ruhlara fatiha okunmaz!!! | ihvan forum – Özgür Düşünce ve Paylaşım Platformu!

ruhlara fatiha okunmaz!!!

hidayet(3)

Üye
İhvan Üyesi
Katılım
13 Ara 2006
Mesajlar
81
Puanları
0
Bu konunun sizlere ilginç geleceğini biliyoruz.Hatta bazılarınız ne kadar sapıkça bir şey deyip,günaha da gireceksiniz.
Şimdi konuya yüzeysel bir giriş yapalım.Bir ayette Allahu teala ''ben size ruhumdan üfürdüm ''diyor.Ruh Allahtan gelen bir şeydir.Kötü olamaz.Fatiha ise 18 isminden birisi şifa demektir.Şifa için ruhlara okunur.Ruh 19 haslet adı verilen faziletlerle donatılmıştır.Kuranda bu 19 faziletin ayeti vardır.
Nefis ise kötüdür.19 tane afeti vardır.Bunları da ayeti kuranda mevcuttur.Meraklısına nefsin 19 afetini ruhun 19 hasletini daha sonra verebiliriz.
İnsanda 3 vucut vardır.fizik vucüt nefis ve ruh.Ruha fatiha okunmaz nefse fatiha okunur. İslamda nefis terbiyesi vardır ama ruh terbiyesi yoktur.Nefsin 19 afetini herkes bilir.Fakat ruhun 19 hasletini hiç kimse bilmez.
Nefisteki afetler ne ise ruhtaki faziletler tam tersidir.Fatiha bir antibiyotiktir.Sağlıklı adama antibiyotik(ilaç) verilmeyeceğine göre,ruhlarımız temiz nefslerimiz ise hastalıklı olduğundan nefslerimize fatiha okunur.
19 afet ve 19 hasletin isimlerini saat 13:40'da ayet numaralarıyla sizlere yayınlayacağız.Lütfen herkesin elinde bir meal olsun,ayetleri kendiniz okuyun.Siteyi yormayalım.
Ruhla ilgili ayetleri veriyorum:secde 9,hicr 29,isra 85
 

~zuzii~

Paylaşımcı
İhvan Üyesi
Katılım
10 Eyl 2006
Mesajlar
398
Puanları
0
yaa ben bişey anlamadım desem... :confused1[1]:
 

doğuhan

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
13 Ara 2006
Mesajlar
1,425
Puanları
0
Yaş
35
devamını merak ettim:whistling[1]: :whistling[1]: :whistling[1]:
 

hidayet(3)

Üye
İhvan Üyesi
Katılım
13 Ara 2006
Mesajlar
81
Puanları
0
ruhun 19 hasleti


1-sevgi:ali-imran 119,fetih 29,mümtehine 28
2-iman:secde 15-18
3-doğruluk:tövbe 43,yusuf 26
4-adalet:Ali-imran 18,maide 8
5-edeb:nisa 148-149
6-kemalat:hucurat 7,
7-cömertlik:ali-imran 134
8-sukunet:fetih 4-26
9-itaat:nisa 64-80
10-sabır:şura 43,furkan 20
11-tevazu:isra 37,furka 63
12-kanaat:hicr 9,isra 35
13-şükür:isra 3,sebe 13
14-ketumiyet:(sır saklamak)nisa 83-149
15-hakikat:nebe 39-araf 159
16-meziyet:furkan 64-72
17-vefa:rad 20-fetih 10-isra 34
18-samimiyet:bakara 262-263-264
19-tevhid:enfal 73-39
bunlar ruhun hasletleri (yani faziletleri)

nefsin 19 afeti


1-cehalet:bakara 80-169
2-cimrilik:isra 100,hadid 24
3-dedikodu(giybet):hucurat 12,nur 15-16
4-fitne,fesat:bakara 60-191
5-gurur,kibir:hud 10,bakara 206
6-hırs:mearic 19 ,tegabun 16
7-haset ve düşmanlık:nisa 54,bakara 109
8-isyan:meryem 44-14
9-iptila:maide 90-91
10-kin ve nefret:maide 8-62-64-14
11-küfür:ali-imran 176,bakara 257
12-mürailik(2 yüzlülük):bakara 264,nisa 142
13-nankörlük:fatır 36,hac 66
14-öfke:ali-imran 118-119-120
15-sabırsızlık:enbiya 37,meryem 84,taha 114,isra 11
16-vefasızlık:isra 34,nisa 155,enam 152 ,rad 20 ,bakara 27, nahl 91
17-yalan:nisa 112,zuhruf 25
18-zülüm:nisa 30,ahzap 72
19-zan:hucurat 12,necm 23-28,yunus 66-36,sad 27,araf 30,enam 148-116

