ne yapsın cubbeli garibim ?dersaneci samanyolcu oldu..

Tahsin EMİN

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
7 Şub 2012
Mesajlar
11,741
Puanları
83
Ben şunu anlamadım:

Müslüman olduğunu söyleyen biri, montaj bir kasetle, falan hocayı falan erkekle homosexüel kılacak kadar adileşebilir mi? Ve en önemlisi müslümanlığını yalana satabilir mi..?

Bu nasıl müslümanlık..?
 

ihvanistanbul

AkhenAton
İhvan Üyesi
Katılım
4 Eki 2009
Mesajlar
6,884
Puanları
113
"Radikal" muteber bir "şahid" değildir; güvenilmez. Mesela, "‘Cehennem zebanisi bunlar" ifadesi Cübbeli'ye isnad edilmiş ki, Cübbeli'nin böyle bir söz söyleyecek kadar cahil olacağını sanmam.

Öte yandan, nikahlı hanımıyla beraberken birileri videoya çekmişse, burada rezil olan kişiler videoya çeken ve bu videoyu yayanlardır ve diline dolayanlardır.

Not: Blogumda Cübbeli'yi tenkid eden yazılarım mevcuttur. Kaset vs. ile bir şahsı rezil etmeye çalışanlara ve dedikoduculara itibar etmemek lazımdır.
Cübbeli hoca bu ifadeyi ilk duruşmasında mahkemede verdi. Tutanaklarda mevcuttur ve onlarca kişide kulaklarıyla duydu. cehennem zebanisi ifadeside hocaya aittir. Sadece radikal değil o gün mahkeme salonunda olan bir kaç haber muhabiride sitelerinde yazdılar.

Nikahlı hanımıyla videosunu çekenler için söylediğinize hem fikirim. Benim hocayı tenkid ettiğim nokta montaj deyip Allah ve rasulu adına yeminler ettiği meselede yalan söylemiş olması. Halbu ki hoca çıkıp: "Be hey Allahtan korkmaz, kuldan utanmazlar benim hanımımla olan avretimi ortaya dökmeye utanmıyor musunuz? Hiç mi kalbinizde Allah korkusu yok" deseydi emin olun hem kimse birşey diyemezdi hemde hoca yalancı pozisyonuna düşmezdi. He bu duruma düşmeden konuşmakta kolay. Allah hocayıda, cümlemizi de muhafaza eylesin. Artık kimsenin özeli, avreti güvende değil hele ki göz önündeyse...
 

abdullah birisi

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
12 Mar 2013
Mesajlar
10,276
Puanları
83
ve eğer bu İstiklal Mücadelesi ise karşı tarafta bulunan cemaat, ehli küffar olmuyormu...
 

zebih

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
22 Ara 2006
Mesajlar
4,033
Puanları
63
Cinsel yaşam tüm insanlık tarihi boyunca ve özellikle İslam neşve bulduktan sonra da gayet yaşamın içinden, helal dairesi keyfe kafi bir standartta idi. Ne zamanki kendinden menkul ahlak anlayışları ile tabiatın özüne dokundu kimi, o zamandan bu yana ne dinde ne insan kültüründe var olmayan yasaklar türedi ve insan insanı itibarsızlaştırmak için olmadık fırıldaklara istimdat eder oldu.

Adam benim nikahlı eşim diyor. Ağzı ile kuş tutsa bu kendinden menkul ahlak anlayışını dinleştirenler için bu cümle ancak yüz buruşturmaya vesile ve işin tuhafı evlenmeyen, cinsel yaşamdan sakınan bu insanları ahlak abidesi gibi sunumluyorlar.

Bu kültür müslümanlığının canını cehenneme yollamadıkça, çok insanı buradan cehenneme yuvarlarlar daha...
 

Tahsin EMİN

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
7 Şub 2012
Mesajlar
11,741
Puanları
83
Cübbeli'nin böyle bir gayr-i ahlaki yaşamı olmamışsa, kaset olsa ne olur olmasa ne olur...

Bunu tartışmanın bir anlamı yoktur.

