Redyellow'un Kervan'ı 1224 (02.04.2015) Var mı, Yok mu??? | ihvan forum – Özgür Düşünce ve Paylaşım Platformu!

Redyellow'un Kervan'ı 1224 (02.04.2015) Var mı, Yok mu???

redyellow

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
20 Nis 2010
Mesajlar
2,168
Puanları
0
Web sitesi
redyellow.besaba.com












Önceki gün İstanbul adliyesinde berkin elvan davası savcısının öldürülmesinden sonra dün de yine İstanbulda emniyet müdürlüğüne saldırı oldu.


KADIN TERÖRİST GEBERTİLMİŞ!


Bu kansızlar tam anlamıyla yine kudurdular.


Yaralı polisimize Allahdan şifalar diliyorum.


Allah bu hainlere fırsat vermesin, vatanımızı, milletimizi bu alçakkklardan muhafaza eylesin.














































Vatan ve millet düşmanı hainler tarafından katledilen savcı dün toprağı verildi.


Makamı cennet olsun.


Vatanımızı, milletimizi bölmek isteyen, zarar vermek isteyen bütün hainlerin soyu kurusun inşallah.


































İstanbul çağlayan adliyesi emniyet güçleri avukatların bazılarının cüppelerini vs. avukat olmayan kişilere verdiğini, bunun sakıncalı olduğunu baroya resmi bir yazı ile iletmiş.


Emniyet uyarmış ama dinleyen kim?


Herkes kendi burnunun doğrultusunda iş yapıyor bu ülkede!





























AKP, tıpkı Süleyman Soylu ve Numan Kurtulmuş gibi BBP Genel Başkanı Mustafa Destici'yi partiye davet etmiş.


Hem de 3 kere yapılmış bu davet.


Destici de numan kurtulmuş gibi gömleği çıkarsaydı bi başbakanlık yardımcılığı kapardı!
































Dün de yazdım bugün de tekrar edeyim: Öldürülen savcı berkin elvan olayını çözmek üzereymiş, direk bu savcının hedef alınması berkin elvanı istismar eden, berkin elvanın gerçek katillerinin ortaya çıkmasını istemeyenlerin mesela berkinin öldürülmesinde “POLİSİN DIŞINDA birilerinin parmağının olabileceği ihtimali” olabilir mi?








































Adliye basılıyor, savcı öldürülüyor. Bunu yapanlar da avukat cübbesiyle içeri girmişler.


Bütün bunlar olurken dün çağlayan adliyesine girmek isteyen avukatlar güvenlik için xray cihazlarından geçmeyi, aranmayı reddediyorlar, olay çıkartıyorlar!


ARATMAYIN ÜSTÜNÜZÜ diyorlar, BUNLAR SİZİ ARAYAMAZ ARKADAŞLAR diyorlar vs.vs.


Allah aşkına bunlar nasıl hukukcu? Nasıl avukat?


Allah akıl fikir versin!


Bir insan korktuğu, ürktüğü, sakladığı bir şey yoksa neden gocunur ki güvenlik için yapılan aramadan?



































Akp yandaşı yenişafak gazetesi yazarı savcının şehit edilmesi olayını da "PARALEL" diyerek tam anlamıyla saçmalamış.


Gerçi akp işin kolayı buldu, türkiyede İYİ BİR ŞEY olursa AKP YAPTI diyorlar, kötü bir şey olursa, akpnin beceriksizliği vs sözkonusu olunca cevap hazır: PARALEL YAPTIIII!


Yuh!



































Ahmet davutoğlu cenazede, kemal kılıçdaroğlu savcının evine yaptığı ziyaret esnasında bazı kişiler tarafından protesto edilmişler.


Cenazeye, taziyeye gelen siyasilerin protesto edilmesini hep yanlış bulmuşumdur. Kim olursa olsun bu yapılmamalı. CENAZEDE cenazeye yakışan bir tavır, bir duruş olmalı, cenazede siyaset vs. olmamalı.

































pKAKA, Çağlayan Adliyesi'nde savcı cinayetiyle sonuçlanan saldırıyı sahiplenmiş.


Örgüte bağlı "Halk Savunma Birliği" yapılanmasının sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda "'DHKP-C'nin eylemini sahipleniyoruz" ifadeleri kullanılmış.


HDP'den de "Savcı ve hayatını kaybeden iki DHKP-C'linin ailesine başsağlığı diliyoruz" açıklaması yapılmış.


Hacı hacı mekkede, ..k ...k'u kenefde bulurmuş!


Bunlar da birbirini bulmuşlar!


YAKIŞMIŞ!

































Kılıçdaroğlu, Bahçeli, Demirtaş savcının cenaze namazına katılmamışlar, bu durumda eleştiriliyor.


Haklı bir eleştiri.


TERÖRE KARŞI OLAN herkes orda olmalıydı.