Aslında her bir afetinde hasletinde 5'er 6'şar ayeti mevcut.Ben hepsini yazmadım.
 

hirahos

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
9 Kas 2006
Mesajlar
35,948
Puanları
83
Yaş
52
:thinking:
 

kul emir

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
17 Haz 2006
Mesajlar
2,862
Puanları
0
biraz açın
 

hirahos

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
9 Kas 2006
Mesajlar
35,948
Puanları
83
Yaş
52
Hidayet efendi..

Sorularıma devam ediyorum:

1- Hidayet ne demektir? Kur'an'a göre "Hidayet" nasıl olur?

2-
"Iste ancak bu kademeye ulasan kisi dogusundan itibaren nefsinin kalbinde bulunan 19 tane afeti yok ederek onlarin yerine ruhunda bulunan 19 tane hasleti (güzelligi) yerlestirmek suretiyle, Peygamber Efendimiz (S.A.V)’in bir hadisinde, “El müslimu men selime el müslimune min lisanihi ve yedihi” “Müslüman elinden ve dilinden baskalarina zarar vermeyen kisidir” dedigi noktaya ulasabilir.

Insanlarin bu noktaya gelebilmesi için Allahû Tealâ Hazretleri, namaz, oruç, zekat, zikir ve hac gibi vasita emirleri üzerimize farz kilmistir. Bahis konusu bu farzlardan orucun bizlere farz kilindigi Bakara Suresinin 183. âyet-i kerimesinde belirtilmistir:

“Yâ eyyühelleziyne âmenû kütibe aleykümussiyâmü kemâ kütibe alelleziyne min kabliküm le’alleküm tettekuûn.”
Bu sözler kimindir biliyor musun?
 

hirahos

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
9 Kas 2006
Mesajlar
35,948
Puanları
83
Yaş
52
Ruh 19 haslet adı verilen faziletlerle donatılmıştır.Kuranda bu 19 faziletin ayeti vardır.
Nefis ise kötüdür.19 tane afeti vardır.Bunları da ayeti kuranda mevcuttur.Meraklısına nefsin 19 afetini ruhun 19 hasletini daha sonra verebiliriz.
Hidayet Abim,

Bil bakalım aşağıdaki satırlar kime ait:


"İşte, dünya zînetine düşen ve iblisin aldatmalarına kanan her nefs, kendisinde mevcut olan 19 afet sebebiyle ve iblisin tesiriyle daima şer talep sahibidir.

İblis bu talepleri güçlendirmektedir."
 

AdımcA

Akşam ... Yine Akşam ...
İhvan Üyesi
Katılım
9 Haz 2006
Mesajlar
2,420
Puanları
0
ya iyi de o kadar mezar taşında ruhuna fatiha yazıyor,
bu büyük bir hata mı yani?
onca camimizde imamlarımız ruhuna fatiha diyor,
onlar hata mı yapıyor yani?
..............
 

Arifane

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
27 Kas 2006
Mesajlar
843
Puanları
0
Yaş
53
sevgili adımca en güzel fatiha ve dua canlıya okunur. diyceksin ki nereden çıktı bu şimdi allahın resulünün ölmezden evvel ölünüz hadisini bilirmisin insan bu hadise vakıf olunca yaşayan ölü yani tüm kötü düşünce kötü hareket kötü bir bakış yaşarken mezara gömersin. fatiha kime okunur sen karar ver.
 

MiHRiMaH

Son gülen... :/
İhvan Üyesi
Katılım
6 Ara 2006
Mesajlar
2,752
Puanları
0
Kardeşim... Konuya nasıl bir giriştir bu?!? "Bu kanunun sizlere ilginç geleceğini biliyoruz.Hatta bazılarınız ne kadar sapıkça bir şey deyip,günaha da gireceksiniz." Böyle bir ifade olur mu??? Mümin kardeşleriniz bu yazıyı okuyacak ve günaha girecek, uyarıya bakınız?! Allah aşkına ya... İnsaf... "Fitne uykudadır, uyandırana Allah lanet etsin" buyurmuş Peygamberimiz . ... Neden böyle bir önyargıya sebep oluyorsunuz?? Bunu anlayamadım... Bu iyilik içinmidir?

