• Reklamsız versiyon için ÜYE OL

Salih Mirzabeyoğlu

giriftar

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
1 Ocak 2012
Mesajlar
2,599
Beğeniler
59
Puanları
0
#1
Kız kardeşimin İslam'a geldiğini işittim ve hemen evine vardım...''Ey nefsinin düşmanı!'' dedim;''işittim ki müslüman olmuşsun!''...Onu pek çok dövdüm; öyle ki, yüzünden kan geldi...Kamı görünce ağlamaya başladı ve ''ey Hattab oğlu, ne yaparsan yap, ben İslama'a geldim!'' dedi...Bu laf üzerine öfkeyle içeri girdim...Baktım üzeri yazılı bir kağıt...''Rahman ve Rahim olan Allah'ın ismiyle''diye bir ibare...Rahman ve Rahim kelimelerini görünce korktum ve kağıdı elimden bıraktım...Sonra yine aldım...Yer ve göklerin Allah'ı tesbih ettiğine dair bir ayet...''Allah ve Resulü'ne iman getirin'' diye emir verilen yere gelince Şehadet kelimesini getirdim...Evin içindeki müslümanlar sevinip dışarıya çıktılar...Ben de Allah Resulü'nün bulunduğu yere gittim...İki kişi kolllarıma yapıştılar...Allah'ın Resulü, ''salıverin!'' diye emir buyurdular...Salıverdiler...Vardım karşısında oturdum...Gömleğime yapışıp beni kendisine çekti ve buyurdu: ''İslam'a gel, ya Hattab oğlu!''...Ve dua etti: ''Yarab, sen onun kalbine hidayet ver!''...Ben de Şehadet getirdim...Oradaki müslümanlar öyle tekbir aldılar ki, Mekke'nin sokakları çınladı...ÖYLE BİR ZAMANDI Kİ O, HİÇ KİMSE İMANINI AÇIĞA VURAMAZDI: BEN HEMEN SOKAĞA ÇIKTIM VE SIR SAKLAMAZ BİR KİMSEYE RASTLAYIP MÜSLÜMAN OLDUĞUMU SÖYLEDİM...Adam, avaz avaz, ''Hattab oğlu İslam'a geldi!'' diye bağırdı...Bunun üzerine kafirler koşuşup benimle döğüşmeye başladılar...Onlar bana vuruyorlardı, ben onlara...Kabe avlusunda duran dayım kavgayı haber almış...Yeğenimi salıp Kureyş'lileri döğüşmekten alıkoydu...O GÜNDEN BAŞLAYARAK, ALLAH İSLAMA'A İZZET VERİNCEYE KADAR BOYUNA KAFİRLERLE DÖĞÜŞTÜM. Onlar beni döverlerdi, ben onları!...


Salih Mirzabeyoğlu, İstikbal İslamındır
 

talib

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
11 Tem 2006
Mesajlar
21,637
Beğeniler
924
Puanları
113
#4
AKP 10 yıldır hükümet de ne işe yarıyor.. Yargı tamam, daha ne bekliyorlar acaba.. Zaten padişah makamına geldi, çıksın dese çıkacaktır.

f tipi cezaevinde kalması da manidar, f tipinden çıkmasın isteği de olabilir.
 

ebkem

Baş Yücelik
İhvan Üyesi
Katılım
4 Ara 2011
Mesajlar
3,123
Beğeniler
305
Puanları
0
#5
Vallahi aklım dimağım almıyor benim? İçeriye giren ergenekon ve terör örgütü sanıkları çıkarlar ki aleyhlerinde deliller mevcud; burada mübarek yıllardır hakkında ufacık kanıt olmadan içeride yatıyor. Dava adına cihad etmek kolay değil; bit yerde mübarek "tiyatro bitti diyor" idam kararı çıktığında. Böyle ömür boyu müebbed daha zor olmalı. Ne bileyim ya çocuklarından ayrı, o da bir baba. Rabbim yakınen beraat nasip etsin. Biz müslümanlar neme lazımcıyız, sahip çıkmadık, çıkmıyoruz!

