Mürşidin yanında Yapılan Tövbenin Faydaları ... | ihvan forum – Özgür Düşünce ve Paylaşım Platformu!

Mürşidin yanında Yapılan Tövbenin Faydaları ...

_ikLiL_

VUSLATA HASRET.....
İhvan Üyesi
Katılım
24 May 2010
Mesajlar
2,117
Puanları
0
Yaş
28
<B>
Mürşidin yanında Yapılan Tövbenin Faydaları
1-Tövbeden evvel işlemiş olduğu bütün günahlardan affa uğrar.
Hadis: Tövbe eden sanki günah işlememiş gibidir.
2-Tövbe edip de tövbesi kabul olan kimse günahlarından kurtulduğu gibi ayrıca bir de tövbe mükâfatı kazanır.
Bu mükâfatın büyüklüğü de günahın çokluğuna göredir. Günahların sayısı kadar sevap kazanır. Yani
günahın ne kadar çoksa mükâfat da o kadar büyük olur.

Kur’an-ı Kerim
Furkan Suresi 70 ve 71. Ayetlerin meali: “Ancak tövbe edip iman eden ve Salih bir amel eden müstesna. İşte onlar var ya Allah(c.c.) onların kötülüklerini iyiliklere çevirir. Çünkü Allah(c.c.) Gafur (çok bağışlayan)dır. Rahim(çok merhamet eden)dir.”

“İşte kim tövbe edip Salih amel işlerse
artık şüphesiz ki o
tövbesi kabul edilmiş olarak Allah’a(c.c.) döner.”

3- Tövbe edene
Allah Teâlâ tövbesinde durabilmesi için yardım eder( kendi başına tövbe edenle mürşid yanında tövbe edenin farkı budur.)

4-Tövbe eden kimseyi
Allah Teâlâ sevdiği kullarının arasına yazar. Kur’an-ı Kerim Allah’a(c.c.) tövbe edenleri ve temizlenenleri sever(iç ve dış kirlerinden temizlenenler.)

5- Mürşid yanında tövbeden sonra
mürşidin himmeti (manevi yardım9 ile
dinin gerçek ve hak olduğuna dair deliller görmeye başlar. Allah’ü Teâlâ
çeşitli şekillerde bize ölümden sonraki hayatın var olduğunu göstererek imanımızın şüphelerden temizlenmesini temin eder. Meselâ; kerametler
hikmetli işler
rüyalar
bir takım manevi halleri kalp gözü ile yaşar gibi görmek
iman kuvvetlendikçe
onunla beraber dinin emir ve yasaklarına uyma derecesi de artar. Allah’ın(c.c.) sevgi ve korkusu da artar. “Bu bildiğimiz korku değil de
Allah’ü Teâlâ’nın muradına aykırı davranma korkusudur.”

Keramet ve hikmetli bir işi gören kimse evvelâ bunu aklı ve ilmi ile çözmeye çalışır. Akıl ve ilimle olmadığını görünce düşünceye dalar: Bilmediği ve göze görünmeyen bir kuvvetin veya var olduğunu kabul etmeye mecbur kalır. İşte bu ilme maneviyat ilmi veya ledün ilmi denir. Bu ilim mürşidin
tövbe edenleri binlerce kilometre uzakta olsalar bile kontrol altında tutabilmesini
günahlardan koruyabilmesini ve onların manevi hastalıklarını tedavi etmesini sağlar. Bu ilim vasıta ile mürşid
bağlılarını tasarruf denilen bir güçle idare eder ki buna mürşidin himmeti deriz.


6- Tövbeden gelen faydalardan birisi de tövbe edenin niyetinin her işte Allah(c.c.) için olmasının halinin başlamasıdır. Tabi bu değişiklikde ancak mürşidin himmeti ile olur.
7- Mürşidin himmeti ve tövbenin bereketi ile Allah Teâlâ dünya işlerini de düzeltir. Hadis; İbni Abbas(r.a.) rivayet ediyor: “Her kim günahlarına tövbe ederek istiğfara devam ederse
Allah Teâlâ o kimseyi dünya ve ahrete ait her darlıktan kurtarır ve her gamdan ve kederden azad eder. Ummadığı yerden rızıklandırır.”
(Sünen-i Ebu Davud
Cilt1
s.348)

Meselâ: İşi iyi gitmeyen bir esnaf
memur
işçinin kazancındaki bereketsizlik veya el darlığı düzelir. Kazancına ve evindeki yiyeceğine bereket gelir. Başına bir belâ veya hastalık gelmişse
Allah Teâlâ mürşidin himmeti veya duası ile belâyı defeder
hastalığına şifa verir.

