• Reklamsız versiyon için ÜYE OL

Tasavvuf Terimleri

Verda

Gales
Yönetici
Süper Moderatör
Katılım
9 Nis 2010
Mesajlar
10,917
Beğeniler
991
Puanları
113
#1
Abdal: Gezgin derviş.
Aşk: İlahi aşk, kulun Allah’a olan sevgisi.
Aşık: Allah aşkıyla yanan, seven.
Ayan-ı Sabite: Allah’ın yansıması.
Çile: Nefsi köreltmek için yapılan terbiye, çekilen çile.
Dergâh: Kapı, eşik, kapı yeri, makam, tekke.
Derviş: Bir tarikata girmiş, onun kurallarına uygun yaşayan kimse.
Fenafillah: Allah’ta yok olmak, ölmeden önce ölmek, tasavvuftaki son aşama.
Halife: Tarikat kurucusunun ya da şeyhin kendisine vekil tayin ettiği, yetki verdiği kişi.
İnsan-ı Kamil: Fenafillah’a ulaşmış kişi, olgun insan, kamil insan.
Kâbe: Vuslat makamı, aşığın gönlü.
Kadeh (Far: Câm): Allah aşkıyla yanan kişinin kalbi.
Mâşuk: Sevgili. Tasavvufa göre hakiki sevgili Allah’tır.
Mâsivâ: Allah dışındaki diğer varlıklar.
Meyhane: Allah aşkının sunulduğu yer, tekke.
Meclis: Allah’ı anmak için yapılan toplantılar
Mutasavvıf: Tasavvuf ehli olan, herhangi bir tasavvuf yolunda mertebe katetmiş kişidir.
Mürşid: Doğru yolu gösteren, ilahi aşkı anlatan, tarikat şeyhi.
Mürid: Tarikat şeyhine bağlanarak ondan tasavvufun yollarını öğrenen, onun doğrultusunda ilerleyen kimse.
Nefis: Can, benlik. Tasavvufa göre kulun kötü huyları ve çirkin vasıfları, dünyevi istek ve arzuları.
Pîr: Farsça, ihtiyar, yaşlı kimse. Tasavvuf önderlerine ve tarikat kurucularına da pîr denir.
Post: Şeyhlik makamı.
Sarhoş: Allah aşkıyla kendinden geçen, derviş.
Sâki: Mürşid, Allah aşkını sunan, yol gösteren.
Şarap: Anlamların özü, ilahi aşk.
Şem (mum): İlahi nur.
Şeyh: Tarikat kurucusu, tarikatta en yüksek mertebeye ermiş kişi veya tarikat kollarından birinin başında bulunan kimse, postnişin
Tarikat: Allah’a varma yolunda benzer biçimde düşünenlerin oluşturduğu topluluk, yol.
Tecelli: Görünme, belirme. Tasavvufta Allah’ın yaratılmış her şeyde görünmesi anlamında kullanılır.
Tekke: Tasavvuf ehli kişilerin, tarikat mensuplarının barındıkları, eğitim gördükleri yer.
Vücud-u Mutlak: Tek varlık.
Vahdeti Vücud: Birlik. Kainat var edilmeden önce tek ve mutlak güzellik vardır. İnsan Allah’ın bir parçasıdır. Ondan ayrılmıştır ve tekrar ona dönecektir. Buna vahdet-i vücud yani varlığın birliği denir.

http://www.edebiyatvedil.net/tasavvuf-terimleri/
 

ömerusta

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
16 Ocak 2012
Mesajlar
6,778
Beğeniler
215
Puanları
0
#2
siz hangi mevkide makamdasınız söylüyemez siniz tarıka aykırı ama biz tahmin edelim fena fillah makamı olmalısınız ki formda bazen var bazzen yoksunuz gibi uç verda bacım uç
 

cahid

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
18 Ağu 2009
Mesajlar
5,083
Beğeniler
1,096
Puanları
113
#3
Hayırdır @Verda hanım tasavvufa mı merak sarmaya başladınız bu aralar ?
 
Üst