Mesihçi ile Röportaj

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

Mesihçi

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
30 Ara 2011
Mesajlar
2,212
Puanları
0
Arkadaşlar tüm soruları cevaplamaya çalışıyorum. Eğer arada gözümden kaçan bir şey varsa bana küsmek yerine beni mention ederek hatırlatın lütfen. Esenlikler...
 

Verda

Gales
İhvan Üyesi
Katılım
9 Nis 2010
Mesajlar
10,917
Puanları
113
Sosyalimdir. Arkadaş bağlarım gereken insanlarla kuvvetlidir. Herkesle görüşürüm ama aynı anda birden fazla insanı yakınıma aldığım çok nadirdir. İnsanlarla yakınlaşıp sırlarımı paylaşabileceğim noktaya gelmem genelde 2-3 senelik görüşmeler sonucunda mümkün olur. Diğer insanlar benim için gelip geçicidir. Çok önem vermem. Biriyle yakın arkadaş olabilmem için geçmesi gereken testler vardır. Bir de terbiye sürecinden geçer. Bunları atlatan 2 arkadaşım oldu şimdiye kadar. Başkası olmadı. Tabii kendisi farkında değil ne yaptığımın, çaktırmadan anlarım insanları. Kolay kolay kimseye güvenmem. İnsanlardan her şeyi beklerim ve bana kötülük yaptıkları zaman hiç şaşırmam. Çünkü hiç kimseye o kadar güvenmem. Herkesin kötülük potansiyeli olduğunun bilincindeyim. Kendimi de aynı kefede tartarım. Zaman zaman karşıdaki şahsın beni eleştirmesini isterim. Çünkü sapıtabilirim ve düzeltilmem hatta yontulmam gerekebilir. Özeleştiri mekanizmam sağlamdır. Yeni insanlarla tanışmak beni hiç heyecanlandırmaz. Hatta yine mi yeni biri şeklinde bıkkınlık sergilerim. Başta benle tanışanlar burnu havada biri zannedebilirler bu sebepten. Zamanla öğreniyorlar tabii kim olduğumu. Ben kimseyle tanışmak için can atmıyorum ve buna yönelik ütopyalarım da yok. Ünlü, ünsüz kimseyle görüşmek umrumda değil. Türk ve yabancı binlerce insan tanıdım. Bir yerim eksilmedi ama bana ciddi bir katkısı da olmadı. İngilizce'm iyi olduğu için okula gelen yabancılar önce benim yanıma gelirler tanışmaya ama ben pek yüz vermem. Çünkü bilirim ki dertleri köprüyü geçene kadar ayıya dayı demektir. Şunu hiç unutmayın. İster aynı dinden olun, ister aynı kökenden bir yabancı sizi asla kendisiyle eşit görmez. Tecrübeyle sabittir. Yabancılar daima birbirini tutup seni aşağıda görür ve sen de bizden birisin derken bile kastettiği sen bizim en fazla yancımızsındır. Güler yüzlerine kanıp da aralarına girdiğinizi sanmayın. İlk fırsatta oraya ait olmadığınızı yüzünüze çarpacaklardır. Esenlikler.
Evet mesafe esas olandır çok yakın olduğu varsayılan arkadaşlara ve eşine, çocuğuna dahi çünkü eğer denge sağlanmazsa ya sen karşıdan çok şey beklersin ya da kendinden bi anlamda vazgeçersin ki bu halin ne kişiye ne de karşısındakine bi fayda sağlaması zordur. Peki bu minvalde sizi sınayan insanlar oldu mu böyle bir şeyi hissetseniz ne yapardınız?
 

Verda

Gales
İhvan Üyesi
Katılım
9 Nis 2010
Mesajlar
10,917
Puanları
113
Evet, kesinlikle dindar olduğumu söyleyebiliriz. Ailem daha sekülerdir. Yaklaşmazlar pek bu işlere. Çevremdeki insanlar da inançta aktif olmaya çabalarlar ama bir Müslüman siteye girip bu kadar tartışacaklarını sanmam. Gerçek hayatta anlatmaya çalışırlar. Sabredemezler. Benden farklı olarak onlar size normal gelen çoğu şeyi hakaret kabul ederler. Burada 5 dakika bile duramazlar. Geleneksel derken neyi kastettiğinizi anlamadım?
Kültürel anlamda dindar yani tam olarak inancın bilincinde olmayan.
 

