Paşa: İrticaya karşı PKK'yla ÇALIŞALIM

Ezrak Yektâ'

NisyanDireniŞ
Katılım
21 Nis 2008
Mesajlar
629
Tepkime puanı
84
Puanları
0



İrtica ile mücadele için PKK'yla işbirliği yapalım Tanyeri'den korkunç teklif: İrtica ile mücadele için PKK'yla işbirliği yapalım
Balyoz darbe planı davasının sanıklarından emekli Tuğgeneral Süha Tanyeri'den ele geçirilen notlardaki planlar insanın kanını donduruyor.
Tanyeri, el yazısı notlarında öncelikli hedef olarak gördükleriirticaile mücadele için PKK'yla işbirliği yapılması gerektiğini belirtiyor. Tanyeri, iddianamenin 953. sayfasında yer verilen "Süha Tanyeri Defteri Plan Semineri Hazırlık Notları" adlı dosyada, "Bölgede PKK-KADEK ile işbirliği yapacak kişiler önceden tespit edilmelidir." ifadelerini kullanıyor. Süha Tanyeri, notlarında birinci tehdidin irtica olduğunu iddia ediyor.
İrticai faaliyetlerde bulunan kişilerin yanı sıra bölgedeki basın yayın organlarının, kurumların tespit edilmesi gerektiğini ifade ediyor. Ayrıca halkın günlük ihtiyaçlarının belirlenmesi, çalışmaların çok gizli yapılması gerektiğini kaydediyor.
Tanyeri, sıkıyönetim ilanı halinde sivil kişilerle irtibat kurulması, sıkıyönetim bildirilerinin anlaşılır olması gerektiğini belirtiyor. "Süha Tanyeri Konuşma El Kartları" adlı dosyada ise ülkeyi sıkıyönetime götürecek senaryoyu kaleme almış: "... 22 Şubat 2002 tarihinde İzmit'te bir grup ilköğretim okulu müdürü ve öğretmenleri çeşitli kamu kurum ve kuruluşlarında türban ve başörtüsü yasağını protesto etmeye yönelik kanunsuz bir yürüyüş yapmaya teşebbüs etmiştir... Başlangıçta yürüyüşün önlenmesi için alınan tedbirleri müteakip meydana gelen olaylar giderek büyümüş, emniyet güçlerinin olaylara müdahale etmede gecikmiş olması, bazı bölgelerde ise müdahale etmeyerek pasif destek vermesi nedeniyle pek çok işyeri tahrip edilmiş ve iki gün içinde 25 kişi ölmüş, yaklaşık 500 kişi de yaralanmıştır. (7) İstanbul Fatih'te28 Şubat2002 tarihinde aşırı dinciler tarafından Atatürkçü düşünceyi savunan dernek binalarına yapılan saldırı sonucunda çıkan çatışmalarda çok sayıda bina ve işyeri tahrip edilmiş, olayların İstanbul genelinde yayılması sonucu 30'un üzerinde insan ölmüştür. Kentteki pek çok mağaza ve ev yağmalanmıştır. Can derdine düşen halk, orduya ait kışla ve jandarma karakollarına sığınmıştır. İstanbul'un birçok semtinde sokak çatışmaları her gün vuku bulmaktadır. İstanbul genelinde halk sokağa çıkamaz hale gelmiştir, işyerleri ve birçokalışverişmerkezlerine yönelik yağmalama olaylarının artış göstermesi nedeniyle esnaf kepenk kapatmak zorunda kalmış ve birçok zaruri gıda maddesi ... temininde zorluklar yaşanmaya başlanmıştır. Yetkililer tarafından İzmit ve Adapazarı'nda da gerilimin oldukça yükseldiği dile getirilmiştir. Bu olaylar üzerineBakanlar KuruluMilli Güvenlik Kurulu'nun tavsiyesi ile sıkıyönetim ilan etmiş ve karar Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün TBMM onayına sunulmuştur. Ancak TBMM'de üye yeterli sayısına ulaşılamadığı için sıkıyönetim kararı onaylanamamıştır."
Tanyeri'nin notları arasında12 Eylülöncesi ve sonrasında sıkıyönetim komutanlığı tarafından yayımlanan bildiriler yer alıyor. 12 Eylül'le bu kadar ilgilenilmesinin neyin hedeflendiğini gösterdiğini belirten savcılar, "Sıkıyönetim sırasında hangi işlemlerin yapıldığı öğrenilmeye çalışılmıştır. Yani kaba tabirle, şüpheliler o dönemden kopya çekmeye çalışmışlardır." tespitini yapıyor.
Zaman
 

TakVa

Ordinaryus
Katılım
13 Nis 2007
Mesajlar
2,868
Tepkime puanı
79
Puanları
0
Yıllardır çalışanlar var tabiki bazıları müstesna, ordumuzun adını bu asalaklar kötüye çıkartamazlar, ordumuzu seviyoruz.
 
Üst