8-İbadetine zarar veren manevi hastalıkların mürşid tarafından tedavisi çok güzel yapılır.

Bunlar;
Namazı kılamamak

a)Namazı gafletle kılmak
vaktini geciktirmek

b)İbadetlerde vesvese gelmesi

c)Uzun emel
dünya hırsı ve mal sevgisi

9- Kötü ahlâkta mürşidin hemmetiyle en kısa yoldan tedavi edilir. Dine zarar veren kötü ahlâk

a)Kibir (büyüklenmek)

b)Hırs (tâmâ
gözü doymamak hali)

c)Haset (başkasının bir şeyi olmasını istememek)

d)Dedikoducu olmak

e)Cimrilik

f)Kendisini beğenmek

g)Gösterişten hoşlanmak

h)Geçimsiz olmak

i)İlmi ile
aklı ile
ibadeti ile
marifeti ile
kabiliyeti ile öğünmek
büyüklenmek

j)İnsanlara
takva ve Allah(c.c.) korkusuna göre değil de zenginliğine göre kıymet vermek

k)Kendi kusurlarını görmeyip de Müslüman kardeşlerinin kusurlarını ayıplama

Bütün bu kötü huylar
diğer diğer müminleri sevmememizi önler ve bizi de kimseye sevdirtmez. Çaresi

ve tedavisi ancak mürşidlerin eliyle olur. Mürşidlerin yanına gidenlerin eski kötü hâl ve ahlâkı gider
yerine güzel hal ve ahlâk gelir.


10-İçki
kumar
zina
hırsızlık
katil gibi büyük günahlardan kendini kurtaramayanlara
mürşidin yardımı çok büyük olur. Mürşid yanında tövbeden sonra bu çeşit günahlara karşı içindeki sevgi veya zaafın derhal nefrete dönüştüğünü görür. Mürşidin yanına gelip gidenlerin
bu gibi hallere ait sayısız örnekler çoktur. Bazı kimseler bunları duydukları zaman inanamamakta ve bunlar uyduruluyor zannediyorlar.

</B>
 

_ikLiL_

VUSLATA HASRET.....
İhvan Üyesi
Katılım
24 May 2010
Mesajlar
2,117
Puanları
0
Yaş
28
11- Mürşidi sevmek: Sevgi
dinimizde çok kıymetlidir. Peygamberimiz (s.a.v.) bir hadisin de “Kişi
onun ameli ile amel etmese de sevdiği ile beraberdir.” Tabi ki bu beraberlik ahiret âlemi içindir.

Mürşidin sevgisi bize Allah’ın(c.c.) sevgisini kazandırır. İşte Yunus Emre
Mevlânâ Celâleddin-i Rumî
Hacı Bayram Veli
Şahı Nakşıbend
(k.s.)
Gavs-ı Azam ünvanı ile Abdulkadir Geylani (k.s.) ve binlerce Allah(c.c.) aşığı ve dostu hep bu şekilde bir mürşidin ve daha sonra Allah(c.c.) sevgisine kavuşmuşlardır. Onun için sevgi çok kıymetlidir.

Sevgi
zahmetsizce yapılabilecek en kıymetli bir ibadettir. Hele
sevgi Allah(c.c.) rızası için olursa.

12- Mürşid yanında tövbe edenler
ziyarete gidip geldikçe diğer Müslüman kardeşlerini de günden güne daha fazla sevmeye başlarlar.

Mürşidin yanında tövbe edenlerin arasında ki sevginin fazlalığını anlamak için onların birbirleriyle buluştukları zaman ne yaptıklarına dikkat etmek yeter. Birbirini seven iki kişi buluşunca ne yapar? Ya kucaklaşır
ya da öpüşürler. Küçükler byüklerin elini
büyükler de onların gözlerinden öperler. Tövbe eden insanların büyüklükten anladığı mana ise
Allah’a(c.c.) karşı ibadeti veya takvasıdır. Günahkâr kimse tövbe edince eski günahları daima gözünün önüne geldiği için kendisini küçük
kötü ve diğerlerini iyi ve büyük görür. Bunun için kendinden başka herkesin elini öpülmeye lâyık görür. Herkes de kendini aynı durumda gördüğü için her biri diğerinin elini öpmek ister. Bu da ayrıca birbirlerini sevmelerine yol açar. Cahil
ömrünün boş ve günahla geçtiğini düşünür
kendini küçük ve kötü görür.

Âlim
ben de günah işledim
Allah’ı(c.c.) zikretmeden ömrümü boşa geçiriyorum
yaptıklarım gafletle ve noksandır. Başkalarına nasihat ettim. Kendim yapmadım. Cahil bilmeyerek işlediği için af olacak
benim halim nasıl olacak der. İbadetlerini yapan sofilerde
yaptığım ibadetlerin kabul olduğu ne malûm? Yeni tövbe edenler hiç günah işlememiş gibi oldular. Benim halim nasıl olacak diye düşünür.