Mesihçi

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
30 Ara 2011
Mesajlar
2,212
Puanları
0
Evet mesafe esas olandır çok yakın olduğu varsayılan arkadaşlara ve eşine, çocuğuna dahi çünkü eğer denge sağlanmazsa ya sen karşıdan çok şey beklersin ya da kendinden bi anlamda vazgeçersin ki bu halin ne kişiye ne de karşısındakine bi fayda sağlaması zordur. Peki bu minvalde sizi sınayan insanlar oldu mu böyle bir şeyi hissetseniz ne yapardınız?
Oldu ve ben refleks olarak uzaklaşırım o insanlardan. Çünkü karşıdakini tartmak normal, bunu ona hissettirmek ise kibirli bir davranıştır. Kişiyi ölçüp biçtiğinizi karşının anlamaması gerekir. Belli ederseniz bu tavrın anlamı "Senin bana layık olup olmadığını anlamaya çalışıyorum" dur ki çok yanlıştır.
 

Mesihçi

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
30 Ara 2011
Mesajlar
2,212
Puanları
0
Kültürel anlamda dindar yani tam olarak inancın bilincinde olmayan.
Var tabii çok var. Türk protestan cemaatinde pek olmaz. Ama Katolik ve Ortodoks cemaatinde senede hatta 2 senede bir kiliseye uğrayıp dua edince cennete gideceğini zanneden hayatında İncil kapağı açmamış çok insan var. Bunlar sorunca Hristiyan'ım derler ama hiç bir şey bilmezler. Herkese yaranmak için olur olmaz laflar ederler, inancı yanlış anlatırlar sonra onların pisliğini bizim toplamamız gerekir...
 

Verda

Gales
İhvan Üyesi
Katılım
9 Nis 2010
Mesajlar
10,917
Puanları
113
Oldu ve ben refleks olarak uzaklaşırım o insanlardan. Çünkü karşıdakini tartmak normal, bunu ona hissettirmek ise kibirli bir davranıştır. Kişiyi ölçüp biçtiğinizi karşının anlamaması gerekir. Belli ederseniz bu tavrın anlamı "Senin bana layık olup olmadığını anlamaya çalışıyorum" dur ki çok yanlıştır.
Yolculuk birini tanımanın en garanti yoludur Mesihçi =) benim kendimce bi tabirim vardır, sana yamuk yapıldığında üzülmeyeceğin kadar değer ver insanlara, yani karşılık beklemeden iyilik yapmak ve yaratandan ötürü sevebilmek..

Genel olarak anladığım kadarıyla zor bir karaktere sahipsiniz bu tarz karakterler yaşam içerisinde zaman zaman yalnızlık dönemi geçirirler bu yalnızlık kemmiyet değil keyfiyet içerikli yalnızlıktır sizin de böyle dönemleriniz oldu mu?
 

Verda

Gales
İhvan Üyesi
Katılım
9 Nis 2010
Mesajlar
10,917
Puanları
113
Var tabii çok var. Türk protestan cemaatinde pek olmaz. Ama Katolik ve Ortodoks cemaatinde senede hatta 2 senede bir kiliseye uğrayıp dua edince cennete gideceğini zanneden hayatında İncil kapağı açmamış çok insan var. Bunlar sorunca Hristiyan'ım derler ama hiç bir şey bilmezler. Herkese yaranmak için olur olmaz laflar ederler, inancı yanlış anlatırlar sonra onların pisliğini bizim toplamamız gerekir...
Katolik ve ortodoks cemaatlerine söz hakkı doğdu sanırım =)
 

