Paradaki sır... Niye “Cumhuriyeti” değil de “Cumhuriyet”?!? | ihvan forum – Özgür Düşünce ve Paylaşım Platformu!

Paradaki sır... Niye “Cumhuriyeti” değil de “Cumhuriyet”?!?

KARAMURAT-3

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
11 Eki 2007
Mesajlar
4,706
Puanları
0
Web sitesi
mazlumlarvezalimler.blogcu.com


Paradaki sır... Niye “Cumhuriyeti” değil de “Cumhuriyet”?!?



06 Haziran 2014 Cuma 08:17



Bugün, hiç de “ilgim olmayan” bir konuya, evet “faiz” ve “para” meselesine girmek istiyorum... Girmek istiyorum, çünkü Başbakan Tayyip Erdoğan ile Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı arasındaki “faiz tartışması”nın kökü, hem “çok eskilere” hem de “çok derinlere” uzanıyor.



Malûm; Başbakan Tayyip Erdoğan, Merkez Bankası’nın “faiz indirimi”ne gitmemesi üzerine şöyle demişti:

“Merkez Bankası bağımsızdır ama kanaat açıklamak da bir Başbakan’ın hakkıdır. Çünkü enflasyon yükselince vatandaş hesabını Merkez Bankası’na sormaz. Faizi yükseltirken 5 puan birden yükseltiyorsun, şimdi geliyorsun yarım puan indiriyorsun. Sen dalga mı geçiyorsun?”

Ve eklemişti:

“Faiz yüksek olunca, enflasyon da yüksek oluyor... Çünkü faiz sebeptir, enflasyon neticedir... Bakın, enflasyon düşmüyor... Niye?.. Çünkü, faiz yüksek!”


İNGİLTERE’DEKİ TOPLANTI


Başbakan “faizin düşürülmesini” isterken, Merkez Bankası, buna niye direniyor?

Takvim’den Ergün Diler önceki günkü yazısında, Erdem Başçı’nın, yaklaşık 6 ay önce İngiltere’ye gittiğini... Orada “çok özel temaslar”da bulunduğunu... Görüşmelerde ana konunun “Türkiye” olduğunu... Yemekler yenildikten, kahveler içildikten sonra, Erdem Başçı’nın İngilizlere; “Siz hiç merak etmeyin, ben faizi asla indirmem” sözünü verdiğini iddia ediyordu.

“Faizlerin indirilmemesi”nde, bu “görüşme”nin ve bu “iddia”nın rolü var mıdır, elbette bilemiyorum.

Ama benim, “Merkez Bankası” ile ilgili “çok daha derin kuşkularım” var... Ve bu kuşkularımı da, “bundan 11 yıl önce” yani 2 Haziran 2003’teki Ayna’da dile getirmiştim. Başbakan Tayyip Erdoğan, 31 Mayıs 2003’te yapılan TOBB Genel Kurulu’nda da, yine “yüksek faiz”den yakınıyor ve diyordu ki;

“Şu anda, piyasalardan sadece döviz toplamakla bu iş çözülmez... Aynı zamanda faiz oranlarını da düşürmeye mecburuz!”

İyi de, kim düşürecek faizi?..

Elbette Merkez Bankası!..


CEBİNİZDEKİ PARAYA BAKIN!



İşte, bütün “yakınmaların adresi” olan Merkez Bankası’nı bu olay vesilesiyle merak etmiş ve o günlerde birkaç telefon görüşmesi yapmıştım...

“Uzman”ların bana söyledikleri şu olmuştu: “Madem Merkez Bankası’nı merak ediyorsun; işe, önce cebindeki kâğıt paradan başla!”

Başladım...

Cebimdeki irili-ufaklı bütün “banknot”ları çıkarıp, serdim masanın üzerine...

Ve “bugüne kadar fark etmediğim”, belki sizlerin de fark etmediği bir şeyi fark ettim.

Bütün “kâğıt para”ların üzerinde, “Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası” yazıyordu!.. Dikkat edin; “Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası” değil, “Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası!”

İlk önce, bir “baskı hatası” olduğunu düşündüm!...

Ama, hepsi de “hatalı” olamazdı ya!..

Gerçekten “hata” değilmiş...

Bu durum, “Merkez Bankası’nın tarihsel gelişimi” ile ilgiliymiş...

Merkez Bankası, 1930 yılında çıkan bir kanunla karma yapıda bir anonim şirket olarak kurulmuş!.. Banka kurulduğunda “devletin payı” sadece “yüzde 15” imiş ve ilk isminde “Türkiye” ibaresi de yokmuş.

