• Reklamsız versiyon için ÜYE OL

Senin Paran Benim Param/ Nagehan İpek

Büşra

'ana hura!!
Yönetici
Süper Moderatör
Katılım
18 Ağu 2007
Mesajlar
21,681
Beğeniler
2,695
Puanları
113
#1
Günümüzde psikolojik hastalıkların toplumda hızla yayılması devam ederken dikkatlerden kaçan mühim bir durumdan bahsetmek isterim.Sizlerin de dikkatini çekti mi acaba ?Evlerde herkes birbirine bağırarak konuşuyor.
Baba yüksek perdeden ne demek istediğini ifade ediyor.
Anne aynı şiddette anında atağa geçiyor.
Çocuklar tüm bu karmaşada “aile içi iletişim bu olsa gerek” diye düşünüyor.
Ve yanlış örneklerle büyüyorlar.Tanıdık geldi mi bilmiyorum sizlere?Ne kadar acıdır ki bunun farkına varışımız, çocuklarımız boyumuza ulaşıp, karşımızda bağırarak saygısızca cevaplar verdiğinde anlıyoruz ne yazık ki.Ve vahhlar eyvahlar başlıyor ama artık çok geç!Bahtiyarlıktan uzak bir yuva ve acı bir ifade yüzlerimizde.Çok sevdiğim sözlerden biri;“İçinden kadın haykırması yükselen bir ev, bahtiyarlık yüzü görmemeye mahkumdur. ” (Sadi Şirazi)Sükutu, sabrı, konuşurken karşındakinin sağır olmadığını, onunda bir kalbi, duyguları olduğunu ve neler hissedeceğini; çocuk ailesinden öğrenir.Anne-baba tüm bu hasletlerden uzak ise o zaman çocuklarına ne verebilir?Tahammülsüz bir nesil ve gençliğin söylemiyle atarlı bir gençlik!Sakinliğin, huzurun ve saygının yuvaya yerleşmesi için, yeri geldiğinde gözlerin konuştuğu,
yeri geldiğinde beden dilinin öne çıkıp iletişime geçmesi, sözlerin kıymetinin artmasına neden olur.
Her daim söz ilmi hakim olmaz yuvaya hal ilmi daha etkilidir.
 

Hakperest

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
13 May 2013
Mesajlar
5,431
Beğeniler
250
Puanları
63
#2
aile toplumdan bağımsız düşünülemez
toplumdaki kültürel birikim ile iktisadi şartlar
ister istemez aileye yansır.

aile de ki birincil dereceli ilişkiler
bir yıldız sistemine benzer
çekim ve merkez kaç şeklinde işler
fazla yakınlaşılsa yakar
uzaklaşılsa kopar

bağrışmalar ya da küsmeler
bu dengeyi kurmak içindir
tabi eğer denge hızlı ve güzel/ustaca kuruluyorsa
( iyi bir sosyal ve psikolojik eğitim şarttır)
bu bağırıp çağırmalar en az seviyeye iner
ve daha mutlu bir aile oluşur


dizilerde sunulan aile tipleri
entrikalar vs çoğunlukla durumu daha da zora sokmaktadır
bu tür dizilerden uzak durmakta fayda vardır

ancak seksenler, ekmek teknesi vb dizilerde
durumu düzeltmede ve aileye sevgi saygı koymada
faydalı olabilmektedir

rtük vb kurumlar
sosyolog ve psikologlara teyid edilmeyen dizileri vb
yayından kaldırabilmelidir
yada en azından
zararlı damgası vurup aileleri uyarabilmelidir
 

Mugalata

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
10 Mar 2014
Mesajlar
4,185
Beğeniler
118
Puanları
0
#3
bağırmak ve hiddet; çaresizliğin, korkunun ve bundan kaynaklanan kızgınlığın ifadesidir.

bilen ve güvenen kişi korkmaz, kızmaz ve bağırmaz.

çocuklarınıza bağırmayın, onlara güvenin ve korkmayın. onlarla empati yapın. onları insan yerine koyun.

bir deneyin, bir gün sadece... sonuçlarını göreceksiniz.
 