Örgütlenmeli, ayaklanmalı.. Ama yookkk evinde sıcak aşı, yanıbaşında karısı.. Tamam. İşte buyuz!
 

saliha kalem

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
3 Kas 2010
Mesajlar
1,705
Beğeniler
125
Puanları
0
#6
Darbe dönemlerinde mahkemelerin var olması, insanların bu mahkemelerde yargılanması genellikle gücü ellerinde bulunduranların isteği doğrultusunda kararlara zemin hazırlamıştır. Elbette tüm yargılamalar buna göre yapılmıştır demek, bu mahkemelerde görev alan tüm mahkemelerin emir komuta zinciri içinde karar verdiğini söylemek doğru olmaz. Ancak, estirilen havadan etkilenmediklerini söylemek de yanlış olur. Bu bakımdan adalet isteyen herkesin darbelere ve darbecilere karşı çıkması gerekiyor.Yıllardan beri bunun için darbelere karşı çıktık.

Bu noktada iki darbe döneminde yaşanan iki yargılamadan örnek vermek istiyorum. İlki 12 Eylül 1980 darbesinin arkasından içinde bizimde bulunduğumuz 102 kişinin yargılandığı Akıncılar davasıdır. Bu dava mevcut anayasal düzeni yıkarak yerine İslam esaslarına dayalı devlet kurmak için silahlı örgüt oluşturmak iddiası ile açılmıştı. Ancak haklarında dava açılmış kişilerin ne evlerinde ne iş yerlerinde bir tek silah bulunmamış, yani silahlı örgütten söz edecek bir delil mevcut olmamasına rağmen iddianame bu yönde hazırlanmış ve buna göre muhakeme başlamıştı. Bu mahkeme uzun yıllar devam etti. Sanıkların bir kısmı daha işin başından itibaren tutuklu yargılandı, bir kısmı ise daha sonra laikliğe aykırı hareketten mahkum edilerek cezaevlerine konulmuştu.

Bir diğer dava ise 28 Şubat sürecinin şartları içinde İBDA-C davası olarak bilinen Salih Mirzabeyoğlu (İzzet Erdiş) ve arkadaşlarının yargılandığı ve Salih Mirzabeyoğlu'nun idama mahkum edildiği davadır. Bu dava 12 Eylül 1980 darbesinin arkasından yapılan yargılamadan çok daha dayanaksız açılmış ve mahkumiyetle sonuçlanmıştır. Hakimlerde hata yapabilir ama bir insan hakkında idam cezası verilirken sanıyorum çok daha dikkatli olmak gerekir.

Derdim bu yazıda mahkemelerin doğru ya da yanlış karar vermiş olmaları değil. Mahkemelerin bir takım tesirlerin altında kalarak karar vermesidir. Çünkü, bir hukukçunun ifadesine göre eğer bu darbe dönemlerinde hakimlerin önüne iki dosya getirilir birinde ceza belli diğerinde ise hakimlere inisiyatif bırakılıyorsa böyle bir yargılamadan adil bir sonuç çıkmasını beklemek mümkün olabilir mi?

Hangi dönemde ve kime karşı olursa olsun ben insanım diyenlerin adaletten yana olması gerekir. Çünkü adalet herkese lazımdır. Bugün haksızlıklara alkış tutanların yarın haksızlığa uğramaları halinde yanlarında kimseyi bulamamalarının yadırganacak bir yanı olmaz. Sanıyorum toplum olarak esas sorunumuzda burada ortaya çıkıyor. Herkes adaleti, demokrasi ve özgürlükleri sadece kendisi için istiyor. Başkalaştırdıklarının zulme uğraması onları ilgilendirmiyor.Bu ise zalimlerin işini kolaylaştırıyor. Çünkü zalimler her dönemde kendilerine yandaş bulabiliyorlar.