Banka kurulduğunda, hisseleri halka ilân ile satılan, “çok sayıda yerli ve yabancı ortağı olan karma yapıda bir anonim şirket” görünümündeymiş!... Bankanın adına “Cumhuriyet” kelimesi, o zamana kadar “para basma hakkı”nı elinde bulunduran Osmanlı Bankası’ndan farklı olduğunu ve “Cumhuriyet dönemi”nde kurulduğunu göstermek için konulmuş!..

Anlayacağınız; ilk kurulduğunda “Cumhuriyet Merkez Bankası” imiş!..

“Türkiye” ibaresi çok sonradan eklenmiş!

Ne var ki; “devlet payı”nın sadece “yüzde 15” olması ve “karma yapıda bir anonim şirket” özelliği taşıması dolayısıyla, bankanın adında yer alan “Cumhuriyet” kelimesine “devlete aidiyet”ini gösteren “İ” harfi ilâve edilmemiş!..

Sizin anlayacağınız; Merkez Bankası, “Türkiye Cumhuriyeti’ne ait” değil!.. “Türk Liraları”nı basıyor ama Türkiye Cumhuriyeti’ne ait değil!..

“Karma” yapıda, bir “anonim” şirket!..



İLK ORTAKLARI KİMDİ?


1930 yılında “devlet payı”nın sadece “yüzde 15” olduğu Merkez Bankası’nda, “başka pay sahipleri” de varmış!..

Merak ettim, geri kalan “yüzde 85 pay” acaba kimlere aitti?..

Hepsi “yerli” miydi, yoksa “yabancılar” da var mıydı aralarında?..

Eğer varsa;

Bu “yabancı”lar “hangi ülke”nin vatandaşlarıydı ve “hangi din”e mensuptular?

Uzmanlar;

“Orada kal” demişlerdi.

Kalmıştım ama sormuştum:

“Devlet payı, hâlâ aynı oranda mı?..”

Öyle ya; hâlâ “Cumhuriyeti” değil, “Cumhuriyet” yazıyor banknotların üzerinde!

“Hayır” demişti uzmanlar;

“Gerçi anonim şirket olma özelliği aynen devam ediyor ama, devletin payı epey yükseldi!”

Yüzde 51’i Hazine’nin, yüzde 21’i de Ziraat Bankası’nınmış!..

Geri kalan “yüzde 28” kimin?..

Dedik ya;

“Anonim!”

Yani, irili-ufaklı herkesin payı var!..

Ve de;

“Merkez Bankası’nın kararları”nda; az veya çok, bu “ortak”lar da söz sahibi!..

Dolayısıyla;

“Yüzde 51 payı” olmasına rağmen, tek başına Hazine’nin sözü geçmiyor!..

Geçemiyor!.. Geçirtmiyorlar!..



HAZİNE’YE “KAPİK” YOK!


Alın size bir “ilginçlik” daha...

“1211 Sayılı Kanun”la kurulan Merkez Bankası’nın “görev”leri arasında, “ülke ve hükümet menfaatlerini gözetmek” gibi bir ifade varmış!..

Ama, yakın bir zamanda çıkarılmış bu madde!..

Ne zaman mı?..

Kemal Derwish, ABD’den “ithal” edildikten sonra!..

Hani, Meclis’te IMF’nin dayattığı “15 günde 15 yasa” görüşmeleri vardı ya, işte o zaman!..

4. Madde’nin, 25.4.2001 tarih ve 4651 Sayılı Kanun’la değiştirilen şeklinde, öyle bir ifade konulmuş ki; gel de dokun, dokunabilirsen Merkez’e!..

O madde, şöyleymiş:

“Bankanın temel amacı fiyat istikrarını sağlamaktır. Banka, fiyat istikrarını sağlamak için uygulayacağı para politikasını ve kullanacağı para politikası araçlarını doğrudan kendisi belirler...”

Duruun, daha bitmedi!..

Merkez Bankası Kanunu’nda değişiklik yapılmasına dair 25 Nisan 2001 tarihli ve 4651 sayılı bu Kanun’un 56. maddesi, 5 Kasım 2001 tarihinde yürürlüğe girmiş!.. Buna göre, Merkez Bankası, 5 Kasım 2001’den itibaren Hazine ile kamu kurum ve kuruluşlarına avans veremeyecek, kredi açamayacak bir hüviyete büründürülmüş!

Düşünebiliyor musunuz;

Merkez Bankası’ndaki “Hazine’nin payı yüzde 51”dir ama; Banka’nın Hazine’ye “avans” vermesi, ya da “kredi” açması engellenmiş!..

Böylece; bir anlamda “başına buyruk” bir hüviyete büründürülmüş banka!..

