Mahmut Ustaosmanoğlu'ndan Erbakan'a mesaj | ihvan forum – Özgür Düşünce ve Paylaşım Platformu!

Mahmut Ustaosmanoğlu'ndan Erbakan'a mesaj

.::zeynep::.

{MİLLİ GÖRÜŞ}
İhvan Üyesi
Katılım
25 Eyl 2009
Mesajlar
711
Puanları
0


Saadet Partisi'nin 17 Ekim'de düzenlemiş olduğu Olağanüstü kongreye katılım hat safhadaydı. Onbinlerce kişi sabahın erken saatlerinden itibaren Ankara Atatürk Spor salonunu doldurdu. Salon içerisinde yaşanan coşkunun yanı sıra salon dışarısında da barkovizyon'dan kongreyi takip eden Saadet Partililer'in heyecanı basının dikkatinden kaçmadı.

Ulusal basın, internet medyası, yerel basının ilgisinin hat safhada olduğu kongrede Saadet Partililer yeni genel başkanlarını seçti. Katılan delegelerin tamamının oyunu alarak Saadet Partisi Genel Başkanlığı'na Prof.Dr Necmettin Erbakan seçildi.

Erbakan'ın konuşmalarında salonun coşkusu zirveye tırmanırken duygusal anlar da yaşandı. Erbakan'ın 4 yaşındaki bir kız çocuğunu anlatırken gözyaşlarını tutamaması salonda büyük bir duygu selinin yaşanmasına neden oldu.

Mahmut Efendi'den cemaatine talimat

1969 yılından bu yana Milli Görüş Hareketi'ne desteğini kesmeyen İsmail Ağa cemaati lideri Mahmut Ustaosmanoğlu kongre günü cemaatine bir talimat verdi. Ustaosmanoğlu cemaatine : Erbakan’a gidiniz, ne söylediyse iyice anlayın belleyin daha sonra selamlarımızı iletiniz.” dedi.

Mahmut Efendi'nin temsilcileri de 17 Ekim Pazar günü Saadet Partisi kongresine katılarak Erbakan'a Mahmut Efendi'nin mesajlarını iletti.

AJANS5.COM/ÖZEL
 

bakış

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
22 Kas 2009
Mesajlar
4,717
Puanları
83
Efendiden Allah(cc)razı olsun.Altından sarraf anlar.
 

arifan yolcusu

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
9 Ağu 2010
Mesajlar
1,302
Puanları
0
Yaş
38
Mevla bizleri efendiye olan muhabbetten,
hocaya olan sadakatten ayırmasın inşaAllah...
Haber bizleri hoş eylemiştir...
 

_GURABA_

Üye
İhvan Üyesi
Katılım
13 Eki 2010
Mesajlar
10
Puanları
0
Yaş
42
İsmailağa Cemaati ve İhvanlar sizleri artık çok iyi tanıyor. Bıkıp usanmadınız yıllardır bu istismardan değilmi..?

Nedendir son seçimlerde İsmailağa'dan oy alamadınız peki.?
Neden lideriniz Erbakan bu konuda en yakınlarına İsmailağa'nın oylarını nasıl neden kaybettik diye fırça attı..?

Önümüzdeki seçimlerde gereken cevabı İsmailağa Cemaatinden aynı şekilde sandıktan alacaksınız merak etmeyin...

Yaptığınız bu iş vebaldir sakın unutmayın...
 
B

BenHur

Misafir
Selamlar Erbakana oylar Erdoğana :)
 

redyellow

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
20 Nis 2010
Mesajlar
2,168
Puanları
0
Web sitesi
redyellow.besaba.com
İsmailağa Cemaati ve İhvanlar sizleri artık çok iyi tanıyor. Bıkıp usanmadınız yıllardır bu istismardan değilmi..?

Nedendir son seçimlerde İsmailağa'dan oy alamadınız peki.?
Neden lideriniz Erbakan bu konuda en yakınlarına İsmailağa'nın oylarını nasıl neden kaybettik diye fırça attı..?

Önümüzdeki seçimlerde gereken cevabı İsmailağa Cemaatinden aynı şekilde sandıktan alacaksınız merak etmeyin...