Büşra

'ana hura!!
Yönetici
Süper Moderatör
Katılım
18 Ağu 2007
Mesajlar
21,681
Beğeniler
2,695
Puanları
113
#4
Bağırarak bağırma deriz ya bir de ..film ..
 

Büşra

'ana hura!!
Yönetici
Süper Moderatör
Katılım
18 Ağu 2007
Mesajlar
21,681
Beğeniler
2,695
Puanları
113
#6
büşra, bağırma lütfen, NEDEN BAĞIRIYORSUN?!

ne filmi? hangi kanalda?..

:)
Öfke kanalında....
üç kez birbirinize bağırmayın deriz tınlanmayınca dördüncü illaki yüksek tonda çıkıveriyor.. Eşim bağırırsa ben ortamı terk ederim :)
 

Mugalata

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
10 Mar 2014
Mesajlar
4,185
Beğeniler
118
Puanları
0
#7


Öfke kanalında....
üç kez birbirinize bağırmayın deriz tınlanmayınca dördüncü illaki yüksek tonda çıkıveriyor.. Eşim bağırırsa ben ortamı terk ederim :)
iyi, ama dikkat et, bu onu daha da kızdırabilir. bazen sen de ona bağır, mahsustan. ve sonuca bak: hatasını anlayıp özür diliyor mu veya sen hatanı görüp özür diliyor musun veya özür yerine geçecek bir alttan alma durumu söz konusu oluyor mu?
 

Büşra

'ana hura!!
Yönetici
Süper Moderatör
Katılım
18 Ağu 2007
Mesajlar
21,681
Beğeniler
2,695
Puanları
113
#8
iyi, ama dikkat et, bu onu daha da kızdırabilir. bazen sen de ona bağır, mahsustan. ve sonuca bak: hatasını anlayıp özür diliyor mu veya sen hatanı görüp özür diliyor musun veya özür yerine geçecek bir alttan alma durumu söz konusu oluyor mu?
Bir ömür bir ev içinde karekteri farklı insanlar tarafından teneffüs ediliyorsa 'bağırmıyorum' diyen yalan söylemiş olur kanımca..

elbette benim de bağırdığım zamanlar oluyor,gerek kültürden gerekse erkeğin üstünlüğünden,reisliğinden bu durum beni rahatsız ediyor tabi ki. Özür dilerim .. Özür dileriz..Özür diler....
 

Mugalata

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
10 Mar 2014
Mesajlar
4,185
Beğeniler
118
Puanları
0
#9


Bir ömür bir ev içinde karekteri farklı insanlar tarafından teneffüs ediliyorsa 'bağırmıyorum' diyen yalan söylemiş olur kanımca..

elbette benim de bağırdığım zamanlar oluyor,gerek kültürden gerekse
erkeğin üstünlüğünden,reisliğinden bu durum beni rahatsız ediyor tabi ki. Özür dilerim .. Özür dileriz..Özür diler....
bu kırmızılı kısımda var bir beis
erkek ne üstündür, ne de reis
erkek ve kadın eşittir eşit
sonuçta ikisi de aynı nefis

:)
 

Büşra

'ana hura!!
Yönetici
Süper Moderatör
Katılım
18 Ağu 2007
Mesajlar
21,681
Beğeniler
2,695
Puanları
113
#10
bu kırmızılı kısımda var bir beis
erkek ne üstündür, ne de reis
erkek ve kadın eşittir eşit
sonuçta ikisi de aynı nefis

:)
Biz muhafazakar ve teslimiyetçi büyüdük..
Erkek er'dir..Reisdir.. Emredicidir.. Emanet sahibidir.
Öteki türlü çok çatışırız yapı kaldırmaz..
 

