Risale-i Nurlardan ve Muhterem Hocaefendinin Eserlerinden Bu Günleri Tenvir Eden Hakikatler | Sayfa 3 | ihvan forum – Özgür Düşünce ve Paylaşım Platformu!

Risale-i Nurlardan ve Muhterem Hocaefendinin Eserlerinden Bu Günleri Tenvir Eden Hakikatler

Dut_agaci

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
14 Ocak 2007
Mesajlar
7,219
Puanları
83
Web sitesi
www.Menzil.Net

elcevaz13

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
17 Şub 2008
Mesajlar
1,472
Puanları
38
Yaş
37
Web sitesi
www.herkul.org
Kur’ân-ı Kerim çok geniş bir zulüm tablosu çizer, onu çeşitlendirir ve her türünden sakınmamızı ister: Ona göre, Allah’ın yasakladığı şeylere el uzatma, emrettiği hususlara karşı lâkayt kalma; vicdanlara baskıda bulunma, insanları dinî vecibelerini yerine getirmeden alıkoyma; fuhşa girme, münkerâta açık durma; halkın hukukuna tecavüz etme, milletin malını hortumlama; haram-helâl tanımama ve Allah’ın kurallarına başkaldırma; fitne ve fesada sebebiyet verme, başkaları hakkında iftira, gıybet ve tezvirde bulunma; dine hizmet edenlere karşı tavır alma, düşmanlık veya çekememezlik mülâhazasıyla onlarla uğraşma; mü’minler hakkında sûizanna girme ve onlara karşı hazımsız davranma; yalan söyleme, sözünden dönme ve emanete hıyanet etme; dini ve diyaneti şahsî, siyasî çıkarlarına vasıta yapma; mukaddes değerleri, dünyevî belli hedeflere ulaşma yolunda kullanma ve dinî değerlerle dünyevîlik arkasında koşma… gibi hususların hemen hepsi birer zulümdür ve bunlardan uzak durulması, bunları işleyenlere meyledilmemesi emredilmiştir. (20:35)-Her çeşidiyle zulümden uzak durma ve istikâmet üzere bulunmanın mükâfatını anlatan bir ayet-i kerimede şöyle buyurulmaktadır:
إِنَّ الَّذِينَ قَالُوا رَبُّنَا اللَّهُ ثُمَّ اسْتَقَامُوا تَتَنَزَّلُ عَلَيْهِمُ الْمَلَائِكَةُ أَلَّا تَخَافُوا وَلَا تَحْزَنُوا وَأَبْشِرُوا بِالْجَنَّةِ الَّتِي كُنتُمْ تُوعَدُونَ
“‘Rabbimiz Allah’tır’ deyip sonra da istikamet üzere, doğru yolda yürüyenler yok mu, işte onların üzerine melekler inip şöyle derler: Hiç endişe etmeyin, hiç üzülmeyin ve size vâd edilen Cennet’le sevinin!” (Fussilet, 41/30) (22:30)-Zulmü alkışlayan ve zâlime yahşi çeken insanlar korku, menfaat duygusu, makam sevgisi, alkışlanma tutkusu, tamah ve tul-i emel gibi bir kısım virüslerden dolayı pek çok haksızlığa ses çıkarmaz ve hatta taraftar olurlar. (23:44)-“Zulmedenlere meyil göstermeyin” emrinden sonra şöyle buyurularak namazın koruyuculuğuna imada bulunulmuştur:
وَأَقِمِ الصَّلاَةَ طَرَفَيِ النَّهَارِ وَزُلَفاً مِّنَ اللَّيْلِ إِنَّ الْحَسَنَاتِ يُذْهِبْنَ السَّـيِّئَاتِ ذَلِكَ ذِكْرَى لِلذَّاكِرِينَ
“Gündüzün iki tarafında, gecenin gündüze yakın saatlerinde namaz kıl. Zira böyle güzel işler insandan uzak olmayan günahları silip giderir. Bu, düşünen ve ibret alanlara bir nasihattır.” (Hûd, 11/113) (28:07)
http://www.herkul.org/bamteli/zalimlere-meyletmeyin/
 