Havas

Kısıtlı Erişim
İhvan Üyesi
Katılım
19 Ocak 2012
Mesajlar
4,432
Puanları
0
Siz de uyanan intibanın bir önemi yok. Önemli olan benim neye inandığımdır. İsa Mesih Tanrı'nın kendisi olduğu için vahyi alan değil gönderendir.
inancınıza saygımız buyuk kimseyide döndürecek değiliz.

isa mesih tanri ise neden kendisine tanrının oğlu denmesine müsade ediyor.?

bunlar böyle uzayıp gider..sen istersen röpörtajına devam et.:)
 

Ahter

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
1 Eki 2009
Mesajlar
5,252
Puanları
0
Siz de uyanan intibanın bir önemi yok. Önemli olan benim neye inandığımdır. İsa Mesih Tanrı'nın kendisi olduğu için vahyi alan değil gönderendir./Mesihçi...

Çoğu arkadaş, hıristiyanlığı islam gibi zannederek, onlarında Haz. isayı peygamber kabul ettiklerini sanır..Hatta mürekkep yalamış zamanın müftüsü Ahmed Şahin bile amentüde ittifakımız var gibi absürd sözlerle aynı şeyllere inanıldığını zanneder...Mesihçinin yukarıdaki cümlesi öğretici olmuş...Ehli kitabla aynı şeylere inanmıyoruz...
 

rabbinsadikkulu

FETÖ nurcu değildir!
İhvan Üyesi
Katılım
10 Ocak 2012
Mesajlar
9,937
Puanları
63
mesihçi ye sorularımız aşağıda idi.

önemli not: aşağıdaki sorular; hristiyan inancı taşıyan birine, mantık ilmi kapsamında hazırlanan sorulardır. lütfen bu soruları bir müslümana sormayıınız?




mesihçiye kendi itikadı ile ilgili 4 soru sormak istiyoruz.


1- "kitabı mukaddes" e göre hz isanın son peygamber olduğuna dair bilgi yok. dolayısı ile inancınıza göre yeni bir peygamber gelebilir. kronolojik olarak peygamberlerin gelme sürecide belli. tüm yaşanan yozlaşmalara rağmen, 2000 yıldır hala yeni bir peygamber gelmemesini neye bağlıyorsunuz? yeni bir peygamber gelirse inanırmısınız? neye göre inanırsınız?

2- yemek yiyen, acı çeken, çarmıha gerilen, öldürülen bir "tanrı" anlayışı sizi rahatsız etmiyor mu? böyle bir "tanrı", tanrı vasfı taşır mı? taşımaz ise, bu durumda siz kısaca "müşrik" olmuyormusunuz?

3- düşünemeyen, akledemeyen, mesuliyeti olmayan, yeni doğan bir bebeğin; günah yüklü olarak bu dünyaya geldiğini kabul etmek, o bebeği bu dünyaya yollayan "tanrı" nıza isyan değilmidir? aklınızı kullansanız ne cevap verirdiniz? (biliyorum ki hristiyanlık bu konuda düşünmeyi yasaklar.) bu kapsamda "asli günah" ı, hz isanın üstlenmesi ve de insanları bu günahtan kurtarmak için çarmıha gerilmesi biraz garip değill mi? hani hz isa tanrı idi. şimdi insanları günahtan kurtarmak için çarmıha gerilmeyi kabul etti..... karışık oldu galiba... başa dönersek hani bu tanrı yeni doğan bebeği günah yüklü yolluyordu ya... şimdi de yetişkin, akleden insanın günahını üzerine aldı. GARİPLİĞİ FARKEDEBİLİYORMUSUNUZ. göremediğimizi bize gösterin lütfen.

kısaca şöyle özetleyelim; bir "tanrı" düşünün yeni doğan, akldemeyen, mesuliyet sahibi olamayan, aciz, bir bebeği günah yüklü olarak dünyaya yolluyor (arınması için vaftiz şart!!!), ama aynı tanrı; akleden, mesuliyet sahibi insanların asla kendi gayreti ile kurtulamayacağı "asli günahları" kendi üzerine alıyor. aynı zamanda bu tanrı yiyor, içiyor, acı çekiyor, çarmıha geriliyor ve ölüyor....???? burda bir gariplik yok mu?