Büşra

'ana hura!!
Yönetici
Süper Moderatör
Katılım
18 Ağu 2007
Mesajlar
21,681
Beğeniler
2,695
Puanları
113
#11
Senin Paran Benim Param

Ne büyük söyle!
Ne çok söyle!
Ne boş söyle!
Yiğit işte gerek.
(M.Akif Ersoy)
Her kelimesi ne derin anlamlar içeren kıymetli bir söz. Özlediğimiz yiğit vasıfları.Yaptığı işin hakkını veren. Evliliğinin hakkını veren.Aile kavramının ne demek olduğunu bilen. Hakkıyla Yiğit.
Büyüklerimizin deyimiyle “Yiğidim yiğit olsun da durağı çalı dibi olsun.”
Böyle özü sözü bir mert erkeklerin sayısı gün geçtikçe azalıyor sanki. Yoksa yanılıyor muyum?
Yiğit, er, eş ve koca eskiden güven kalesi anlamına gelirdi.
Konuştu mu doğru konuşur, söz verdi mi şartlar ne olursa olsun muhakkak yerine getirirdi.
Sığınma duygusu tam da ona yakışır, ağzından çıkan her kelamı dinletirdi.
Çünkü boş söz konuşmaz erkek adam. Tutamayacağı boyalı, süslü büyük cümleler kurmaz.Çünkü yakıştıramaz kendine yelpaze misali dönen sözleri.O hayallere iz bırakan akılda kalan mert bir profil çizmeyi tercih eder.Büyürken adam gibi adam, sahiplenme vurgusu vardır duyduğu cümlelerde.Allah’ın hediyesi; “kadın”dır onun gözünde.Kazanç; Allah’ın onu evinin reisi olarak tayin ettiği bir vesileydi onun için.Hanımının eksiklerini gözetmeye onur diye bakardı.Peki tüm bu özellikleri bünyesinde bulundurmayan yok muydu? Tabii ki vardı.Peki tüm bu özellikleri günümüzde taşıyan erkek yok mu?Tabii ki var fakat sayıları azaldı diye düşünüyorum.O dönem sayıları azınlıkta olduğu için böyle kıymetli beylerin gölgesinde kalıyorlardı.Günümüzde ise dengelerin tamamen yer değiştirdiğini düşünüyorum.
O dönemin azınlıkta kalan sayısı bu dönemin artışta olan kısmında ne yazık ki!
Hanımın çalışmasını, eve kazanç getirmesini savunan erkeklerin sayısının hızla yükselişte olduğunu düşünüyorum.Gerekçe çok geçerli “Hayat müşterek.” Kaçış cümlesi üzücü gerçekten. Öyle acı bir duruma geldi ki mesele.Eş seçerken araması gereken onca mühim vasıflar varken öncelik sırasında ilk madde; çalışıyor olması ve maaşınında dolgun olması tercih sebebi.Rahmetli babam şöyle derdi: ” Kadının kazancı, mülkü kapı tokmağı gibidir; girersin başına değer, çıkarsın başına değer. “Evlendikten sonraki durum daha çok içler acısı; senin paran benim param sözlerinin havada uçuyor olması.Ticari ortaklığa hoş geldiniz. Birbirine borç veren eşler türedi günümüzde.Kadın: “Bende çalışıyorum ve bu eve kazanç getiriyorum. “Erkek: “Tabiki getireceksin sende bu evde yaşıyorsun”Yanlış anlaşılmasın; bu sözlerin sahipleri hayat yoldaşları artık hangi kısımda yoldaş olduklarını varın siz tahmin edin.Şu açık bir gerçek Sevgi yoldaşlığı olmadığı kesin.Üzücü hemde çok üzücü.Her konuda biz kavramını oluşturmamız gerekirken, nefislere tatlı gelen parada niçin hep ayrışıp ben oluyoruz.Oysa biz olmadan evlilik olur mu?
 

abdullah birisi

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
12 Mar 2013
Mesajlar
10,019
Beğeniler
266
Puanları
83
#12
biri hanımımın ismini sorsa, vallahi vururum, denilen zamandan, evliliği ortaklığa çeviren, müslüman gençliğe...

kadınları, iş hayatına , daha çok atılmasından, gurur duyan hükümetimiz var, susun ve itaat edin....
 
Üst