• Reklamsız versiyon için ÜYE OL

Kur'an da Hz. ALİ (a.s)

  • Konbuyu başlatan AMMAR KARAN
  • Başlangıç tarihi
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
A

AMMAR KARAN

Misafir
#1
KUR'AN DA HZ. ALİ (A.S)




Müminlerin Emiri ve Vasilerin Seyyidi Hz.Ali (as) hakkında yüzlerce ayet inmiştir. İslam alimleri, tefsir, hadis, tarih ve siyer kitaplarında bunları isnatlı olarak nakletmişlerdir. Hz. Ali’nin kendi diliyle Kuran’ın çeyreğinin Ehli Beyt hakkında olduğunu söylemektedir.

Asbağ bin Nebate’den; Hz..Ali (as) şöyle buyurdu: “Kuran dört çeyrek halinde indi: Bir çeyrek bizim (Ehl-i Beyt’in) hakkımızda, bir çeyrek düşmanlarımız hakkında, bir çeyrek sünen ve örnekler, bir çeyrek de farzlar ve hükümler hakkında inmiştir.”

(el-Haskani' nin "Şevahid'üt Tenzil" c. 1, s.43 Hadis No: 85 / el-Kunduzi'nin
"Yenabi'ul Mevedde" s.126 / Ebu Naim' in "Nur'ül Müşteal" s.37)

Kuranın çeyreği Ehl-i Beyt’i kapsamaktadır. Hz. Ali de Ehl-i Beyt’in reisi konumundadır. Yalnız Hz.Ali için özel olarak inen ayetler üç yüzün üstündedir.


Abdullah bin Abbas dedi ki: “Ali hakkında 300 ayet indi.”

(el-Künci'nin "Kifayet'üt Talib" s.108 / el-Bağdadi'nin "Tarih-i Bağdat" c. 6, s.221 Hadis No : 3275 / el-Suyuti'nin "Tarih'ül Hulefa" s.172 / İbni Hacer el-Heytemi'nin "Sevaik'ul Muhrika" s.125 / İbni Asakir'in "Tarih-i Dimaşk" c.2, s.431 Hadis No : 941 / eş-Şeblenci'nin "Nur'ül Absar" s.73 / Ebu Naim' in "Nur'ül Müşteal" s.35 / Suyuti’nin “Leali” c.1, s.192 / İs’af’ür Rağibin s.176 / el-Kunduzi'nin "Yenabi'ul Mevedde" s.286 )


Yine Abdullah bin Abbas dedi ki: “Allah’ın kitabında Ali hakkında indiği kadar hiç kimse hakkında (ayet) inmemiştir.”


(İbni Hacer el-Heytemi' nin "Sevaik'ul Muhrika" s.127 /eş-Şeblenci'nin "Nur'ül Absar" s.73 / el-Suyuti'nin "Tarih'ül Hulefa" s.171 / el-Haskani'nin "Şevahid'üt Tenzil" c. 1, s.39 / el-Kunduzi'nin "Yenabi'ul Mevedde" s.125 /

İbni Asakir' in "Tarih-i Dimaşk" c.2, s.430 Hadis No : 940 )

Hz. Ali’ye has olarak inmiş ayetlerden bir kısmını yazıyorum. Burada yazmış olduklarım Ehli Sünnetin kaynaklarındandır. Araştırma yapmak isteyen için de cilt ve sayfa numaraları belirtilmiştir. Tabi yararlandığım tüm kaynaklar Arapça kitaplarındandır.


1-“Biz her şeyi apaçık bir imamda saymışız” (1) (Yasin Süresi 12. Ayet)
a) Hz. Hüseyin (as) buyurdu ki: “Biz her şeyi apaçık bir imamda saymışız” ayeti indiğinde Resulullah (saa)’a sordular ki: Ey Resulullah, Kuran’ da geçen bu imam Tevrat, İncil, Zebur veya Kuran mıdır? Resulullah (saa): Hayır, dedi. O anda babam (Hz.Ali) Resulullah (saa)’ın huzuruna gelir. Bunun üzerine Resulullah (saa) şöyle buyurdu: İşte, Allah’ın her şeyin ilmini içinde saydığı imam şudur.


