Mustafa İslamoğlu Nereye Koşuyor ? | ihvan forum – Özgür Düşünce ve Paylaşım Platformu!

Mustafa İslamoğlu Nereye Koşuyor ?

Kaptan

Mecra Yazarı
İhvan Üyesi
Katılım
9 Ocak 2012
Mesajlar
15,445
Puanları
113
İSLAMOĞLU NEREYE KOŞUYOR?

Akif Cemil / Milat Gazetesi

Mustafa İslamoğlu’nu bizim camiada tanımayan yoktur.
Yıllardır, yazıları, konuşmaları ve sosyal etkinlikleriyle camiamızda ve gündemde olan bir isim. Her insan, öne çıkan, topluma söyleyecek sözü olan her insan gibi o da zaman zaman tartışmaların, ilim çevrelerinin, özel gündemlerin ve dedikodu mekânlarının malzemesi oldu.

Ancak son zamanlarda Mustafa İslamoğlu’nun gündeme gelmesi daha çok olumsuz
değerlendirmelerle gerçekleşti. Her insan eleştirilebilir, kamuoyu önünde fikirleri değerlendirilebilir. Fakat bunlar yapılırken, kardeşlik hukuku çerçevesinde davranılmalıdır. Bir Müslüman eleştirilirken bu hukuk temel esas olmalıdır. Bir gayrı müslim bile değerlendirilirken dikkat etmemiz gereken bir hukuk vardır. Vicdan ve insaf elden bırakılmadan yapılmalıdır.


Mustafa İslamoğlu’na gelen eleştiriler birkaç cepheden.
Cüppeli Ahmet Hoca, İhsan Eliaçık Hoca, Ebubekir Sifil Hoca, Nur Cemaati ve paralel cemaati çevresinden. Yoğun olarak, aleni olarak bu çevrelerden tepkiler dillendirilmekte. Bir de değişik cemaat ve tarikat cevrelerinden yapılan, kapalı devre tenkitler…

Dediğim gibi fikirlerini kamuoyuyla paylaşan herkes elbette tenkit edilir. Ancak bu tenkitlerin de ilmi çerçeve içerisinde olması gerekir. Aksi takdirde haklı olunan konularda bile inandırıcılık kaybedilir.

Ben İslamoğlu’nun eleştirilen yönlerini burada ifade etmekten çok bir ilkeyi hatırlatmak istedim. Birbirimizi hemen harcamamak, hemen ötekileştirmemek, dışlamamak gerektiğini düşünüyorum. Bir insanın üslubunu beğenmeyebilir, ilmi açıdan yetersiz görebilir, görüşlerini yanlış ve İslami açıdan sakıncalı görebiliriz. Ama bunları dile getirmenin de usul ve adabı olmalıdır. İnsanları hemen harcamamalıyız. Sosyal medya
üzerinden, sağlıklı olmayan zeminlerde yapılan tenkitler, dedikoduları artırmaktan fazla bir şey getirmez.

Bir örnek olması aşısından belirtmek isterim: İslamoğlu’nun meal-tefsirinin, Rıhle dergisinde yapılan eleştirisi gayet ilmi ve yerindeydi. Bu tarz eleştirilerin yarar getireceğini ifade etmek istiyorum.


Kabul edilsin veya edilmesin, bir İslamoğlu realitesi var. Sayın İslamoğlu’nun, İslami camiaya yaptığı hizmet inkâr edilemez. Bu anlamda ecrini dünyada aldığı gibi ahirette de alır inşallah. Kendisini tenkit edenler, onunla buluşarak, görüşerek, ilmine güvenilen insanların hakemliğinde delillerini ortaya koymalıdırlar. Veya tarafsız bir heyet karşısında, kamuya açık bir alanda fikirlerini tartışmalıdırlar. Herkes söyleyeceğini söylemeli, açık ve net bir şekilde söylenenler etrafında değerlendirmeler yapılmalıdır. Karanlığa
kurşun sıkılmamalıdır. Şu an yapılan ilmi bir magandalıktan başka bir şey değildir.