Bunu öğrenince, merakla sordum “uzman”lara:

“Bu durumda hiç mi müdahale edilemez Merkez Bankası’na?.. Ne yani, devletten bağımsız bir kuruluş mu bu?”

“İşte” dedi;

“Olayın püf noktası, bu soruda!”

Devam etti;

“Evet, Merkez Bankası özerktir, ama bağımsız değildir!.. Türk Ticaret Kanunu’na tabidir!.. Hazine; büyük ortak olarak; eğer bir sakatlık görürse, hesaplarını ibra etmeyebilir!.. Ya da olağanüstü kongre talebinde bulunur ve hesap sorabilir!.. Ama, her ne hikmetse, her kongrede ibra edilir bu hesaplar!.. Yani, aklarlar Merkez Bankası yönetimini!..

Hesap sormazlar!..”


HAZİNE’NİN PAYI YÜZDE 55


Haa, 1930 yılında, yani Atatürk döneminde kurulan ve o yıllarda “Devlet’in payının sadece yüzde 15 olduğu” Merkez Bankası, hep böyle mi kalmış?..

Elbette hayır!..

Devletin ana damarı olan Merkez Bankası’nda 1931’den 1970’e kadar Devlet’in yüzde 15, Devlet dışındakilerin yüzde 85 hissesi vardı... 1970’de Devletin hissesi yüzde 51’e çıkarıldı.

2002’de iktidara gelen AK Parti Hükümeti ise, “Devletin payı”nı “yüzde 55”lere çıkardı!..

Merkez Bankası’nda, Hazine ve Ziraat Bankası’nın dışında, başka banka ve kuruluşların “toplam yüzde 13 HISSE”leri var... Hazine ve Ziraat’in toplam hisselerinin “yüzde 74” olduğu düşünüldüğünde, geri kalan “yüzde 12’lik hisse”nin “kimlere ait olduğu” bir “sır” gibi saklanıyor ve asla açıklanmıyor!.. O hisseler, “diğer” bahsinde geçiyor ama o “diğer”ler kimdir, belli değil!’



YÜZDE 12 KİMLERİN?



Bu “yüzde 12’de”; meselâ “İngilizler”in, ya da Rotschild veya Rockefeller ailelerinin payı var mıdır?..

Yoksa niye açıklanmıyor?..

Varsa niye açıklanmıyor?.

Gördünüz ya; “faizlerin yüksekliği”nden ve cebimizdeki “banknot”lardan yola çıkıp, nerelere geldik?

Doğrusu, bu “para denizi”nde kulaç ata ata yoruldum.

Ve sordum kendi kendime:

“Merkez Bankası bizim mi?”

Bizimse; paraların üzerinden niye “Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası” yazıyor?

“Aidiyet” eki olan “İ” nerede?..

Ve ayrıca; “yüzde 55 pay sahibi” olmasına rağmen, Hazine, niye “hesap” soramıyor, “faiz”leri niye düşürtemiyor?..

Sözün özü;

“Özerk”liğin de ötesinde, “bağımsız” mı bu banka?..

Ya da; “kime, kimlere bağlı?”



Hasan Karakaya-AKİT



http://m.yeniakit.com.tr/yazarlar/hasan-karakaya/paradaki-sir-niye-cumhuriyeti-degil-de-cumhuriyet-6354.html
 

KARAMURAT-3

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
11 Eki 2007
Mesajlar
4,706
Puanları
0
Web sitesi
mazlumlarvezalimler.blogcu.com



KAĞIT PARALAR BİZİMMİ?



Madeni paraları Hazine Müsteşarlığına bağlı Darphane basıyor.


Adı Türk Lirası olan kağıt paraları sözde bağımsız olan Merkez Bankası basıyor.


Bankanın yüzde 51’i Hazine’nin,yüzde 21’i de Ziraat Bankası’nın.O zaman niye Merkez Bankası Hazine Müsteşarlığına bağlı değil?


Geri kalan “yüzde 28” kimin veya kimlerin? Bu bankayı yüzde 28 payı olan kimliği meçhul kişilermi yönetiyor?


Ayrıca faizlerin yükseltilmesi veya düşürülmesine bu banka karar veriyor. Ülkenin ekonomisine direk karışan bu bankaya niye bu yetkileri vermişler?


Niye hükümet bir yasa çıkarıp Merkez Bankasını Hazine Müsteşarlığına bağlamıyor? Yoksa gizli güçler(Siyonistler) izin vermiyormu?


Son sözümüz. Parasında söz sahibi olamayan,hakim olamayan bir devlet bağımsız değildir.