Ergenekon Davaları sebebiyle medyanın ve toplumun bir bölümü güya adaletin tecellisi için yiğitçe mücadele veriyor(!). Ne var ki bu kesimler geçmişte adaletsizliklere bırakın karşı çıkmayı, alkış tutuyorlardı. Yani bir tarafının yüreği yanarken bunların yüreğine soğuk sular serpiliyordu.

Bu sebeple şu günlerde İBDA-C davasının yeniden ele alınması gerektiğini ve özellikle mevcut anayasal düzeni yıkmak için silahlı örgüt kurduğu ileri sürülen Salih Mirzabeyoğlu'nun evinde ve işyerinde -İşyeri yoktu. O sadece kendisini okumaya ve yazamaya adamış birisiydi- hangi silahların bulunduğunu, silahsız silahlı örgütün nasıl kurulabileceğini birilerinin topluma açıklaması gerekiyor. Aksi halde yıllardan beri unutturulmaya terk edilmiş, hiçbir zaman hayırla anılmayacak bir yargılamanın mahkumu olan Salih içerde yatmaya devam ettiği sürece birilerinin haktan hukuktan bahsetmesinin samimiyetle bağdaşır bir yanı olamaz sanıyorum.

Kısacası Salih'e yapılmış haksızlık son bulmadığı, ilgililer son bulması için adım atmadığı/atamadığı sürece bu ülkede bir kesimin yargıya güven duyması mümkün olmaz.

Bu konuya ileride tekrar devam edeceğimi belirtirken, Akit'in genç yargı muhabiri kardeşim Murat Alan'a yardımlarından dolayı teşekkür ediyorum.

Abdulkadir ÖZKAN
http://www.milligazete.com.tr/makale/silahsiz-orgut-ile-anayasal-duzeni-yikmak--228201.htm
 

manifesto

Yasaklı
İhvan Üyesi
Katılım
23 Ara 2006
Mesajlar
0
Beğeniler
334
Puanları
0
#7
Baran dergisi bu gruba ait sanırım.İsmailağa içinde ibda grubu.Çok güven vermiyor,Mirzabeyoğlu hiç çıkmasa üzülmem.
 

ebkem

Baş Yücelik
İhvan Üyesi
Katılım
4 Ara 2011
Mesajlar
3,123
Beğeniler
305
Puanları
0
#8
Baran dergisi bu gruba ait sanırım.İsmailağa içinde ibda grubu.Çok güven vermiyor,Mirzabeyoğlu hiç çıkmasa üzülmem.
Çok af edersiniz de size bir adet saçmalamayın! dersem ayıp etmiş olur muyum?!

1-Vehmi bi rşekilde Baran dergisini bu şahsa yaftalıyorsunuz üstelik sanırım diyorsunuz. Vrsa dediliniz çıkarın. baranın ergenekonla bağlamını duymuştum.

İBDA ile İBDA-C arasındaki farkı dinlemediniz sanırım videodan. Güven alın almayın ki siz karar mercii değilsiniz, nasıl müslüman kardeşiniz hakkında hiç çıkmasa üzülmem gib, tüm vicdanı değer ve yargıdan yoksun bir cümle kurabiliyorsunuz? Çocuklarını ve ailesini göz ardı ederek duysusal davranmayı geçiyorum, burada İslam kardeşliği adına cihad eden bir isime karşı bu kadar derin dondurucu bir cümle kurulabilir mi ya?!

Başta benim de bu zatla alakalı sıru işaretlerim vardı. Elhamdülillah daha iyi tanıyorum. İBAD-C örgütünün yaptıkları kendisine mal edilemz zira ortağı olmadığı kanıtlanmış.Mirzabeyoğlu fikir mağdurudur, onu içeride tutanlar da fikir tecavüzcüleridir!
 

