Sayın Numan Kurtulmuş'a Açık Mektup | ihvan forum – Özgür Düşünce ve Paylaşım Platformu!

Sayın Numan Kurtulmuş'a Açık Mektup

Azimli

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
6 Nis 2008
Mesajlar
2,408
Puanları
0
ÖZLÜ SÖZ: Günümüzde insanlar bilgiyi arar oldu, hikmeti değil. Halbuki bilgi mazidir, hikmet ise istikbal. (KIZILDERİLİ ATASÖZÜ)

Sayın Numan Kurtulmuş'a Açık Mektup



Sayın Numan bey;

11 Temmuzda yapmış olduğunuz olağan üstü genel kongrenizde gelinen nokta itibarı ile bugün Milli Görüş camiası sıkıntılar çekmektedir. Bu sıkıntıların ana nedeni de sizin kongre öncesi yapmış olduğunuz açıklama ve davranışlarınızın sebep olduğu kanaati gittikçe kuvvet kazanmaktadır.

İki yıllık başkanlığınız döneminde yapmış olduğunuz çalışma ve uslubunuz gereği büyük bir beğeni ve taktir topladınız. Ve bunun sonucunda gerek parti tabanında gerekse halk nazarında bir ümit oldunuz.

Hemen hemen herkes geleceğin lideri gözü ile size bakıyordu. Fakat kongre öncesi yapmış olduğunuz açıklama ve davranışlarınız yakın takibe alınırken bir huzursuzluk ortamı oluştu.

Özellikle Milliyet Gazetesine yapmış olduğunuz ziyaretinizde dile getirdiğiniz meseleyi Taha Akyol köşesine taşırken sizin o zamana kadar yapmak istediğinizin bir ana özeti gibiydi.

Ne demiştiniz o konuşmanızda; "Bana Sayın Erbakan'ın hiç müdahalesi olmadı ama partimiz üzerinde bir Erbakan vesayeti olduğuna dair kamuoyunda bir algı var. Kongremizde bu algıyı kaldıracağız. Hem söylem, hem kadro olarak!"

Bu konuşmanız Taha Akyol tarafından 30 Haziran günü yayınlandı ve sizin bu konuşmanıza Erbakan Hoca hiçbir tepki vermediği gibi ongün sonra yapılacak kongreye sizi tekrar aday gösterdi. Bu Erbakanın nezaketi ve hoşgörüsü olduğunu biliyoruz.
Ama buna karşılık siz hem Erbakan Hoca'nın size o güne kadar hiç müdahale etmediğini söyleminize rağmen onun vesayetini söylem ve kadro olarak kaldıracağınızı söylediniz. Peki! niçin. Size bu kadar yaklaşım gösteren ve bugüne kadar göstermiş olduğu liderlik vasfı ile gönüllere taht kuran Erbakan Hoca'ya karşı bu davranışınızın sebebi nedir?

Oysa; "Erbakan Hoca, genelbaşkan seçildiğim günden bu yana bana sürekli müdahalede bulundu, çalışmalarımı engelledi ve onun müdahalesi neticesinde ben gerekli çalışmayı ortaya koyamadım ve bundan dolayı da Erbakan'ın vesayetini parti üzerinden kaldıracağım ve Hoca'nın kadrolarını tasfiye edeceğim" demiş olsaydınız bir haklılık payınız olurdu!

Fakat kendiniz diyorsunuz ki, Erbakan Hoca bana hiçbir şekilde müdahale etmedi. Mademki müdahale etmedi sizin bu davranışınızın sebebi ve gayesi nedir? Tarihi bir şahsiyet ve yapmış olduğu çalışmaları ile lider olmuş bir zata karşı bu yaptıklarınızı hangi temele oturtabiliyorsunuz?

Kongrede üçüncü turda 310 delegenin oyu ile seçildiniz ve bu şekildeki seçilmeniz parti tabanında müthiş bir hoşnutsuzluğa sebep oldu. Sizinle temasa geçen şahsiyetlerin bu durumu size arzetmelerine ve yeniden kongreye gidilip parti tabanında bir bölünmeye yol açılmaması önerisine hiç önem vermediğiniz gibi size akıl hocalığı yapanların izi sıra yürüdünüz. Oysa bunu ciddiye alarak yeni bir kongre ile tabanı tekrar etrafınızda kenetlenmeyi başarabilirdiniz.

Kongre öncesi camia içinde hep birlikte mütabık kaldığınız listeyi eğer değiştirmeyip kongreye gitmiş olsaydınız bunların hiçbiri olmayacaktı. Mutabık kaldığınız listeyi kimlerin akıl ve direktifleri ile değiştirdiniz ise onların kestiremediği bu durumu bir siyasetçi olamanın vermiş olduğu ferasetle sizin görmeniz gerekirdi!

40 yılını inandığı dava uğruna harcayan Erbakan Hoca için "Hiçkimse vazgeçilmez değildir" sözünüzün ne kadar incitici ve itici olduğunu şimdi daha iyi muhakeme etme fırsatını bu hengameden sonra anlayabildiniz mi acaba?

Bakın bugün gelinen noktada sizinde nasıl vazgeçilebileceğini en azından görmüş oldunuz. Peki! bütün bunlara değer miydi bu yapılanlar? Bütün camia sizin etrafınızda kenetlenmişti ve size öylesine bir bağlılık gösteriyorlardı ki, sizin göstereceğiniz her hedefe cansiperane koşmaya hazırlardı...

