Manevi Yolun Şükrü

talib

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
11 Tem 2006
Mesajlar
21,826
Beğeniler
1,025
Puanları
113
#1
Sâdık Dânâ (k.s)
2014 - Mayıs, Sayı: 339, Sayfa: 031​


Allah teâlâ ve tekaddes hazretleri, bazılarını seyr ü sülûk yoluna sevk eder. Bunlar hakîkî bir mürşide teslim olup, ihlâs ve istikâmet üzere, Allah teâlânın rızâsını talep ederek, helâl-haram husûsunda dikkatli olurlar ise, Cenab-ı Hakkın izni ile kendilerinin de büyük gayret ve sebatları nisbetinde netîce alırlar.

Mânevî dersleri tekâmül ettikçe, kendilerinde Allah sevgisi ve Allah’ı darıltma korkusu yer eder. Aynı zamanda edeb, hayâ, tevâzû, affedicilik, merhamet, sehâvet gibi güzel ahlâkın her şubesinde terakkî ve tekâmül ederler.

Bu güzel sıfatlarla mütehallik olmazlar ise, lâyıkı veçhile istifâde etmiş sayılmazlar.

Seyr ü sulûkunu tamamladı zannı ile ucba düşüp de, yani kendi nefsini başkalarından üstün görerek kulluk vazîfelerini daha dikkatli yapmayıp ihmal ederler ise, zarara uğrayanlardan olurlar.

Şunu tekrar, iyice bilmelidir ki, kulluğun nihâyeti olmadığı gibi seyr ü sülûkun de sonu yoktur, saymak lâzımdır.

Hakîkî mü’min hangi hâlde bulunur ise bulunsun ister darlık ister genişlik ister hastalık ister sıhhatlilik ona düşen dâimâ “Elhamdülillahi alâ kulli hâlin” sözünü tekellüm edip, bu hâli bütün vücudunda ve ruhâniyetiyle -Cenab-ı Hakkın izniyle- hissetmesi lâzımdır.

*

İbrâhim Düssûki -kuddise sirruh- şöyle buyurur: “Ey kardeşim! Sakın kendine has bir işi yapabildiğin iddiasına kapılmayasın. Sonra, kendi gayretinle bir hak sahibi olduğunu iddia etmeye de yeltenmeyesin.

İyi bilmelisin ki eğer bir oruç tutuyor isen o orucu sana tutturan Hak teâlâdır.

Namaz mı kılıyorsun? Ayakta mı duruyorsun? Seni ayakta durduran gene O.

Keza yapdığın bütün ameller böyle. Bir amelin varsa, O, çalışmanı istediği için çalışıyorsun.

Hasılı öyle olacaksın ki, herşeyi O’ndan göreceksin... Bir şeyi gördüğün zaman gördürenin O’nun olduğunu bileceksin. Bu hâle devam edip mânevî bir şerbet içtiğin zaman, yine ondan bileceksin. O içirdi, diyeceksin... başka değil.

Bir şeyden mi sakınıyorsun, ittikân mı var? Sana bu ittikâ hâlini nasip eden kim. Yine O. Böylece bileceksin.

Yüksek bir makama mı çıktın? Derecen mi yükseldi; senin dereceni artıran, seni yükselten gene O’dur.

Maddî veya mânevî her hangi bir hâl nâiliyetine erdiğin zaman, yine bu nâiliyeti O’ndan bileceksin.

Ortada, senin için bir şey yok... Sana düşen ancak îtiraftır. Ki bir âsî olduğunu bilesin... Kendine mâl edebileceğin tek iyiliğin yoktur.

Bu hüküm yerindedir. Sana iyilik eden ve elinle iyilik ettiren O’dur. Sonra senin için hüküm veren O’dur. Yaptıklarının iyi veya kötülüğünü O bilir.

Dilerse kabul eder, isterse kabul etmez.

Gene buyurdular:

"Ey oğlum, sen bütün senelerini oruçla geçirsen ve gecelerini de namazla, ibâdetle... Temiz bir iç âlemin olsa, Hak ile de hâlis bir muâmelen... Sakın iddiaya kapılma... Ve işi söze boğma...

