• Reklamsız versiyon için ÜYE OL

Mehmet Akif Ersoy Şiirleri

Zeynep Özmen

Kevok_84
İhvan Üyesi
Katılım
7 Haz 2006
Mesajlar
3,306
Beğeniler
11
Puanları
0
#1
ZULMÜ ALKISLAYAMAM

Zulmü alkışlayamam, zâlimi asla sevemem;
Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem.
Biri ecdâdıma saldırdı mı, hattâ boğarım!..
- Boğamazsın ki!
- Hiç olmazsa yanımdan koğarım.
Üç buçuk soysuzun ardında zağarlık yapamam;
Hele hak nâmına haksızlığa ölsem tapamam.
Doğduğumdan beridir âşıkım istiklâle,
Bana hiç tasmalık etmiş değil altın lâle!
Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum?
Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum!
Kanayan bir yara gördüm mü yanar tâ ciğerim,
Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim!
Adam aldırma da geç git, diyemem aldırırım.
Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım!
Zalimin hasmıyım amma severim mazlumu...
İrticâın şu sizin lehçede ma'nâsı bu mu?

Mehmed Akif Ersoy
 

Vuslat Rana

Edep Ya Hu
İhvan Üyesi
Katılım
7 Haz 2006
Mesajlar
786
Beğeniler
9
Puanları
0
Web sitesi
vuslatirana.blogcu.com
#2
Üstad ne güzel ne yerinde söylemiş...
Paylaşımın için sağolasın...
Mutlaka defter aralarıma karalarım satırlarını...
 

Kaf-Nun

Asistan
İhvan Üyesi
Katılım
14 Haz 2006
Mesajlar
544
Beğeniler
1
Puanları
0
#3
Hâlık’ın nâmütenahi adı var, en başı “Hak”,
Ne büyük şey kul için hakkı tutup kaldırmak!
Hani ashab-ı kiram ayrılalım derlerken,
Mutlaka süre-i “Vel Asr” ı okurmuş, bu neden?
Çünkü meknûn o büyük sürede asâr-ı felâh,
Başta iman-ı hakiki geliyor, sonra salâh,
Sonra hak, sonra sebât: İşte kuzum insanlık
Dördü birleşti mi yoktur sana hüsran artık.

M. Akif ERSOY
 

kul emir

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
17 Haz 2006
Mesajlar
2,862
Beğeniler
5
Puanları
0
#4
TÜkÜrÜn !

Tükürün,milleti alçakça vuran darbelere!

Tükürün,onlara alkış dağıtan hainlere!

Tükürün,Ehl-i Salibin o hayasız yüzüne!

Tükürün,onların asla güvenilmez sözüne!

Medeniyet denilen maskara mahluku görün:

Tükürün,maskeli vicdanına asrın,tükürün!!!

Mehmet .Akif ERSOY
 

dilhuba

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
27 Eki 2006
Mesajlar
2,630
Beğeniler
20
Puanları
38
Web sitesi
mustafababuroglu.sitemynet.com
#5
Çanakkale Şehİtlerine