giriftar

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
1 Ocak 2012
Mesajlar
2,599
Beğeniler
59
Puanları
0
#9
Salih MİRZABEYOĞLU DEDİ Kİ:
VE YALNIZ BEN... GÖZLERİM, SÖKMEYE YAKIN ŞAFAK AYDINLIĞINI SEYRE HAZIR, O OLAĞANÜSTÜLÜĞÜ BEKLİYORUM... OLAĞANÜSTÜLÜK?.. ÖMRÜMÜN BÜTÜN GİRİNTİ VE ÇIKINTILARINI KENDİSİNE MAHSUS BİLDİĞİM BÜYÜK ZUHUR... MUAZZAM BİR İSLÂMİ ZUHUR... BAŞIMA NE GELDİYSE, BU YÜZDEN!..
 

giriftar

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
1 Ocak 2012
Mesajlar
2,599
Beğeniler
59
Puanları
0
#11
Mirzabeyoğlu Efsanesi


Resmi ideolojinin canı kurban mı istedi, al sana Mirzabeyoğlu...


28 Şubat mağduru.
Fikri söndürdün mü zikir de kendiliğinden söner.
Rabbim sebepler kılmasaydı bilesiniz ki ülke ya Suriye olacaktı veya Cezayir.
Değneksiz gezen yüzlerce eli kanlı Lavrens, ve de onun ırkçısı, mezhepçisi, cemaatçisi, işbirlikçisi Hüseyin Şerif'ler aramızda...
Şu anda 18 askeri casus tutuklu, veya yakalanan canlı bombalar...
Neyi ifade ediyor bunlar?
Veya Silivri neyin sonucudur?
Mirzabeyoğlu olayı ile 40 bin insanı öldürten İmralı'yı yan yana getirin.
Hangisi daha feci?
Tespih çeken elle silah çeken el...
Slogan malum: Cumhuriyet tehlikede!
Cumhuriyeti kuran ittihatçı irade halkı hesaba katmayınca, bu işin bir gün bamtelinden kopacağını biliyordu. O yüzden İç Hizmet yasası dedikleri 35. madde ile bir kesime hem kollamacılık hem de "kavurmacılık" görevi verildi...
Kavurdular, kolladılar astılar kestiler...
Tilkinin tuzağı... Kim ki bu tilkileri eleştirdi; ya dilini yargı dedikleri kerpetenle çektiler, veya bileklerini bağladılar. Mirzabeyoğlu bunlardan sadece bir tanesidir.
El Kaideci olarak yakalanıp gavurun servislerine teslim edilen binlerce Müslüman Ortadoğu projesi kapsamında zindanlarda çile çekiyor...
Bosna'yı canları pahasına savunan mücahitler tutsak.

Başı dumanlı Suriye'de lavrens'in müritleri işbaşında.
Mirzabeyoğlu kalemi ile yazdı kitabı ile okudu...
Dava dosyasının okuma imkanı elde edemedim, ama takip ettiğim kadarı ile bu dosya 28 Şubat ruhu ile hazırlandığından yeniden ele alınarak adalet terazisi ile tartılmalı.
Verilen ölçüsüz ceza yeniden sorgulanmalı.
Evet ne yaptı Mirzabeyoğlu?
Öldürdüğü adam sayısı kaç?
Kaç yeri bombaladı?
Kaç banka soydu, veya posta aracını gasbetti?
Hangi karanlık projede, hangi karanlık planda eli var?..
Bunlar yoksa, ağırlaştırılmış hapis cezası ne için?

Mirzabeyoğlu, eskiden savcı olarak çalıştığım Bolu ilinin kapalı cezaevinde yatıyormuş. İsterdim ki dosyasını bir cezacı olarak okuyabileyim.
En azından mahkumiyet kararını.
Hatta cezacılardan müteşekkil bir komisyon kurulsa.
Bir yerden başlansa...
Fikir Özgürlüğü Platformu bu işe soyunmuş.
İsterdim ki bizler de soyunalım... Herkes soyunabildiği kadar soyunsun.
Platform gazeteye kadar giderek Mustafa Karahasanoğlu ile görüşmüş.
Güzel bir başlangıç.
Görev düşecekse Allah (c.c) rızası için ben de varım.
Mirzabeyoğlu olayı çok yalnız kaldı...
İşkenceler, sürgünler...
Bu dava bir şike kadar olamadı, tutuklu milletvekilleri kadar ilgi göremedi.
Yine nemelazımcılığımız mı tuttu ne oldu?
O halde...
En azından suçumuzu affettirelim...