Diğer yandan... Yazınızda bahsettiğiniz konuyu daha anlaşılır yazmanız gerekli! Bİz ayet okuyup, mana çıkaranlar değiliz!!!! Benim bildiğim ve araştırdığım kadarıyla bu yazınızda bahsettiğiniz konu böyle değil!... Neticede nefsin de, vücudunda yaptığını ruh çekiyor orada hesap günü... Ruh daim bizimle olan... Ruh, kötü birşey yapmaz ancak nefsin ve aklın gidişatı ruhu bağlar... Yani yine azabı da, mükafatı da ruh görecek... Kuru vücut kimde var? Herkes ruhu ile ayakta... Peki ahirette ruhlar gidecek yerine vücutlar mı kalacak??? Hayır... Ruh asıl muhattabı bu dünyanın! Vücut veya nefis değil!... Burada yapılan iyiliği de kötülüğü de orada ruh alıyor...


Sual: Bazı kimseler, ölmüş olan birinin amel defteri kapandığına göre, onun için dua etmenin, sadaka vermenin, kurban kesmenin, Fatiha okumanın veya dua etmenin bir faydası olmadığını söylüyorlar. Doğru mu? Amel defteri kapanır mı?
CEVAP
Bir kimse ölünce amel defteri kapanmaz. Yani ona sevap gönderilmezse sevap alamaz. Gönderen olursa alır. Bir hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Bir mümin vefat edince her ameli kesilir. Yalnız üç amelinin sevabı, amel defterine yazılmaya devam eder. Bunlar, sadaka-i cariyelerinin, faydalı kitaplarının ve salih çocuklarının kendisi için ettikleri dua ve istiğfarların sevaplarıdır.) [Ebuşşeyh]

Bu hadis-i şerif amel defterinin kapanmadığını gösteriyor. Burada bildirilen üç amel nedir?

Sadaka-i cariye, devam eden hayır hasenat demektir. Cami, çeşme yol yapmak, ağaç dikmek, mektep yapmak, su kanalları yapmak gibi, insanlara faydası dokunan bütün işlerdir. Bunlar ise sayılmayacak kadar çoktur.

Faydalı eser bırakmak, dinimize dünyamıza faydalı olan her eser buna dahildir. Fıkıh kitabı, tefsir kitabı, ilmihal kitabı, tıp kitabı, fizik, kimya kitabı faydalı kitaplardandır. Kasetler, CD’ler, filmler faydalı olmak şartı ile hepsi sadaka-i cariye hükmündedir. Faydalı bir radyo, faydalı televizyon, faydalı gazete, faydalı dergi, faydalı bir internet sitesi gibi her çeşit yayın, sadaka-i cariyeye dahildir.

Salih çocukların duası ve istiğfarları, birer sadaka-i cariyedir. Yani ana babanın defterine hep sevap yazılmasına sebep olurlar. Çocuklar, ölmüş ana babaları için, kurban keserse, Fatiha okursa, sadaka verirse, yemek yedirirse, yahut dua ederse ana babasının günahları affolur, amel defterlerine sevap yazılır. Mesela İbrahim aleyhisselam (Ey Rabbimiz, [Kıyamette] hesaba çekildiği gün, beni, ana-babamı ve bütün müminleri mağfiret et) diye dua etmiştir. (İbrahim 41)

Bu âyet-i kerimede bir müminin duası ile diğer müminlerin günahları affediliyor ki, böyle dua edilmesi emredilmiştir. Duanın fazileti hakkındaki hadis-i şeriflerden birkaçı şöyledir:
(Dirilerin de ölülere hediyesi, onlar için dua ve istiğfar etmektir.) [Deylemi]

(Defnedilen kardeşiniz, şimdi sorguya çekiliyor, ona dua edin!) [Ebu Davud]

(Cenaze namazında, üç saf cemaat bulunan mümin, Cennete girer.) [Tirmizi]

Ölü için dua edilir, Kur'an-ı kerim okunur, sadaka verilir. Sadece onlar için namaz kılınmaz ve oruç tutulmaz; fakat bunların sevapları bağışlanır. Tahtavi haşiyesinde buyuruluyor ki:
(Bir kimsenin, kaza edemediği namazlarının iskatının yapılması için bütün âlimlerin sözbirliği vardır. Namazın iskatı olmaz demek çok yanlıştır. Çünkü bu hususta mezheplerin icmaı vardır. [Nesai’deki] hadis-i şerifte (Bir kimse, başkası yerine oruç tutamaz ve namaz kılamaz. Ama onun orucu ve namazı için fakir doyurur) buyuruldu.) [s.356]

Nimet-i İslam’daki bu hadis-i şerif, Dürer’de de mevcuttur.