(Süleyman el-Kunduzi'nin "Yenabi'ul Mevedde" s.77)


b) Ammar bin Yasir hazretleri dedi ki: Müminlerin Emiri Hz. Ali (as) ile beraber giderken, karıncalarla dolu bir vadiye vardık. Ben ona: Ey Müminlerin Emiri, Allah’ın yarattıklarından bu karıncaların sayısını, aralarında kaç erkek ve kaç dişi mevcut olduğunu bilen birini bilir misin? diye sordum. Hz. Ali şöyle cevap buyurdu: Evet, ben bir kişiyi tanırım ki bu karıncaların sayısını, aralarında kaç erkek ve kaç dişi olduklarını bilir. Ben dedim ki : O kişi kimdir? Buyurdu ki: Ey Ammar, Yasin süresindeki (12.Ayet) “Biz, her şeyi apaçık bir imamda saymışız” ayetini okumadın mı? Dedim ki: Evet ey mevlam. Bunun üzerine Müminlerin Emiri şöyle buyurdu: İşte o apaçık İmam, benim. (Karıncaların sayısını, içlerinde kaç erkek ve kaç dişi olduklarını ben bilirim)


(Süleyman el-Kunduzi'nin "Yenabi'ul Mevedde" s.77)


c) Hz. Cafer es-Sadık (as) şöyle buyurdu: “Biz, her şeyi apaçık bir imamda saymışız” (Yasin Süresi 12.Ayet) ayeti Emir’ül Müminin Hz. Ali (as) hakkında inmiştir.


(Süleyman el-Kunduzi'nin "Yenabi' ul Mevedde" s.77)


2-“Sen ancak ve ancak bir uyarıcı-korkutucusun ve her kavmin bir hidayete eriştiricisi vardır” (Rad Süresi 7. Ayet)


a) Hz. Ali (as) bu ayet için şöyle buyurdu: “Uyarıcı-korkutucu Resulullah (saa)’dır, hidayete eriştiren de benim.”


(el-Hakim Nişaburi’nin “el-Müstedreku ala Sahihayn” c.3, s.129 el-Hakim burada diyor ki: Bu hadisin isnadı sahihtir. Ama şeyheyn ihraç etmemişler (Buhari ve Müslim ) /el-Heysemi’nin "Mecma'üz Zevaid" c.7, s.41 / el- Müttaki el-Hindi'nin "Kenz'ul Ummal" c.1, s.251 / el-Tabari’nin “Cami’ul Beyan” tefsiri c.8, s.108 / İbn-i Asakir’in "Tarih-i Dimaşk" c.2, s.416 / Suyuti’nin “ed-Derr’ül Mensur” tefsiri c.4, s.608 / İbn-i Arabi’ nin “Mucem eş-Şuyuh” c.2, s.120)



b) Abdullah bin Abbas dedi ki: “Sen ancak ve ancak bir uyarıcı korkutucusun ve her kavmin bir hidayete eriştiricisi vardır” (Rad Süresi 7. Ayet) ayeti indiği zaman Resulullah (saa) şöyle buyurdu: “Uyarıcı-Korkutucu benim, hidayete eriştiren de Ali'dir, ey Ali, hidayete varmak isteyenler, ancak seninle hidayeti bulurlar”
(el-Suyuti'nin "ed-Derr'ül Mensur" tefsiri c.4, s.45 / Tefsir-i İbn-i Kesir c.3, s.502 / Tefsir-i Tabari c.13, s.108 Hadis no : 20161 / Fahrettin Razi'nin "Tefsir-i Kebir" c.19, s.14 / el-Hakim'in "Müstedreku ala Sahihayn" c.3, s.129 / el-Alusi'nin "Ruh'ul Meani" tefsiri c.13, s.97 / ez-Zerendi'nin "Nazım Dürer es-Simtayn" s.90 / el-Haskani'nin "Şevahid'üt Tenzil" c.1, s.293 / el-Sabbağ el-Maliki'nin "Füsul el-Mühimme" s.107 / eş-Şeblenci'nin "Nur'ül Absar" s.71 / el-Hamvinieş-Şafii'nin "Feraid es-Simtayn" c.1, s.148 / el-Müttaki el-Hindi'nin "Muntahab'ul Kenz" c.5, s.34 / İbn-i el-Cevzi'nin "Zad'ül Mesir" c.4, s.307 / el-Künci eş-Şafii'nin "Kifayet üt-Talip" s.233 / İbn-i Asakir eş-Şafii'nin "Tarih-i Dimaşk" c.2, s.416 / Hadis no : 923 / el-Zehebi'nin "Mizan'ül İtidal" c.1, s. 482 / el-Askalani'nin "Lisan'ül Mizan" c.2, s.199 / el-Kunduzi el-Hanefi'nin "Yenabi'ül Mevedde" s. 238 / Ebu Naim'in "Nur'ül Müşteal" s.119)