2012-06-21
 

giriftar

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
1 Ocak 2012
Mesajlar
2,599
Beğeniler
59
Puanları
0
#12
DUÂ... MÜTEFEKKİR KUMANDAN SALİH MİRZABEYOĞLU VE ÜMMET İÇİN​

Eûzü besmele...Amin, amin bihurmeti Tâha ve Yâsîn...Elhamdülillah, Elhamdülillah Elhamdilillahi Rabbil Alemin vessalâti vesselâmü alâ Resûlüna Muhammedin ve alâ âlihi ve eshabihi ecmeîn.

Yarabbi,Yarabbi yüce kitabında buyuruyorsun ki:

"Bana dua ediniz ki size icabet edeyim." (Mü’min-Ğâfir, 60),

"De ki: Duanız olmasa Rabbim size ne kıymet verir?" (Furkan, 77)​

Ey alemlerin Rabbi, sen bizim halimizi zaten biliyorsun ancak senin emri ilahin olduğu için sana halimizi arzediyoruz. Senin rahmetine ellerimizi açtık,senin Semi’,bâsîr,işiten, gören olduğunu bilerek senden istiyoruz ,Yâ Habîr..

YaRab seninle olan AKDİNİ bozmadığı ve AHDİNE sadık kaldığı için burada, zindanda bulunan KUMANDANIMIZ'ı biz korumaktan aciziz; onu “KORUYUCULARIN EN HAYIRLISI” olan sana, senin EN HAYIRLI ve EN GÜZEL KORUMANA,HIFZ-I EM’ANINA tevdii ediyoruz sen onu EMİN BİR KORUMA İLE KORU Yâ HÂFÎZ.

Yâ SÂBÛR biliyoruz ki; O’nun en büyük alameti sabırdır.Sen ona bahşettiğin sabrı daha da arttır!

Yâ MÂNÎ, sen onu ins,cin, nefsanî, şeytan ve şeytanî her türlü zararlardan, tesirlerden, tasallutlardan, bilinen bilinmeyen âlemlerden gelebilecek her türlü zararlardan muhafaza et!.

Yâ VÂSÎ, sen ona cümle enbiyanın,evliyanın,şühedanın,ulemanın bilhassa habibi Ekrem alyhisselamın ruhaniyetiyle himmet et!

YÂ SELÂM, sen O’nu ve onunla birlikte mü’minleri selamete erdir!

Yâ KÂDÎR,Yâ MUKTEDÎR,Ümmet İçin zindanda bulunan KUMANDAN'IMIZ SALİH MİRZABEYOĞLU'nu bu ümmete bağışla.; Senin emrinden taviz vermediği için üzerine kapanan mahkumiyet kapılarını Hz.YÛSUF misali HAKİMİYET KAPILARI OLARAK KENDİSİNE AÇ! ONU BİR AN ÖNCE ZİNDANDAN KURTAR, O’NUN ZİNDANDAN KURTULUŞUNU ÜMMETİN KURTULUŞUNA VESİLE EYLE !

Yâ KAVÎ, Yâ METÎN sen onu KENDİNDEN BİR RUH İLE TEYİD ET,SEN ONUGÜCÜNDEN BİR GÜÇ İLE GÜÇLENDİR.

Yâ KAHHÂR,Yâ CABBÂR;Sen onun düşmanlarını ki; senin de düşmanlarındır onlar, kahru perişan et.

YÂ MÜZİLL, kafirleri hor ve hakir kıl,Kafirleri ve Küfrü zelîl etmene O’nu ve bizleri vesile Eylel!