Bu yapılmadığı takdirde, tarafların birbirine yaptığı hakaretler, kem sözler, itham ve tekfirler devam eder ve bundan da Müslümanlar zarar görür.


Bu bağlamda, kendi gözlemimi başlık doğrultusunda aktarmak ve sayın İslamoğlu’nun bu hususlarda kamuoyunu aydınlatmasını da istiyorum.

-Mustafa İslamoğlu’nda fikir kayması yaşanmakta mıdır?
-Sünnete bakışı net olarak nedir, sohbetlerinde niçin hadislere pek yer vermemektedir?
-Kur’an derken Hind kıtasında yer alan ve itikadi sorunlar taşıyan gruplara benzerlik yaşamakta mıdır?
-Mezhepleri nereye oturtmaktadır?
-Şiaya ehli beyt mektebi derken neyi amaçlamaktadır? Bazı kavramlara zorlama/orijinal yorum getirmeden vaz geçecek midir?
-Kendisini eleştirenlere niçin uygun olmayan sözlerle mescid ortamında cevap vermektedir?
-Bir cemaat kurmuş veya bunu düşünmekte midir?
-Enaniyet dozajı artmakta mıdır?
-Alimlere karşı eleştirilerinde ölçü bazen kaçmakta mıdır?

Bunlar sadece benim değil kamuoyunun merak ettiği, bizim samimi olarak dile getirdiğimiz bazı konular. Bu konuda kendi sitesinde dağınık bilgiler bulunmakta ama derli toplu bir bilgilendirme güzel olur.

Kısacası öğrenmek istediğimiz, Mustafa İslamoğlu nereye koşuyor?
 

lafons7275

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
19 Şub 2013
Mesajlar
21,533
Puanları
83



Kendisini tenkit edenler, onunla buluşarak, görüşerek, ilmine güvenilen insanların hakemliğinde delillerini ortaya koymalıdırlar.


Kaç kez İslamoğluna davet yapıldı ama hiçbirini kabul etmedi.
 

Kaptan

Mecra Yazarı
İhvan Üyesi
Katılım
9 Ocak 2012
Mesajlar
15,445
Puanları
113
Nasil ve ne niyetle davet edildigini hepimiz biliyoruz.
 

adams77

Kanalizasyoncu
İhvan Üyesi
Katılım
14 Haz 2013
Mesajlar
25,628
Puanları
113
Bu alimler beni dikkate alırlar mı? Banada davet gönderseler ya
 

kilicarslan

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
14 Mar 2013
Mesajlar
4,054
Puanları
48
Peygamberi susturup, kendi dinini Allah'ın ayetlerine tasdik ettirme derdinde olanlar tövbe etmeden ölürse cehenneme gider.
bosuna demiyorum, karsisindakinin ne dediginden habersizler diye. Hala safsatayla devam ediyorsunuz.
 

deren

semure
İhvan Üyesi
Katılım
11 Haz 2012
Mesajlar
2,393
Puanları
0
bu koşuya arkadaş vesilesiyle bende katıldım hayırlısı bakalım : )))
 

kilicarslan

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
14 Mar 2013
Mesajlar
4,054
Puanları
48
İslamoğlunun itikadı üzere misin sen de?
Ontane itikad olur mu? Dinin esaslari Allah´in kitabinda kayitli .
Bu kafayla bu ümmet nasil birlik olacak. A´nin, B´nin , C´nin degil Allahin koydugu itikattan sorumluyuz.