4- "Bir tek Tanrıdan başka Tanrı yoktur" dendiği halde, "her biri gerçekten Tanrı olan üç şahsiyet (Baba Allah-Oğul Allah-Ruhu'l-Kuds) vardır" demek büyük bir çelişkiye düşmek değil midir?..


cevap bekliyoruz. :)






son olarak siz inanmasanızda kuranı kerimden bir ayet ile bitirelim;"Ey Kitab ehli! Dininizde sınırları aşmayın ve Allah hakkında ancak hakkı söyleyin. Meryem oğlu İsa Mesih, ancak Allah’ın peygamberi, Meryem’e ulaştırdığı (emriyle onda var ettiği) kelimesi ve kendisinden bir ruhtur. Öyleyse Allah’a ve peygamberlerine iman edin, “(Allah) üçtür” demeyin. Kendi iyiliğiniz için buna son verin. Allah, ancak bir tek ilâhtır. O, çocuk sahibi olmaktan uzaktır. Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O’nundur. Vekil olarak Allah yeter." (Nisa suresi,171)
mesihçi bize aşağıdaki cevabı vermiş. ama klişeleşmiş cümleler kurmaktan ileri gidemememiş.

1) İsa Mesih peygamber değildir. Bizim inancımızda Tanrıdır. Peygamberler gelir ve gelmektedir. Ancak Kutsal Kitap yazımı bitmiştir. Ayetle sabittir. Peygamberlik armağanını herhangi bir inanan alabilir. Bir kişinin gerçek peygamber olup olmadığını ayetlerdeki öğretiyle çözeriz.
"15 “Sahte peygamberlerden sakının! Onlar size kuzu postuna bürünerek yaklaşırlar, ama özde yırtıcı kurtlardır.
16Onları meyvelerinden tanıyacaksınız. Dikenli bitkilerden üzüm, devedikenlerinden incir toplanabilir mi?
17Bunun gibi, her iyi ağaç iyi meyve verir, kötü ağaç ise kötü meyve verir.
18İyi ağaç kötü meyve, kötü ağaç da iyi meyve veremez.
19İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır.
20Böylece sahte peygamberleri meyvelerinden tanıyacaksınız.
21“Bana, ‘Ya Rab, ya Rab!’ diye seslenen herkes Göklerin Egemenliği’ne girmeyecek. Ancak göklerdeki Babam’ın isteğini yerine getiren girecektir.
22O gün birçokları bana diyecek ki, ‘Ya Rab, ya Rab! Biz senin adınla peygamberlik etmedik mi? Senin adınla cinler kovmadık mı? Senin adınla birçok mucize yapmadık mı?’
23O zaman ben de onlara açıkça, ‘Sizi hiç tanımadım, uzak durun benden, ey kötülük yapanlar!’ diyeceğim.” Matta 7
2)İsa Mesih tam bir insan ve tam Tanrıdır. İnsan bedeni alıp aramızda yaşaması onun yüceliğindendir. Kulları için kendini feda etmiştir. Bu beni müşrik yapmaz çünkü ben başka birini Tanrı'ya eş koşmuyorum. Baba, Oğul ve Kutsal Ruh'tan müteşekkil Tek Allah'a inanıyorum. Tanrı'nın aynı anda bir çok yerde olması, bir çok Tanrı olması demek değildir.
3) Hristiyanlık hiçbir konuda düşünmeyi yasaklamaz. Bebeklerin temizlenmesi için vaftiz olması gibi bir durum yoktur. Bunlar Katolik uydurmasıdır. Bebekler ademden beri miras aldığımız günahla doğarlar. O günahın lanetinden dolayı hala hastalanıyoruz, ölüyoruz ve mükemmel değiliz. Bir bebek dahi tamamen masum olamaz. İnsanın doğası kötüdür çünkü. Bebekler ölünce cennete giderler. Çünkü imanla doğarlar. Ancak bu onları günahsız yapmaz. Tanrı insanı kendi benzeyişinde yaratmıştır. Bir insan olarak yeryüzüne inmekten aciz değildir. İsa Mesih buradaki hayatıyla bizlere en doğru yaşamı öğretmiştir ve çok önceden haber verilen peygamberlikleri yerine getirerek bizleri kurtarmıştır. Sizin yücelik anlayışınız altın tahtlar olduğundan anlamakta zorlanmanız normaldir. Ayrıca klişelerden başka bir şey söylemediğinizi hatırlatmalıyım. Hep aynı şarkı, hiç değişmiyor...
4)Değildir. Allah birdir ve bu ezelden ebede böyledir. 3 lü birlik Allah'ın yapısını, kimliğini insan aklına göre açıklamasıdır. 3 lü birlik Allah'ın 3 karakteri, aynı anda 3 yerde olması gibidir. Her biri Allah'tır çünkü Allah birdir ve aynı anda 75 yerde de olsa ona Allah denir.

