Kur’an-ı Kerim, dini alet ve istismar edenlere nasıl bir hüküm getirmiştir?

ziruh

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
22 Kas 2007
Mesajlar
5,243
Beğeniler
1,277
Puanları
0
#1
Kur’an-ı Kerim, dini alet ve istismar edenlere nasıl bir hüküm getirmiştir?

İslam, dinin bir şahıs veya zümre tarafından temsil edilip, insanları istediği yöne çevirmesine müsaade etmemiştir. Nitekim, Kur’an-ı Kerim, herkes gibi, hükümdarlar, emirler ve bütün nüfuz erbabının hepsinin bütün işlediklerinden sorumlu tutulacağı ve herkesin hesabını bizzat Allah’a vereceği hükmünü getirmiştir.

Böylece, keyfiliği kaldırmış, insanları ifsat etmek, yoldan çıkartmak, çeşitli çıkar ve menfaatlere alet etmek ve saptırmak güç ve yetkisini, hiçbir zümreye, hiçbir şahsa vermemiştir. Böylece, insanların canını, malını zalimlerin taarruzundan koruduğu gibi, insanların akıllarını, vicdanlarını da menfaatperest sahtekarların şerrinden engellemeye çalışmıştır.

Böylece nefsin bozuk heveslerini, zararlı eğilimlerini ve azgınlığını gemlemiş, hatasından dönmek isteyenlere, arınıp temizlenmek isteyenlere de Cenab-ı Hak, tövbe ve iltica yolunu açmış, temizliğe dönenlere de, af, rıza ve sevgisini vaat etmiştir. Bu konuda, insanları tövbe ve arınmaya teşvik eden pek çok ayetler mevcuttur. Nitekim, bir ayet-i kerimede “De ki : “Ey çok günah işleyerek kendi öz canlarına kötülük etmede ileri giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyiniz. Allah dilerse bütün günahları mağfiret eder.Çünkü Gafur ve rahimdir; Çok affedicidir, merhamet ve ihsanı fazladır.”( Zümer Sûresi,53-54 )

Bir başka ayette :
“Rabbiniz rahmet ve bağışlamayı kendine ilke edinmiştir.Böylece biriniz bilgisizlikten dolayı kötü bir fiil işler ve daha sonra tövbe edip dürüst ve erdemli bir hayat yaşamaya başlarsa(görecektir ki) O, çok bağışlayıcı, rahmet kaynağıdır” ( En’am Sûresi,54) buyurmaktadır.

Diğer bir ayette de :
“Kim kötülük yapar yahut kendisine (başka türlü) zulmeder de daha sonra affetmesi için Allah’a yalvarırsa Onun çok bağışlayıcı ve rahmet kaynağı olduğunu görecektir” ( Nisa Sûresi, 110) müjdesini vermektedir.



Şener Dilek (Prof.Dr.)

 
Üst