Yaptığınız bu iş vebaldir sakın unutmayın...
Vebal derken????
 

_GURABA_

Üye
İhvan Üyesi
Katılım
13 Eki 2010
Mesajlar
10
Puanları
0
Yaş
42
Sizler aklınızca Cihad Yapıyoruz derken Cami Cemaatine bile fitne sokuyorsunuz a parti b parti diye...
Kaç tane erbakancı tanırım akpli diye adamla aynı safta namaz kılmıyorlar birde her işinize İsmailağa Cemaatini alet eder karıştırırsınız...
Aile saltanatına cocuk damat dünür sevgisine bizi bulaştırmayın artık...

 

hirahos

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
9 Kas 2006
Mesajlar
35,948
Puanları
83
Yaş
52
Bu konuyu Çarşamba'ya (Mahmud efendiye) bağlı bazı muhterem ağabeylere yazıp şu şekilde sorduk ve söyledik:

Muhteremler,

Uzun zamandır Saadetle ve Erbakanla ilgili haberlerde, konuşmalarda, yazmalarda sık sık Mahmud Efendinin ismi geçmekte... Bu da bizi hakikaten rahatsız etmektedir.

Bir Mürşid-i Kamil'in kendisi zaten siyasete bu kadar karışmaz, bulaşmaz; nedeni müridanı içinde farklı siyasi anlayışta bulunanlar olabilir. Zamanla müridanın aşırılıklarını alırlar, fikirlerine istikamet verirler. Ancak doğrudan ve sık olarak siyasi konulara böyle bulaşmazlar. Yapacaklarını, yönlendireceklerini tasarruf ile hallederler. Ayrıca siyasetin cemaati bölüp huzursuzluk çıkarabildiği de bir vakıadır. Tarikat olarak siyasi konular arka planda kalmalıdır, kalabilmelidir. Hani bir ifade var ya bizim işimiz sandıktan sandığa... Gider oyumuzu atarız, orda bırakır gerisini Allah'a havale ederiz diye... (Yanlış anlaşılmasın, elbette Ehli Tasavvuf, yerel ve genel seçimlerde aday olup hizmet etmeye talip olabilir. Bizim kastettiğimiz ise siyaseti araç ederek hizmet etmek değil, siyaset taraftarlığıdır.)

Mahmud efendinin ismini bu işlere bulaştıranlar 2 türlü:

1- İhvan olmayıp Mahmud efendinin ağırlığından yararlanıp oy avcılığına çıkanlar. Genellikle Saadetliler.

2- İhvan olup, açıkça ihvan olduğunu belirtip bu zaviyeden Saadet lehine yazıp çizenler.

Şimdi biz deriz ki:

Mahmud efendi Hz.lerinin bu denli siyaset işleriyle meşgul olduğunu, siyasi meseleleri sık sık gündeme getirdiğini; bir takım emirler verdiğini, bir takım haberler yaydığını sanmıyorum. Açıktan attığı oyu söylediğini dahi sanmıyorum. Belki sadece işaret ediyorlardır. Biz Mürşidlerimizde böyle gördük.

Öyleyse saydığım birinci sınıf kendi çıkarlarına Mahmud efendinin ismini kullanmaya kalkan hadsiz ve densizlerdir. Veballeri ağırdır. İkinci sınıf ise Tarikatı anlayamamış maksadı kavrayamamış müridandır. Bunlar da suçludur. Her ikisi de sıkıntı vermekte, buğza ve şüphelere sebep olmakta, Müslümanların zararına yol açmaktadırlar. Bu densizlerin Tarikat adına hareket ettiklerini söylemeleri (ihvanlığı ve güya efendilerinin kelamlarını bayrak etmeleri) başta Tarikatlerin adına gölge düşürür. Laf getirir.

Yine belirteyim ki bu durumlar bize rahatsızlık ve üzüntü vermekte.

Sizden istirhamım: Bu konudaki açık ve kesin olan ne ise onu ortaya koyup, rastladığınız yerde Mahmud efendinin isminin kullanılmasına rıza göstermemenizdir. Mahmud efendime ve cemaatine, yani Nakşi yoluna yakışan da böyle davranmaktır. Ves'selam.