Şuna inan ki: Sen dâimâ âsî bir müflissin... Başkası değil. Sakın nefsin verdiği gurura kapılma... yalanına aldanma... Nice derviş, nefsin hevâsına kapılıp gitti ve telef oldu."
 

mollasukru

Üye
İhvan Üyesi
Katılım
29 Mar 2018
Mesajlar
2
Beğeniler
1
Puanları
0
#2
Söyledikleriniz tasavvufun özünden başka bir şey değil. Kişi tam anlamıyla nefis terbiyesi yapmadan derviş olabilmesi ve imtihanı geçebilmesi mümkün değildir.
 

Kaptan

Stajyer Moderatör
İhvan Üyesi
Katılım
9 Ocak 2012
Mesajlar
14,168
Beğeniler
580
Puanları
113
#4
Sübhanallah! Feyz aldık diyor.

Her ne yaptıysan kendinden bilme Allah'tan bil diyor. Oruç mu tuttun, Allah'tan, namaz mi kıldın Allah'tan. Ortada senin için hiçbirşey yok.

Madem hal budur ve bizim hiçbir katkımız yoktur;

Ey kardeşim, namaz mı kılmıyorsan, bilki Allah'tan. Oruç mu tutasın yok, sorun değil o da Allah'tan. Gel de müşriklere hak verme;

"Allah’a ortak koşanlar, dediler ki: “Allah dileseydi ne biz, ne de atalarımız O’ndan başka hiçbir şeye tapmazdık..."

Bu durumda herkes haklı ve herşey Allahtan. İbn Arabi'nin kulakları çınlasın firavun'un ölümünden hareketle mümin kafir herkes temiz bir şekilde ölecektir.
 
Son düzenleme:

ilke

Paylaşımcı
İhvan Üyesi
Katılım
6 Kas 2017
Mesajlar
419
Beğeniler
54
Puanları
28
#5
Sübhanallah! Feyz aldık diyor.
Her ne yaptıysan kendinden bilme Allah'tan bil diyor. Oruç mu tuttun, Allah'tan, namaz mi kıldın Allah'tan. Ortada senin için hiçbirşey yok.
Madem hal budur ve bizim hiçbir katkımız yoktur;
Ey kardeşim, namaz mı kılmıyorsan, bilki Allah'tan. Oruç mu tutasın yok, sorun değil o da Allah'tan. Gel de müşriklere hak verme;
"Allah’a ortak koşanlar, dediler ki: “Allah dileseydi ne biz, ne de atalarımız O’ndan başka hiçbir şeye tapmazdık..."
Bu durumda herkes haklı ve herşey Allahtan. İbn Arabi'nin kulakları çınlasın firavun'un ölümünden hareketle mümin kafir herkes temiz bir şekilde ölecektir.
İşte insanlara akılları ve idrakleri seviyesinde hitab etmezsen karşılığını böyle alırsın ! Buraya gelip, Allah Dostlarının kendi özel inanç ve hallerinden dolayı söyledikleri ve kendinin asla yaşamadığı şeyleri asarsan alacağın cevap da böyle olur !
Allah herkese akıl-izan - anlayış ve halkın seviyesine göre zarurat-ı diniyyeden olan şeyleri yazmak ve asmak nasib etisn !
 

talib

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
11 Tem 2006
Mesajlar
21,826
Beğeniler
1,025
Puanları
113
#6
İşte insanlara akılları ve idrakleri seviyesinde hitab etmezsen karşılığını böyle alırsın ! Buraya gelip, Allah Dostlarının kendi özel inanç ve hallerinden dolayı söyledikleri ve kendinin asla yaşamadığı şeyleri asarsan alacağın cevap da böyle olur !
Allah herkese akıl-izan - anlayış ve halkın seviyesine göre zarurat-ı diniyyeden olan şeyleri yazmak ve asmak nasib etisn !
Kaptana cevaba lüzum yok. Ya anlamaz, ya iftira eder. Yukarıda zikredilenler hep hayırlı ameller. Bunları yapıp, nefsinden bilme diyor. Kaptan ise tam tersi şerri örnek gösterip, bak nasıl yanlış şeyler söylüyorlar diyor. Allah akıl fikir versin, insan kendisini rezil ettiği gibi kimse onu edemez. Oysa Allah diyor zaten bunu:

"Sonra onları siz öldürmediniz, lâkin Allah öldürdü. Attığın zaman da sen atmadın, lâkin Allah attı. Bu da müminlere güzel bir imtihan geçirtmek içindi. Allah işitendir, bilendir."