sağlıkçı

Yeni
İhvan Üyesi
Katılım
14 May 2008
Mesajlar
2,994
Puanları
0
Bire hey gafiller;buldunuz bir meydan at koşturuyorsun.Cahaletinize bakmadan alimlik taslıyorsunuz.Günahınıza bakmadan,başkalarına günah yakıştıryorsunuz.Kendinize cenneti garantilemekle yetinmiyor yanınıza arkadaş, hıristiyan, yahudi bilmem budistleri bile alıyorsunuz.Fakat bunlada kalmıyor sizden gayri, müslümini cehenneme yolluyorsun.Birde buna üstlük müslimine ihanet.
Şimdi kadının huzurundasın, sorduğu suala cevab ver;bunların bedeli ne,Kılıçlamı,iplemi.?
 

elcevaz13

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
17 Şub 2008
Mesajlar
1,472
Puanları
38
Yaş
37
Web sitesi
www.herkul.org
Bire hey gafiller;buldunuz bir meydan at koşturuyorsun.Cahaletinize bakmadan alimlik taslıyorsunuz.Günahınıza bakmadan,başkalarına günah yakıştıryorsunuz.Kendinize cenneti garantilemekle yetinmiyor yanınıza arkadaş, hıristiyan, yahudi bilmem budistleri bile alıyorsunuz.Fakat bunlada kalmıyor sizden gayri, müslümini cehenneme yolluyorsun.Birde buna üstlük müslimine ihanet.
Şimdi kadının huzurundasın, sorduğu suala cevab ver;bunların bedeli ne,Kılıçlamı,iplemi.?
Muhterem bu iktibasların hepsi bu hadiselerden önce ki beyanattır istersen tek tek tarihlerine bakabilirsin.
 

sağlıkçı

Yeni
İhvan Üyesi
Katılım
14 May 2008
Mesajlar
2,994
Puanları
0
Muhterem bu iktibasların hepsi bu hadiselerden önce ki beyanattır istersen tek tek tarihlerine bakabilirsin.
Yani tevbe ettiniz pişmanmı oldunuz.?Bilmiyoru kast ettiğin hadese neyse.Hadiselermi söylenen sözleri,yapılanları belirliyor.?Yahu ben sana iman diyorum.Hubbu Fillah,Buğzu filah diyorum.Sen önceydi sonraydı diyorsun.Valhasıl secilen yol kendi tercihlerimizdir.Sonucuna hem dünyada hem ukbada katlanmak gerek.Yolun senin olsunda.Burda esip görlersen.Bazen istediğimiz zaman bir cevab yazmakta hakkımız olsun
 

elcevaz13

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
17 Şub 2008
Mesajlar
1,472
Puanları
38
Yaş
37
Web sitesi
www.herkul.org
Yani tevbe ettiniz pişmanmı oldunuz.?Bilmiyoru kast ettiğin hadese neyse.Hadiselermi söylenen sözleri,yapılanları belirliyor.?Yahu ben sana iman diyorum.Hubbu Fillah,Buğzu filah diyorum.Sen önceydi sonraydı diyorsun.Valhasıl secilen yol kendi tercihlerimizdir.Sonucuna hem dünyada hem ukbada katlanmak gerek.Yolun senin olsunda.Burda esip görlersen.Bazen istediğimiz zaman bir cevab yazmakta hakkımız olsun
Elbette tercihlerimizin neticelerine razı olmamız gerekir.Hadiselerden kastedilen ise dershane tartışması ve yolsuzluk operasyonu ve devamında zuhur eden hadisattan evvel neşrolunan beyanatları iktibas ettiğimi ifade etmekti.
 

