Ramazan Ayının Faziletleri | ihvan forum – Özgür Düşünce ve Paylaşım Platformu!

Ramazan Ayının Faziletleri

MECZUP

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
5 Ağu 2010
Mesajlar
887
Puanları
0
www.yukarikayalar.wordpress.com


TERAVİH NAMAZININ FAZİLETİ
H.Z Ali bin Ebu Talip diyorki : Efendimizden, teravih namazi`nin faziletinden ve verilecek sevaptan sual olundugunda Efendimiz buyurdular ;
1.gecesi teravih kılan, anasından doğduğu gün gibi tertemiz olur.günahtan eser kalmaz,kul ve hayvan hakkı hariç, O haklari yerine getirmek gerekir.
2. gecesi teravih kılan, ana babası imanla ölmüşse Allah onları magfiret eder.
3. gecesi teravih kılan, Bir melek ona nida edip ‘amelin Allah katında makbul oldu,geçmiş günahların bağışlandı ’müjdesini verir.
4. gecesi teravih kılan, Kuran-ı kerim,bozulmaya ugramamis Allah katinda makbul olan İncil,tevrat ,Zebur ve kitab-i munirleri okumuş gibi sevaba nail olur.
5. gecesi teravih kılan,Haremi Kabe’de meescid-i nebiy ve aksa’da kılınan namazlar gibi sevap kazanır.
6. gecesi teravih kılan,Beytül-mamuru tavaf etmiş sevabı verilir.taşlar ve ağaçlar onun için istiğfar eder.
7. gecesi teravih kılan, Hz.Musa’nın(a.s.) Firavun ve Hamman’a karşı yaptığı mücadelede Hz.Musa’ya yardım etmiş sevabı verilir.
8. gecesi teravih kılan,İbrahim halilullah’a verilen sevap verilir.
9. gecesi teravih kılan,Allah habib olur.yani Allah o kulunu sever.
10. gecesi teravih kılan,dünyanın ve ahretin hayırlı rızkları ile merzuk kılınır.
11. gecesi teravih kılan,öldüğü gün anasından doğduğu gibi tertemiz rabbina vasil olur.
12. gecesi teravih kılan,mutlu ve kutlu kimse mahşer yerine, yüzü ayınOndørdu gibi parlak mutlu gelir.
13. gecesi teravih kılan,kıyamet günü Arasat meydanında korkulardan emin olur.
14. gecesi teravih kılan,bütün melekler kıldığı namaza şahadet ederler,o kimse kıyamet günü hesaptan kurtulur.
15. gecesi teravih kılan,Arş ve kürsiyi hamil olan melekler salat ederler.
16. gecesi teravih kılan,cehennemden azâd olduğuna dair berat verilir ve cennete gider.
17. gecesi teravih kılan,Embiya Aleyhisselama verilen sevaptan verilir.Bir teravih mukabili verilen bu mukafatlar cok gørulmemelidir, butun bu mazhariyetlerin neden ileri geldigini bir dusun ! Cumle enbiyaya bu mukafatlar bildirilince; Ummeti muhammede gipta edip “ Ya rabbi keske bizleri ummeti muhammedden kilsaydin “ demislerdir.
18. gecesi teravih kılan,bir melek “ey Allah’ın sevgili kulu Allah senden,anandan ve babandan razı oldu”.der.
19. gecesi teravih kılan,Firdevs-i ala derecesi verilir.
20. gecesi teravih kılan,şehitler ve Salihler mertebesi verilir.
21. gecesi teravih kılan,cennette nurdan bir köşk hazırlanıp ihsan olunur.
22. gecesi teravih kılan, kıyamet günü üzüntü ve sıkıntıdan azad edilmişlerden olur.
23. gecesi teravih kılan,cennette bir şehir bina edilir ve o sehir o kulun ismi ile isimlenir.
24. gecesi teravih kılan,kişinin o gece 25 duası kabul olunur.
25. gecesi teravih kılan,kabir azabı kaldırılır,kabir azabı görmez.
26. gecesi teravih kılan,40 yıl ibadet etmiş sevabı verilir.
27.Bu gece umulur ki Kadir gecesidir.80 yıl ibadet etmiş gibi olur.Korkunc sırat köprüsünden yıldırım gibi geçer.
28. gecesi teravih kılan, cennet-i ala da bin derece verilir.
29. gecesi teravih kılan,bin defa hac edip bin haccı kabul olmuş sevabı alır.
30. gecesi teravih kılan,kula Allah c.c. “Ey kulum,cennetime gir,cennet meyvalarımdan ye,selsebil ırmağında yıkan,Kevser ırmağından su iç,ben senin Allah’ınım sende benim kulumsun”. diye hitap eder.