3-“Durdurun onları, onlar sorguya çekileceklerdir” (Saffat Süresi 24. Ayet)


a) Resulullah (saa) bu ayet için şöyle buyurdu : “Onlar, Ali bin Ebi Talib’in velayetinden sorguya çekileceklerdir”
(el-Haskani’ nin “Şevahid’ut Tenzil” c.2, s.106 / Yenabi’ul Mevedde s.238, 296 / İbni Hacer’in “es-Sevaik’ul Muhrika” s.89 )

b) “Durdurun onları, onlar sorguya çekileceklerdir” (Saffat Süresi 24. Ayet) bu ayet için Ebu İshak dedi ki: Onlar, Ali bin Ebi Talib’in velayetinden sorguya çekileceklerdir, Sırat köprüsünden ancak Ali bin Ebi Talib’in velayetini kabul edenler geçebilecek.
( el-Menakib-i Harezmi s.195)


4-“Biz seni onlardan alıp götürsek de yine onlardan intikam alırız” “(Zuhruf Süresi 41.Ayet)

a) Bu ayet indiği zaman Resulullah (saa) şöyle buyurdu: Bu ayet Ali bin Ebi Talib hakkında indi. Kendisi benden sonra ahdi bozanlardan, adaletten sapıp zulmedenlerden ve dinden çıkanlardan intikam alacaktır.
(Süleyman el- Kunduzi’nin “Yenabi’ul Mevedde” s.235)
b) İsa ve Cabir’den dediler ki: Bu ayet “Biz seni onlardan alıp götürsek de yine onlardan intikam alırız” Resulullah (saa)’a indiğinde buyurdu ki: Ali bin Ebi Talib ile (intikam alırız).
(Menakıb-ı Meğazeli s.321)


5-“Ant olsun ki nimetlerden sorulacaksınız” (Tekasür Süresi 8.Ayet)
Bu ayet için İmam Cafer es-Sadık şöyle buyurdu : Nimetler, Emirül Müminin Ali bin Ebi Talib’ in velayetidir.
(Süleyman el- Kunduzi’ nin “Yenabi ül Mevedde” s.111)



6-“Allah gönüllerinde hastalık olanların kinlerini hiç meydana çıkarmayacak mı sandılar, dileseydik biz sana onları gösterirdik, sen de onları yüzlerinden tanırdın, ant olsun ki sen onları sözlerinden tanırdın” (Muhammed Süresi 29-30. Ayetler)

Ebu Said el-Hudri, Allah’ın bu buyruğu hakkında dedi ki: Ali bin Ebi Talib’e buğzlarından dolayı (tanırdın).
(Ebu Naim’ in “Nur’ül Müşteal" s.” s.227 / el-Haskani’nin “Şevahid’üt-Tenzil” c.2, s.178 Hadis no : 883 / İbni Asakir'in "Tarih-i Dimaşk" c.2, s.421 / El-Künci'nin "Kifayet'üt Talib" s.235 / el-Menakıb-ı Megazeli s.315 Hadis no : 359 / Suyuti’nin “ed-Derr’ül Mensur” tefsiri c.6, s.66 / el-Alusi’nin Ruh’ul Meani c.26, s.71 / el-Şevkani’nin “Feth’ül Kadir” c.5, s.39 / İbn’ül Esir’ in “Üsd’ül Gabe” c.4, s.29)




7-“Bilmediklerinizi Zikir Ehli’ne sorunuz” (Nahl Süresi 43.ayet – Enbiya Süresi 7.ayet)


Cabir el-Cufi dedi ki: “Bilmediklerinizi Zikir Ehli’ne sorunuz” ayeti indiğinde Hz. Ali şöyle buyurdu: Zikir Ehli biziz.
(Tefsir-i Tabari c.17, s.5 / Tefsir-i İbn-i Kesir c.2, s.571 / el-Haskani'nin "Şevahid'üt Tenzil" c.1, s.436 / el-Kunduzi'nin "Yenabi'ul Mevedde" s.119)



8-“Yarattıklarımızdan hakka hidayet eden ve adaleti yerine getiren bir ümmet vardır” (Araf 181. Ayet)