ÇANAKKALE ŞEHİTLERINE



Su Boğaz harbi nedir? Var mi ki dünyâda esi?
En kesîf orduların yükleniyor dördü besi,
-Tepeden yol bularak geçmek için Marmara'ya-
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.
Ne hayâsızca tehassüd ki ufuklar kapalı!
Nerde _ gösterdiği vahşetle <<bu: bir Avrupalı>>
Dedirir - yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi,
Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yâhud kafesi!
Eski Dünyâ, bütün akvâm-i beser,
Kaynıyor kum gibi, tûfan gibi, mahşer mahşer.
Yedi iklîmi cihânın duruyor karsın da,
Ostralya'yla beraber bakıyorsun: Kanada!
Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk;
Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk.
Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ...
Hani, tâ'ûna da züldür bu rezîl istîlâ!
Ah o yirminci asir yok mu, o mahlûk-i asîl,
Ne kadar gözdesi mevcûd ise hakkıyla, sefil,
Kustu Mehmedçiğin aylarca durup karşısına;
Döktü karnındaki esrârım hayâsızcasına.
Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz...
Medeniyyet denilen kahpe, hakîkat, yüzsüz.
Sonra mel'undaki tarîbe müvekkel esbâb,
Öyle müthiş ki: Eder her biri bir mülkü harâb.
Öteden sâikalar parçalıyor âfâki;
Beriden zelzeleler kaldırıyor a' mâki;
Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;
Sönüyor göğsün üstünde o aslan neferin.
Yerin altında cehennem gibi binlerce lâğam,
Atılan her lâgamin yaktığı: Yüzlerce adam.
Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer;
O ne müthiş tipidir: Savrulur enkaaz-i beser..
Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak,
Boşanır sırtlara, vâdilere, sağnak.
Saçıyor zırha bürünmüşde o nâmerteller,
Yıldırım yaylımı tûfanlar, alevden seller.
Veriyor yangını, durmuş da açık sînelere,
Sürü hâlinde gezerken sayısız tayyâre.
Top tüfekten daha sik, gülle yağan mermîler...
Kahraman orduyu seyret ki bu tehdîde güler!
Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;
Alınır kal' a mi göğsündeki kat kat îman?
Hangi kuvvet onu, hâsâ, edecek kahrına râm?
Çünkü te' sîs-i Ilâhî o metîn istihkâm.
Sarılır, indirilir mevki-i müstahkemler,
Beserin azmini tevkif edemez sun-i beser;
Bu göğüslerse Hudâ'nin ebedi serhaddi;
« O benim sun-i bedi'im, onu çiğnetme» dedi
Âsımın nesli... diyordum ya... nesilmiş gerçek:
İşte çiğnetmedi nâmûsunu, çiğnetmeyecek.
Şühedâ gövdesi, bir baksana, dağlar, taslar...
O, rükû olmasa, dünyâda eğilmez baslar,
Vurulup temiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!
Gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer.
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhîd'i...
Bedr'in aslanları ancak, bu kadar şanlı idi.
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın

"Gömelim gel seni tarihe" desem sığmazsın

Hercü merc ettiğin edvara da yetmez o kitap...

Seni ancak ebediyyetler eder istiab.
« Bu, tasındır» diyerek Kâbe'yi diksem basına;
Rûhumun vahyini duysam da geçirsem tasına;
Sonra gök kubbeyi alsam da, rîda namiyle,
Kanayan lâhdine çeksem bütün ecramiyle,
Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan,
Yedi kandilli Süreyyâ'yı uzatsam oradan;
Sen bu âvîzenin altında, bürünmüş kanına,
Uzanırken, gece mehtabı getirsem yanına,
Türbedarın gibi tâ fecre kadar bekletsem ;
Gündüzün fecr ile âvîzeni lebriz etsem;
Tüllenen mağribi, aksamları sarsam yarana...
Yine bir şey yapabildim diyemem hâtırana.
Sen ki, son ehl-i salibin kırarak savletini,
Şarkın en sevgili sultâni Selâhaddin`i,
Kılıç Aslan gibi iclaline ettin hayran...
Sen ki, İslam'ı kuşatmış, boğuyorken hüsran,
O demir çemberi göğsünde kırıp parçaladın;
Sen ki, rûhunla beraber gezer ecramı adın;
Sen ki, a`sara gömülsen taşacaksın...Heyhât,
Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu, cihat...
Ey şehit oğlu şehit, isteme benden makber,
Sana agûşunu açmış duruyor peygamber.

Mehmet Âkif ERSOY
 

caddycazz

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
4 Ocak 2007
Mesajlar
905
Beğeniler
1
Puanları
0
Yaş
43
#7
Allah razı olsun kardeşlerimm..İnşallah daha fazla yer verilir bu tür etkinlikleree..

Atalarımızın ruhu şad olsun..
 

hasret

Asistan
İhvan Üyesi
Katılım
23 Eki 2006
Mesajlar
748
Beğeniler
29
Puanları
0
#8
arkadaşlar harika bi yer...çanakkale yenilmezlerin yenildiği yer...rabbim herkesi oraya nasip eder inş ama orda banada dua etmeyi unutmayın...:)
 

Amine1

Doçent
İhvan Üyesi
Katılım
11 Eki 2006
Mesajlar
1,228
Beğeniler
0
Puanları
0
Yaş
24
#9
Tam Bİr Tevafuk Bende Bunu İndİrmek İÇİn AÇmiŞtim Bİlgİsayari SaĞolun Mevlam Razi Olsun:)
 

Dut_agaci

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
14 Ocak 2007
Mesajlar
7,193
Beğeniler
295
Puanları
83
Web sitesi
www.Menzil.Net
#10
Resmim için...