 

Hakperest

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
13 May 2013
Mesajlar
9,800
Puanları
113
:blink::blink::blink::blink::blink::blink::blink::blink::blink::blink::blink:
 

Son.Fedai

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
12 Şub 2007
Mesajlar
6,367
Puanları
63
Yaş
51
Web sitesi
www.elibolyazilim.com
TC Merkez Bankası, Milli bir Banka mı ?

15.04.2005

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın Milli bir banka olduğunu mu sanıyorsunuz? Yanılıyorsunuz ..

Bankanın ortakları arasında Yabancı imtiyazlı Banka ve firmaların bulunduğunu biliyor musunuz ? ... Devletin dışındaki yerli-yabancı Banka ve Şahısların Merkez Bankamızdaki hisseleri % 45, Devletin hissesi ise % 55 Milliyet'te bir Haber yayınlandı: "Merkez'de kâr payı gerginliği:Hissedarlarına kâr payı vermediği için tepki çeken Merkez Bankası’nın (MB) .. genel kurul toplantısının gergin geçmesi bekleniyor." denilen haberde bu hissedarların Banka Yönetimine İbra vermeyecekleri belirtiliyor.

İbra vermeyecek bu hissedarların kimler olduğu açıklanmıyor. Haberin tamamında bu ortakların isimleri yok. Halbuki Merkez Bankası hisseleri isme yazılı olduğu ve Milliyet haberi bunlardan aldığına göre bu kişileri biliyor, ama açıklayamıyor.

Aynen bu güne kadar Devletin de bunları açıklamadığı gibi.. Zira, bunlar Türkiye'yi 1930 lardan bu yana yöneten yabancılar ve yerli iştirakçileri. Yerli ortakların çoğunun gayri Müslim olmaları kuvvetle muhtemel.

Devletin Ana damarı olan Merkez Bankasında 1931 den 1970 kadar Devletin % 15, Devlet dışındakilerin % 85 hissesi vardı. 1970 de Devletin hissesi % 51 e çıkarıldı. 2002 de de Ak Parti bu hisseyi %55 e çıkardı.

Bu hissedarların Ak Parti Yönetiminde Bankaya söz geçirememeleri bir yana, Banka şu anda onlara kâr da vermiyor. Bu sebeple de huysuzlaşıyorlar, Banka yönetimini, dolayısıyla Hükümeti Milliyet yoluyla tehdit ediyorlar. Milliyet'in bu haberde ibra vermeyecek ortakları açıklamaması da bundan. Aslına bakarsanız ibra vermeyeceklerini söyleyen ortakları Milliyet açıklayamaz.

Türkiye'nin ana damarını elinde tutan bu Banka'nın imtiyazlı ortakları olan Yabancı Banka, firma ve şahısların isimlerini "Bilgi edinme Kanunu" yoluyla Bankadan sordum. Gelen cevapta, web sitesinde ortaklarla ilgili bilgilerin bulunduğu belirtiliyor, ama yine isimler ve hisseler verilmiyor. Web sayfasında ise durum şu şekilde gösterilmiş:


Yani yine yabancı ortak ve hisseler gizlenmiş. Bankanın 10 yıllık bilanço ve Denetim Raporlarını inceledim, hiçbir yerde bu isimler yok.

Şimdi Sormak istiyorum; neden bu isimler gizleniyor ? Bilinmesi çok mu mahzurlu ?.. 47 yıldır (1923-1970) bizim ekonomik gücümüz kimin kontrolünde ve elinde imiş, bilelim. Bunu bilsek de birşey yapacak değiliz zaten. Millet olarak böyle bir gücümüz de yok.

Merkez Bankasının yapılan son Genel Kurulunu basından takip ettim. Bu ortaklar yine gizli kaldı. Bunlarla konuşan ve ret oyu vereceklerini belirten Milliyet ve refikleri bu grubu yine açıklamadılar. Sadece 2 yerli isimden bahsettiler. Bunlardan birinin gayri Müslim olduğu adından belli. “Bahar” soy adlı ortak “sadakaya muhtaç kaldık” diyor. Zahir, Bahar Menkul Kıymetler A.Ş. de iflas yolunda ki böyle diyor. Fakat, siz bunlara inanmayın. Ben web’den araştırdım adamın bilançosu süper.

Türkiye; Demirel ve iştirakçilerinden, Uzan ve hortumcularından, Gizli Devlet ve Ergenekon'dan, Milletvekillerinin kürsü dokunulmazlığına karşı çıkan ama atanmış memur, asker, bürokrat, yargıç vs nin dokunulmazlığını asla bahsetmeyen Medya'dan değil; asıl Devletin Ekonomisine yön veren, Ana damarı tutan TC. Merkez Bankasını 47 elinde tutan ve bilmediğimiz bu ekonomik güçten korkmalıdır.

