Rasulullahdan (S.A.V) Şefaat Taleb Edilemez mi..?

mahmud enes

Doçent
İhvan Üyesi
Katılım
24 Nis 2010
Mesajlar
708
Beğeniler
42
Puanları
0
#1
İddiâ: De ki, şefâatin tamamı Allah� aittir,�68] âyetine göre Resûlüllah sallâhu aleyhi ve sellem�en dünyada şefâat istenmez; bu bir şirktir.

Cevâb:

Bir: Ne Kitâb'ta ne de Sünnet'te, dünyada Resûlüllah sallâhu aleyhi ve sellem�en şefaat istemeyi yasaklayan hiçbir delîl yoktur. Aksine,

İki: O�dan dünyada dünyâlık işler için şefâat edilmesi Kur�n ve Sünnetle meşrû�ur ve hatta emredilmektedir. Allah celle celâlühû şöyle buyurdu: �im güzel bir şefâat ederse ondan nasîbi olur.�69] Resûlüllah sallallahu aleyhi ve selem de O�a bir hacet istemek için gelindiğinde şöyle buyurdu: �efâat edin ecir kazanın.�70]

Üç: Dünyada Âhiret içün şefâat istenebileceği Tirmizî hadîsiyle sâbittir:[71]

Dört: Ondan Âhiret�e şefâat istenebileceği de Buhârî hadîsiyle sâbittir:

Mü'minler, (Kıyâmet gününde) Âdem aleyhisselâm'dan, sonra Mûsâ aleyhisselâm'dan, sonra da Muhammed sallallâhu aleyhi ve sellem'den istiğase edecekler/şefaat yardımı isteyecekler.�72]

Beş: Getirilen şefâatin tamamı Allah� âittir�meâlindeki âyet, şu iddiâ içün delîl olarak ileri sürülebilecekse, Resûlüllah sallâllahu aleyhi ve sellem�en sâdece dünyâda dünyalık bir şefâat da istenemez. Halbuki yukarıda getirdiğimiz âyet ve hadîs bu iddiâyı çürütmektedir.

Altı: Yine getirilen âyet, şu iddiâ içün delîl olarak ileri sürülebilecekse, Âhirette de şefaat istenmez; arada hiçbir fark yoktur. Hâlbuki, O�dan Âhirette şefâat isteneceği, şu iddiâ sâhiblerinin bir çoklarınca Buhâri rivâyeti sebebiyle inkâr edilememektedir.

Yedi: Nasıl Mülk sadece O�undur[73] âyetiyle, Mülkü dilediğine verirsin[74] âyeti çelişmiyorsa, İzzetin tamamı Allah'a aittir[75] âyetiyle, İzzet, sadece Allah'a, Resûlü'ne ve mü'minlere aittir[76] âyeti, nasıl birbirine zıd değilse, aksine birbirlerini tefsîr ve îzâh ediyorlarsa, de ki, şefâatin tamamı Allah� âittir[77] âyeti ile, Rahmân�n yanında ahd edinenler (O'nun müsâade ettikleri) müstesna, onlar şefâate mâlik olmayacaklardır[78] âyeti de çelişmez.

Sekiz: Hem, Şefâat ne demektir?... Şefaat, kendine karşı cinâyet/günâh işlenmiş kimseden (burada Allah�an) günahın affını istemek demek idi.[79] Yani Allah celle celâlühû�ün, bir günahı affetmesi için, O�a benim hatırıma veya başka bir şey hatırına bunu affet diyerek aracı olmak idi... Hâşâ hangi yüksek makamdan şu suçlunun affını isteyecek? Evet, bazen sevdiği kulların zimmetinde olan bazı hakları onlara birtakım mükâfaatlar vermek karşılığında hak sâhiblerinin affetmesini isteyecektir:[80] Ancak bu, Şefâatin Şer'an gösterdiği bir ma'nâ değildir.

Dokuz: Gerçi Seyyid Şerîf Cürcânî�in ta'rîfi, gâlib ve meşhûr olan günah affı içün olan şefâatin dışındaki, hesapsız cennete girmek ve cennette derece yükselmek gibi şefâatleri kapsamadığından eksik ise de, mes'ele değişmez. Zîrâ ma'nâ, şefâat, izin, müsâade ve kabûl bakımından Allah celle celâlü-hû�a âiddir; O'nun katında bu talebi yapmak bakımından da bu yetkiyi verdiği kullara âittir, demektir. Her ne kadar mes�le bu denli uzatmaya muhtâc olmayacak kadar -orta akıllı, vasat zekalı birazcık ilimli kimselere nisbetle- açık ise de iddiâ sâhibi olan muhâtabların seviyesini hesaba katmak, ifâde sanatının îcâbların-dan olmakla bir çoklarının kafasını şişirmek zorunda kaldık; affola...

**

[70] [Buhârî, Müslim, Ebû Dâvûd, Tirmizî, Nesâî, Ebû Mûsâ radıyallahu anhu�an], Et-Teysîr:1/158

[71] [Tirmizi, Kıyame 9],Mu�em.

[72] Yukarıda geçti: [Buhârî, Sahîh: Zekât, 52]; Mu�em:21

[73] Teğâbun: 1

[74] Âlü İmrân: 26

[75] Fâtır:10

[76] Münâfikûn: 8

[77] Zümer: 44

[78] Meryem: 87

[79] Seyyid Şerîf Cürcânî, Ta�îfât: 68

[80] Abdullâh İbnü Ahmed İbni Hanbel, Zevaidü�-Müsned, Abbâs İbnü Mirdâs Es-Sülemî�en, Beyhekî, Şuabu�-Îmân (İlmiyye) 1/ 304-305 H: 346.

Beyhakî bu rivayetin birçok şahidlerinin olduğunu söylemektedir.

Gûraba
 
Üst