elcevaz13

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
17 Şub 2008
Mesajlar
1,472
Puanları
38
Yaş
37
Web sitesi
www.herkul.org
[video]https://m.youtube.com/watch?v=nxi_1meZ9HU[/video]
 

elcevaz13

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
17 Şub 2008
Mesajlar
1,472
Puanları
38
Yaş
37
Web sitesi
www.herkul.org
Ehl-i hükûmetin ve ehl-i siyasetin ve ehl-i idare ve inzibatın ve adliye ve zabıtanın bizimle uğraşacak hiçbir işleri yoktur.
Olsa olsa, dünyada hiçbir hükûmetin müdafaa edemediği ve aklı başında hiçbir insanın hoşlanmadığı küfr-ü mutlak ve dehşetli bir taun-u beşerî ve maddiyyunluktan gelen zındıkanın taassubuyla, bir kısım gizli zındıklar şeytanetiyle bazı resmî memurları aldatarak evhamlandırıp, aleyhimize sevketmek var.
Biz de deriz: Değil böyle birkaç vehhamı, belki dünyayı aleyhimize sevketseler, Kur'anın kuvvetiyle, Allah'ın inayetiyle kaçmayız.
O irtidadkâr küfr-ü mutlaka ve o zındıkaya teslim-i silâh etmeyiz!..
Said Nursî

Şualar - 292
 

elcevaz13

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
17 Şub 2008
Mesajlar
1,472
Puanları
38
Yaş
37
Web sitesi
www.herkul.org
Tirmizi, Zuhd 60. Ebu Hureyre ve ibni Omerden nakille... Efendimiz buyurdular ki; ahir zamanda din ile dünyayı talep eden insanlar zuhur edecek. Bunlar, insanlara iyi görünüp, onları aldatmak için öyle bir yumuşaklığı bürünürler ki koyun postu yanlarında kaba kalır. Dilleri de baldan daha tatlıdır. Ancak kalpleri kurtlarinkinden* vahşidir. Cenab-i Hak bunlar icin soyle diyecektir: Beni* aldatmaya mi çalışıyorsunuz, yoksa bana karşı curete mi yelteniyorsunuz. Zat-i Akdesime yemin olsun, bunlar üzerine kendilerinden cikacak öyle bir fitne göndereceğim ki, içlerinden halim olanlar bile şaşkına dönecekler.
 