Hz. Ali şöyle buyurdu: Bu ümmet yetmiş üç fırkaya bölündü, yetmiş ikisi ateşin içinde ve biri -Ki Allah haklarında şöyle buyurmuştur: “Yarattıklarımızdan hakka hidayet eden ve adaleti yerine getiren bir ümmet vardır” (Araf 181. Ayet)- onlar ben ve benim tabilerim (benim yolumu takip edenler)'dir.
(el-Suyuti'nin "ed-Derr'ül Mensur" tefsiri c.3, s.617 / Menakıb-ı Harezmi / el-Kunduzi el-Hanefi'nin "Yenabi'ül Mevedde" s.109 / el-Haskani'nin "Şevahid'üt Tenzil")


9-“De ki : Hak geldi, batıl yıkıldı, batıl zaten yıkılacaktı” (İsra Süresi 81. Ayet )

Hz. Ali Peygamber efendimizin omuzlarına çıkarak putları kırdığında bu ayet indi.(Bu ayete göre haktan maksat Hz. Ali, batıldan maksat da putlardır)
(Tefsir-i Keşşaf mezkur ayetin tefsirinde. / Nehc’ül Hak s.235)


10-“İman edip de salih ameller işleyenler yaratılmışların en hayırlısıdır.” (Beyyine Süresi 7. Ayet)

a) Bu ayet indiğinde Resulullah (saa) Hz. Ali (as)’ye hitaben şöyle buyurdu : Onlar sen ve senin şiandır ey Ali. Kıyamet gününde razı olmuş ve rıza görmüş olarak geleceksiniz, senin düşmanların ise gazap ve suç yüklü olarak gelecekler.
(İbni Hacer el-Heytemi'nin "Sevaik'ul Muhrika" s.154 / eş-Şeblenci'nin "Nur'ül Absar" s.105 / el-Haskani'nin "Şevahid'üt Tenzil" c.2, s.356 Hadis No: 1126 / Ebu Naim'in "Nur'ül Müşteal" s.274 / el-Kunduzi'nin "Yenabi'ul Mevedde" s.301 / el-Suyuti'nin "ed-Derr'ül Mensur" tefsiri c.6, s.379 / el-Heysemi'nin "Mecma'üz Zevaid" c.9, s.131 / el-Şevkani’nin “Feth’ül Kadir” tefsiri c.5, s.464 / İbn-i Sabbağ el-Maliki'nin "Füsul el-Mühimme" s.122 / İbni Asakir'in "Tarih-i Dimaşk" c.2, s.344 / Tefsir-i Alusi c.3, s.171 / el-Müttaki el-Hindi'nin "Kenz'ul Ummal" c.13, s.156 / el-Münavi'nin "Künuz el-Hakaik" s.92 )
b) İbn-i Asakir, Cabir bin Abdullah’ tan şöyle tahric etti : Resulullah (saa)’ ın yanındaydık. Ali (as) geldi. Resulullah şöyle buyurdu: Nefsim elinde olana yemin olsun ki bu gelen ve şiası (yandaşları) kıyâmet gününde kurtulanlardır. Sonra şu ayeti şerife indi: “İman edip de salih ameller işleyenler yaratılmışların en hayırlısıdır.” Yine bir ara Resulullah (saa)’ın ashabı olduğu bir anda Hz. Ali (as) gelince ashab: “İşte yaratılmışların en hayırlısı geliyor” dediler.
(el-Suyuti'nin "ed-Derr'ül Mensur" tefsiri c.6, s.379 / İbni Asakir'in "Tarih-i Dimaşk" c.2, s.442 Hadis No : 958)



11-“Rabbin Adem oğullarından onların bellerinden zürriyetlerini çıkardı, onları kendilerine şahit tuttu ve Rabbiniz değil miyim? dedi, onlar da (Ruh âlemi): Evet şahidiz (Kalü belâ) dediler” (Araf Süresi 172. Ayet)