şimdi bir tespitte bulunmak istiyorum. yeni doğan bebek konusunda, fetulah gülen ve mesikçi (hristiyanlar), benzer düşünceye sahip.

çok ilginç değil mi. bizce çok ilginç. aşağıdaki alıntıya bakınız.

islam inancına göre doğan her bebek günahsız doğmaz mı. veya tersten bakarsanız hristiyan inancına göre doğan her bebek günahkar olarak doğmaz mı? ve hristiyanlar o bebeği günahından arındırmak için vaftiz etmez mi.

bakalım fethullah efendinin doğan bebekle ilgili düşüncelerine... fethullah efendi kime şirin gözükmeye çalışıyor?

M. Fethullah Gülen Hoca, İsa Mesih'in gühahsızlığı konusunda şöyle der:

"...Efendimiz bir hadislerinde şöyle buyurur: 'Bütün doğan çocuklara şeytan temas eder. Ancak bundan Hz. İsa (as) ve annesi istisna edilmiştir.' Yani şeytan, 0 dogarken O'na dokunamamıştır. Hz. İsa (as) dogarken dahi Cenab-ı Hakk'ın koruması altına alınmış bir peygamberdir. Oyleyse, böyle bir nebî hakkında. nasıl günah tasavvur olunabilir ki?..."( M. Fethullah Gülen, İnsanlığın İftihar Tablosu Sonsuz Nür, 2. c., 148. s., Zaman yay., İstanbul-1994.)

ayrıca şu linkten de okuyabilirsiniz.

http://tr.fgulen.com/content/view/341/3/
 

Mesihçi

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
30 Ara 2011
Mesajlar
2,212
Puanları
0
Yolculuk birini tanımanın en garanti yoludur Mesihçi =) benim kendimce bi tabirim vardır, sana yamuk yapıldığında üzülmeyeceğin kadar değer ver insanlara, yani karşılık beklemeden iyilik yapmak ve yaratandan ötürü sevebilmek..

Genel olarak anladığım kadarıyla zor bir karaktere sahipsiniz bu tarz karakterler yaşam içerisinde zaman zaman yalnızlık dönemi geçirirler bu yalnızlık kemmiyet değil keyfiyet içerikli yalnızlıktır sizin de böyle dönemleriniz oldu mu?
Tercihen yalnız kaldığım, yalnızlıktan keyf aldığım olmuştur. Bazen diğer insanların varlığını unutup kendi kendime yaşamak isterim. Ancak bu da geçicidir. Bir noktadan sonra tekrar sosyalleşiyorsunuz. Beni yeşil, pınarlar akan bir yaylaya bıraksanız ve 2-3 ay sormasanız hiç şikayetim olmaz mesela. :)
 

rabbinsadikkulu

FETÖ nurcu değildir!
İhvan Üyesi
Katılım
10 Ocak 2012
Mesajlar
9,937
Puanları
63
Fethullah Gülen Hristiyan mı? Aman Tanrııım! :p

hristiyanların bakış açısını siz daha iyi biliyorsunuz. fetulah gülenin yeni doğan bebekle ilgili bakış açısı ile hristiyanların bakış açısı hangi açıdan benzer ya da farkı nedir?


not: fetulah beyin yeni doğan bebekle ilgili bakış açısı islami değildir. fetulah beyin dalalet içinde olduğu alanlardan biri de budur.
 