Mahmut Ustaosmanoğlu'ndan Erbakan'a mesaj


Saadet Partisi'nin 17 Ekim'de düzenlemiş olduğu Olağanüstü kongreye katılım hat safhadaydı. Onbinlerce kişi sabahın erken saatlerinden itibaren Ankara Atatürk Spor salonunu doldurdu. Salon içerisinde yaşanan coşkunun yanı sıra salon dışarısında da barkovizyon'dan kongreyi takip eden Saadet Partililer'in heyecanı basının dikkatinden kaçmadı.

Ulusal basın, internet medyası, yerel basının ilgisinin hat safhada olduğu kongrede Saadet Partililer yeni genel başkanlarını seçti. Katılan delegelerin tamamının oyunu alarak Saadet Partisi Genel Başkanlığı'na Prof.Dr Necmettin Erbakan seçildi.

Erbakan'ın konuşmalarında salonun coşkusu zirveye tırmanırken duygusal anlar da yaşandı. Erbakan'ın 4 yaşındaki bir kız çocuğunu anlatırken gözyaşlarını tutamaması salonda büyük bir duygu selinin yaşanmasına neden oldu.

Mahmut Efendi'den cemaatine talimat

1969 yılından bu yana Milli Görüş Hareketi'ne desteğini kesmeyen İsmail Ağa cemaati lideri Mahmut Ustaosmanoğlu kongre günü cemaatine bir talimat verdi. Ustaosmanoğlu cemaatine : Erbakan’a gidiniz, ne söylediyse iyice anlayın belleyin daha sonra selamlarımızı iletiniz.” dedi.

Mahmut Efendi'nin temsilcileri de 17 Ekim Pazar günü Saadet Partisi kongresine katılarak Erbakan'a Mahmut Efendi'nin mesajlarını iletti.


AJANS5.COM/ÖZEL
 

_GURABA_

Üye
İhvan Üyesi
Katılım
13 Eki 2010
Mesajlar
10
Puanları
0
Yaş
42
Bu konuyu Çarşamba'ya (Mahmud efendiye) bağlı bazı muhterem ağabeylere yazıp şu şekilde sorduk ve söyledik:


Mahmud efendinin ismini bu işlere bulaştıranlar 2 türlü:

1- İhvan olmayıp Mahmud efendinin ağırlığından yararlanıp oy avcılığına çıkanlar. Genellikle Saadetliler.

2- İhvan olup, açıkça ihvan olduğunu belirtip bu zaviyeden Saadet lehine yazıp çizenler.

Şimdi biz deriz ki:

Mahmud efendi Hz.lerinin bu denli siyaset işleriyle meşgul olduğunu, siyasi meseleleri sık sık gündeme getirdiğini; bir takım emirler verdiğini, bir takım haberler yaydığını sanmıyorum. Açıktan attığı oyu söylediğini dahi sanmıyorum. Belki sadece işaret ediyorlardır. Biz Mürşidlerimizde böyle gördük.

Öyleyse saydığım birinci sınıf kendi çıkarlarına Mahmud efendinin ismini kullanmaya kalkan hadsiz ve densizlerdir. Veballeri ağırdır. İkinci sınıf ise Tarikatı anlayamamış maksadı kavrayamamış müridandır. Bunlar da suçludur. Her ikisi de sıkıntı vermekte, buğza ve şüphelere sebep olmakta, Müslümanların zararına yol açmaktadırlar. Bu densizlerin Tarikat adına hareket ettiklerini söylemeleri (ihvanlığı ve güya efendilerinin kelamlarını bayrak etmeleri) başta Tarikatlerin adına gölge düşürür. Laf getirir.
Bu konuda tavrımızda kelamımızda nettir ve anlaşılırdır inşaALLAH. Kendileride bu manevi hastalıklardan kurtulsalar onlar adınada seviniriz.
 

hirahos

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
9 Kas 2006
Mesajlar
35,948
Puanları
83
Yaş
52
Kudsi rumuzlu görmüş geçirmiş, işin ilmiyle dopdolu bir muhterem ağabeyim şu makalesini yazıp bizi tebrik ettiler:

Hırka ile Fırka da'vası güdülür mü?..

