Tanıdık Gelecek Bir Seyir

Ahter

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
1 Eki 2009
Mesajlar
5,252
Puanları
0
Tanıdık Gelecek Bir Seyir






O bildik süreç hep aynı şekilde işler: Yola çıkarken davanız, dine omuz vermek için devreye sokulmuş bir araç hükmündedir.
Sonra büyüyüp serpildikçe, çizginizi ‘olmazsa olmaz’ görmeye başlarsınız.

Zamanla, hizbinize/meşrebinize/cemaatinize/partinize “İslâm’ın son kalesi” muamelesi yapar, bağlılarınızı bu metafizik gerilimle motive edersiniz.
Başta araç olan olgu, süreç içinde amaç haline geldiği için, indî amacınızı tahakkuk ettirme uğruna, meşrû/gayr-ı meşrû demeden her yolu devreye sokarsınız.

Sohbetlerde, araçların da amaçlar gibi meşrû olması gerektiğinden dem vurursunuz.
Fiiliyatta ise amacınızın meşrûiyetini, araçları otomatikman meşrûlaştıran bir vizyon olarak önünüze koyarsınız.
Bir zamanlar hararetle savunduğunuz değerlerin bugün tam aksini söylemekte/yapmakta beis görmemeniz de, ‘harbin hile olduğu’na dair keskin inancınızla ilgilidir.

Ama işbu ‘harp psikolojisi’ni bir hayli abartır, hatta bazen sair müslümanları da ‘ekarte edilecek’ rakipler sınıfına sokarsınız.
Aracınızı amaçlaştırmadaki fanatizminiz ve ikbal basamaklarından geri inmeme mevzuundaki ısrarınız, çok defa hak ve adaleti gözünüzü kırpmadan paranteze almanıza yol açar.

Güce karşı, hakikatin yüzünü ağartacak bir duruş sergilemekten imtina etmeniz de aynı sebeptendir.
Mağduriyetle yükseldiğiniz halde, güce ulaştığınız dönemler, başka/yeni mağdurların ortaya çıktığı talihsiz devirler olarak anılır.
Değerlerinizi omzunuza alıp yükselteceğinize, siz onların üstüne basıp yükselirsiniz.


MURAT TÜRKER
 
Üst