Şimdi, ey Allah Dostunu inkar edeceğim diye ayeti inkar edecek kafadaki Kaptan ve bize laf çakma hevesinde olarak Allah'ın insanlara anlayamayacağı şekilde hitap etiğini düşünnen ilke, yukarıdaki ayeti ne yapalım?
 
Son düzenleme:

ilke

Paylaşımcı
İhvan Üyesi
Katılım
6 Kas 2017
Mesajlar
419
Beğeniler
54
Puanları
28
#7
Kaptana cevaba lüzum yok. Ya anlamaz, ya iftira eder. Yukarıda zikredilenler hep hayırlı ameller. Bunları yapıp, nefsinden bilme diyor. Kaptan ise tam tersi şerri örnek gösterip, bak nasıl yanlış şeyler söylüyorlar diyor. Allah akıl fikir versin, insan kendisini rezil ettiği gibi kimse onu edemez. Oysa Allah diyor zaten bunu:

"Sonra onları siz öldürmediniz, lâkin Allah öldürdü. Attığın zaman da sen atmadın, lâkin Allah attı. Bu da müminlere güzel bir imtihan geçirtmek içindi. Allah işitendir, bilendir."

Şimdi, ey Allah Dostunu inkar edeceğim diye ayeti inkar edecek kafadaki Kaptan ve bize laf çakma hevesinde olarak Allah'ın insanlara anlayamayacağı şekilde hitap etiğini düşünnen ilke, yukarıdaki ayeti ne yapalım?



Fahri Râzi, Hâzin ve Nisâbûrî'nin beyanlarına nazaran âyetin sebeb-i nüzulü; Bedir gazasından fariğ olunca ashab-ı izamdan herbirî esnâ-yı muharebede kendinin düşman katletmesinden ve şecaatinden bahisle iftihara başlayınca Cenab-ı Hak ehl-i imanı müfaharattan menetmiştir. Buna nazaran manâ-yı nazım: [Siz katlinizle iftihar edersiniz. Halbuki siz katletmediniz, Allah-u Tealâ katletti] demektir. Resûlullah'tan nefyolunan remiy; hakîkî olup ispat olunan remiy; sûrî olduğu cihetle âyette tenakuz yoktur. Çünkü tenakuzda nefyin ve icabın mahalli bir olmak lâzımdır. Buradaysa biri sûrî diğeri hakîkî olduğu cihetle mahalleri muhteliftir.

Yani (وَمَارَمَيْتَ إِذْرَمَيْتَ) demek; «Sen toprağı attığın vakitte atmadın» demektir ki, surette tenakuz gibiyse de hakikatta tenakuz değildir.

Bu âyet-i celile; ibadın fiilini halk edenin Allah-u Tealâ olduğuna delâlet eder. Çünkü; surette katil müminlerden ve remiy Resûlullah'tan sudur ettiği halde Cenab-ı Hak müminlerden katli ve Resûlullah'tan remyi nefiy buyurması fiilin kemâlini nefiy olduğu gibi o fiilin onların halkıyla olmayıp ancak kendi halk ettiğini beyandır. Yani «Her ne kadar fiil-i katlin esbabına teşebbüsle kesbettinizse de lâkin halk edemediniz, ancak o fiili halkeden Allah-u Tealâ'dır» demek olur. Bazı rivayete nazaran Resûlullah Bedir'de üç kabza toprak atmıştır. Bir kabzasını kâfirlerin sağına diğerini soluna ve öbür kabzasını ise ortalarına atmıştır. Binaenaleyh; toprak bu suretle kâfirlerin cümlesine isabet etmekle Rabbimizin iradesiyle Rasululllah Efendimiz eliyle tahakkuk ettirilen bir mucizedir.