Cübbeli cezaevine düştüğünde:

"Bana atfedilen gayr-i ahlaki görüntülerle uzaktan yakından hiç bir ilgim ve alakam yoktur, tamamı iftiradır" dedi.

İnanmayacak mıyız..?

Bunları tartışmanın bir anlamı yoktur.
 

DostunDostu

Süper Moderatör
Yönetici
İhvan Üyesi
Katılım
30 Eyl 2013
Mesajlar
6,181
Puanları
83
Cübbeli, Hile-i Şerriye uzmanıdır. Nerede hangi kelime oyunlarıyla nasıl yemin edersen kurtarırsın, meselelerini avamın hiç nem kapmıyacağı şekilde uygular. Telif hakları meselesinde ''Allah ve Rasülü şahittir ki 5 Kuruş almadım'' diye Allahı ve Resulü şahit tutarken 5 Kuruş almadığına şahit tutmuştur. Her ay 80.000 TL ile 5 Kr farklı miktarlardır. Doğru, 5 Kr almamıştır. Her ay 80 bin TL almıştır. Sıkıyorsa hiç para almadım diye yemin etsin!!!

Hakkımı yediler, meselesine gelince. Evet. Her ay 80 bin TL verilecek diye anlaşıldıysa ve mahpus döneminden dolayı çekilen maddi sıkıntılardan dolayı 80 bin yerine 70 bin TL verdiyseniz hakkını yemişsinizdir. Fakat Hoca, kürsülerden ''hakkımı yediler'' derken cemaat sanır ki hiç para almadı. Zaten Hoca'nın gayesi de milletin böyle anlamasıdır. Gaza getirecek ya!

Kaset meselesine gelince. Hoca dikkat ettiyseniz hep ''Wallahi Billahi Tallahi hayatımda hiç büyük haram işlemedim, zina yapmadım'' diye yemin ediyor. Doğru, fıkıhta cariye ile ilişki kurmanın hükmü, muta nikahı gibi bahislerden kurtarıyordur. Montaj meselesine gelirsek; O görüntülerin montaj olduğuna dair hiç bir yemini yoktur. Ama yalan söylemiştir. Yeminsiz yalan. Montaj, demiştir. Muhtemelen, Montaj, derken de, ham kaset değil de CD'ye montaj, demek istemiştir. Oradan da kurtardığına inanıyor.

Hile-i Şerriye yapmak caizdir evet. Fakat işin bir de manevi boyutu var. Hz. Peygamber Efendimiz (s.a.s) der ki; aldatan bizden değildir!!! Bu Hadis-i Şerif'in zahir boyutuna göre aldatmış olmazsın, zira gizli bir nieytle kurtarırsın. Lakin her şeyin zahiri olduğu gibi bir de batını vardır. Hakikat boyutu vardır. Allah, senin, müslümanların bu işi nasıl anlıyacağını bildiğini biliyor. Yani, nefsini kurtarmak için Hile yaptığını biliyor. İşte bu durumda Yusuf Peygamberin ayetine çarpılıyorsun. Zira Yusuf Peygamber bir iftiraya uğruyor ve kendisini savunma esnasında ne diyor; ben burada nefsimi savunacak değilim. Allah nefsimi tutmazsa ben zina yaparım, diyor. Burada ilginç bir mana var!!! İşte o yüzden Hile yaparsın, yaparsın yapmasına da............. külfet aldığını bilmezsin. Hakikat aleminde sana bir hüküm biçerler. Nasıl ki sen müslümanları istismar ettiysen aynı şekilde birisi çıkıp seni istismar edecek. Sen de bu adama bir şey yapamıyacaksın. Zira nasıl ki sen zahire göre hareket ettiysen o da zahire göre seni yaralıyacaktır. Bekledik ve gördük ki Fadıl Akgündüz geldi ve Hoca'yı aldı götürdü ve tepelerde bir yerde salıverdi, düştü. Caiz mi? Caiz. Hakkımıdır? Hakkıdır. Kader işte böyle gelişir. Önemli olan mertlik ve samimiyettir. Bütün mesele müslüman olmak. Yani Allah'a teslim olmak. Allah adına Allah'ı teslim almaya kalkarsan başın beladan kurtulmaz. Ah bu noktayı müslümanlar bir anlasa ya!