BUNLARI DAHA YAKINDAN GÖREN VE BU SEBEPLE DE BUNLARA MİLLETİN PARASINI AKTARMAK İSTEMEYEN SAYIN MERKEZ BANKASI BAŞKANINDAN HEPİNİZ ADINA ÜLKEMİZİ AVUCUNA ALMIŞ BU İMTİYAZLI EKİBİ AÇIKLAMASINI İSTİYORUM.

HEPİNİZİ DE; www.tcmb.gov.tr adresine girip, sağ alt kısımdaki "Bilgi Edinme Kanunu" gereği cevap vermek zorunda oldukları Formu doldurup, “Banka ortaklarının kimler olduğunu” sormanızı istiyorum ki 1923 den beri Devleti eline alan bu asalaklar açıklansın.

Para basma ve Hazine işleri 1923 den 1931 e kadar bazı yabancı Banka ve Yahudi kuruluşlarının tekeline verilmişti. Devletinde içinde bulunduğu Merkez Bankası olarak Kuruluşu: 1 Eylül 1931 tarihinde Hükümet’çe kabul edilen Banka Nizamnamesi (Anasözleşme) ile yapıldı. Banka’nın hisse senetleri dört gruba ayrıldı. A sınıfı hisse senetleri Hükümet kuruluşlarına ait olup, toplam sermayenin %15’ini geçemeyecek. B sınıfı hisse senetleri milli bankalara ayrıldı. C sınıfı hisseler yabancı bankalar ile imtiyazlı şirketlere tahsis edildi. D sınıfı hisse senetleri ise Türk ticaret kuruluşlarıyla Türk uyruklu gerçek ve tüzel kişilere ayrıldı.

1970 de yapılan değişiklik ile Devletin hissesi % 51 e, diğer hisseler % 49 a çekildi. Yabancılara ait hisseler ise % 6 dan fazla olamayacağı hükmü getirildi. Kaç sene sonra ? 47 sene sonra ancak bu kadar yapılabildi. Şimdi bakalım Ak Parti ne yapabilecek ?

Yani sizin anlayacağınız Paralarımızı basan, Devletin para politikasını yürüten, ekonominin ama damarı eline verilen ve adında da "Türkiye Cumhuriyet" ibaresi olan bu Banka Milli değil..

47 sene sonra yönetimi Devletin eline geçmiş, ama % 45 u hâlâ Devletin kontrolü dışında. Bu hisselerin % 12 si Yabancı ve Yabancılardan farkı olmayanların elinde gibi görülüyor. Gibi diyorum zira, bu ortakları ne Banka bildiriyor ne de Basın. O zaman bize de şüphe etmek düşüyor.

[HR][/HR]
Son olarak talep ettiğim bilgilere Merkez Bankası Yönetim Kurulu tarafından gönderilen cevabı aşağıya alıyorum.
Karar okuyucularımızın:

,



BAĞIMSIZ DENETİM RAPORU:
Banka’nın hissedarlarının dökümü aşağıda sunulmuştur:
31.Aralık.2005

Hisse Tutarı TL

Hisse Oranı %

T.C. Başbakanlık Hazine Müst

13,685,300,000

55

T.C. Ziraat Bankası A.Ş.

4,794,800,000

19

Güvenlik Yard. Sandığı Vakfı

1,280,100,000

5

Türkiye Garanti Bankası A.Ş.

620,800,000

2

T. İş Bankası A.Ş.

581,800,000

2

T. Halk Bankası A.Ş.

277,400,000

1

Türkiye Kızılay Derneği

300,800,000

1

T.C. Emekli Sandığı Gen.Müd.

250,000,000

1

Sosyal Sigortalar Kur.Gen.Müd.

100,000,000

<1

Diğer

3,109,000,000

12

Toplam

25,000,000,000

100




http://muzafferdeligoz.blogcu.com/merkez-bankasi-milli-bir-banka-mi-ortaklari-kim/3423089
 

Son.Fedai

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
12 Şub 2007
Mesajlar
6,367
Puanları
63
Yaş
51
Web sitesi
www.elibolyazilim.com
MERKEZ BANKAMIZ GERÇEKTE BİZE Mİ AİT?