Resulullah (saa) şöyle buyurdu:
İnsanlar, Ali bin Ebi Talib'in ne zamandan beri “Emir'ül Müminin” olarak adlandırıldığını bilselerdi, onun faziletlerini inkar etmezlerdi: Adem, ruh ve ceset arasındayken. Allah o zaman hazır bulunanlara şöyle buyurmuştu : “Rabbin Adem oğullarından onların bellerinden zürriyetlerini çıkardı, onları kendilerine şahit tuttu ve Rabbiniz değil miyim? dedi, onlar da (Ruh âlemi) : Evet şahidiz (Kalü belâ) dediler” (Araf Süresi 172. Ayet). Allah da onlara şöyle buyurdu : Ben Rabbinizim, Muhammed peygamberiniz, Ali de Emir’inizdir.
(Menakıb-ı Meğazeli s. 171 / Suyuti’nin “el-İklil” s.98 / ed-Deylemi'nin "Firdevs el-Ahbar" 14. Bab / Tefsir-i Levami c.9, s.277 / İhkak’ul Hak c.3, s.307 / Nehc’ül Hak s.191 )



12-“Ve aralarında bir müezzin (münadi), Allah’ın laneti yalancıların üzerine olsun diye bağırır.(Araf Süresi 44. Ayet)

a) el-Hakim el-Haskani kendi senedinde Muhammed bin Hanefi’den, o da babası Hz. Ali şöyle buyurdu: “Ve aralarında bir müezzin (münadi), Allah’ın laneti yalancıların üzerine olsun diye bağırır” ayetindeki müezzin (münadi) benim.
(el-Haskani'nin "Şevahid'üt Tenzil" c.1, s.202 / el-Kunduzi'nin "Yenabi'ul Mevedde" s.101)
b) el-Hakim el-Haskani senedinde Ebi Salih’ten, o da İbn-i Abbas’tan, Hz.Ali (as) şöyle buyurdu: Benim Allah’ın kitabında insanların bilmediği isimlerim vardır. Onlardan biri şudur: “Ve aralarında bir müezzin (münadi), Allah’ın laneti yalancıların üzerine olsun diye bağırır.” Onlar (yalancılar) velayetimde yalanlama yapanlar ve hakkımı hafife alanlardır.
(Süleyman el-Kunduzi' nin "Yenabi' ul Mevedde" s.101)


13-“Önde geçenler, öne geçmişlerdir” (Vakia Süresi 10. Ayet)

İbn-i Abbas dedi ki: Bu ümmetin önde gideni Ali bin Ebi Talib’dir.
(Tefsir-i İbn-i Kesir c.4, s.283 / el-Suyuti'nin "ed-Derr'ül Mensur" tefsiri c.6, s.154 tefsiri / İbni Hacer el-Heytemi'nin "Sevaik'ul Muhrika" s.123 / el-Alusi'nin "Ruh'ul Meani" tefsiri c.27, s.114 / el-Kunduzi'nin "Yenabi'ul Mevedde" s.60 )



14-“Senden önceki peygamberlere sor” (Zuhruf Süresi 45. Ayet)

İbn-i Abdül Birr dedi ki: Resulullah (saa) isra gecesinde miraca çıktığında Allah-u Teala onunla birlikte peygamberleri bir araya topladı ve şöyle buyurdu: “Ey Muhammed, ‘Senden önceki peygamberlere sor’ ki; ne üzere gönderildiniz?” Peygamber efendimiz sorunca dediler ki: Biz, Lâ ilâhe illallâh şehadeti, senin peygamberliğinin ikrarı ve Ali bin Ebi Talib’in velayeti üzerine gönderildik.
(el-Künci'nin "Kifayet'üt Talib" s.25 / Menakıb-ı Hüvarezmi s.121 / el-Haskani'nin "Şevahid'üt Tenzil" c.2, s.156 / el-Tabari'nin "Zehair'ul Ukba" s.69 / el-Müttaki el-Hindi'nin "Kenz'ul Ummal" c.6, s.156 / el-Heysemi'nin "Mecma'üz Zevaid" c.9, s.108 / el-Kunduzi'nin "Yenabi'ul Mevedde" s.82)



15-“Aralarında perde vardır, Araf’ın üzerinde onları yüzlerinden tanıyan adamlar vardır.” (Araf Süresi 46. Ayet)