Oruç, namaz, sadaka ve diğer ibadetlerin sevabını başkalarına bağışlamak caizdir. (Hidaye)

Tatarhaniyye fetva kitabında (Sadaka veren kimse, sevabının bütün müminlere verilmesi için niyet ederse, kendi sevabından hiç azalmadan, bütün müminlere de sevabı erişir. Ehl-i sünnet mezhebi böyledir) buyuruldu. (Redd-ül Muhtar)


İyi işe, kötü işe vesile olanlar
Ölenin ameli kesilir. Ama iyi veya kötü çığır açanların ve sadak-i cariye bırakanların ameli kesilmez. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Dinimizde iyi bir çığır açana, bunun sevabı ile bununla amel edenlerin sevabı verilir, o çığırda [o yolda] gidenlerin sevabından da hiçbir şey eksilmez. Dinimizde kötü bir çığır açana da, bunun günahı ile, bununla amel edenlerin günahı verilir, o kötü yolda gidenlerin günahından da hiçbir şey eksilmez.) [Müslim]

(İyi işe vesile olan, hayatında da, öldükten sonra da o işi yapanlar kadar sevap kazanır. Kötü işe ön ayak olana da, bu iş terk edilinceye kadar, bunun günahı yazılır.) [Taberani]

(Mümin öldükten sonra, yedi amelinin sevabı kabrinde de defterine yazılır. Bunlar: İlim öğretmek, çeşme yapmak, su kuyusu kazmak, meyve ağacı dikmek, cami yaptırmak, Mushaf bırakmak, Ölümden sonra kendine istiğfar edecek salih evlat bırakmak.) [Ebu Davud]

(Anası babası vefat ettikten sonra onlar namına hac edene Cehennemden azatlık yazılır ve onların ecrinden bir noksanlık olmadan tam bir hac sevabı verilir.) [Beyheki]

Kur’an-ı kerimde de bu husus bildirilmiştir: İnsanları saptıranlar, kendi günahlarını yüklendikleri gibi saptırdıkları kimselerin günahlarından bir kısmını da yüklenirler. (Nahl 25)

Yukarıdaki ifadelerden anlaşıldığı gibi, ölenlerin ameli kesildiği halde, sağlığında iyi veya kötü bir eser bırakanların amelleri kesilmiyor. Salih evlat bırakanların da kesilmiyor. Salih evlat ana babasına dua eder, onlar için sadaka verir, kurban keser. Bu sevaplar ölen kişinin amel defterine yazılır. Hiç kimsesi olmayan günahkâr ölülerin hâlleri zordur. Bir hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Ölünün mezardaki hâli, imdat diye bağıran, denize düşmüş kimseye benzer. Boğulurken, kendisini kurtaracak birini beklediği gibi, ölü de, ana babasından, kardeşinden, arkadaşından gelecek bir duayı gözler. Ona bir dua gelince, dünyaya ve dünyada olanların hepsine kavuşmaktan daha çok sevinir. Allahü teâlâ, yaşayanların duaları sebebi ile, ölülere dağlar gibi çok rahmet verir. Dirilerin, ölülere hediyesi, onlar için dua ve istiğfar etmektir.) [Deylemi]

Bu durumları iyi bilen Mazher-i Cân-ı Cânân hazretleri, bir kabrin yanına oturmuştu. (Bu mezarda Cehennem ateşi var. Hadis-i şerifte (Kendisi için veya başka müslüman için 70 bin kelime-i tevhid okuyanın günahları affolur) buyuruluyor. Ruhuna (Hatm-i tehlil) sevabı bağışlayacağım. İnşallah affolur) buyurdu. Hatm-i tehlilin sevabını bağışladıktan sonra, (Elhamdülillah bu günahkâr kadın, Kelime-i tehlil sayesinde azaptan kurtuldu) buyurdu. (Makamat-ı Mazheriyye)