www.yukarikayalar.wordpress.com

İSLÂM’IN ŞARTLARINDAN RAMAZAN ORUCU VE RAMAZAN-I ŞERİF
Ramazan-ı Şerif ayı, 11 ayın sultanıdır. Ümmet-i Muhammed’in ayıdır. Gündüzleri oruçla, geceleri Teravih namazlarıyla ihyâ edilir. Ramazan-ı Şerif Kur’an ayıdır. Bu itibarla, Kur’an okumasını bilen herkes, bu ayda bir hatim yapmalıdır. Ramazan-ı Şerif ayının evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu da Cehennem’den âzaddır.
Oruç lügatte, bir şeye karşı kendini tutmaktır. Nitekim Allah Teâlâ Kur’an-ı Kerîm’de Hz. Meryem’den hikâyeten şöyle buyurmuştur: “Ben, Rahman (olan Allah) için oruç adadım (Yani söz söylememeye nezrettim). Onun için bugün hiçbir kimseye kat’iyyen söz söylemeyeceğim” (Sûre-i Meryem, Âyet 26) Kısaca Meryem vâlidemiz burada, konuşmamayı adadım demek istemiştir.
Dînî ıstılahta ise Oruç; tutmakla mükellef kimselerin niyet ederek, fecrin doğuşundan, imsâk vaktinden güneşin batışına kadar, ibâdet niyetiyle yemek, içmek ve cinsî münasebette bulunmak gibi orucu bozan şeylerden uzak durmak, bunları yapmamaktır.
Oruç, İslâm’ın beş temel şartından biridir. Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurulmuştur: “Ey iman edenler! Takvâ üzere olasınız diye, sizden öncekilere oruç farz kılındığı gibi, size de oruç tutmak farz kılınmıştır.” (Sûre-i Bakara, Âyet 183) “Kim o aya (Ramazan ayına) erişirse oruç tutsun” (Sûre-i Bakara, Âyet 185.)
Hâdis-i Şeriflerde de; “Eğer kullar Ramazan ayındaki fazileti bilselerdi, bütün senenin Ramazan olmasını isterlerdi” (Mecmau’z-Zevâid, 3/140-14.) “Ramazan ayı gelince, Cennet kapıları açılır, Cehennem kapıları kapanır, şeytanlar bağlanır” buyrulmuştur. (Et-Terğib ve’t-Terhîb, 2/92)
Ramazan Orucu, Hicret’in ikinci yılı Şâ’ban ayının onunda, kıble Kâ’be’ye döndürüldükten bir buçuk sene sonra farz kılınmıştır. Gerek Âyet-i Kerîmelerden gerekse Hadis-i Şeriflerden anlaşılacağı üzere, orucun ruhî ve bedenî yönden pek çok hikmetleri vardır. Ancak, hepsinden önce oruç, Rabbimiz Teâlâ ve Tekaddes Hazretleri’ne itaat ve ibâdettir. Mü’min kul, bu itaatinden ötürü hudutsuz bir şekilde ecir kazanır, Allah’ın rızâsına nâil olur. Çünkü oruç, sadece ve sadece Allah içindir. Allah’ın keremi ise pek geniştir. Kezâ, “Reyyan” denilen ve sadece oruçlulara tahsis edilmiş bulunan Cennetin o hususi kapısından içeri girme hakkı elde edilmiş olur.
Mü’min oruç sebebiyle, daha önce hasbelbeşer işlediği günahlardan dolayı hak ettiği azaptan da kendini uzaklaştırır. Oruç, bir yıldan öbür yıla kadar işlenen küçük günahlara keffarettir. Oruçtan hâsıl olan itaat sebebiyle Mü’min, Allah’ın çizdiği yolda dosdoğru gider. Çünkü oruç, Allah’ın emirlerini tutmak ve yasaklarından sakınmaktan ibâret bulunan takvâyı gerçekleştirir, irâdeyi kuvvetlendirir, gayreti biler, sabrı öğretir, zihnin berraklaşmasına, tefekkürün parlamasına yardımcı olur. Lokman Hekim oğluna şöyle demiştir: “Oğlum, mide dolduğu zaman tefekkür uyur, dil hikmetsiz olur, â’zâlar Allah’a ibâdetten geri kalır.”
Oruç insana, düzen ve disiplin öğretir. Çünkü oruç, oruçluyu muayyen bir vakitte yemeye içmeye mecbur eder.
Oruç, insandaki merhamet ve kardeşlik bağlarını geliştirir. Müslümanları birbirine bağlayan yardımlaşma ve ictimâî tesânüd (sosyal dayanışma) bağlarını kuvvetlendirir. Oruçlu kişinin açlık ve ihtiyaç hissetmesi onu başkalarına iyilik yapmaya sevkeder… Fakirlik, hastalık ve açlık sıkıntıları mevzuunda başkalarının derdine ortak olmaya teşvik eder. Oruç fiilen insanın hayatını yeniler, vücuttaki fazlalıkları atar, mideyi ve hazım organlarını rahatlatır, yiyecek ve içeceklerin bıraktığı kokuları yok eder. Hadis-i Şerifte de buyrulduğu gibi; “Oruç tutan sıhhat bulur”, “Sizlere oruç tutmanızı tavsiye ederim. Çünkü oruç kalplerinizi saflaştırır” (Künz-ül Hakâyık) Oruç, fakirlere karşı şefkatli ve merhametli olmayı öğretir. Çünkü nefis bazı zamanlarda açlığın acısını tadınca, bu acıyı diğer bütün zamanlarda da hatırlayarak, fakirlere karşı merhametli davranmasını temin eder, dolayısiyle Allah indinde güzel bir mükâfata kavuşur.
Hülâsa, yukarıdan beri saymaya çalıştığımız bütün bu faydalı ve güzel hasletleri kazandıran orucun farz olduğu mübârek Ramazan-ı Şerif ayına ulaşmış bulunmaktayız. Bu bakımdan herşeyden önce bizleri bu aya kavuşturan yüce Rabbimize şükretmeliyiz. Zirâ, geçen sene beraber iftar ettiğimiz bazı insanlar, ne yazık ki bu aya ulaşmadılar. Rabbimiz bizleri ve topyekün Ümmet-i Muhammed’i Ramazan ayının rahmet, mağfiret ve feyz deryasından mahrum etmesin, felâha ermeyi nasib ü müyesser kılsın.
 
Üst