Güdülmez kuzucuğum!.. Zira bu iki ma'na biribirinin nâkızıdır (bozanıdır).. (Yani) particilik narı (hışmı) dervişliği pert eder; dervişlik nuru parladığı zaman da particilik vb.. ilişikler kopar: Kökten munkatıa (bitmiş) olur.. Sana ne diyorum bak: ... Lafımı iyi belle!.. Dağ dağa kavuşur particilikle dervişlik bağdaşmaz..

Ma'lum olduğu üzre parti kelimesi fırkanın karşılığıdır.. Fakat şu zamanın fırkaları naciyenin (kurtulmuşların, Ashabın izinde olanların) fırkası mıdır, nariyenin (azap ehlinin) fırkası mıdır?.. Elini vicdanına koy da bunu bir güzelce fehm eyle (düşün).. Cenab-ı Hakk bizleri İslam'ın hizb u fırkasından eylesin.. Ben burda kendi doktrinimden bahsetmiyorum; Tarik-ı Hakk'ın İdealini mevzu bahs etmekteyim..

Bizler şu Fırka figürlerini andığımız kadar Hırka sahiplerini yâd etse idik şimdiye kadar çoktân Evliya olurduk.. Lafı tersinden anlamayalım!.. Bir insan, samimiyi gayr-ı samimiden ayıracak kadar bir temyize (ayırma gücüne) malik olamıyorsa: Bu, onun içtiği şey (şerab-ı gaflet) yüzünden fena halde sarhoş olduğunu gösterir.. Böyle bir kimsenin eşya ve hadisatı doğru olarak okuyabilmesi mümkün değildir..

Derviş âdem "ha" denince derhal Hakk'a intikal ederdir: Zira o Hırka (libâsüt-Taqva) sahibidir.. âdem-i ma'na'dır.. dervişlerin (sufilerin) sultanlarından olan Aziz Mahmud Hüdâî efendimiz hz. (ks.) divan-ı şeriflerinde şöyle buyururlar: " Ol kadar Hayrette olsun Cân u Dîl.. Kande bakarsam: Efendim sanayım.."

Hey gidinin partici dervişi!.. Sen "Er" olamazsın oğlum.. Çünki sen er-doğan'la er-bakan'a "Efendim" diye bakakaldın.. Bu meş'um (kötü) nazarla o denli uçtun ve gözünü kararttın ki İhvanını bile tanıyamadın: İçten içe onu düşman ve ajan belledin.. Ve açıktan açığa Ka'be-i kalbine kasd eyledin....

Ey rabıtası kayık ihvanım!.. Gönlünü Efendi'den ayırma ki Yâr ile ağyarı halt etmeyesin (karıştırmyasın).. senin giydiğin Hırka (intisab keyfiyeti) ile zemane fırkalarının hiç birisi uyuşmaz.. Ha ille de fırka-i zemaneye ayak uydurayım diyorsan "ben sahib-i Hırkayım" deme o zaman.. onu senden câartt diye cüda (uzak) ederler haberin bile olmaz..

Ma'nadan cüda olduğunun alameti şudur: Efkar-ı umumiyeye daldırıp muhakemeyi şaşırırsın: Yalpa yapmaya sekiz çizmeye başlarsın.. (Mesela) politik liderle aziz Efendiyi bağdaştıracam, siyaset ve konjonktürle Bab-ı Hakk'ı (Tarikatı) te'lif edecem (barıştıracağım) diye abuk subuk gerekçeler (ve izahlar) icad edersin.. İşte o zaman anla ki sen "Elif" gibi rast (doğru) ve dürüst olmağa talib olduğun şu yoldan inhiraf etmişsindir (sapmışsındır)... el-Iyazü-Billah!.. (Allah korusun, O'na sığınırız)

Fırkanın biri gelir öbürü gider.. Ve gelen de giden de: ancak lâyıkımız olur.. Hz. Mevlana-i Rumi efendimiz (ks.) şöyle buyurmuş: ".. öküz gelmiş eşşek gitmiş.. bundan bana ne!.." Yani biz kendi siyasetimize bakalım demektir.. Öyle ya, kendi vücud iklimimizde nefs u şeytan cirit oynarken âleme nizam vermemiz mümkün müdür?.. Biz atmışız bu da'vayı arkaya; dalmışız rüesa-i dünya (dünya reisliği) muhabbetine.. Üç beş ihvan bir araya gelir heman başlarlar aleme nizam vermeğe...