Öyle ya adının üzerinde türkiye cumhuriyeti merkez bankası yazdığına göre bizim olmalı. ama herşey düşündüğünüz gibi olmayabilir. 1931 yılında faaliyelere başlayan merkez bankamın ancak % 15 i devlete aitti. 2002 yılında ancak % 55 civarına çıkmıştı. diğer % 45 hissenin sahipleri yabancı banlalar veya kişisel hissedarlar. akşam gazetesinde Gürkan HACIR konuyla ilgili olarak yazdığı yazıda:
BAĞIMSIZ BİR BANKA
Yeni ve bağımsız bir banka kurulacaktı.
1928'de Türkiye'ye davet edilen Hollanda Merkez Bankası İdare Meclisi Üyesi Dr. G. Vissering, özerk merkez bankası için bir rapor hazırladı. Onu İtalyan Uzman Kont Volpi izledi. Lozan Üniversitesi'nden Prof. Leon Morf'un desteğiyle Merkez Bankası yasa tasarısı hazırlandı. Tasarı, TBMM'de 11 Haziran 1930 tarihinde kabul edildi.
Artık bizim de bir Merkez Bankamız vardı. Ama durun... Peki ya hisseler kime aitti? Öyle ya... Yüzde yüz Türk hissedarların oluşturduğu Ziraat ve İş Bankası tercih edilmediğine göre...
Bankanın hisseleri (A), (B), (C) ve (D) sınıflarına ayrıldı. A sınıfı Hazineye, B sınıfı milli bankalara, C sınıfı yabancı bankalar ile imtiyazlı şirketlere, D sınıfı ise Türk ticaret kuruluşlarıyla Türk uyruklu gerçek ve tüzel kişilere ayrılmıştı. Sadece % 15'i hazinenin elinde tutuluyordu. Kalan hisseler dağıtılmıştı. Dağıtılan hisselerin bir kısmı da İngiliz Bankaları ve yatırımcılarınındı. Daha doğrusu İngiliz tefeci ve bankerlerin. Başka ülkelerden de hissedarlar vardı. Hissedar başka ülkeler de vardı. Fransız, İtalyan vb.
Bugün ise Merkez Bankamızın % 54.73'ü hazineye ait. Kalan hisseler içerisinde yabancı bankalar da var. İngiliz ve İtalyan bankaları ilk sırada. Şahıslar kimler diye araştırdım. Şahıs olarak en büyük hissedar Ankaralı bir Yahudi vatandaşımız çıktı.
Evet işte böyle... Yine küresel bir soygun var... Yine ona bağlı bir küresel ekonomik kriz var... Ve yine iki ailenin güdümündeki emperyalizm Ortadoğu ülkelerinin başına çöküyor. Ve yine Merkez Bankası'ndan talep edilen oran değişmiyor; % 15!
Tıpkı 1929'da yaşadığımız gibi... (http://www.aksam.com.tr/ingilizler-merkez-bankamiza-ortak-mi-3576y.html)


bu yazıyı yazmamdaki amaç merkez bankasının hissedarlarını yazmak değil. bu bilgi çoğumuzun bildiği bir bilgi değil . onun için ilginç gelebilir. fakat benim amacım daha ilginç olan bir olayı paylaşmak. gürkan hacır'ın yazının sonunda paylaştığı her merkez bankasından % 15 istenmesi.

şimdi gelelim olayın özüne. illuminatiyi elimizden geldiğince anlatmaya çalışıyoruz. bu örgütün en etkili iki ismi vardır: rothschild ailesi ve rockfeller ailesi. bunların içerisindede rothschild ailesi üzerinde durmak istiyorum. bankacı bir aile olan bu aile dünya finansal sistemini elinde bulundurur. bu ailenin taktiklerinden biri de şudur: tüm ulusal merkez banlarının % 15 'ni isterler. eğer verilirse sorun yok. ama vermeyenlerin başına olmadık şeyler gelebilir.





resimde görülen kişi yemen devlet başkanı ali abdullah salih. tunus ,mısır ve libyada yaşanan arap baharı olayları yemen e sıçramıştı. ülkedeki kabileler daha fazla demokrasi için taleplerle yemen devlet başkanı ali abdullah salihin sarayını kusatmış ve salih suudi arabistan'a kaçmak zorunda kalmıştı. gerçek istek demokrasimiydi. gerçeğin rostschild'in yemen merkez bankasının % 15 ni istemesi salihin vermek istememesi üzrine ülkedeki kabileler ayaklandırılarak salih kaçmak zorunda bırakıldı . kaçarkende bu hale getirildi:
saray kuşatması sırasında salihin yüzü böyle yakıldı. filmin sonu nasıl bitti taraflar anlaştımı bilmiyoruz amma illuminati yine mesajını verdi. hala özgür olduğunuzumu zannediyorsunuz. yukardaki salihin yanmış görüntüsüne bakarken rockfeller'in bir sözüyle yazımı sonlandırmak istiyorum: serbest rekabet kadar dünya üzerinde büyük günah yoktur. iyi haftasonları
halit sarı


http://halitsari.blogspot.com/2012/06/merkez-bankamiz-gercekte-bize-mi-ait.html
 

levent48

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
12 Şub 2012
Mesajlar
3,518
Puanları
0
Yaşasın Cömhöriyet....
 