elcevaz13

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
17 Şub 2008
Mesajlar
1,472
Puanları
38
Yaş
37
Web sitesi
www.herkul.org
"Gayr-ı meşru' bir muhabbetin neticesi, merhametsiz bir adavet olduğu" kaidesince, âdil olan kader-i İlahî, lâyık olmadıkları halde meylettiğim şu ehl-i dünyanın zalim eliyle beni tazib ediyor.
Ben de bu azaba müstehakım deyip sükût ediyorum.
Çünki Harb-i Umumîde Gönüllü Alay Kumandanı olarak iki sene çalıştım, çarpıştım.
Ordu Kumandanı ve Enver Paşa takdiratı altında kıymetdar talebelerimi, dostlarımı feda ettim.
Yaralanıp esir düştüm.
Esaretten geldikten sonra Hutuvat-ı Sitte gibi eserlerimle kendimi tehlikeye atıp, İngilizlerin İstanbul'a tasallutu altında, İngilizlerin başlarına vurdum.
Şu beni işkenceli ve sebebsiz esaret altına alanlara yardım ettim.
İşte onlar da bana, o yardım cezasını böyle veriyorlar.
Üç sene Rusya'da esaretimde çektiğim zahmet ve sıkıntıyı, burada bu dostlarım bana üç ayda çektirdiler.
Halbuki Ruslar, beni Kürd Gönüllü Kumandanı suretinde, Kazakları ve esirleri kesen gaddar adam nazarıyla bana baktıkları halde, beni dersten men'etmediler.
Arkadaşım olan doksan esir zabitlerin kısm-ı ekserîsine ders veriyordum.
Bir defa Rus Kumandanı geldi, dinledi.
Türkçe bilmediği için siyasî ders zannetti; bir defa beni men'etti, sonra yine izin verdi.
Hem aynı kışlada bir odayı câmi yaptık.
Ben imamlık yapıyordum.
Hiç müdahale etmediler, ihtilattan men'etmediler, beni muhabereden kesmediler.
Halbuki bu dostlarım güya vatandaşlarım ve dindaşlarım ve onların menfaat-ı imaniyelerine uğraştığım adamlar, hiçbir sebeb yokken, siyasetten ve dünyadan alâkamı kestiğimi bilirlerken.. üç sene değil, belki beni altı sene sıkıntılı bir esaret altına aldılar; ihtilattan men'ettiler.
Vesikam olduğu halde dersten, hattâ odamda hususî dersimi de men'ettiler; muhabereye sed çektiler.
Hattâ vesikam olduğu halde, kendim tamir ettiğim ve dört sene imamlık ettiğim mescidimden beni men'ettiler.
Şimdi dahi cemaat sevabından beni mahrum etmek için, -daimî cemaatım ve âhiret kardeşlerim- mahsus üç adama dahi imamet etmemi kabul etmiyorlar.
Hem istemediğim halde, birisi bana iyi dese, bana nezaret eden memur kıskanarak kızıyor; nüfuzunu kırayım diye vicdansızcasına tedbirler yapıyor; âmirlerinden iltifat görmek için beni taciz ediyor.
İşte böyle vaziyette bir adam, Cenab-ı Hak'tan başka kime müracaat eder?
Hâkim, kendi müddeî olsa, elbette ona şekva edilmez.
Gel sen söyle bu hale ne diyeceğiz?
Sen ne dersen de.. ben derim ki: Bu dostlarım içinde çok münafıklar var.
Münafık kâfirden eşeddir.
Onun için, kâfir Rus'un bana çektirmediğini çektiriyorlar.
Hey bedbahtlar!
Ben size ne yaptım ve ne yapıyorum?
İmanınızın kurtulmasına ve saadet-i ebediyenize hizmet ediyorum!
Demek hizmetim hâlis, lillah için olmamış ki aks-ül amel oluyor.
Siz ona mukabil, her fırsatta beni incitiyorsunuz.
Elbette Mahkeme-i Kübra'da sizinle görüşeceğiz.
ﺣَﺴْﺒُﻨَﺎ ﺍﻟﻠَّﻪُ ﻭَﻧِﻌْﻢَ ﺍﻟْﻮَﻛِﻴﻞُ ٭ ﻧِﻌْﻢَ ﺍﻟْﻤَﻮْﻟَﻰ ﻭَﻧِﻌْﻢَ
ﺍﻟﻨَّﺼِﻴﺮُ
derim.
ﺍَﻟْﺒَﺎﻗِﻰ ﻫُﻮَ
ﺍﻟْﺒَﺎﻗِﻰ
Said Nursî

Mektubat - 75
 

elcevaz13

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
17 Şub 2008
Mesajlar
1,472
Puanları
38
Yaş
37
Web sitesi
www.herkul.org
[Medar-ı hayrettir ki; bu samimî fedakârlığı suç saymışlar.]
Gizli münafıkların takib ettikleri iki plândan birisi: Benim haysiyetimi kırmak ile güya Nurların kıymeti düşecek.
İkincisi: Nur şakirdlerine telaş ve fütur vermekle Nurların intişarına mani olunacak.
Hiç korkmayınız.
Milyonlar kahraman başlar feda oldukları bir kudsî hakikata bizim gibi bazı bîçarelerin başları da feda olsun.