İbadetlerini noksansız yapan âlim ve sofilerde kıyamet günü
kulakları sağır olarak getirilenlerin yalnız kendi amellerini görüp beğenenler ve kendisini iyi bir insan olarak tanıyan
benim gibi kişi nerede vardır? Diyenler olduğunu bilirler. Peygamberimiz (s.a.v.) “iyi amellerle gururlanmaktan Allah Teâlâ’ya sığınırız” hadisini hatırlayıp
tövbe ve istiğfar ederek Allah’a(c.c.) yalvarırlar.”

13-Mürşidi ziyaret esnasındaki sayısız faydalardan başka
Allah(c.c.) için onun gibi bir âlimini ziyaret etmenin her adımına hesapsız sevap vardır.

Ziyaretler
mürşidin sevgisinin artmasına sebep olur. Bir büyük zata sormuşlar:

- Muhabbet nasıl çoğalır?
- Muhabbet
gidip gelmekle çoğalır
buyurmuşlardır.

14- Ölüm zamanında (Sekeratta)mürşidin faydası:
İnsan için en büyük tehlike ömrünün sonundadır. Her kim ömrünün sonunda imanını kurtarırsa artık o ebedi olarak rahata kavuşmuştur. Şayet ömrünün sonu imanla tamamlanmazsa
yani imansız giderse
bütün ömrünü ibadetle
itaatle geçirse
büyük evliyalardan olsa ne işe yarar? Ölüm zamanında Müslümanların yanına ruhunu teslim etmeden evvel şeytan gelir. Şeytan çok akıllı ve çok âlimdir. Onun için ölmekte olanın yanına gelirken “ben şeytanım seni kandırmaya geldim” demez. Ölenin tanıdığı veya akrabası olan bir hocanın
âlimin şeklinde gelir. Ölüm acısının verdiği hararetten içi kavrulmuş olan kimseye
soğuk bir su veya bir karpuz
kavun
üzüm gibi bir meyve

ikram eder. Onu imansız götürecek bir hareket veya söz söyletmeye çalışır; ekseriya da muvaffak olur. Çünkü ölüm acısının şiddetinden Sekerat halinde akıl ve ilim pek işe yaramaz. Nasıl ki şiddetli bir tabiat hadisesinde
trafik kazasında
fazla korku halinde ne yapacağımızı bilemediğimiz gibi. Ölüm acısı hepsinden daha tesirlidir. İşte o zaman insanı yine ancak Allah’ın(c.c.) yardımı korur.

Allah Teâlâ o zaman mürşidin ruhaniyetini orada hazır eder ve şeytan o zaman oradan kaçar ve böylece biz de imansız gitme tehlikesinden kurtuluruz. (İnşaallah)

15- Her gün bilerek veya bilmeyerek işlenen günahların kalpte yaptığı zararlardan kurtulmak kalbin tedavisi:
Her işlenen günahtan sonra kalbe siyah noktalar gelir. Bu siyah noktalar çoğaldıkça bir ayna gibi olan kalbi karartır. Kalp aynasına artık gerçekler yansımaz. Kararmış olan bir kalp artık bir hastadır. İbâdetten zevk alamaz. Allah’ın(c.c.) emirlerine isyan etmek ve kötülük işlemekten bir üzüntü duymaz. Nezle olanın iyi veya kötü hiç bir kokuyu duymaması gibi. Kalbin bu hasta-lığını tedavi edebilecek biricik çare mürşidlerdir. Bu manevi kalp hastalıkları mürşidlerin nazarı
teveccühü (bir çeşit manevi ameliyat)
sohbeti
duası
tavsiye edeceği manevi ilaçlar (tesbih) ile ancak tedavi olur. Tedaviye başlamış bir kalp hastası biraz iyileşince tedaviyi bırakmamalıdır. İmkan buldukça bir veya bir kaç ayda bir tedavi için mürşidinin yanına gidip gelmelidir ki hastalık ortaya çıkmasın.


16- Mürşidin talimatı ve tedavisiyle arzu edenlere verilen tesbih:
Her tövbe edenin tesbih çekmesi mecburi değildir. Tesbihi çekmek isteyenlere
isterlerse verilir yoksa verilmez. Mürşidin tavsiyesiyle verilirse feyz (İç saadeti
manevî rahmet
nur) alınır. Tesbihi çeken bir lezzet duyarsa onu bırakmaz. Onun için tövbe eden tesbihini terk etmez.
 
Üst