Hakikat alemi tarafsız bölge gibi bir şeydir arkadaşlar. Orada ne iman vardır ne de küfür. Mevlana der ki; ''Orada Musa'da bir Firavun'da bir''. Men dakka dukka, kaidesi geçerlidir yani.

Allah hak yolda olanları tutar. Bu kaideyi aklımızda tutalım ve şimdi bir misal verelim;

İslam dinini zamanında kılıçla yaydık. Her şey güzel ve hoş. Bu zahir alemde bir cıhatdır. Fakat Hakikat aleminde her alınan başın karşılığında bir külfet alınır. Bu külfet gün gelir karşılık bulur. O alemin hükmü böyle işliyor. O alem zaman ve mekandan münezzeh bir alemdir. Hükümleri de öyle işler. Aradan 1000 yıl geçse de o külfetin karşılığı olarak küffar güçlenir ve müslümanlar zayıflar ve alınan baş adedince müslüman başı alınır. Şu an ki dönem işte bu külfetin karşılığıdır. Şimdi gelelim işin en civciv tarafına. Başta ne demiştik? Allah hak yolda olanları tutar. O tutma nasıldır biliyor musunuz? Bizim başı alınanlar şehit olur onlar ise cehennemin en dibine yuvarlanır. Tutma ve taraf olma işi budur.

Peygamber Efendimiz (s.a.v); ''Ahir zamanda bir annenin 10 çocuğu olsa 9'u şehit olacaktır'' demesinden Marifet ehli şunu anlar; islam ümmeti, kılıç hakkıyla 100 küffardan 99'unun başını alacak. Dikkat ederseniz Marifet ehli olan Hz. Ebubekir (r.a), ''İslam dinini tamamladım'' ayeti inince Peygamber Efendimiz'in (s.a.v) ahirete intikalini anlamıştır. Marifet ehlinin beyni hakikat alemini hükümlerine göre işler ve bu kainatı ve hadiseleri öyle okur. Hikmet, bunun üzerine bina edilmiştir.

Şu an Müslümanların verdiği şehit adetleri karşılığında küffar da bir külfet almaktadır. Ahir zaman Mehdi'sinin gelmesine hazırlığı biz değil bizzat küffar yapmaktadır.
 

abdullah birisi

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
12 Mar 2013
Mesajlar
10,276
Puanları
83
Cübbeli, Hile-i Şerriye uzmanıdır. Nerede hangi kelime oyunlarıyla nasıl yemin edersen kurtarırsın, meselelerini avamın hiç nem kapmıyacağı şekilde uygular. Telif hakları meselesinde ''Allah ve Rasülü şahittir ki 5 Kuruş almadım'' diye Allahı ve Resulü şahit tutarken 5 Kuruş almadığına şahit tutmuştur. Her ay 80.000 TL ile 5 Kr farklı miktarlardır. Doğru, 5 Kr almamıştır. Her ay 80 bin TL almıştır. Sıkıyorsa hiç para almadım diye yemin etsin!!!

Hakkımı yediler, meselesine gelince. Evet. Her ay 80 bin TL verilecek diye anlaşıldıysa ve mahpus döneminden dolayı çekilen maddi sıkıntılardan dolayı 80 bin yerine 70 bin TL verdiyseniz hakkını yemişsinizdir. Fakat Hoca, kürsülerden ''hakkımı yediler'' derken cemaat sanır ki hiç para almadı. Zaten Hoca'nın gayesi de milletin böyle anlamasıdır. Gaza getirecek ya!

Kaset meselesine gelince. Hoca dikkat ettiyseniz hep ''Wallahi Billahi Tallahi hayatımda hiç büyük haram işlemedim, zina yapmadım'' diye yemin ediyor. Doğru, fıkıhta cariye ile ilişki kurmanın hükmü, muta nikahı gibi bahislerden kurtarıyordur. Montaj meselesine gelirsek; O görüntülerin montaj olduğuna dair hiç bir yemini yoktur. Ama yalan söylemiştir. Yeminsiz yalan. Montaj, demiştir. Muhtemelen, Montaj, derken de, ham kaset değil de CD'ye montaj, demek istemiştir. Oradan da kurtardığına inanıyor.