a) el-Menakıb senedinde Zadan’dan, o da Selman-ı Farisi’den, dedi ki: Resulullah’ın, Hz. Ali’ye on kereden fazla şöyle buyurduğunu duydum: Ey Ali, sen ve senden sonraki vasiler Cennet ve Cehennem arasındaki Araf’sınız. Cennete, sizi tanıyıp, sizin de kendisini tanıdığı kimseden başka kimse geçmeyecek. Cehenneme de sizi inkar eden ve sizin de kendisini inkar ettiği kimseden başka geçmeyecektir.
(Süleyman el-Kunduzi' nin "Yenabi'ul Mevedde" s.102 )
b) el-Hakim senedinde Asbağ bin Nebate’den, dedi ki: Hz. Ali’nin yanındaydım, İbn’il Keva onun yanına geldi ve ona bu ayeti “Araf üzerinde onları yüzlerinden tanıyan adamlar vardır.” (Araf Süresi 46.Ayet) hakkında sordu. Hz. Ali ona şöyle buyurdu: Ey İbn’il Keva, Kıyamet gününde Cennet ve Cehennem arasında duracaklar biziz. Bizi seveni yüzünden tanıyıp onu Cennete geçireceğiz, bize buğzedeni de yüzünden tanıyacağız ve Cehenneme geçecek.
(Süleyman el-Kunduzi'nin "Yenabi'ul Mevedde" s.102)



16-“De ki : Benimle sizin aranızda tanık olarak Allah ve yanında kitabın ilmi bulunan yeter” (Ra’d Süresi 43.Ayet)

a) Abdullah bin Selem dedi ki : Resulullah (saa)’a Allah’ın bu buyruğunu “De ki, benimle sizin aranızda tanık olarak Allah ve yanında kitabın ilmi bulunan yeter.” hakkında sordum, buyurdu ki: Ali bin Ebi Talib’dir.
(Süleyman el-Kunduzi'nin "Yenabi'ul Mevedde" s.239)
b) İbn-i Abbas dedi ki: “De ki, benimle sizin aranızda tanık olarak Allah ve yanında kitabın ilmi bulunan yeter.” O Ali (as)’dir. Çünkü kendisi tefsirde, tevilde, nesih ve mensuhta alimdir.
(Süleyman el-Kunduzi'nin "Yenabi'ul Mevedde" s.104)
c) Fudayl bin Yaser’den, İmam Bakır (as) şöyle buyurdu: “De ki, benimle sizin aranızda tanık olarak Allah ve yanında kitabın ilmi bulunan yeter.” ayeti Hz.Ali (as) hakkında indi. O, bu ümmetin alimidir.
(Süleyman el-Kunduzi'nin "Yenabi'ul Mevedde" s.102)
d) İmam Musa bin Cafer (as)’den, Zeyd bin Ali’den, Muhammed bin Hanefi’den, Selman-ı Farisi’den, Ebu Said el-Hudri’den, dediler ki: “De ki, benimle sizin aranızda tanık olarak Allah ve yanında kitabın ilmi bulunan yeter.” Ayeti Hz.Ali hakkında indi.
(Süleyman el-Kunduzi' nin "Yenabi' ul Mevedde" s.103)
e) Muhammed bin Hanefi dedi ki: Babam Hz.Ali’nin yanında ilk ve son kitabın ilmi vardır.
(Süleyman el-Kunduzi'nin "Yenabi'ul Mevedde" s.104)


17-“Allah müminlere kifayet etti” (Ahzap Süresi 25. Ayet)

a) Ebu Naim el-Hafız senedinde, Abdullah bin Mesud dedi ki: Hz.Ali Hendek gününde Amru bin Abduved’i öldürdüğünde Allah-u Teala şu ayeti indirdi: “Allah müminlere Ali ile kifayet etti.”(2)
(Süleyman el-Kunduzi' nin "Yenabi' ul Mevedde" s.137)
b) Celaleddin es-Suyuti rivayet eder ki : Bu ayet: “Allah müminlere Ali ile kifayet etti” Abdullah bin Mesud’un mushafındandır. (Elimizdeki Kuran’da “Ali ile” (Bi Ali) sözcükleri bulunmamaktadır. Elbette Ali kelimesinin söz konusu mushafta tefsir mahiyetinde bir açıklama olması muhtemeldir.)
(Süleyman el-Kunduzi'nin "Yenabi'ul Mevedde" s.137)
c) Abdullah bin Mesud “Allah müminlere kifayet etti” ayetini şöyle okurdu: “Allah müminlere Ali ile kifayet etti”
(el-Suyuti'nin "ed-Derr'ül Mensur" tefsiri c.5, s.193 / Ebu Naim'in "Nur'ül Müşteal" s.172 / el-Haskani'nin "Şevahid'üt Tenzil" c.2, s.3 Hadis No: 629 / Süleyman el-Kunduzi'nin "Yenabi'ul Mevedde" s.95 / el-Künci'nin "Kifayet'üt Talib" s.234 / el-Zehebi'nin "Mizan'ül İtidal" c.2, s.17 / İbni Asakir'in "Tarih-i Dimaşk" c.2, s.420, Rakam: 927 / İbn-i Batrik’in "Hasais Vahy’ül Mubin" s.219 Hadis No: 166)