Yâ CÂMİ’’, Sen dilersen dağınık,”BAŞIBOZUK” güçleri toplar ve dilersen en muazzam birlikleri de dağıtırsın “Yarabbi sen kafirlerin birliğini boz,onları birbirine kırdır”. KUMANDANIMIZIN liderliğinde ve rehberliğinde İslam ümmetini bir araya topla İSLÂM UHUVVETİ ve İSLÂM KUVVETİYLE kafirlere öyle bir darbe vurmayı nasıb et ki küfür yeryüzünde bir daha hakim olamasın!

Yâ FETTAH; Sen, O'na “Apaçık fetihler müyesser eyle” ;

Yâ MELÎK İSLÂM’IN DÜNYA HAKİMİYYETİNİ ONUN ELİYLE NASİB ET!

Yâ MÜNTAKÎM; Mazlum olan ümmetin intikamını zalimlerden,kafirlerden almayı Sen O'na nasib et!

Yâ HAKÎM, YÂ ÂLİM sonsuz hikmetlerinden ve ilminden ona verdiğin hikmetleri ve ilmi arttır. Ona bu minval üzere öyle zuhuratlar ve öyle eserler vücuda getirmesini nasıb et ki; Kafirlerin kuduz köpekler gibi salyaları aksın mü’minlerin ve bağlılarının başı göğe yükselsin.Ya Rab onu en iyi anlamayı ve ona sımsıkı bağlanmayı nasib et. ONUN KERAMETLERİNİ GÖRME İDRAKİNİ BİZLERE NASİB ET!

YÂ MÜBDÎ, YÂ BEDÎ, O’na Dünyayı şaşırtacak ve kıyamete kadar bakî kalacak örneği olmayan “GÜZELLİK” ve “ESER”leri ortaya koymasını nasİb et!

YÂ RÂFÎ, O’nun Dünyalık ve ahretlik derecesini daima artır.YÂ MUİZ, ONUN İZZET VE ŞANINI YÜCELT O’NUNLA “İSLÂM’ın İZZET DEVRİNİ AÇ!

YÂ ÂZÎZ ,MUTLAK GALİB OLAN SENSİN; Sen O'nu, onun şahsında mü’minleri GALİB EYLE!

YÂ VEDÛD, O’na olan sevgimizi, muhabbetimizi,aşkımızı artır . O bizim GÖZ BEBEĞİMİZ;.O’nu en kısa zamanda ümmetin de GÖZ BEBEĞİ eyle!

Mallarını canlarını Allah Resulüne feda eden SAHABE-Î GÜZÎN (R.anhüm) EFENDİLERİMİZE lâyık ve onlara benzer bir şekilde,bizim de ona mallarımız canlarımız,evlad ü ıyalimiz,anamız babamız fedâ olsun!

Yâ VELÎ ,bu ÜMMET sahibsiz kaldı,dünyanın her bucağında Mü’min kanı oluk oluk akmakta ,şeref ve haysiyetler zedelenmekte…Çaresiz kalan ümmete sen onu çareyle ve Sen, O'nu mü’minlere Velî ve vâsi kıl.

Yâ HÂDÎ ,(Ya MÜHDÎ); Sen, O'NU ÜMMETE İHDÂ eyledin, O da ÖMRÜNÜ,CANINI ÜMMETE HEDİYE ETTİ…

Yâ RABBİ, Sen Onu İNSANLIĞIN HİDAYETİNE VESİLE KIL!

Yâ CÂMÎ’, Bizleri burada topladığın gibi AHİRETTE de, KUMANDAN'IMIZLA birlikte,HABİBİNİN LİVÂ-ÜL HAMD SANCAĞI altında ve CENNETİNDE CEM OLMAYI ve HABİBİNİN hizmetinde bulunmayı ve CEMÂLİNİ lutfettiğin kullarından olmayı NASİB ET!

YÂ ERHAMERRAHİMÎN, YÂ ZÜL CELÂLİ VEL İKRAM KUMANDANIMIZ’ın FİZÎKÎ ve RÛHÎ SIHHAT ve SAĞLIĞINI HER ŞARTTA KORU ve SELÂMETİNİ VER ! BİZLERİ KENDİSİNE YAKIŞIR BİRER “HALİS ER” OLMA LİYâKAT,HAYSİYET VE ŞEREFİNİ NASİB ET !