Verda

Gales
İhvan Üyesi
Katılım
9 Nis 2010
Mesajlar
10,917
Puanları
113
Tercihen yalnız kaldığım, yalnızlıktan keyf aldığım olmuştur. Bazen diğer insanların varlığını unutup kendi kendime yaşamak isterim. Ancak bu da geçicidir. Bir noktadan sonra tekrar sosyalleşiyorsunuz. Beni yeşil, pınarlar akan bir yaylaya bıraksanız ve 2-3 ay sormasanız hiç şikayetim olmaz mesela. :)
Ara ara yalnız kalmak gerçekten iyidir. Yeşil pınarlar akan bir yayla müthiş !
 

Mesihçi

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
30 Ara 2011
Mesajlar
2,212
Puanları
0
hristiyanların bakış açısını siz daha iyi biliyorsunuz. fetulah gülenin yeni doğan bebekle ilgili bakış açısı ile hristiyanların bakış açısı hangi açıdan benzer ya da farkı nedir?


not: fetulah beyin yeni doğan bebekle ilgili bakış açısı islami değildir. fetulah beyin dalalet içinde olduğu alanlardan biri de budur.
Adam bunun bir hadis olduğunu söylemiş. Bilemeyeceğim esas kastı neydi. Ancak Fethullah Gülen, İsa Mesih'in sıfatlarını kabul etmez. O yücedir amma Hz. Muhammed kadar değil der. Bebekler doğarken şeytanın dokunması diye bir şey yoktur. İnsanlar zaten günahkar öze sahip, şeytanın özel müdahalesine gerek yok bunun için. İsa Mesih ise tam anlamıyla günahsızdır. Özü de öyledir, görüntüsü de...
 

Mesihçi

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
30 Ara 2011
Mesajlar
2,212
Puanları
0
Ara ara yalnız kalmak gerçekten iyidir. Yeşil pınarlar akan bir yayla müthiş !
Yaylayı açabilirim o zaman. :) Şimdi yemyeşil olacak öncelikle. İçerisi meyve bahçesi, dışarısı orman... Bahçeden 4-5 yerden pınarlar çıkacak. Tertemiz o sular ve buz gibi yazın... Sebzenizi ekeceksiniz bir yere. Sonra günü gelince yabani ağaçlardan kızılcık kirazı toplayacaksınız, reçellik. Sonra böğürtlen ve erik... Bu arada fındıklar olmuş olur, o işe girişirsiniz, sonra ceviz, kestane... Elma, armut derken bir bakmışsınız 3 ay geçivermiş. Bu arada sabah erkenden kalkıp tavukları bırakmalı, ineği sağmalı ve koyunları yaymalısınız. Atın yemi unutulmamalı elbette. Akşam hava kararırken elleri, ayakları, yüzü yıkayıp (hatta ortamda Anneanne varsa iyice sürtüp :D) dünyanın en tatlı yorgunluğunu, dünyanın en güzel manzarasına karşı yaşamalısınız. Anneannenin efsanelere konu olmuş yemeklerini yiyip, çardakta çayınızı içmeli sonra hava iyice soğuyup sis çökünce uyumalısınız. Ertesi sabah erkenden kalkmalı ve hiç üşenmediğinizi, hatta neşeyle kalktığınızı görüp şaşırmalısınız. Ben bu cenneti gerçek hayatta yaşadım. Anneannemin yanında Osmaniye'nin yukarısında Gavur dağlarında... Sonra cennetimi cehenneme çevirdiler. Ama olsun. Hayalleriyle yaşıyorum hala...
 