18-“Mallarını gece, gündüz, gizli ve açıkta harcayanlar yok mu, onların ödülleri Rableri yanındadır, onlara hiçbir korku yoktur, onlar mahzun da olmazlar” (Bakara Süresi 274. Ayet)


İbn-i Abbas ve Mücahit dediler ki: Ali’nin dört dirhemi vardı, birini gece birini gündüz, birini gizli, birini de açık olarak infak etti. Sonra şu ayeti şerife indi: “Mallarını gece, gündüz, gizli ve açıkta harcayanlar yok mu, onların ödülleri Rableri yanındadır, onlara hiçbir korku yoktur, onlar mahzun da olmazlar” (Bakara Süresi 274. Ayet)
(el-Suyuti'nin "ed-Derr'ül Mensur" tefsiri c.1, s.363 / Menakıb-ı Harezmi s.198 / Menakıb-ı Meğazeli s.280 / el-Heysemi'nin "Mecma'üz Zevaid" c.6, s.324 / el-Tabari'nin "Zehair'ul Ukba" s.88 ve "Riyaz'un Nezire" c.2, s.206 / Süleyman el-Kunduzi'nin "Yenabi'ul Mevedde" s.92, 290)



19-“Sizin veliniz ancak ve ancak Allah’tır, Resulüdür ve iman edip de namaz kılıp rüku halinde zekat veren müminlerdir.” (Maide Süresi 55. Ayet)

Bu ayet Ali bin Ebu Talib hakkında indi. Mescitte namaz kılarken rüku halinde olduğu anda parmağındaki yüzüğünü dilenciye sadaka olarak vermişti.
(Mealim’üt Tenzil c.2, s.67 / İbni Asakir'in "Tarih-i Dimaşk" c.2, s.410 / İbn-i Kesir'in "el-Bidayetü ven-Nihaye" c.7, s.357 /Medarik’üt Tenzil c.1, s.420 / Tefsir-i İbn-i Ebi Hatim c.2, s.61)



20-“Onlar birbirlerine neyi soruyorlar, o büyük haberi mi, onda ihtilafa düşmüşlerdir.” (Nebe Süresi 1,2 ve 3. Ayetler) “Velayet hak olan Allah içindir.” (Kehf Süresi 44. Ayet)

Abdurrahman bin Kesir dedi ki: İmam Cafer-i Sadık (as)’a Allah’ın bu buyruğu: “Onlar birbirlerine neyi soruyorlar, o büyük haberi mi, onda ihtilafa düşmüşlerdir.” (Nebe Süresi 1,2 ve 3. Ayetler) Ve bu buyruğu: “Velayet hak olan Allah içindir.” (Kehf Süresi 44. Ayet) hakkında sordum. Buyurdu ki: Emir’ül Müminin Hz. Ali (as)’nin velayetidir. (Ayette velayetin Allah için olduğu ile bu hadiste söz konusu velayetten maksadın Allah için olduğunun açıklanması arasında bir çelişki yoktur çünkü Hz. Ali’nin velayeti Allah Teala’dan kaynaklandığı ve onun emriyle gerçekleştiği için bu velayeti Allah’a ve Hz. Ali’ye isnat etmenin arasında bir çelişki yoktur.) Kendisi şöyle diyordu: Allah’ın benden daha büyük bir haberi ve daha büyük bir ayeti yoktur.”
(Süleyman el-Kunduzi'nin "Yenabi'ul Mevedde" s.495)
(1) Ayet : “...Ve kulle şey’in ahsaynahu fi imamin mubin”
(2) Aye : “Vekefallâhul müminin el-kitâl bi Ali.”
Son Güncelleme ( Saturday, 22 January 2005 )
 

fakiri

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
14 Ocak 2007
Mesajlar
15,971
Beğeniler
353
Puanları
0
#2
Sadece bir ayeti araştırdım !