Son.Fedai

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
12 Şub 2007
Mesajlar
6,367
Puanları
63
Yaş
51
Web sitesi
www.elibolyazilim.com
Merkez Bankası'na kâr payı isyanı

Geçen yıl 3.1 milyar YTL kâr eden Merkez Bankası, yüzde 1.78'ine sahip olan ortağı Bahar Menkul'ün sahibi Adnan Bahar'a 45 YTL kâr payı verdi

GÜLÇİN ÜSTÜN Ankara


Nisan başında gerçekleştirilen genel kurulda banka hissedarlarının tepkisiyle karşılaşan Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz'ın D grubu olarak adlandırılan küçük hissedarlar arasında yer aldığı ortaya çıktı. Yılmaz'a 10 hissesi karşılığında 2006'da 100 YKr kâr payı düştü. Bu rakam, bankanın küçük hissedarlarının, "Sermaye düşük tutulduğu için kâr payı alamıyoruz" iddialarının doğruluğunu gösterdi. Küçük hissedarlar, hisselerin gerçek değerinin hesap edilerek banka sandığı tarafından satın alınmasını istedi.

Hisse başına 10 kuruş

2006'da 3.1 milyar YTL kâr eden Merkez Bankası'nın hissedarlarına, vergi kesintilerinden sonra hisse başına 10 YKr kâr payı düştü. Bankanın D grubu hissedarları içinde 4450 hisse ile en büyük paya sahip olan Bahar Menkul Kıymetler Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Bahar'a, bankanın toplam hisselerinin yüzde 1.78'ine denk gelen payı için 45 YTL kâr payı verildi.

'Sadaka mı veriyor?'

Milliyet'e konuşan hissedarlardan Bahar, hisseleri babası Ahmet Bahar'ın 1978-1980 arasında tek tek toplayarak elde ettiğini, hisseler karşılığında döneme göre çok yüklü bir para ödediğini anlattı. "Hisselerin gerçek değeri hesap edilmeli" diyen Bahar şunları kaydetti:
"Merkez Bankası hissedarlara kâr payı vermemek için sermayeyi düşük tutuyor. Hissedarlara adeta sadaka dağıtıyor. Bankanın munzam sandığı hisseleri gerçek değerinden alsın ya da hibe edelim."
Hissedarlardan 83 yaşındaki Fatma Bezmihal Or, "Yıllardır buradan elimize hiç para geçmedi" dedi.

Yüzde 57'si Hazine'nin

Merkez Bankası'nın toplam 250 bin adet olan hisseleri; A, B, C, ve D olmak üzere 4 sınıfa ayrılıyor. A sınıfı hisseler, Hazine'nin ve bankanın yüzde 54.72'sine sahip. B sınıfı hisseler, Ziraat, İş, YKB, Oyakbank, TEB, Akbank ve Halk Bankası da dahil 9 milli bankanın. Bankalar arasında en fazla hisse Ziraat'te. C sınıfı hisse senetleri, diğer bankalar ve imtiyazlı şirketlere ayrılıyor.
Bu grupta İtalya'nın en büyük bankalarından biri olan Banca di Roma da var. D sınıfı hisse senetlerine ise, Türk ticaret müesseseleri ile Türk vatandaşı olan tüzel ve gerçek kişiler sahip

http://www.milliyet.com.tr/2007/04/24/ekonomi/eko01.html
 

MÜTEŞEKKÜR

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
17 Ağu 2009
Mesajlar
6,938
Puanları
0
Kim ne derse desin,dünya üzerinde ki hiçbir banka tam bağımsız değildir.Onların ucu taa İsrail'e kadar uzar.Zira, her bankanın kâr ve alacaklı faizleri hesap edilip bir miktar dünya bankasına nakledilir.Orada inceden hesap edilip doğruca İsrail'in kasasına boşaltılır..Yani, sizin anlayacağınız, dünya üzerinde ki bankaların tamamı yahudilere çalışır.Eğer derseniz ki "bağımsız banka vardır" diye.Eğer öyle bir bağımsız banka olsaydı siyonistler onu hemen batırırlardı.Onun içindir ki her bankadan haraç almayı kendisine şiar edinen bu siyonizmin ve kapitalizmin başı ezilmedikçe dünya ülkelerine rahatlık ve huzur gelmeyecektir.Bunların hepsi gerçektir.Bu,böyle biline!..
 

abdullah birisi

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
12 Mar 2013
Mesajlar
10,286
Puanları
83
12 yıl iktidarda bulunup, merkez bankanı millileştireme.... Türkiye, dışardan gelecek olan, sıcak paraya muhtaçtır ve buna engel hiç bir adımda atılmamıştır.... var olan devlet kurumları satılarak ve iyi para tahsilatı yapılarak, ekonomi sanal olarak iyi gösterilmeye çalışılmaktadır...belki, güneydoğu karşılığı, dışardan sıcak para desteği yapılıyordur... bunları geçtik, cumhurbaşkanının faizleri indirme isteği, olması gereken şey... acı olan, kurum başkanına bunu yaptırılamaması...üstelik, babacan başta olmak üzere, hükümette bazı bakanlar, başta beşir atalay, merkez başkanına destek açıklamaları...
 