Siz listeyi değiştirirken yıllarını bu uğurda harcayan çok değerli kadroları hiç düşünmeksizin harcadınız ve onların yerine DSP, CHP, ANAP ve iyi ki Milli Görüş tabanından gelmiyoruz diyebilecek kadar ilgisiz insanları GİK'na aldınız. Bütün bunların yerine Hoca'nın çocuklarını "hanedanın" bir devamı gibi göstererek kamuoyunu ekibinizle yanılttınız.

Mesela bir yerde sizin akıl hocalığınıza soyunan İst. İl. Bşk'nı Erol Erdoğan'ın hanımını da listenize aldınız. Şeref Malkoçun damadını ve avukatlık bürosunda çalışanlarınıda listenize alırkan Mustafa Kamalak gibi Profesör olan 6 kişiyi sadece hocanın kadrosundandır diye harcadınız. Bütün bunlara acaba ne cevap vereceksiniz gerçekten bir merak konusudur?

Bütün medya tarafından günün en flaş haberi olarak duyurulan iftar ******ı ile ortaya çıkan durumu mal bulmuş mağribi gibi Hoca'ya düşmanlık besleyen herkese malzeme verdiniz. Oysa bir müddet sonra durum anlaşıldı. Türker Saltabaş adlı kişinin içeriye soktuğu 20 militanın yapmış olduğu saldırı Hoca'ya bağlı gençler tarafından yapılmış gibi gösterilmesi daha sonra ortaya çıkmasına rağmen bu konuda hiçbir açıklamanız olmadı.

Zaman gazetesi genel yayın yönetmeni Ekrem Dumanlı'nın yapmış olduğu açıklamada "bu akşam buraya gelin kavga çıkacak ve size malzem var" kabilindeki İst. il başkanlığının açıklamasına bir cevabınız olmadı. Ekibinizin "Numan Kurtulmuşa karşı yapılacak her eylemin faturası Erbakana kesilecek" gibi bir yaklaşımın foyası çok çabuk ortaya çıktı.

Bu davranışların toplamına baktığımızda ortaya çıkan tabloda medya aracılığı ile halka yansıtılan ile gerçekler birbirini tutmadı. Ve buna rağmen yapılan bu kadar haksızlığa sesiz kaldınız.

Tek sağındığınız gerekçe Şevket Kazan'ın Önder Sav ile yapmış olduğu görüşme ve Fatih Erbakan'ın konuşmaları oldu. Şevket Kazan Önder Sav'dan sadece sizin acele olarak değiştirmiş olduğunuz tüzük değişikliğinin geçerli olup olmadığını öğrenmekti amacı. Yani delege sayısının beşti birinin imzaları ile yeniden kongreye gidilmesinin yapılan tüzük değişikliği ile bozulup bozulmadığını teyid etmek istemişti. Bu Şevket Kazanın kendi beyanıdır, fakat başka bir kaynaktan alması gereken bu bilgiyi Önder Sav'dan alması bütün camia'yı üzmeye yetti.

Erbakan Hoca dururken Fatih Erbakan'ın konuşmaması gerekiyordu, bunu kullanarak kendinize haklılık payı çıkarmanız gerekmiyor. Çünkü sizin baştan beri yapmak istediklerinizin ortaya çıkması ile 40 yıllık bir çalışmanın altına dinamit koydunuz.

Şimdi bir yol ayrımındasınız, yeni kongreye girme gibi bir isteğinizin olmayacağını çok iyi kestirebiliyorsunuz. Yapılacak kongrede delegelerin hezimetine uğrayacağınızı az çok kestirebiliyorsunuz. AKP'ey göz kırpar gibi bir işaretlerin olması sizi daha çok yıpratır, çünkü bu güne kadar haklı eleştirilerinizin hedefi olan AKP'ye gitmek size ağır gelir.

Yeni bir parti kurarak daha radikal İslami söylemlerle yola çıkmanız bu yeni zeminde yer bulup yeşermez. Dış destekli ılımlı bir İslami yapı sergileyen AKP'nin ektiği fidanlar size kullanma zemini bırakmaz. Yani anladığım kadarı ile kafanız çok karışık. AKP ile SAADET arasında kendinize nasıl bir zemin bularak siyaset yapacaksınız gerçekten çok zor!

Siyonizme karşı duruşu ile bugüne kadar dik duran Erbakan Hoca'ya karşı AKP çatısı altında siyaset yapanlar dış desteklerle iktidar olurlarken onlar sizden daha tecrübeli davrandı. Onlar ayrılırken Hoca'yı dışlamadılar, tam aksine halktan oy isterken "biz Erbakan Hoca'yı C.başkanı yapacağız" diye yola çıktılar. Fakat siz direkt olarak Hoca'yı hedef aldınız ve hocanın vesayetini kaldırmayı kendi siyasi geleceğinize basamak yapmak istediniz ve buda tabi ki geri tepti.

Herhalde hocayı kendi siyasi gelecekleri için basmak yapan Gül ve Erdoğan'a özendiniz, çünkü bir Cumhurbaşkanı olurken diğeri de Başbakan oldu.

Bu durumun en acı noktası nedir biliyor musunuz? Yıllarını inandığı dava uğruna harcayan Erbakan Hocaya karşı kamuoyunda sebep olduğunuz Hoca karşıtlığıdır. Buna sebep olduğunuz için kalbiniz rahatmı ve bu vebali taşıyabilecek misiniz?

Madem ki iş bu noktaya geldi, siz yine Erol Erdoğan'ın siyasi görüşlerini yabana atmayın onun her adımı kimleri nasıl harcadığının örnekleri ile doludur ve onu izlemeye devam edin....

Selam ve dua Allah'a gerçek manada tabi olanlaradır.....


M. Necip YAVUZER
 
Üst