Müslüman ölüler için dua etmek, Kur’an okumak çok faydalıdır. Bir hadis-i şerifte, (Ölülerinize [Müslüman ölülere] Yasin okuyun) buyuruldu.(İ.Ahmed)

Enes bin Malik hazretleri bildirir:
Bir cenaze kötülenince Resul-i ekrem, (O cezayı hak etti) buyurdu. Başka bir cenazeyi de övdüler, (Ona da iyilik vacip oldu. Bunu övdünüz Cenneti, ötekini kötülendiniz Cehennemi hak etti. Sizler yeryüzünde Allah’ın şahitlerisiniz) buyurdu. (Buhari)


-------------------------------------------------------------
Bu kısım çok mühim, okuyun lütfen...

Ruh ölmez, ölü işitir

Sual: (Ölüler işitmez. Peygamberler de ölüdür. Onlar da işitemez. Onun için şefaat ya Resulallah veya yetiş ya Resulallah demek şirktir) diyenlere nasıl bir cevap vermek gerekir?
CEVAP
Bunlar vehhabilerin ve bunlara aldanan bazı mezhepsizlerin iddialarıdır.
Şirk demek büyük hatadır. Çünkü ruh ölmez. Ruh [can] bedenden ayrı bir varlıktır. Bir âyet meali şöyledir:
(Allah, öleceklerin ölümleri anında, ölmeyeceklerin de uykuları esnasında ruhlarını alır. Ölmelerine hükmettiği kimselerinkini tutar, diğerlerini bir süreye kadar salıverir. Elbette düşünenler için bunda alınacak ibretler vardır.) [Zümer 42]

Bu âyet-i kerime de ruhun bedenden ayrı bir varlık olduğunu bildirmektedir. İşiten ruhtur. Ruhsuz beden bir işe yaramaz. Ama bedensiz ruh, nimet veya azaba duçar olur. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(Müminlerin ruhları 7. kat göktedir. Orada Cennetteki makamlarını seyrederler.) [Deylemi]

Hızır aleyhisselam gibi bir çok kişinin ruhunun iş yaptığı görülmüştür. Bu bakımdan Allah yolunda ölmüş kimselere ölü bile demek caiz olmaz. İki âyet meali şöyledir:

(Allah yolunda öldürülenleri ölü sanmayın, onlar, Rableri indinde diridir, rızıklanır.) [Al-i İmran 169]

(Allah yolunda öldürülenlere ölü demeyin! Onlar diridir; ama siz anlayamazsınız.) [Bekara 154]

Allah yolunda öldürülenler şehiddir. Şehidden daha üstün olan Peygamber efendimize nasıl ölü denir! O âlemlere rahmet olarak gönderilmiştir, bütün âlemler Onun hürmetine yaratılmıştır. Şehidler gibi Peygamberlerin bedenleri de çürümez. Beş hadis-i şerif meali şöyledir:
(Toprak, Peygamberlerin vücudunu çürütmez. Bir mümin salevat okuyunca, bir melek bana haber verir, "Falan oğlu filan, sana selam söyledi" der.) [İbni Mace]

(Peygamberlerin vücudunu toprak çürütmez.) [Ebu Davud]
(Her Peygamber, kabrinde diri olup namaz kılar.) [Beyheki, Ebu Ya’la]

(Ölü kabre konurken, ayak seslerini işitir.) [Buhari]
(Ölüler yaptığınız iyi işlerinize sevinir, kötü işlerinize üzülürler.) [İbni Ebiddünya]

Resulullahın Hayber’de yediği zehirli et, ölüm hastalığında etkisini gösterdi ve şehid olmasına sebep oldu. (Mevahib-i ledünniyye)

Ölülere işittiremezsin âyeti şu mealdedir:
(Elbette sen ölülere işittiremezsin. Arkalarını dönüp kaçan sağırlara da bu daveti işittiremezsin. Hem sen o körleri sapıklıklarını bıraktırıp, hidayet verici de değilsin. Sen ancak âyetlerimize iman edecek kimselerden başkasına işittiremezsin.) [Neml 27/80-81]