Halbuki bir fırkaya rey (oy) vermek o fırkayı mutlak "din ve mezheb" imiş gibi savunmayı; hilafında (tenkidinde) bulunanlarla harb etmeyi gerekli kılmaz.. Ahmaklıktır insafsızlıktır böyle bir şey... Tamam, Mürşidîn hazeratı (ks.hum) sandığa rey atmaya giderler amma: onlar Fırkacılık yapmazlar.. Meşayıhın (ks.hum) reyleri: "..başımıza din düşmanları gelip meydan onlara kalacağına (bari) Müslümanları tutalım; umulur ki onlar Müslümanları kayırır.." demeğe ma'tuftur (yöneliktir).. O kadar...

Cenab-ı Hakk ayıktırır: " Kulillâhu sümme zerhum.. Allah de!.. ve sonra bırak onları.." (En'** 6/91).. ve "Eslemtü li-Rabbil-alemin.. Alemlerin Rabbine bütün varlığımla Teslim oldum.." (Bakara 2/132).. Hüdai hazretlerinin (ks.) mezkur kelam-ı şerifi "Senin kelamından gayrıyı isğa etmiyeyim (kulak vermeyeyim).." ve " Vicdanımla senden gayrıyı bulmayayım.." ve dahi "Senden gayrıyı his ve idrak etmiyeyim.." demektir....

dipnot: Hırkaîlik ile Fırkacılığı bir araya getirmek isteyenin -mümkün değil- iki yakası bir araya gelmez!...

http://www.kudsharemi.com/soru-cevab/198-hrka-ile-frka-davas-guedueluer-mue.html
 

hirahos

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
9 Kas 2006
Mesajlar
35,948
Puanları
83
Yaş
52
Bu konuda tavrımızda kelamımızda nettir ve anlaşılırdır inşaALLAH. Kendileride bu manevi hastalıklardan kurtulsalar onlar adınada seviniriz.
Allah sizden razı olsun aziz kardeşim. Manevi hastalık nitelemeniz tam isabettir.
 

_GURABA_

Üye
İhvan Üyesi
Katılım
13 Eki 2010
Mesajlar
10
Puanları
0
Yaş
42
Bu konu hakkında detaylı görüşümüzü bir konu halinde açtık ve bu işi misyon haline getirenlere cevaben yazdık lakin konumuz moderatör paylaşımından sonra inşaALLAH bu bölümde yerini alacaktır.

Selam ve Dua İle...
 

hirahos

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
9 Kas 2006
Mesajlar
35,948
Puanları
83
Yaş
52
İsmailağa'yı Doğru Tanıyalım - İsmailağa hocalarından Ali Kara Hoca



Herkes bilir bilmez konuşur ve yorum yapar fakat ne kadarı isabetli gelin ehline sorun!​

Bu kapıya gelenler üç kısımdır buyurdular.​

1- Allah için gelenler.
2- Para için gelenler.
3- Evlenmek için gelenler.

Bu ana hususu bildikten sonra Allah için gelenler ve devam edenlerden olmak ümidiyle deriz ki;

İsmailağa bir cami gibi görünür ama hakikatte ilmin ve maneviyatın kaynağıdır da bilinmez, değeri anlaşılmaz. Nasıl anlayacağız derseniz, geriye dönüp bakmanız gerekir, evvelki asırlar ile irtibatlandırmanız gerekir.

