
Kim ne diyebilirdi ki ..
Adam koskoca komutandı ...
"Devlet baba " kültürünün , "Saltanat ideolojisinin" doğal sonucu idi bu yaşananlar ...
Bir degişim var ama nereye gider orasını Allah bilir ..
 

girdap

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
8 Şub 2007
Mesajlar
2,541
Puanları
0
Eski günlerdeki gibi, "Gururlanma TSK, senden büyük Allah var" desek fayda verir mi acaba..
 

ubeyd_el_turki

Doçent
İhvan Üyesi
Katılım
28 Mar 2007
Mesajlar
720
Puanları
18
askerlik elbetde ana kucağı değil ,zorlukları elbetde olacak ancak askeri bir emanet olarak görmeyen kişiliksiz
karekteri bozuk ahlaki değerlerden habersiz kendini bir .... zanneden,askeri ezmekle kişilik bozukluğunu gideren
makam rütbe sahibi olupda adam olamayanların eline bırakılmasınıda istemem.
dini bilgilerden uzak milletine yabancı bir asker general olsa ne yazar kaymakam olsa ne yazar,adam olmadıktan sonra ...
TSK askere almadan başlamaktan itibaren insanlara sadece eziyet ve zulüm uygulama yeridir.Vatana hizmet görevi çok kısıtlıdır ve de sadece çok az bir grup asker bunu yerine getirir.
Geri kalanı garson,posta,köle,esir,et parçası,hayvanda aşağı muameleye layık kabul edilir.

Tuvalete su,yatacak yer vermeyen bulamayan askerliği "ANA KUCAĞI DEĞİL" diyerek zulmü makul görmeyi bile kabullenemiyoruz.
Bunun adınıda eğitim koymak bir rezalettir.Asker eğitimini çile ve zulüm görmek değil, yüksek ve ali hedefler koymak belirler.Askerin kendisini cengaver gibi kabul etmesi için görmesi gereken muamele insan muamelesidir.

Köpeği ölen komutanın "10 askerim ölseydi böyle üzülmezdim " dediği yer askerlik yeri olamaz.Guantanamo acep öyle midir ?
 
Üst