KARAMURAT-3

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
11 Eki 2007
Mesajlar
4,706
Puanları
0
Web sitesi
mazlumlarvezalimler.blogcu.com


Erdoğan'dan Merkez Bankası Başkanı'na sert sözler.



Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Etiyopya'ya hareketinden önce havalimanında gazetecilere açıklamalarda bulundu. Merkez Bankası'nın faiz indirimi hakkında konuşan Erdoğan 'Merkez Bankası verilen mesajlardan nasibini almış değil' dedi.

MERKEZ BANKASI FAİZ İNDİRİMİ

Bir defa bu indirimi yeterli bulmamız mümkün değil. Merkez Bankası verilen mesajlardan nasibini almış değil. Bu indirimin yeterli olamayacağını söylerken olaya politika faizi açısından bakmamak lazım. Vatandaşı aldatmanın anlamı yok. Bu faizle yatırım yapmak mümkün değil. Bu faiz inmesi lazım ki girişimci yatırım yapabilsin. Bizim şu an 158 milyar dolar ihracatımız 170’e doğru tırmansın. Ne kadar ucuz üretim yapabilirsek iç piyasada da imkânlarımız artacaktır.

Şu andaki açıklamayı asla kabul edilebilir bulmuyorum. Bazı arkadaşlarımız çok bilimsel açıklamalar da yaptı. Merkez bankası yaptıklarıyla eleştirilemez değildir, yanlış adımlar attıkça bu eleştirileri de alacaktır. Bu konuda cumhurbaşkanı olarak bu hassasiyeti sürdüreceğim. Sayın Başbakan başta olmak üzere ilgili arkadaşlarımla görüşmelerimi paylaşacağım. Canımı yakan konulardan biri de bu yüksek faiz uygulamasıdır.

http://www.bursahakimiyet.com.tr/haber/guncel/erdogandan-merkez-bankasi-baskanina-sert-sozler-73150.html
 

KARAMURAT-3

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
11 Eki 2007
Mesajlar
4,706
Puanları
0
Web sitesi
mazlumlarvezalimler.blogcu.com


Erdoğan'dan Merkez Bankası Başkanı'na sert sözler.



Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Etiyopya'ya hareketinden önce havalimanında gazetecilere açıklamalarda bulundu. Merkez Bankası'nın faiz indirimi hakkında konuşan Erdoğan 'Merkez Bankası verilen mesajlardan nasibini almış değil' dedi.

MERKEZ BANKASI FAİZ İNDİRİMİ

Bir defa bu indirimi yeterli bulmamız mümkün değil. Merkez Bankası verilen mesajlardan nasibini almış değil. Bu indirimin yeterli olamayacağını söylerken olaya politika faizi açısından bakmamak lazım. Vatandaşı aldatmanın anlamı yok. Bu faizle yatırım yapmak mümkün değil. Bu faiz inmesi lazım ki girişimci yatırım yapabilsin. Bizim şu an 158 milyar dolar ihracatımız 170’e doğru tırmansın. Ne kadar ucuz üretim yapabilirsek iç piyasada da imkânlarımız artacaktır.

Şu andaki açıklamayı asla kabul edilebilir bulmuyorum. Bazı arkadaşlarımız çok bilimsel açıklamalar da yaptı. Merkez bankası yaptıklarıyla eleştirilemez değildir, yanlış adımlar attıkça bu eleştirileri de alacaktır. Bu konuda cumhurbaşkanı olarak bu hassasiyeti sürdüreceğim. Sayın Başbakan başta olmak üzere ilgili arkadaşlarımla görüşmelerimi paylaşacağım. Canımı yakan konulardan biri de bu yüksek faiz uygulamasıdır.

http://www.bursahakimiyet.com.tr/haber/guncel/erdogandan-merkez-bankasi-baskanina-sert-sozler-73150.html
Sayın Erdoğan Merkez Bankası Başkanıyla kapışacağına yasa çıkar bankayı kendine bağla.

Tabi Siyonistler-Masonlar izin verirse.

 
Üst