Bu kapının başı Muhammed Mustafa s.a.v Efendimizdir, devamı Ebu Bekir Sıddık r.h. ve peşinden gelen altın silsiledir. (Ali Haydar) Efendi Baba k.s. son devrin Osmanlı şeyhu'l İslâm'ı olup dört mezheb müftüsü idi. 'Bütün kitaplar yakılsa oturur noktasına kadar yazarım' buyurdu. Böyle bir zat, yerine kimi geçirmiştir zannedersiniz? Aklınızla düşünürseniz yanılırsınız, kalbiniz çalışıyor ve umman gibi genişlemişse belki biraz anlarsınız.

Risale-i Kudsiyye bu zatları tanıtırken şöyle der

Bütün alemin ilmi nihayet, deryaya nisbetle damla gibidir.

Yani bu zatların ilminin muhteviyatını akılla bilemeyiz, ancak kalb ilahi anlayışa nail olursa, o zaman kendine göre bir şeyle anlayabilir. Tasavvuf kitablarımız Mektubat-ı Rabbani ve Risale-i Kudsiyye bunlardan bahsetmektedir. Hatta Mektubat'ın 3. cilt 79 ve 80. mektublarını okuyup anlamayanlar bu zatları asla tanıyamazlar, makamlarını ve vasıflarını bilemezler. Her hakikat her yerde söylenmez. Ehil olana sırlar açılır.

Dışarıdan bakanlar İsmailağa'nın sıradan bir cami veya kendi kabuğuna çekilmiş bir tekke olduğunu zannederler. Sakaldan, sarıktan, çarşaftan başka bir şey bilmezler, ham sofuluk yaparlar diye düşünürler. Tamam, bazı cami cemaatimiz de, böyle sayılan hususları çok zikredenler var, ama cemaati gördüğümüz üç beş kişiye hasredersek, onların davranışlarını İsmailağa camiasına mal edersek hata etmiş oluruz.

İsmailağa kuru kalabalık değildir, suretle uğraşan hakikatten uzak değildir, insana yukardan bakan kibir ehli değildir, insanda noksanlık arayan ucub ehli de değildir.

İsmailağa’yı İsmailağa yapan değerleri iyi düşünmek gerekir. Evvela Ehli sünnet itikadı, sonra sünneti seniyyeye tabi olma ve ihya etme aşkı. Bu iki temeli elde etmek, için ilim-amel-ihlas denklemini yerleştirme, kendi hayatına tatbik etme ve insanlığa sunma gayreti.

Asr-ı saadetten beri gelen o büyük sermaye-manevi birikim, ilahi emanet, sonunda Efendi Hazretlerimize konan şu manevi devlet kime nasib olur! Bundan sonra gelmesi umulan ve müjdelenen ahir zaman halifesinin (Mehdi As'ın) öncüsü ve müjdecisi kim olabilir. Kıravat ve şapkayla şeyhlik yapanlar mı? Kadınlarla tokalaşanlar mı? Düzenbazların düzenini yürütenler mi? Müslümanların itikadlarını ehli kitabla karıştıranlar mı? Papazın elini öpen, ondan medet bekleyenler mi? Bu gibilerinin bırak şeyhliğini din ile ne kadar alakaları var; ilerde anlaşılır.

İsmailağa’nın t.v. si yok, radyosu yok, gazetesi yok, partisi yok, şirketleri kurumları kuruluşları yok, yani dünyalık hiçbir yatırımı yok! Elhamdulillah! Dünya için harcayacak bir dakikası bile yok, ama dünyada yaşadığımız için zaruret itibarıyla herkesin meşru bir işi olması şarttır, kimseye yük olmamalıdır.

İsmailağa adına fikir ve söz söyleyenler bunları unutmasınlar da ona göre konuşup yorum yapsınlar. İsmailağa’da mal davası, bina - arsa – ihale ve sair menfaat kavgası olmaz, olamaz; zira İsmailağa'nın mensubu ancak Allah için vardır, Allah için sever, Allah için buğuz eder, Allah için her şeyini din yoluna Allah ve dostları yoluna feda eder, nitekim iki büyük hoca efendimiz, hayatlarını seve seve ve bile bile feda etmişlerdir; peşlerinden yüzlercesi de o niyetle yaşamaktadırlar.

