Muhafazakârlık Tuzağı

Mektûm

Doçent
İhvan Üyesi
Katılım
4 Şub 2007
Mesajlar
557
Beğeniler
248
Puanları
0
#1




Muhafazakârlık, İslâmî açıdan dindarlık değildir. Dîndâr; dîni kabul eden ve yaşayan demektir. Muhafazakâr, muhafaza etmeyi kâr sayandır. Statükocular da en şiddetli muhafazakârdırlar. Solcuların olduğu gibi, sağcılarında hatta Hristiyanların ve Yahudilerin de muhafazakârları vardır. Ateistler, inanmamayı kâr sayan muhafazakârlardır. İslâm muhafazakâr değil, Hakka ve adalete riayetkâr, yeniliklere ve gelişmelere açık bir dindir. Yani statik ve statükocu değildir. Dinamik ve canlıdır. İslâm, insanı diri ve canlı tutar. Uyuşukluk ve ataleti değil, hareket ve itaati emreder. Hak ve Adaleti sağlar. İbadetler, hareket ve itaatin sembolüdür. Sadece Müslümanlar arasında değil, bütün insanlara ve yaratıklara karşı hak ve adaletle muamele etmeyi emreder. İyilik ve güzellikleri temin için, kötülük ve çirkinliklerin def´i için çalışmayı emreder. Akıl ve ahlâk dışı olan şeyleri reddeder. İnsanlığın hayrına olan çalışmaları teşvik ve tasvîp eder. İnanç, insana mükellefiyetler (sorumluluklar) yükler. Sevap ve günahla karşı karşıya olma sorumluğu yükler.



İslâm iki günü denk tutmamayı ve ilerlemeyi emreder. Durgunluğu ve gafleti yasaklar, ıslâh edicidir, ifsâd edici değildir.
Günahkâr, günahı kâr sayan, günaha devam etmekte olandır. Sevap kelimesine -kâr ekini ilave edemeyiz. Sevabın içinde Allah´ın rızasını kazanma inancı vardır. Çünki sevaptan kâr elde etme düşüncesi yok, sadece Allah´ın rızasını kazanma arzusu vardır. İslama da -kâr ekleyip İslamkâr diyemediğimiz gibi. İslamı bilmeyen ve görmeyenler isyan içindedirler ve onlar isyankârdırlar. Çünki Allah´ı tanımayanlar ve ona inanmayanlar yaratıcısını tanıyamayıp isyan edenlerdir. Muhafazakâr, muhafaza ettiği şeylerde kâr yani menfaat gözetendir. Muhafazakâr iyiliği kâr sayabildiği gibi kötülüğü veya günahı da kâr sayabilir. İnsanlık onuruna ve inancına ters yasakları yürütmeyi de. Muhafaza, hıfz kökünden. Hâfız, ezberleyen, ezber eden, koruyan demektir. Muhafazakâr ise ezberini koruyan, ezberlediklerini kâr edinendir. Kısaca muhafazakârlık, koruyup kollayan demektir. Statüko´yu korumak ta muhafazakârlıktır. Yozlaşmayı, ahlâksızlığı korumakta. İçki içmeyi korumak, kumar oyna(t)mayı korumak, başörtü yasağını korumak, meslek lisesi mezunlarını ve özellikle İmam-Hatip Lisesi mezunlarının üniversiteye girme yasağını korumak, işsizliği, dejenerasyonu muhafaza etmek, dediğim dedik demekte muhafazakârlıktır.


Muhafazakârlığı, dindarlık olarak anlamak ve almak Statüko´yu ve taassubu din olarak görmektir. İslâm, Allah´ın gönderdiği ve koruduğu bir dindir. Müminler onu korumak ve muhafaza etmekle değil, yaşamak ve ona uymakla mükelleftirler. Hiçbir Müslüman İslam´ı muhafaza etmek ve getirmek iddiasında bulunamaz. İslam´ı ve şeriatını Hz. Muhammet (A.S.) getirmiş ve müminlere bildirmiştir. Veda hutbesiyle de bunu tebliğ ettiğini müminlere bildirmiş ve ´şahit ol ya rab!şahit ol ya rab!´´diyerek son sözünü söylemiştir. Müminin vazifesi bu tebliğe uymaktır. İslam, zaten gelmiştir. Onun muhafızı da Allah tır. Bugün Millî ve manevî değerleri korumak veya muhafaza etmek anlayışıymış gibi anlatılan muhafazakârlık, her şeyi körü körüne ve inatla korumak olarak tatbik edilmektedir. Yine bugün dindarlar mutaasıb insanlar olarak tanınmakta ve tanıtılmaktadır. Mutaassıplık akla ve hakka uygun olmayan körü körüne tatbik edilen inanç ve davranışlardır, taassup içinde bulunmadır. Müslüman mutaassıp olamayacağı gibi muhafazakâr da olamaz. Akla ve Hakka uygun olmayan şeylerin muhafazası kabul edilemez. Bâtıl´ı ve yanlışları muhafazaya çalışmak, zihin temizliğini ve inançları dejenere etmektir.Muhafazakârlık ve mutaassıplık müminlerin vasfı değildir. Mümin, iman eden ve imanın gereğini yaşayan ve yaşatmaya çalışandır.


Anadolu gençlik / Dergi Sayı : 123
 

zinar

Yeni
İhvan Üyesi
Katılım
26 Eki 2006
Mesajlar
1,348
Beğeniler
261
Puanları
0
#2
Üstadım sizin bu sathına vurgu yaptığınız mefhumu,idrak edebilecek derece-de mütedeyyinve entellektualist bir toplum olabilseydik,kendimizi ifade etmek için böylesine vülger kelimeler seçmezdik zannımca.

İzah gayet şık ama dillere pelesenk olan mefhumu engizasyona uğratmak yeryüzünü sallamaktan daha zor.Aksi düşünürsek kendimizi kandırmış oluruz...
 
Üst