• Reklamsız versiyon için ÜYE OL

'Nitelikli DÖNEKLER'

Kaf-Nun

Asistan
İhvan Üyesi
Katılım
14 Haz 2006
Mesajlar
544
Beğeniler
1
Puanları
0
#1
'Nitelikli DÖNEKLER'


Bu günlerde ‘AKP’yi etkileyecek ağırlıkta ve konumda bulunan’ve adını açıklamaktan içtinap eden bir siyasetçinin açıklamaları konuşuluyor.


"Önümüzdeki süreçte adını açıklamayan ‘kıdemli politikacı’ ve yeni parti kuran Abdüllatif Şener’in beklentileri gerçekleşirse kesinlikle kendi yetenek ve karizmalarıyla değil rol dağıtan iradenin marifetiyle olacaktır. Oyunda figüranlık kapsalar bile kesinlikle kendilerini alkışlayacak seyirci bulamayacaklardır."

Stratejikboyut Yazarlarından Ahmet Süha Akça'nın Analizi;

Bir insan sağcı ya da solcu olabilir. İki kanatın uçlarında da dolaşabilir. Hatta her iki kavramı da düşünce ve ideolojisini tanımlamak için yeterli görmeyip kendini daha farklı bir yerde konumlandırabilir. Bunlar insan denen karmaşık kompleks ve düşünme yetisine sahip varlık için son derece normaldir.


Her insanın değişme hakkı da mahfuzdur. Gençlik yılları olaylara daha idealist bakılan yıllardır. Duygular ön plandadır ve gençlerde ‘hakperestlik’ duygusu daha ön plandadır. Yıllar geçip saçlar ağarmaya başlayınca dünyayı ve olayları algılama ve değerlendirmede farklılıklar yaşanabilir. Ben ‘değiştim’ diyene bunu deklare edene ancak saygı gösterilir. Önemli olan insanın iç dünyasıyla davranışlarının tutarlılığıdır. Yoksa hiçbir insan doğduğu ‘mahalle’de ölmek mecburiyetinde değildir.

Ben değiştim diyenlere en güncel örnek olarak; Engin Noyan’ı, daha yakın bir örnek olarak da Ahmet Hakan’ı verebiliriz. Her ikisi de doğdukları ‘mahalle’den karşı mahalleye taşındılar ve kendilerine yeni komşular bulup dostluklar kurdular. Her ikisini de anlarım ve takdir ederim zira aynı mahallede oturup gündüzleri başka geceleri başka dual bir hayatı tercih etmediler.

Hiçbir toplumda ya da inanç sisteminde takdir görmeyen nefret edilen tipler ise riyakar ikiyüzlü tiplerdir. Gizli gündemi olan, ikircikli bir hayat tarzı sergileyen, fırsatını bulunca ikbal endişesiyle mahallesini ateşe veren, gerçek duygu ve düşüncelerini gizli niyetlerini açıklayacak cesareti kendinde bulamayan zayıf karakterli bu zevatı insanlık hiçbir zaman affetmemiştir.

Bu kişilik zaafına sahip tarihteki bütün nitelikli dönekler Brütüs’ün şahsında somutlaşmıştır. Sezar ne kadar zalim ve diktatör de olsa uğramış olduğu ihanet onu insanlık hafızasında Bürütüs’e göre daha sevimli bir konuma yükseltmiş ne kadar olumsuz çağrışım varsa hepsini hak etse de etmese de Brütüsün üzerine boca etmiştir. Misyonuna ihanet eden içten pazarlıklı bu şahsiyet yoksunu, hiçbir ölçü tanımayan ‘pragmatist’ hatta ‘makyevalist’ kişilikler kamu vicdanını hep sızlatmış ve mahkum olmuşlardır.

Bu tipler yaptıklarıyla içinden çıktığı topluluğun cesaretini kırmış ruhlarında zaman zaman yılgınlığa neden olmuş ‘karşı cepheyi’ sevindirmişlerdir. Kendi mahallesini kundaklayan bu zavallılar taktir bekledikleri tarafından itibar görememiş kendi mahallesine de bir daha dönememiştir. Ne ‘İsa’ya ne de Musa’ya’ yaranamamış, yalnızlığa mahkum ve itibarsız bir şekilde yollarına devam etmek zorunda kalmışlardır.

Bu günlerde ‘AKP’yi etkileyecek ağırlıkta ve konumda bulunan’ve adını açıklamaktan içtinap eden bir siyasetçinin açıklamaları konuşuluyor. Siyaset cesaret işidir. Bu siyasetçi ismini niye açıklamaz? Adam gibi ortaya çıkıp dürüstçe eleştirilerini ortaya koymaz? İktidarın nimetlerinden faydalanıp bakanlık koltuğunda oturan bir şahıs eğer partisiyle alakalı bir eleştirisi varsa bunu yetkili kurullarda dile getirmek varken niye medyayı kendine siper edip arkadan ateş eder? Üstelik bu değerli politikacının ‘kıdemli’ olduğu da belirtiliyor. Demek ki kıdem arttıkça insanların beklentileri de artıyor. O beklentilere ulaşmak için şeytanla bile işbirliği yapmaya hazır hale geliyor.

Abdüllatif Şener en sonunda parti çalışmalarını başlattığını ve zemin yokladığını açıkladı. Hayırlı olsun. Zaten kendisinin Ömer diyeceği ağzını büzüşünden belliydi. Bir üniversite hocası ve yılların politikacısı olarak kendisiyle ve kuracağı partiyle alakalı olarak halkın algısından herhalde haberdardır. Sağ ve muhafazakar kesimden kendisine oy çıkması neredeyse imkansız. Sol oyları toplayabileceğine herhalde kendiside inanmıyordur. Basının estirdiği rüzgara güveniyorsa Erkan Mumcu, Mehmet Ağar,Y.Nuri Öztürk,Yaşar Okuyan ve daha niceleri karşı sahilden kendisine el sallıyor. Bir eksik yada bir fazla ne fark eder?

Önümüzdeki süreçte adını açıklamayan ‘kıdemli politikacı’ ve yeni parti kurma hayali olan Abdüllatif Şener’in beklentileri gerçekleşirse kesinlikle kendi yetenek ve karizmalarıyla değil rol dağıtan iradenin marifetiyle olacaktır. Oyunda figüranlık kapsalar bile kesinlikle kendilerini alkışlayacak seyirci bulamayacaklardır.

Ben siyasetçinin sağcısına solcusuna bakmam. Yeter ki tutarlı olsun. Ya olduğu gibi görünsün yada göründüğü gibi olsun. Yeter ki samimi açık yürekli bir adam olsun. Zira demokrasiye inanmış, halkın iradesine saygılı, karnından konuşmayan, meşruiyetini halktan alan hem sağcı hem solcu ama mutlaka demokrat siyasetçiye bu ülkenin ihtiyacı var.

memurlar.net
 
Üst