Hile-i Şerriye yapmak caizdir evet. Fakat işin bir de manevi boyutu var. Hz. Peygamber Efendimiz (s.a.s) der ki; aldatan bizden değildir!!! Bu Hadis-i Şerif'in zahir boyutuna göre aldatmış olmazsın, zira gizli bir nieytle kurtarırsın. Lakin her şeyin zahiri olduğu gibi bir de batını vardır. Hakikat boyutu vardır. Allah, senin, müslümanların bu işi nasıl anlıyacağını bildiğini biliyor. Yani, nefsini kurtarmak için Hile yaptığını biliyor. İşte bu durumda Yusuf Peygamberin ayetine çarpılıyorsun. Zira Yusuf Peygamber bir iftiraya uğruyor ve kendisini savunma esnasında ne diyor; ben burada nefsimi savunacak değilim. Allah nefsimi tutmazsa ben zina yaparım, diyor. Burada ilginç bir mana var!!! İşte o yüzden Hile yaparsın, yaparsın yapmasına da............. külfet aldığını bilmezsin. Hakikat aleminde sana bir hüküm biçerler. Nasıl ki sen müslümanları istismar ettiysen aynı şekilde birisi çıkıp seni istismar edecek. Sen de bu adama bir şey yapamıyacaksın. Zira nasıl ki sen zahire göre hareket ettiysen o da zahire göre seni yaralıyacaktır. Bekledik ve gördük ki Fadıl Akgündüz geldi ve Hoca'yı aldı götürdü ve tepelerde bir yerde salıverdi, düştü. Caiz mi? Caiz. Hakkımıdır? Hakkıdır. Kader işte böyle gelişir. Önemli olan mertlik ve samimiyettir. Bütün mesele müslüman olmak. Yani Allah'a teslim olmak. Allah adına Allah'ı teslim almaya kalkarsan başın beladan kurtulmaz. Ah bu noktayı müslümanlar bir anlasa ya!
sen Efendi Hz. lerini sevenlerdendin değilmi... hani 4000 sünnetten 3 tanesini yapmassam peşimden gelmeyin diyen o mübarek Allah dostu olan Efendi Hz. leri değilmi....
 

DostunDostu

Süper Moderatör
Yönetici
İhvan Üyesi
Katılım
30 Eyl 2013
Mesajlar
6,181
Puanları
83
Benim şeyhim Cübbeli değildir. Efendi Hazretleri'dir. Efendi'ye mürid olanlar ise ihvandır. Hangi müridin hangisinden üstün olduğunu şöhret ve ilim belirlemez. Gördüğü itibar da belirlemez. Üstünlük takvadadır. Cübbeli, Alimdir, Hoca'dır, ağzı iyi laf yapar. fakat bütün bunların yanında her mürid gibi kapının köpeklerinden bir köpektir. Burada köpek olmak, hakaret değildir. Şayet bir mürid, başka bir müride şöhretinden dolayı kalp bağlar ve muhabbetini şehyinden üstün tutmaya başlarsa bundan o mürid çok büyük manevi zararlar görür. Dikkat etmek lazım. Tekke kültürü, şöhret sahibi bir müride ayrıcalık tanımaz. Şayet durum öyle olursa şu olur; O şöhret sahibi mürid, diğer garip gureba müritleri kullanmaya, istismar etmeye başlar. Bu manzara karşısında azarlanacak kişi garip gureba mürit değil onları istismar eden şöhret sahibi mürittir. Azarlamıyorlarsa bu imtihan gereğidir. Zira azar görünce kaçacak adam vardır azar görünce kalacak adam vardır. Lazımsa tutarlar. Hem kendisi için hem cemiyet için hayır varsa tutarlar. Ahiret hesabı yaparlar. Şeyhlerin müritlere kızması, itibar etmesi, tutması, uzaklaştırması, yaklaştırması gibi fiillerin hepisi o müridin ahireti gözetilerek yapılan işlerdir. Şeyhler, duygusallıkla hareket etmezler. Onlar işi başka türlü okurlar.
 