Siyasiler, devlet yöneticileri tek yumruk olmalıydı.





























C.Başkanı erdoğanın savcımızın ailesine yapacağı taziye için önceden hazırlıklar yapılmış, ses sistemleri kurulmuş, sms ile partililer davet edilmiş, sloganlar atılmış.


Bu haberin bir kelimesi bile doğruysa: CENAZE EVİNİ miting alanına, siyaset alanına çeviren zihniyete yazıklar olsun.



























C.Başkanı Erdoğanın oğlu Bİlal Erdoğanın vakfı TÜRGEV Vakfına yasa ile ünversite kurma imkanı sağlanmış.


Arıncın deyimiyle; VERDİKCE VERİYOR!




























GÜNÜN LEVHASI:





Aminnnnn


























İstanbul adliyesini basan ve baskın sırasında yapılan operasyonda gebertilen dhkpcli teröristin birinin babası uçağa binmek üzere giresundan trabzona geliyor.


Ancak alkolle olduğu gerekçesiyle uçağa binmesine izin verilmiyor.


Trabzon'dan Giresun'a dönmek üzere saat 11.00 sıralarında minibüs garajına giden Şinasi Yayla, sarhoş olduğu için şoförler de araçlarına almak istememiş. Şoförlerle tartışması sırasında "Benim kim olduğumu biliyor musunuz? Ben savcıyı öldüren Şafak Yayla'nın babasıyım" diyen Şinasi Yayla, şoförler tarafından dövülmüş!


Şinasi Yayla, polisler tarafından Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne götürülmüş, Burada tedavisi yapılan Şinasi Yayla, polis ekibi tarafından Giresun il sınırına götürülerek bırakılmış.


Allah Allah....


Adamın övündüğü şeye bakın yahu!


Baba oğul kafayı sıyırmış bunlar demek ki!





























Yine bir haber daha, savcıyı şehit eden teröristlerden birinin iki ağabeyi de aynı terör örgütü mensubu, yunanistanda yakalanmışlar daha önce.


Babaları da “ben savcıyı öldürenin babasıyım, siz benim kim olduğu mu biliyor musunuz?” diyebilecek karakterde bir insan!


Allah bu ailenin şerrinden muhafaza eylesin!



































Berkin Elvanın ailesi çocuklarının cesedinin sürekli olarak istismar edilmesine, bazı kesimlerin pis siyasetlerine alet etmesine isyan etmiş.


Aile Twitter üzerinden "Ailemizin son açıklamasıdır. Dostlarımıza..." başlıklı bir mesaj yayınlamış.


Mesajda: "Biz yokuz artık. Eğer dava açılırsa ve yargılama yapılırsa, dosyamızı aile olarak sadece kendimiz takip edeceğiz. Hiçbir avukata ve hukuki desteğe ihtiyacımız yok." diyor, "Artık yeter. Biz Berkin’e yetiştiremedik gözyaşlarımızı, ancak siz başkalarının gözyaşları aksın ve siyaset yapalım diye bekliyorsunuz." diye ekliyorlar.


"Cumhurbaşkanı'ndan sivil toplum kuruluşuna, medyasından sokağına, siyasetleriniz, politikalarınız, çıkarlarınız, hesaplarınız artık bizden uzak olsun. Çocuğumuzu bize geri getirebilen var mı? Varsa öyle birisi o çıksın ve konuşsun ne derse, ne isterse yapmaya hazırız. Yok değil mi? Susun artık. Berkin öldü. Biz her gün yeniden yeniden öldük." diyorlar.


Berkin Elvanın ailesini bu aklı selim açıklaması için tebrik ederim.


Bu çocuğun ölüsünü dahi rahat bırakmayan, cesedi üzerinden o iğrenç siyasetlerini yapan herkesi de şiddetle kınıyorum, yazıklar olsun diyorum.




























GÜNÜN SORUSU???


Son dönemlerde saldırılar vs. artmaya başladı.


Belli ki bir İSTİHBARAT ZAAFİYETİ var.


Bu zaafiyette emniyette sürekli olarak yapılan baskılar, atamalar, gözaltılar, paralelciiiii, haşhaşiiii vs. suçlamalarının etkisi var mıdır?


Daha önce çeşitli defalar emniyete yapılan operasyonlar, gözaltılar, tutuklamalar, geri salmalar haberlerini yorumlardan "Emniyette bu yapılırsa, polis rahat çalışamazsa, sürekil olarak üzerinde sürülme, gözaltı gibi baskılar hissederse BU EMNİYETTEN HAYIR ÇIKMAZ" demiştim.


Sizce de son zamanlarda artan bu saldırılarda, emniyetteki, istihbarattaki bu zaafiyette bu gözaltıların, baskıların, sürgünlerin etkisi var mı yok mu?

 
Üst