Buradaki sağırların da kulaklarının sağır olmadığı, körlerin de gözlerinin kör olmadığı, ölünün de gerçek ölü olmadığı açıktır. Bir de davet ve hidayet kelimeleri geçiyor. Demek ki maksat işittirmek veya göstermek değil, onları hidayete davet etmektir. Âyetin devamında, (Sen ancak iman edeceklere işittirebilirsin) deniyor. Ötekilerin ise iman etmeyecek kâfirler olduğu da pek açıktır. Sen ölüleri imana kavuşturamazsın denmez ki. Sen ancak iman edeceklere işittirebilirsin deniyor ki, işittirmenin kabul ettirmek olduğu bütün tefsirlerde bildiriliyor. Bu âyetin tefsirlerdeki açıklaması şöyledir:
(Ey Resulüm, sen ölüden farksız olan kâfirleri hidayete erdiremezsin, hakkı işitmek istemeyen ve hakikati göremeyen kâfirleri de hidayete kavuşturamazsın. Sen ancak iman edeceklere Müslümanlığı kabul ettirebilirsin.) [Beydavi]

Onlardan daha iyi işitmezsiniz
Resulullah efendimiz, Bedir’de öldürülen kâfirlerin gömüldüğü çukurun başına gelip, ölülerin ve babalarının isimlerini birer birer söyleyerek, (Rabbinizin, size söz verdiğine kavuştunuz mu? Ben, Rabbimin söz verdiği zafere kavuştum) buyurdu. Hz. Ömer, (Ya Resulallah, cansız ölülere neden söylüyorsun?) dedi. Resulullah, (Rabbimin hakkı için söylüyorum ki, siz beni onlardan daha iyi işitmezsiniz. Fakat cevap veremezler) buyurdu. (Buhari, Müslim) [Hz. Ömer’in ölünün işittiğini bildiği halde böyle sorması, dindeki bir hükmün vesika haline gelmesi içindir.]

Vehhabiler, ibni Teymiye’nin yolunda iseler de, bu konuda ona da uymuyorlar. Çünkü ibni Teymiye diyor ki:
(Bedirde çukurdaki kâfirlerin işitmelerini bildiren hadis-i şerif meşhurdur, her yere yayılmıştır. Zaruri inanılması lazım gelen bilgilerden oldu.) [Dinde inanılması zaruri olan bir şeye inanmayan kâfir olur.] (Kitab-ül-intisar-fil-imam-ı Ahmed)

İbni Teymiye, adı geçen kitabında bütün ölülerin, şehidler gibi diri olduklarını ve şehidler gibi rızıklandırıldıklarını bildiriyor. Ölülerin diriltilmesi üzerindeki fetvalarında diyor ki, ölüler, kendilerini ziyaret edenleri bilirler mi? Tanıdıklarından veya tanımadıklarından biri kabre geldiği zaman, bunun geldiğini anlarlar mı? Cevabında, (Evet bilirler ve anlarlar) diyor. Ölülerin buluştuklarını ve soruştuklarını ve dirilerin yaptığı işlerin onlara gösterildiğini bildiren haberleri yazıyor.

Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Bir kimse, din kardeşinin kabrini ziyarete gider ve mezarı başında oturursa onu tanır ve selamına cevap verir.) [İbni Ebiddünya]

(Bir kimse tanıdığı kabir yanına gelip selam verirse, meyyit de onu tanır ve selam verir. Tanımadığı kabrin başına gelip selam verirse, selamına cevap verir.) [Beyheki]

Onu tanıması ve selam vermesi, meyyitin onu gördüğünü ve selamını işittiğini göstermektedir. Çünkü ölmek, bazı cahillerin dedikleri gibi, yok olmak olsa idi, onun bütün duygularının yok olması lazım gelirdi. Meyyit kendini ziyaret edeni, kabri başına geleni görmektedir. Görmeseydi, dünyada tanımamış olduğunu tanımaması bildirilmezdi. Birincisini tanıyarak cevabı veriyor. İkincisinin selamına, tanımayarak cevap veriyor.

Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Kabrimin yanında, benim için okunan salevatı işitirim. Uzak yerlerde okunanlar bana bildirilir.) [İbni Ebi Şeybe] (Diri olan işitir. Bir söz, diri olana bildirilir.)

(Ölü kabre konurken, ayak seslerini işitir.) [Buhari] (Diri olan işitir.)

(Ölüler yaptığınız iyi işlerinizi görünce sevinir, kötü işlerinize üzülürler.) [İ.Ebiddünya] (Diri olan sevinir, üzülür.)