İsmailağa’nın kimsenin malında canında namusunda makam ve rütbesinde gözü yoktur, asla olamaz da; zira başkasının elindeki nimetin çıkmasını isteyenler hasedçi kimseler olup kendi amellerini yok etmişler, iflas etmişlerdir.

İsmailağa'yı siyasi ortama da kimse çekemez. Geçmişte olan bazı sıkıntılar acemilik ve hüsnü zan itibarıyla olmuştur. Ama herkes büyüğüne sadakatli olmayı çok iyi anlamıştır. Bütün halkımız ve İslam alemi, bu cemaatin duasını almak isterken bu cemaat bir kesime ait bırakılamaz, hepsini duaya ortak ederiz fakat Allah rızasına uygun olanı da canı gönülden destekleriz.

Particilik haramdır, zira tefrikadır, dinimiz bunu yasaklamıştır. Ashab-ı kiram böyle değildi.

Mahmud Efendi Hazretleri k.s., sünneti kılı kırk yararcasına işlemekte ve emretmektedir. Kendisi şöyle buyurmuştur; "bilinen binlerce sünnetten 3 veya 4 tanesini terk ettiğimi görürseniz bana tabi olmayın. "

Efendi Hazretleri k.s., "üzerinizde asla küfür alameti bulunmasın, Allah'ın düşmanlarına benzemeyin" diye nerdeyse her sohbetinde tembih etmiştir. İslami ilimleri ihya için hayatı boyunca gayret etmiş, her tarafta ilmin canlandırılmasını tembih etmiştir: "Her mahalleye bir erkek ve bir kız medresesi açarsanız, kısa zamanda İslam ayağa kalkar" buyurmuştur.

Kazancınızı üç parçaya ayırın. Üçte birini günlük ev ihtiyaçları için harcarsınız. Üçte birini çoluk çocuğa miras olarak biriktirirsiniz. Üçte birini de Kur an yolunda harcarsınız. Böyle olursa İslam galib olur.

Efendi Hazretlerinin k.s. sözlerini Risale-i Kudsiyye tercümesinden, İrşadu'l Müridin ve sohbetler kitablarından öğrenebilirsiniz. Ayrıca Ruhu'l Furkan tefsiri, geniş muhtevasıyla pek çok malumatı önümüze getirmektedir, okuyup ilmimizi genişletelim ve Efendi Hazretlerini daha iyi tanıyalım. Allah Teâlâ onun ve evvelki meşayıhımız yolundan bizleri ve evlatlarımızı ayırmasın. İnkarcılara da tevbe ve istifade nasib eylesin.

alikarahoca.net
 

TakVa

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
13 Nis 2007
Mesajlar
2,868
Puanları
0
Selamlar Erbakana oylar Erdoğana :)
Tabi sevgi başka, doğruyu tesbit etmek ve ona oy vermek başka. Erdoğan beni sevin, elimi öpün demiyor, oy verin hizmet edeyim diyor ve oyunu alıyor.
 

arifan yolcusu

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
9 Ağu 2010
Mesajlar
1,302
Puanları
0
Yaş
38
yahu ihvan konuşuyor ama ne konuşuyor kimse anlamıyor...
burda kimse efendi hazretlerini siyasete çekmiyor var mı çeken..
el cevap yok
kimse efendi hazretlerinin işi siytasettir diyor mu
el cevap yok
ama efendi hazretleri hocamıza gereken değeri vermektedir, ona olan desteğini de göstermektedir
cemaat şu partiye oy vermiş te bu partiye vermişe değil....
yapılanlara bakalım...
bu haber gayet açık ve hoş...
bir yalanlama var mı
el cevab yok...
biz efendiyi seviyoruz biz hocayı seviyoruz...
bizim işimiz siyaset politika değil....
hocanın işi de siyaset ve politika değil...
ama anlayan nerde...

genel anlamda biz de deriz ki efendi şu parti bu parti dememekte
eyvallah...
onu her kesimden seven vardır...
ama bir gerçek var ortada efendinin sevdikleri ile bizim sevdiklerimiz aynı...
Alllah bizi sevdiklerimizle yaşamayı ve haşrolmayı nasib eylesin...
 