Büşra

'ana hura!!
İhvan Üyesi
Katılım
18 Ağu 2007
Mesajlar
22,994
Puanları
113
@Mesihçi hayattan beklentilerin yukarda ki cümleler ise bu bir çok insanın ruh dünyasında mevcuttur. Bir yaratılmış olarak hedefin nedir? Geleceğe dair ?
 

Büşra

'ana hura!!
İhvan Üyesi
Katılım
18 Ağu 2007
Mesajlar
22,994
Puanları
113
Sosyalimdir. Arkadaş bağlarım gereken insanlarla kuvvetlidir. Herkesle görüşürüm ama aynı anda birden fazla insanı yakınıma aldığım çok nadirdir. İnsanlarla yakınlaşıp sırlarımı paylaşabileceğim noktaya gelmem genelde 2-3 senelik görüşmeler sonucunda mümkün olur. Diğer insanlar benim için gelip geçicidir. Çok önem vermem. Biriyle yakın arkadaş olabilmem için geçmesi gereken testler vardır. Bir de terbiye sürecinden geçer. Bunları atlatan 2 arkadaşım oldu şimdiye kadar. Başkası olmadı. Tabii kendisi farkında değil ne yaptığımın, çaktırmadan anlarım insanları. Kolay kolay kimseye güvenmem. İnsanlardan her şeyi beklerim ve bana kötülük yaptıkları zaman hiç şaşırmam. Çünkü hiç kimseye o kadar güvenmem. Herkesin kötülük potansiyeli olduğunun bilincindeyim. Kendimi de aynı kefede tartarım. Zaman zaman karşıdaki şahsın beni eleştirmesini isterim. Çünkü sapıtabilirim ve düzeltilmem hatta yontulmam gerekebilir. Özeleştiri mekanizmam sağlamdır. Yeni insanlarla tanışmak beni hiç heyecanlandırmaz. Hatta yine mi yeni biri şeklinde bıkkınlık sergilerim. Başta benle tanışanlar burnu havada biri zannedebilirler bu sebepten. Zamanla öğreniyorlar tabii kim olduğumu. Ben kimseyle tanışmak için can atmıyorum ve buna yönelik ütopyalarım da yok. Ünlü, ünsüz kimseyle görüşmek umrumda değil. Türk ve yabancı binlerce insan tanıdım. Bir yerim eksilmedi ama bana ciddi bir katkısı da olmadı. İngilizce'm iyi olduğu için okula gelen yabancılar önce benim yanıma gelirler tanışmaya ama ben pek yüz vermem. Çünkü bilirim ki dertleri köprüyü geçene kadar ayıya dayı demektir. Şunu hiç unutmayın. İster aynı dinden olun, ister aynı kökenden bir yabancı sizi asla kendisiyle eşit görmez. Tecrübeyle sabittir. Yabancılar daima birbirini tutup seni aşağıda görür ve sen de bizden birisin derken bile kastettiği sen bizim en fazla yancımızsındır. Güler yüzlerine kanıp da aralarına girdiğinizi sanmayın. İlk fırsatta oraya ait olmadığınızı yüzünüze çarpacaklardır. Esenlikler.

Allah ın insana verdiği rahmetten ötürü kimileri fazla öz verili olabiliyor.. İnsanın kendisini tanıması güzel bir haslet tebrik ederim...
 

Mesihçi

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
30 Ara 2011
Mesajlar
2,212
Puanları
0
@Mesihçi hayattan beklentilerin yukarda ki cümleler ise bu bir çok insanın ruh dünyasında mevcuttur. Bir yaratılmış olarak hedefin nedir? Geleceğe dair ?
Kendimle ilgili hedeflerim yok. Kendimi çok umursadığımı da söyleyemeyeceğim. Ailem için zenginleşip, gerekirse itibar kazanıp onları rahat yaşatmak tek idealim. Tek başıma olsam sıradan bir maaşla yaşar giderdim...

Ruhani manada ise Rabbe hizmet edebilmek ve ona yaklaşabilmekten başka beklentim yok. Bunu sağlayacak olan yine Odur. Onun planına sığındım.
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Üst