abdullah birisi

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
12 Mar 2013
Mesajlar
10,276
Puanları
83
Benim şeyhim Cübbeli değildir. Efendi Hazretleri'dir. Efendi'ye mürid olanlar ise ihvandır. Hangi müridin hangisinden üstün olduğunu şöhret ve ilim belirlemez. Gördüğü itibar da belirlemez. Üstünlük takvadadır. Cübbeli, Alimdir, Hoca'dır, ağzı iyi laf yapar. fakat bütün bunların yanında her mürid gibi kapının köpeklerinden bir köpektir. Burada köpek olmak, hakaret değildir. Şayet bir mürid, başka bir müride şöhretinden dolayı kalp bağlar ve muhabbetini şehyinden üstün tutmaya başlarsa bundan o mürid çok büyük manevi zararlar görür. Dikkat etmek lazım. Tekke kültürü, şöhret sahibi bir müride ayrıcalık tanımaz. Şayet durum öyle olursa şu olur; O şöhret sahibi mürid, diğer garip gureba müritleri kullanmaya, istismar etmeye başlar. Bu manzara karşısında azarlanacak kişi garip gureba mürit değil onları istismar eden şöhret sahibi mürittir. Azarlamıyorlarsa bu imtihan gereğidir. Zira azar görünce kaçacak adam vardır azar görünce kalacak adam vardır. Lazımsa tutarlar. Hem kendisi için hem cemiyet için hayır varsa tutarlar. Ahiret hesabı yaparlar. Şeyhlerin müritlere kızması, itibar etmesi, tutması, uzaklaştırması, yaklaştırması gibi fiillerin hepisi o müridin ahireti gözetilerek yapılan işlerdir. Şeyhler, duygusallıkla hareket etmezler. Onlar işi başka türlü okurlar.
Efendi Hz. lerine bağlı isen ve efendi hz. lerinin bu konudaki sözlerinin ve davranışının içyüzünü yani batınını bilmiyorsan yapacağın şey o sözlerin zahirine göre davranmak ve konuşmak olmalıdır... aksi si seni müridanlıktan uzaklaştırır...
 

zebih

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
22 Ara 2006
Mesajlar
4,033
Puanları
63
Bazen ağzınızdan çıkanı kulaklarınız duymuyor.

Müslüman şahsiyet sahibidir.

Müslüman Allah'ın bile köpeği olmaz. Bu lakap Allah'a hakarettir. İnsanı var eden, sair mahluktan ayırt eden ve üstelik müslüman olmuş ise onu yeri gelince melekten üstün kılanın hükmüne hakarettir köpeklik ve benzeri sıfatlar...

Tamam, teslimiyet, sadakat anlamında diyorsunuz; ama köpek demeye kendiniz için bile hakkınız yok.

Ayrıca körü körüne kapısına itaat edenlerin ne zamandır memleketin başına ne bela getirdikleri de vakıa.

Ölçü efendiler, amirler, şeyhler, hocalar değil...

Ölçü ehadistir.

Dine muğayir kimden ne geldi papucumun altındadır.
 

DostunDostu

Süper Moderatör
Yönetici
İhvan Üyesi
Katılım
30 Eyl 2013
Mesajlar
6,181
Puanları
83
Efendi'nin Cübbeliye söylediği olumlu sözleri kameraya çekip yayınlamak var.

Cübbeli'nin gördüğü rüyayı Efendiye anlattığında Efendinin o rüyayı nasıl yorumladığı niçin anlatılmıyor. Şöhretine şöhret katacak bir yorum olsaydı bangır bangır kürsülerden anlatırdı. Peki ne yaptı? Döndü ve odadaki herkese, ''Efendi'nin yorumunu kimseye anlatmayın'' diye yeminler ettirildi.