Toprakta gezen gölgeme toprak çekilince,
Günler şu heyûlâyı da er geç, silecektir.
Rahmetle anılmak, ebediyet budur amma,
Sessiz yaşadım, kim beni, nereden bilecektir?

MEHMED AKİF ERSOY...
 

aHuZaR

Can kayıp can firarda
İhvan Üyesi
Katılım
27 Kas 2006
Mesajlar
6,438
Beğeniler
22
Puanları
0
#11

mazlumu nedir ezmede ezdirmede mana
zalimleri adlin hani öldürmedi hala
cani geziyor dipdirican vermede masum
suç başkasınındırda neden başkası masum
MEHMED AKİF ERSOY

Dut_agaci ellerine saglik kelimeleri kifayetsiz kaldigi an
mekani cennet olsun üstadin


 

doğuhan

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
13 Ara 2006
Mesajlar
1,425
Beğeniler
1
Puanları
0
Yaş
32
#12
Baksana kim boynu bükük ağlayan?
Hakk-i hayâtın senin ey Müslüman!
Kurtar o biçâreyi Allah için.
Artık ölüm uykularından uyan!
M.Akif
 

gokce_kız

Doçent
İhvan Üyesi
Katılım
10 Eyl 2006
Mesajlar
1,032
Beğeniler
0
Puanları
0
#14
:clap2: :clap2: :clap2:
arkadaşlar paylaşım için teşekkür ederim..
 

Berke

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
12 Ocak 2007
Mesajlar
3,885
Beğeniler
5
Puanları
0
#15
On dört asır evvel yine bir böyle geceydi
Kumdan ayın on dördü bir öksüz çıkıverdi
Lakin o ne hüsrandı ki hissetmedi gözler
Halbuki kaç bin senedir bekleşmedelerdi
 

kemalali

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
18 Ağu 2006
Mesajlar
1,560
Beğeniler
10
Puanları
0
#17
Müctehid Taslakları

Müctehid Taslakları


Bakın ne günlere kaldık: Ya beş, ya altı kopuk,
Yamaklarıyle beraber ki hepsi kılkuyruk,
Utanmadan çıkıyor, içtihada kalkışıyor!
Bu hâle karşı tahammül hakikaten pek zor.
Harîmi Şer’-i mübînin ahır değil… Oradan
Çekil de kendine bir saha bul, behey nadan!
Kilitli bir kapı var orta yerde anlaşana:
Harem-sarây-ı Şerî’at değil dalan dalana.
Nasıl ki her kapının ayrı bir anahtarı var,
Onun da var. Bunu idrâk eder birinci nazar.
Nedir mi? Anlatayım: Sizde olmıyan irfan.
Biraz haya edin öyleyse şaklabanlıktan!
Kilitlidir kapı “ümmî duhât” için, amma
Kıyâm-ı haşre kadar ictihâd eder “ulemâ”.
Evet, şeraiti mevcûd olunca insanda;
Ne kaldı men’ edecek içtihadı, meydanda?
İle’1-ebed yetişir müctehid bu ümmetten;
Şu var ki: Çıkmalı ferdâ-yı nura zulmetten.
Kıyâs-ı faside bir kerre eyleyin dikkat:
Süveyş’i açtı herif… Doğru… Neyle açtı fakat?
Omuzlamakla mı? Heyhat! Öyle bir fenle,
Ki bir ömür telef olmuş o fenni tahsile.
Düşünmüyor bu kopuklar ki: Müctehid geçinen,
Zamanının olacak muktedâsı irfânen.
Kitâb’ı, Sünnet’i, İcmâ’ı sağlam anlıyacak;
Hilafı yoklıyacak, ihtiyâcı kollıyacak.
Ne içtihadı yapar, yoksa, bir alay - zımmî
Kadar nasîbe-i fikhîsi olmıyan - ümmî?
Kuzum, eşek nalı yapsan: Bir usta çingenenin
Yanında uğraşacaksın, başında mengenenin.
Peki! Liyâkai-i fıtrîsi âdemin sâde,
Kifayet eylemiyorken bu en hasîs işde,
Ya içtihada nasıl kalkıyor bu sersemler?
O içtihada ki: Dünyâ kadar ulûm ister!
Sokarsa burnunu herkes düşünmeden her işe;
Kalır selâmet-i milliyyemiz öbür gelişe!
Neden vezâifî taksime hiç yanaşmıyoruz?
Olursa bir kişinin koltuğunda on karpuz,
Öbür gelişte de mümkün değil selâmetimiz!
Yazık, yazık ki, bu yüzden bütün felâketimiz.
İşin reculleri kimlerse çıksın orta yere;
Ne var, ne yok, bilelim, hiç değilse, bir kerre.
Sabahleyin mütefelsif, ikindi üstü fakîh;
Sular karardı mı pek yosma bir edîb-i nezîh;
Yarın müverrih; öbür gün siyasetin kurdu;
Bakarsın: Ertesi gün içtihada pey vurdu!..
Hülâsa bukalemun fıtratinde züppelerin
Elinde maskara olduk… Deyin de hükmü verin!