MÜTEŞEKKÜR

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
17 Ağu 2009
Mesajlar
6,938
Puanları
0
Ajans5 haber ajansına pek güvenmeyin.İsmail Ağa cemaati aslında siyaseten ikiye bölünmüştür.Geçtiğimiz seçimlerde bir çok telefonla iletişim kurulup hem SP'den hem de AKP'den oy istenmiştir.İsmail Ağa cemaati öyle ucuza oy verecek cemaat değildir.Onlar şuurlu ve bilinçli olarak oylarını verirler.Benim en çok dinlediğim Mahmud efendinin sözlerden birisi de şudur.
Sizler, İslam'a en yakın hangi parti varsa ona gidin oy verin!" demiştir.Gerisi teferruattır.Kimse kimseyi kandırmasın...
Ben şimdi bu sitede ihvan kardeşlerime sorarım.Neden Fatih'te SP az oy alıyor da AKP çok alıyor.Bunu nasıl izah edebileceksiniz?..Yoksa Milli Görüşe daha yeni mi sahip çıkmaya çalışıyorsunuz?Açıklayın muhteremler!...

Ben ne SP'liyim ne de AKP'li...Artık seçim zamanı geldiğinde iyice düşünüp ona göre oyumu kullanacağım.Burada filan partiye oy vereceğim diye kimseye anlatmaya gerek yoktur...
 

ummuhan

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
1 Eyl 2007
Mesajlar
12,943
Puanları
113
Bu haber doğru bir haber değil, Cemaatten bir tanıdığımdan öğrendiğime göre :)
 

.::zeynep::.

{MİLLİ GÖRÜŞ}
İhvan Üyesi
Katılım
25 Eyl 2009
Mesajlar
711
Puanları
0
Bu haber doğru bir haber değil, Cemaatten bir tanıdığımdan öğrendiğime göre :)
abla bende tam tersi duydum seçim zamanında bizi kapıya koymayan insanLAR SOHBETLERDE akp eleştirmiş ve Erbakan'a destek istemiş...:)
 

serhen

Asistan
İhvan Üyesi
Katılım
10 Ocak 2010
Mesajlar
234
Puanları
0
Yaş
41
Habere inanılmayacak bir durum yokki Efendi hazretleri , Hocamıza hiç bir zaman biatını bozmamış ve her zaman desteklenmesini istemiştir,Resul Hoca ,Mehmet Talu Hoca ,Nimetullah Hoca sohbetlerini de dinleyen bilir,yok ihvanın biri öyle demiş şöyle demiş bunlar hikaye,haberin bir başka kaynağı

"Mahmud Efendi Hazretleri 17 Ekim sabah namazında iki hizmetlisini yanına çağırarak şöyle dediler:

”Erbakan’a gidiniz, ne söylediyse iyice anlayın belleyin daha sonra selamlarımızı iletiniz.”

Hayati Bardakçı ile Eyüp Baylan bu tenbihleri alır almaz İstanbul’dan Ankara’ya yola çıktılar.

17 Ekim Pazar günü yapılan Saadet Partisinin büyük kongresine yetişip Erbakan Hoca’ya Efendi Hazretleri’nin mesajı böylece iletilmiş oldu. Erbakan

Hoca da ”Ve aleykum selam” diyerek, Efendi Hazretleri’ne selamlarını ve hayır dualarını ilettiler.

İki güzel dostun bu güzel selamlaşması, daha Erbakan Hoca’nın genel başkan olacağı belli değilken belki de kalplere doğan güneş ile Erbakan Hocaya tebrik manası taşıyordu."
milligoruscuihvan.com



video : http://www.youtube.com/watch?v=o1UOG-DOPQE
 

ummuhan

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
1 Eyl 2007
Mesajlar
12,943
Puanları
113
Diyelim haber doğru Mahmud Efendi 'yi sevmek Erbakan ı da sevmek demek değildir.... ya da oyları Erbakana vermek hiç değildir demek oluyor şeklen de seçim sonuçlarında görülüyor... öyle mi? değil mi? :)
 
Üst