Siz dedigim gibi önce karisinizdaki ne diyor onu bi dinleyin anlayin. ama anlamak icin, tezinize delil bulmak icin degil.
 

deren

semure
İhvan Üyesi
Katılım
11 Haz 2012
Mesajlar
2,393
Puanları
0
senden ummazdım.
öylesine katıldım onun fetvalarına inanmıyorum ama arkadaş ortamı çok güzel arkadaşlarım çok kibar ve saygılılar beni üzmemek için tartışma konularına girmiyorlar hepsi bu.
 

lafons7275

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
19 Şub 2013
Mesajlar
21,533
Puanları
83
öylesine katıldım onun fetvalarına inanmıyorum ama arkadaş ortamı çok güzel arkadaşlarım çok kibar ve saygılılar beni üzmemek için tartışma konularına girmiyorlar hepsi bu.
aman bacım dikkat. Bu işin şakası yok. Rabbim seni korusun. Amin.
 

kilicarslan

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
14 Mar 2013
Mesajlar
4,054
Puanları
48
islamoğlunun hangi dediğinden habersisiz?
Az önce ne dediniz..
Peygamberi susturup, kendi dinini Allah'ın ayetlerine tasdik ettirme derdinde olanlar tövbe etmeden ölürse cehenneme gider.


böyle de camur mu atilir. Ne dedigi ortada ne söyledigi ortada , bütün bunlari es gecip söylediginiz lafa bakin.

Birde ne dediginden haberdariz diyorsunuz.

 

lafons7275

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
19 Şub 2013
Mesajlar
21,533
Puanları
83
Az önce ne dediniz..


böyle de camur mu atilir. Ne dedigi ortada ne söyledigi ortada , bütün bunlari es gecip söylediginiz lafa bakin.

Birde ne dediginden haberdariz diyorsunuz.

[/I][/COLOR]
Adam buharideki hadisleri kabul ediyor mu?
 

kilicarslan

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
14 Mar 2013
Mesajlar
4,054
Puanları
48
Hz. Muhammed’in örnekliğinin pratik karşılığı nedir?
Hz. Muhammed, Kur’an’ı sadece muhataplarına taşıyan değil, aynı zamanda Kur’an’ı yaşayandır. Kur’an’ın ilk muhatabı odur. Eşi Aişe, bir soru üzerine “Onun ahlakı Kur’an’dı” demiştir (İbn Hanbel 6/91). Kur’an dinin teorik kaynağı, Hz. Muhammed dinin pratik kaynağıdır. Fakat pratik kaynak olan Nebi’yi Kur’an şekillendirmiştir.
Kur’an dokunulması ve ulaşılması zor bir “tabu kitap” değil, bir “hayat kitabı”dır. Kur’an mü’minler kendisine kolayca ulaşabilsin ister. Bu ulaşılabilirlik, aynı zamanda Kur’an’ın teklif ettiği hayat tarzı için de geçerlidir. Kur’an’ın getirdiği hayat tarzı, Hz. Muhammed’in kişiliğinde somutlaşmıştır.

http://a-zislam.com/tr/questions/54


biri peyfgamberi susturmak mi demisti ?
 

lafons7275

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
19 Şub 2013
Mesajlar
21,533
Puanları
83
[quote =http://a-zislam.com/tr/questions/54]
Hz. Muhammed’in örnekliğinin pratik karşılığı nedir?







Hz. Muhammed, Kur’an’ı sadece muhataplarına taşıyan değil, aynı zamanda Kur’an’ı yaşayandır. Kur’an’ın ilk muhatabı odur. Eşi Aişe, bir soru üzerine “Onun ahlakı Kur’an’dı” demiştir (İbn Hanbel 6/91). Kur’an dinin teorik kaynağı, Hz. Muhammed dinin pratik kaynağıdır. Fakat pratik kaynak olan Nebi’yi Kur’an şekillendirmiştir. Kur’an dokunulması ve ulaşılması zor bir “tabu kitap” değil, bir “hayat kitabı”dır. Kur’an mü’minler kendisine kolayca ulaşabilsin ister. Bu ulaşılabilirlik, aynı zamanda Kur’an’ın teklif ettiği hayat tarzı için de geçerlidir. Kur’an’ın getirdiği hayat tarzı, Hz. Muhammed’in kişiliğinde somutlaşmıştır.


biri peyfgamberi susturmak mi demisti ?
[/QUOTE]

Buharide müslimde uydurma var diyen, peygamberi susturup mikrofonu kendi eline almış demektir.
 
Üst