Arkadaşlar,
Buraya asılan bu Şii propogandası içerikli yazınının sıhhat derecesini öğrenmek için, sadece bir ayeti araştırayım dedim. Bakınız karşıma nasıl bir manzara çıktı ! Böyle bir manzara çıkınca da artık diğer yerlerini okumaya lüzum görmedim.
Bakınız yazının "Hz. Ali’ye has olarak inmiş ayetlerden bir kısmını yazıyorum." cümlesi ile başlayan paragrafından sonra zikredilen Yasin Sûresi 12. ayetin meali aynen şöyle verilmiş ve yazılmış ve devamında bir yorum yapılmış :
"""" 1-“Biz her şeyi apaçık bir imamda saymışız” (1) (Yasin Süresi 12. Ayet)
a) Hz. Hüseyin (as) buyurdu ki: “Biz her şeyi apaçık bir imamda saymışız” ayeti indiğinde Resulullah (saa)’a sordular ki: Ey Resulullah, Kuran’ da geçen bu imam Tevrat, İncil, Zebur veya Kuran mıdır? Resulullah (saa): Hayır, dedi. O anda babam (Hz.Ali) Resulullah (saa)’ın huzuruna gelir. Bunun üzerine Resulullah (saa) şöyle buyurdu: İşte, Allah’ın her şeyin ilmini içinde saydığı imam şudur.
(Süleyman el-Kunduzi'nin "Yenabi'ul Mevedde" s.77) """""
Şimdi aynı ayetin mealini piyasada mevcut olan meallerin hemen hepsine bakarak yazıyorum.
Diyanet Meali : Şüphesiz ölüleri dirilten, işlediklerini ve eserlerini yazan Biziz; herşeyi, apaçık bir kitabda saymışızdır.*
Diyanet Vakfı Meali :Şüphesiz ölüleri ancak biz diriltiriz. Onların yaptıkları her işi, bıraktıkları her izi yazarız. Biz, her şeyi apaçık bir kitapta (levh-i mahfuz'da) sayıp yazmışızdır. *
Abdulbaki Gölpınarlı Meali : Şüphe yok ki biz, ölüyü diriltiriz ve yazarız önceden, dünyada yaptıklarını ve sonradan bıraktıkları izleri ve her şeyi apaçık bir kitapta sayıp yazdık, takdir ettik.
Ali Bulaç Meali :Şüphesiz biz, ölüleri biz diriltiriz; onların önden takdim ettiklerini ve eserlerini biz yazarız. Biz her şeyi, apaçık bir kitapta tesbit edip korumuşuz.
Elmalı'lı Hamdi Yazır Meali :Gerçekten biz ölüleri diriltiriz, onların önceden yapıp gönderdiklerini ve bıraktıkları eserlerini yazarız. Zaten biz her şeyi açık bir kütükte, bir "imamı mübin"de (ana kitapta, yani Levhi mahfuzda) sayıp tesbit etmişizdir.
Ömer Nasuhi Bilmen Meali : Şüphe yok ki, Biz ölüleri diriltiriz ve onların önden göndermiş olduklarını ve eserlerini yazarız. Ve zâten herşeyi pek apaçık bildiren bir Levh-i Mahfuz'da zabtetmişizdir.
Muhammed Esed Meali : Gerçek şu ki Biz, ölüyü yeniden hayata döndüreceğiz ve onların gelecek için yaptıkları her türlü [eylemi] ve geride bıraktıkları bütün [iyi ve kötü] izleri kayda geçireceğiz: zira biz, her şeyin apaçık kaydını tutarız.
Süleyman Ateş Meali : Biziz, biz ki, ölüleri diriltiriz ve öne sürdükleri işleri ve bıraktıkları eserleri yazarız. Zaten biz, her şeyi apaçık bir kütüğe ayrıntılı olarak kaydetmişizdir.
Şaban Piriş Meali : Şüphesiz biz, ölüleri diriltiriz ve onların yaptıkları her işi ve bıraktıkları izleri yazarız. Her şeyi açık bir kumanda altında toplamışızdır!



Görüldüğü gibi bir ayet meali ancak bu kadara çarpıtılabilir ve yanlış yorumlanabilir. Artık yazının diğer yerlerinin dahi bundan farklı olmadığı açıktır. Vesselâm.
 

SeNoL

MUEYABYA
İhvan Üyesi
Katılım
16 Kas 2006
Mesajlar
4,870
Beğeniler
224
Puanları
0
Yaş
36
#3
incelenmek üzere konu kapatılmıştır
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Üst