Şualar - 436
 

elcevaz13

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
17 Şub 2008
Mesajlar
1,472
Puanları
38
Yaş
37
Web sitesi
www.herkul.org
ﻭَ ﻳُﻔْﺴِﺪُﻭﻥَ ﻓِﻰ ﺍْﻻ*َﺭْﺽِ: Evet fıskla bozulan bir adam, bataklığa düşüp çıkamıyan bir şahıs gibi çokların da o bataklığa düşmelerini istiyor ki, maruz kaldığı o dehşetli halet, bir parça hafif olsun.
Çünki musibet umumî olursa, hafif olur.
Ve keza bir şahsın kalbinde bir ihtilâl, bir fenalık hissi uyanırsa; yüksek hissiyatı, kemalâtı sukut etmeye başlar; kalbinde tahribata, fenalığa bir meyil, bir zevk peyda olur.
Yavaş yavaş o meyil kalbinde büyür; sonra o şahıs bütün lezzetini, zevkini tahribatta, fenalıkta bulur.
İşte o vakit o şahıs, tam manasıyla Arz'da yırtıcı bir hayvan, ihtilâli çıkarıp büyüten bir bela, fesadı durmayıp karıştıran bir âfet kesilir.

İşarat-ül İ'caz - 174
 

elcevaz13

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
17 Şub 2008
Mesajlar
1,472
Puanları
38
Yaş
37
Web sitesi
www.herkul.org
Ka'b İbnu Ucre (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bana şunu söyledi:
"Ey Ka'b İbnu Ucre, seni, benden sonra gelecek ümeraya karşı Allah'a sığındırırım. Kim onların kapılarına gider ve onları, yalanlarında tasdik eder, zulümlerinde onlara yardımcı olursa, o benden değildir, ben de ondan değilim; âhirette havz-ı kevserin başında yanıma da gelemez. Kim onların kapısına gitmez, yalanlarında onları tasdik etmez, zulümlerinde yardımcı olmazsa o bendendir, ben de ondanım; o kimse, havzın başında yanıma gelecektir. Ey Ka'b İbnu Ucre! Namaz bürhandır. Oruç sağlam bir kalkandır. Sadaka hataları söndürür, tıpkı suyun ateşi söndürdüğü gibi. Ey Ka'b İbnu Ucre! Haramla biten bir ete mutlaka ateş gerekir." [Tirmizî, Salât 433. (614); Nesâî, Bey'ât 35, 36, (7, 160).]
 

elcevaz13

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
17 Şub 2008
Mesajlar
1,472
Puanları
38
Yaş
37
Web sitesi
www.herkul.org
Ebû Said (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)
*
buyurdular ki:
"Kıyamet günü,
*
insanların Allah'a en sevgili ve mekân olarak en yakın olanı, âdil imamdır. Kıyamet günü, insanların Allah'a en menfuru O'ndan mekân olarak en uzak olanı da zâlim sultandır." [Tirmizî, Ahkâm 4, (1329).]
 

menzil5453

Doçent
İhvan Üyesi
Katılım
11 Eyl 2014
Mesajlar
579
Puanları
0
Hocaefendi mi kaldı ya.. Kimden bahsediyor bu acaba?

Discovery cihazımdan Tapatalk 2 ile gönderildi
 

Ahter

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
1 Eki 2009
Mesajlar
5,252
Puanları
0
Hocaefendi mi kaldı ya.. Kimden bahsediyor bu acaba?

Discovery cihazımdan Tapatalk 2 ile gönderildi

Elcevaz ,kafasını kuma gömenlerden....zannediyorki, vücud görülmüyor...:)
 

elcevaz13

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
17 Şub 2008
Mesajlar
1,472
Puanları
38
Yaş
37
Web sitesi
www.herkul.org
Hocaefendi mi kaldı ya.. Kimden bahsediyor bu acaba?

Discovery cihazımdan Tapatalk 2 ile gönderildi
Hocaefendi herzamanki Hocaefendi amma yaşadığı zühd ve takva yörüngeli hayatıyla manen talebelerine verdiği dersler cihetiyle ilmen ve daha başka vecheleriyle mütemadiyen mesafe kateden bir Hocaefendi.
 
Üst