Hadis-i şeriflerde, ziyaret kelimesi kullanılmaktadır. Meyyit, kabre geleni tanımasaydı, ziyaret kelimesi kullanılmazdı. Her dilde ve her lügatta, ziyaret kelimesi, tanıyan ve anlayan kimselerin buluşmasında kullanılır. (Selamün aleyküm) de anlayan kimseye söylenir.

Azap, hissedene yapılır
Ruhun bedene olan bağlılığı öldükten sonra yok olmaz. Ölünün kemiğini kırmak ve kabir üzerine basmak, bunun için yasak edilmiştir. Kabirde azap yapılması da, ruhun ölmediğini gösterir.

Meyyitlerin, dirileri gördüklerini bildiren vesikalardan biri, Buhari’deki, (Her meyyite, her sabah ve her akşam ahiretteki yeri gösterilir. Cennetlik olana, Cennetteki yeri, Cehennemlik olana, Cehennemdeki yeri gösterilir) hadis-i şerifidir. Gösterilir sözü, gördüklerini bildirmektedir. Allahü teâlâ, Kur’an-ı kerimde, Firavun’un adamları için, (Onlara sabah akşam ateş gösterilir) buyurdu. Meyyit görmeseydi, gösterilir demek lüzumsuz ve yanlış olurdu.

Ebu Nuaym, Amr bin Dinar’dan alarak bildiriyor ki, (Bir kimse ölünce, ruhunu bir melek tutar. Ruh, bedenin yıkanmasına, kefenlenmesine bakar. Kendisine, insanlar, seni nasıl övüyorlar işit, denir.) Abdullah ibni Ebiddünya’nın Amr bin Dinar’dan alarak bildirdiği hadis-i şerifte, (Bir kimse, öldükten sonra çoluk çocuğunun başına gelenleri bilir. Kendisini yıkayanlara ve kefenleyenlere bakar) buyuruldu. Buhari’deki sahih hadiste, (Münker ve Nekir melekleri, sual ve cevaptan sonra meyyite, Cehennemdeki yerine bak! Allahü teâlâ, değiştirerek, sana Cennetteki yeri ihsan eyledi derler. Bakar. İkisini birlikte görür) buyuruldu.

Ruhlar ölmez. Kabir hayatında ya nimete veya azaba düçar olurlar. Her hadis kitabında kabir hayatı ve azabı bildirilmektedir. Kabir hayatını ve azabını inkâr eden, bütün hadis kitaplarını ve Resulullahı inkâr etmiş olur.
 

hirahos

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
9 Kas 2006
Mesajlar
35,948
Puanları
83
Yaş
52
Hidayet abi,

Sorulara cevap vermiyeceksen ki takdir tabi ki senindir, lütfen onu olsun bildiriniz..
 

hidayet(3)

Üye
İhvan Üyesi
Katılım
13 Ara 2006
Mesajlar
81
Puanları
0
Hidayet efendi..

Sorularıma devam ediyorum:

1- Hidayet ne demektir? Kur'an'a göre "Hidayet" nasıl olur?

2-

Bu sözler kimindir biliyor musun?
bakara 120 ali-imran 73'te hidayeti anlatıyor.hidayet sıratı müstakimin(doğru yolun)sonu demektir.
 

hirahos

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
9 Kas 2006
Mesajlar
35,948
Puanları
83
Yaş
52
Evet abi, politik bir cevap güzel..

Ya diğerleri? Alıntıladığım satırlar?
 

hidayet(3)

Üye
İhvan Üyesi
Katılım
13 Ara 2006
Mesajlar
81
Puanları
0
Şimdi size bir şey anlatacağım.Ruh temizdir.nefs kötüdür.beden bu varlığı bünyesinde taşır.İnsan bir kötülük yapacağı zaman o kötülüğü nefs emreder.ruh ise yapmamasını ister.Genelde nefs galip çıkar.Bunun üzerine kişi kötülüğü yaparken ruh bedenden çıkar.
Kötülük sona erdiğinde ruh bedene geri döner.Ve kişiye azap verir.bunun adına vicdan azabı derler.Geceleri uyurkende ruh bedeni terkeder(sigara dumanı gibi).Uyanınca tekrar girer.Bilmeyenler bilenlere sorsun.
 
Üst