Yani, şimdi biz bu ayetten ne alıyoruz ? Bedir gazvesindeki muzafferiyetten ashab-kiram ne zaman ki, müftehir oldular, işte o zaman Rabbimiz gerçek manada muzafferiyetin zat-ı âliy-i celâline ait olduğunu beyan etmiştir. Gazveye aktılan ashab-ı kiram böyle bir hataya düşmeseydi belki de ayet inzal olmayacaktı. Şimdi sen de anladın mı bu inceliği çakma sofu ?..
 
Son düzenleme:

alanyali07

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
11 May 2008
Mesajlar
6,439
Beğeniler
566
Puanları
113
#8
Sübhanallah! Feyz aldık diyor.

Her ne yaptıysan kendinden bilme Allah'tan bil diyor. Oruç mu tuttun, Allah'tan, namaz mi kıldın Allah'tan. Ortada senin için hiçbirşey yok.

Madem hal budur ve bizim hiçbir katkımız yoktur;

Ey kardeşim, namaz mı kılmıyorsan, bilki Allah'tan. Oruç mu tutasın yok, sorun değil o da Allah'tan. Gel de müşriklere hak verme;

"Allah’a ortak koşanlar, dediler ki: “Allah dileseydi ne biz, ne de atalarımız O’ndan başka hiçbir şeye tapmazdık..."

Bu durumda herkes haklı ve herşey Allahtan. İbn Arabi'nin kulakları çınlasın firavun'un ölümünden hareketle mümin kafir herkes temiz bir şekilde ölecektir.
Ahh kaptan ahh.. bi kurtulamadın şu şaşı bakmaktan :D

yazıda kısaca , "kendinizde hayır anlamında ne görseniz bunu kendinizden değil Allahtan bilin" diyor kısaca..
Nisa79 zaten bunu demiyor mu ?
"Sana ne iyilik (hasenat) gelirse Allah’tandır. Sana ne kötülük(seyyie) gelirse kendindendir. (Ey Muhammed!) Seni insanlara bir peygamber olarak gönderdik. Şahit olarak Allah yeter. "
 

Kaptan

Stajyer Moderatör
İhvan Üyesi
Katılım
9 Ocak 2012
Mesajlar
14,168
Beğeniler
580
Puanları
113
#9
Ahh kaptan ahh.. bi kurtulamadın şu şaşı bakmaktan :D

yazıda kısaca , "kendinizde hayır anlamında ne görseniz bunu kendinizden değil Allahtan bilin" diyor kısaca..
Nisa79 zaten bunu demiyor mu ?
"Sana ne iyilik (hasenat) gelirse Allah’tandır. Sana ne kötülük(seyyie) gelirse kendindendir. (Ey Muhammed!) Seni insanlara bir peygamber olarak gönderdik. Şahit olarak Allah yeter. "
Ne yani şimdi ayetleri mi tokuşturacağız. Düz mantıkla devam edeceksek, bunu nasıl izah edeceksin;

”Kendilerine bir iyilik dokunsa ‘Bu Allah’tan’ derler; başlarına bir kötülük gelince de ‘Bu senden’ derler. ‘Hepsi Allah’tandır’ de!” (Nisa 78)
 

alanyali07

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
11 May 2008
Mesajlar
6,439
Beğeniler
566
Puanları
113
#10
Ne yani şimdi ayetleri mi tokuşturacağız. Düz mantıkla devam edeceksek, bunu nasıl izah edeceksin;

”Kendilerine bir iyilik dokunsa ‘Bu Allah’tan’ derler; başlarına bir kötülük gelince de ‘Bu senden’ derler. ‘Hepsi Allah’tandır’ de!” (Nisa 78)
hala şaşı bakmaya devam edersen ayetleri de tokuşturursun sen..
zaten verdiğin ayetten sonraki ayet senin gibi şaşı bakacakları uyarmak için "kötülükler" kendi nefsinizden diyor..
nisa 78 ve nisa79..
 

HTML

Üst