Ben o yorumu burada anlatacak değilim. Sadece bekleyin görün diyorum. Bunu da bir tarafa yazın. Bu da Cübbeli'yi Şeyhinden çok seven müridlerin imtihanı olacak. Yukarıda demiştim; her şeyin bir karşılığı vardır. Şöhret afettir.

İlahi imtihan mekanizmasının harekete geçmesi için statüko oluşmuş, kapanlar kurulmuş, hazırlıklar yapılmış. Hadiseleri okumasını bilen herkes bunu seziyor. Allah'la sabah akşam meşgul olursan perşembenin geleceğini çarşambadan sezersin.

Hem müridler hem de şöhret sahibi arasında bir şeyler oluştu. Şeyh ikinci plana düştü. Allah bu statükoyu imtihan çemberinden geçirmeden bırakmaz.
 

BeHReM

Doçent
İhvan Üyesi
Katılım
2 Nis 2007
Mesajlar
618
Puanları
28
ben cübbeli Ahmet hocanın samimiyetine inanıyorum
ona da camur at izi kalsın oyunu oynadılar
yani hüsn-ü zannım o yönde
 

abdullah birisi

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
12 Mar 2013
Mesajlar
10,276
Puanları
83
Efendi'nin Cübbeliye söylediği olumlu sözleri kameraya çekip yayınlamak var.

Cübbeli'nin gördüğü rüyayı Efendiye anlattığında Efendinin o rüyayı nasıl yorumladığı niçin anlatılmıyor. Şöhretine şöhret katacak bir yorum olsaydı bangır bangır kürsülerden anlatırdı. Peki ne yaptı? Döndü ve odadaki herkese, ''Efendi'nin yorumunu kimseye anlatmayın'' diye yeminler ettirildi.

Ben o yorumu burada anlatacak değilim. Sadece bekleyin görün diyorum. Bunu da bir tarafa yazın.
konuşmak gümüş ise sukut etmek altındır....neden kendini vebale sokacak cümleler ediyorsun o vakit... maksadım seni eleştirmek değil.... herkez istediği şeyi istediği gibi konuşur... üzerine düşmem Efendi hz. lerine olan intisabındır.. bana düşende o Allah dostuna olan muhabbetimden ötürü müridlerini uyarmaktı....

selam ve dua...
 

abdullah birisi

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
12 Mar 2013
Mesajlar
10,276
Puanları
83
Bazen ağzınızdan çıkanı kulaklarınız duymuyor.

Müslüman şahsiyet sahibidir.

Müslüman Allah'ın bile köpeği olmaz. Bu lakap Allah'a hakarettir. İnsanı var eden, sair mahluktan ayırt eden ve üstelik müslüman olmuş ise onu yeri gelince melekten üstün kılanın hükmüne hakarettir köpeklik ve benzeri sıfatlar...

Tamam, teslimiyet, sadakat anlamında diyorsunuz; ama köpek demeye kendiniz için bile hakkınız yok.

Ayrıca körü körüne kapısına itaat edenlerin ne zamandır memleketin başına ne bela getirdikleri de vakıa.

Ölçü efendiler, amirler, şeyhler, hocalar değil...

Ölçü ehadistir.

Dine muğayir kimden ne geldi papucumun altındadır.
anladığın kadarsındır..bizde.....bence zorlama..
 

zebih

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
22 Ara 2006
Mesajlar
4,033
Puanları
63
Gecenin geç vakti ;-) Galiba takip etmediniz. Bu yaşıma kadar hiçbir partinin kapısından içeri adımımı atmadım. Parti purtu işleri ile işim olmaz. Tarikatı tasavvufu da çok severim. Yanlış laf yanlış hedef...

İyi geceler size.
 

DostunDostu

Süper Moderatör
Yönetici
İhvan Üyesi
Katılım
30 Eyl 2013
Mesajlar
6,181
Puanları
83
Olur ya ileride bir imtihanla karşılaşınca bunları kulağının arkasına yazacak biri çıkar. Efendi Hazretlerine bağlı müridlerin hepisine tavsiyem bol bol Risale-i Halidiyye okumalarıdır. Türkçe tercümeleri çıktı. Alın okuyun derim. Şeyh-Mürid arasında ki ilişki adabını bilmek gerek.
 

