Kur'an'ın “tek kaynak” olmasını nasıl algılamalıyız?

Kaptan

Mecra Yazarı
Yazar
Katılım
9 Ocak 2012
Mesajlar
14,758
Puanları
113
Kur'an'ın “tek kaynak” olmasını nasıl algılamalıyız?

"Kur'an bize yeter, tek kaynak Kur'an'dır, sadece Kur'an" cümleleri Resulullah'ın Kur'an'dan çıkardığı hikmetli sözlere muhalif bir tavır değildir. Burada amaç bütün hadis edebiyatını / siyeri yok saymak ya da dini geleneğimizin kökünü kazımak değil Kur'an'ın denetimine sokmaktır. Ben, Resulullah'a ait olan hiçbir sözü reddetmiyorum, reddedenleri kabul etmiyorum. Yeter ki ondan geldiği ve Kur'an'a uygunluğu kanıtlansın.

Kur'an'dan bağımsız kaynak yoktur. Herhangi bir kitabın, eserin, kişi ya da kurumun Kur'an karşısında dokunulmazlığı olamaz. Hangi İslami bilim dalında olursa olsun yazılan tüm kitaplar ve yazarları Kur’an ile mercek altına alınmalıdır. Geleneğimize ait kitapların gereksiz ya da değersiz olduğunu savunmuyoruz. Toptan yok saymayı ya da her şeyi ile kabul etmeyi değil, analiz edip uygun olanı almayı olmayanı da atmayı öneriyoruz. Eleme yapmayı, seçici olmayı önemsiyoruz. Kur'an'ın "Furkan" olma özelliği kendisini en çok bu alanda gösterir.

Netice olarak diyoruz ki, "Gerçek ile sahtenin ayrımında tek kaynak, tek ölçü Kur'an'dır". Tarihi, bilimi ve insanlığın gelişmesini anlatan eserlere neden düşman olalım? Kur’an bizden böyle bir şey istemiyor ki. Kur’an’da kitap yazmayı ya da yazılan kitaplardan faydalanmayı yasaklayan bir ayet olmadığı gibi Kur’an’dan anladıklarımızı yazılı hale getirip insanlarla paylaşmayı haram kılan bir ayette yoktur. Aksine, Allah ilk indirdiği ayetinde oku diyor, kalemle yazmayı insana öğrettiğini ifade ediyor. Yine ilk surelerden birisi de kalem suresi oluyor.

Bütün bunları bir araya getirdiğimizde ortaya çıkan sonuç şudur: Bütün neşriyat Kur’an denetiminden geçmelidir denetim noktasında tek ölçü/kaynak elbette Kur’an’dır.

F.I.Çeçen
 
Üst