Yâ ŞEHÎD,BİZLERE ŞAHADET ŞUURU NASÎB ET !

Yâ HÂFÎZ bize zalimleri, hainleri, işbirlikçileri, fitnecileri, Dini içten yıkanları, “Bana ne!” MAKAMINDA OLANLARI !” U N U T T T U R M A !!!.. Yâ MÜNTAKÎM BİZİ İNTİKAMINA MEMUR ET!

(Yâ MÜEDDİB) En güzel terbiye eden sensin bizleri ona layık bir terbiye ile edeblendir,(Yâ Muslîh) Nefislerimizi ıslah et!

Yâ MUCÎB, Sen dualara icabet edensin,duaları ancak sen kabul edersin;Senden burada yapılan ve buraya gelemeyenlerin de KUMANDANIMIZ için yapmış oldukları duaları Beytullahda,Mescid-i NebevÎ de, Mescid-i Aksa da, Arafatta, Safâ ve Merve de, Müzdelife’de, Min’a da, Ravza-i Mutahara’da , yapılan ve senin indinde en makbul zamanlarda ve zeminlerde yapılmış ve Yarabbi Resullerin, Salihlerin, Ehlullahın, Evliyaullahın kabul edilmiş dualarının zümresine ilhak eyle.

(Amin,Veselamün alâcemîalmürselîn velhamdülillahi Rabbilâlemîn El Fâtihâ...)


HASAN PARMAKSIZ

http://gayegencadam.com/index.php?option=com_content&task=view&id=420
 

giriftar

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
1 Ocak 2012
Mesajlar
2,599
Beğeniler
59
Puanları
0
#14
Ve yalnız ben...
Gözlerim, sökmeye yakın şafak aydınlığını seyre hazır, o olağanüstülüğü bekliyorum...
OLAĞANÜSTÜLÜK?...
Ömrümün bütün girinti ve çıkıntılarını kendisine mahsus bildiğim büyük zuhur... Muazzam bir İslâmî zuhur...
BAŞIMA NE GELDİYSE BU YÜZDEN...

Kumandan Salih Mirzabeyoğlu
 

giriftar

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
1 Ocak 2012
Mesajlar
2,599
Beğeniler
59
Puanları
0
#19
Ümmet olma şuur ve çabasıyla, ebedi kurtuluşa vesile olması duasıyla.

Salih Mirzabeyoğlu'nun dilinden duamız.

Yarabbi bizleri islam ihtilal ve inkılabını gerçekleştirebilmenin madde ve mana şartlarına erdir.

Güç senin, kuvvet senin,kudret senin Yarabbi.

Senin izninle büyüklerimizin,büyüklerin himmetini üzerimizden eksik etme Yarabbi.

Kafirlerin bizim hareketimizin lehine olacak şekilde birbirlerine kırdır,onların güçlerini helak eyle,binalarını başlarına yık Yarabbi.

Kafirleri korkudan dolayı iş ve hareketten kes,kalblerine korku düşür.

Bize davanın istediği haysiyet ve vakarı nasib eyle.

Bize şehitlik şuuru ver ve bunun zevkini yaşayarak davranışta bulunmamızı nasib eyle.

Hareketimizin başarısı için huruç gerekiyorsa huruçu,savunma gerekiyorsa savunmayı,hayırlısı neyse bize onu nasib eyle Yarabbi.

AMİN





 

giriftar

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
1 Ocak 2012
Mesajlar
2,599
Beğeniler
59
Puanları
0
#20
Yargıdaki cunta tarafından hapis cezasına çarptırılan Yakup Köse ve arkadaşları için adalet istiyoruz... Salih Mirzabeyoğlu'nu, Yakup Köse ve arkadaşlarını unutma, unutturma...



 
Üst