DostunDostu

Süper Moderatör
Yönetici
İhvan Üyesi
Katılım
30 Eyl 2013
Mesajlar
6,181
Puanları
83
ben cübbeli Ahmet hocanın samimiyetine inanıyorum
ona da camur at izi kalsın oyunu oynadılar
yani hüsn-ü zannım o yönde
Buna hiç bir itirazım olamaz. Birilerinin çamur atmaları olmuştur. Cübbeli imtihan olmuştur. Kazandı mı? Orasını Allah bilir. Bize düşen Hüsnü Zan etmektir. Samimiyetine inanman senin için kazançlı bir durumdur. Zira bu olaylarda sadece Hoca değil Sevenleri de imtihan olmuştur. Fakat işin içinde olup bazı meseleleri aynel yakin bilenlerin durumu başkadır.

Size tavsiyem Cübbeli'yi Allah için sevmenizdir. Ehli sünnet çizgisini sevmenizdir. Ham madde insan olarak sevecekseniz de İslam bağlamında sevin inşallah.
 

DostunDostu

Süper Moderatör
Yönetici
İhvan Üyesi
Katılım
30 Eyl 2013
Mesajlar
6,181
Puanları
83
http://www.ihvanforum.org/showthread.php?132100-Kemalist-Şeyh-HAYDAR-BAŞ-Kükredi-Başbakan’ın-Kafasını-Koparırız!&p=1250363&viewfull=1#post1250363

Dua etmişim, dilek dilemişim üzerinden altı ay geçmedi, sakallı, sakalsız hepsinin ne olduğu ortaya çıktı, duam kabul mu oldu ne :) bu kadar çabuk beklemiyordum :)

Nasıl konuşuyor görüyor musunuz :)

Bu adam okula/okutmaya karşı biriyken hem de!

İşte bizleri nerden vuruyorlar görüyor musunuz?

Napacağız bu kişilerle bilmem.

Birileri bu adama hocam dedikçe ben utanıyor, müslümanlar adına üzülüyordum/üzülüyorum.

Bu, Adnan Oktar, üzülerek söylüyorum Fethullah Gülen ve belki Kadir Mısıroğlu ve daha niceleri...
Nasıl yetiştiriyorlar inanılır gibi değil değil mi?

Ayrı ayrı kollardan ayrı ayrı bölmek, ayrı ayrı kitleleri kontrol etmek için.

Sevgiler.
Bu video bedduadan öncesine ait. İçeriden çıktıktan kısa bir dönem sonra çekildi.

Cübbeli'nin elini kolunu bağlayan başka bir video olamazmı? (Sadece soruyorum!) Piyasaya sunulan kasetten ibaret olsaydı hoca ver yansın ederdi. Buraları hiç düşünen yok. Bu kıskaç altında Cübbeli'den Fethullah Gülen ve cemaatine karşı tek bir laf beklemeyin arkadaşlar.

Benim bildiğim Kadir Mısıroğlu hiç bir lafını esirgemez. Samimiyetinden şüphem yok. Sadece tarihi bilgileri şeriate göre yontar öyle anlatır. Oysa Tarih, tüm çıplaklığıyla bilinmelidir ki ibret alınsın.

Kadir Mısıroğlu'nun, Necip Fazıl hakkında ki görüşlerine katılmam. Şu anda Cübbeli'yi savunuyor ya. Hiç bir şey bilmediği için savunuyor. Hüsnü Zan ediyor. Tersinden bir durum işte. Peki, Sayın Kadir Mısıroğlu! Niçin bu milletin Necip Fazıl'a olan Hüsnü Zan'nına karşı saygılı davranamıyorsun? Sen nasıl ki Cübbeli meselesini bilmiyorsan biz de Necip Fazıl'ı bilmiyoruz. Senin Cübbeli hakkında ki hüsnü zannına saygımız var. Öyle de gerek. O halde lütfen Üstad hakkında ki oluşmuş hüsnü zanna da saygılı davran.
 
Üst