Mehmed Akif Ersoy
 

POYRAZ_38

Paylaşımcı
İhvan Üyesi
Katılım
15 Ara 2006
Mesajlar
132
Beğeniler
0
Puanları
0
Yaş
30
#18
zulmü alkışlamam (alkışlayanlara !!!)

ZULMÜ ALKIŞLAYAMAM



Zulmü alkışlayamam, zâlimi asla sevemem;

Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem.

Biri ecdâdıma saldırdı mı, hattâ boğarım!..

- Boğamazsın ki!

- Hiç olmazsa yanımdan koğarım.

Üç buçuk soysuzun ardında zağarlık yapamam;

Hele hak nâmına haksızlığa ölsem tapamam.

Doğduğumdan beridir âşıkım istiklâle,

Bana hiç tasmalık etmiş değil altın lâle!

Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum?

Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum!

Kanayan bir yara gördüm mü yanar tâ ciğerim,

Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim!

Adam aldırma da geç git, diyemem aldırırım.

Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım!

Zalimin hasmıyım amma severim mazlumu...

İrticâın şu sizin lehçede ma'nâsı bu mu?
 

Sinner

"Suskun, Hüzün-Bâz..."
İhvan Üyesi
Katılım
1 Tem 2006
Mesajlar
7,914
Beğeniler
120
Puanları
0
#19
Zulmü alkışlayamam !...

Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem,
Gelenin keyfi için geçmişe asla sövemem.
Biri ecdadıma saldırdı mı hatta boğarım,
Boğamazsam hiç olmazsa yanımdan kovarım.
Üç buçuk soysuzun ardından zağarlık yapamam
Hele hak namına ölsem haksızlığa tapamam.
Yumuşak başlı isem kim demiş uysal koyunum?
Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boynum.
Kanayan bir yara gördüm mü yanar ta ciğerim
Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim,
Adam aldırma da git, diyemem aldırırım
Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım.
Mehmet Akif Ersoy
 

aHuZaR

Can kayıp can firarda
İhvan Üyesi
Katılım
27 Kas 2006
Mesajlar
6,438
Beğeniler
22
Puanları
0
#20
Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem,
Gelenin keyfi için geçmişe asla sövemem.
Biri ecdadıma saldırdı mı hatta boğarım,
Boğamazsam hiç olmazsa yanımdan kovarım.
Üç buçuk soysuzun ardından zağarlık yapamam
Hele hak namına ölsem haksızlığa tapamam.
Yumuşak başlı isem kim demiş uysal koyunum?
Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boynum.
Kanayan bir yara gördüm mü yanar ta ciğerim
Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim,
Adam aldırma da git, diyemem aldırırım
Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım.
Mehmet Akif Ersoy

Mekani cennet olsun saiirin
ellerine saglik
 
Üst