Kıble hakkında soru | ihvan forum – Özgür Düşünce ve Paylaşım Platformu!

Kıble hakkında soru

zülcenaheyn

Asistan
İhvan Üyesi
Katılım
2 Tem 2013
Mesajlar
202
Puanları
0
Selamun aleyküm,

Konu hakkında bilgisi olanların yardımına ihtiyaç duyduğum, zihnimi kurcalayan bir iki sorum var.

Kıble mevzusunu araştırıyorum.

Eskiden kıble Kudüs'e doğru idi, daha sonra Kabe'ye doğru oldu.

Süleyman Mabedi ya da Kudüs Tapınağı Kudüs şehrinin en yüksek tepesine Hz. Süleyman tarafından inşa edilmiştir.

Museviler kurban ibadetini orada yaparlardı. İnancın merkezi orası kabul edilirdi.

Bugün elimizde bulunan güvenilmez İncillere baktığımızda bile Hz. İsa'nın şeriata uyduğunu, tapınak lehinde davrandığını ve hatta tapınak önünde ticaret yapanları kovduğunu görürüz. Hz. İsa sonrası tapınak yeniden yıkılmıştır.

Peygamberimizin miraç hadisesi de burada gerçekleşmiştir. Buranın özelliğine atfen de Hz. Ömer Kudüs'ü fetih ettiği vakit tam bu tepede yıkılmış tapınak alanının iç bölgesine cami inşa ettirmiştir.

Hz. Peygamberimiz devrinde kıble Hz. Süleyman'dan çok daha evvel yaşamış Hz. İbrahim ve hatta söylenene göre ilk peygamber tarafından inşa edilen Kabe olmuştur.

Sorularıma gelelim.

Neden Hz. Musa Mısır'dan Kudüs'e gitti ama Mekke'ye gitmedi? Bunu soruyorum çünkü o vakit henüz Kudüs'te tapınak yok. Tapınak Hz. Musa'dan çok sonra Hz. Süleyman devrinde inşa edilir. Ama o vakit Mekke'de Kabe var. Hz. Musa'dan önce Hz. İbrahim tarafından mimarisi belli olarak Kabe Mekke'de inşa edilmiştir. Hz. Musa neden kölelikten kurtardığı İbranilerle Kızıldeniz'i aştıktan sonra kuzeye doğru gitti de güneye doğru yani Kabe'ye doğru gitmedi?

Sorularıma devam ediyorum.

Kudüs'teki Tapınak da Mekke'deki Kabe de Ev olarak isimlendirilir. Allah'ın Evi.

Kabe daha eski ise neden en başından beri Kabe kıble olarak kullanılmadı da çok sonraları Hz. Süleyman zamanında tapınak inşa edildi. Tapınak inşasının ihtiyacı ne idi? Tapınak da Kabe de sayısız kez hasar görüp yıkılmış ve tekrar inşa edilmiştir. Benim aklıma şu geliyor, acaba Kabe uzun süredir yıkılmıştı da Tapınak mı inşa edildi? Bilemiyorum.

Allah'a emanet,
zülcenaheyn.
 

dostluk

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
18 Haz 2007
Mesajlar
5,663
Puanları
83
Yaş
47
Bu sorularımızın cevabı öyyle Yada böyyle nette vardır burda niye soruyorsunuzki? Buradakiler İslam tarihi profosörümü ki? Birde bu sorular imanımız için gereklimi öğrenince ne faydası olacak? Benimki sadece merak işte..
 

zülcenaheyn

Asistan
İhvan Üyesi
Katılım
2 Tem 2013
Mesajlar
202
Puanları
0
Bu sorularımızın cevabı öyyle Yada böyyle nette vardır burda niye soruyorsunuzki? Buradakiler İslam tarihi profosörümü ki? Birde bu sorular imanımız için gereklimi öğrenince ne faydası olacak? Benimki sadece merak işte..
Soru sorarken size niye hesap vereyim? Nette araştırma yapıp yapmadığımı nereden biliyorsunuz? Benim rastlayamadığım bilgilere rastlamak için İslam tarihi profesörü mü olmak gerekiyor? Sorularımın imanım için gerekli olup olmadığı sizi ne ilgilendirir? Öğrenmenin faydasını burada size niye anlatmak zorunda kalayım?

Not: Bu mesajdan sonra bana mesaj yazacak olursanız cevap beklemeyin. Anlayan tahmin edecektir nitekim.
 

ömerusta

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
16 Ocak 2012
Mesajlar
6,911
Puanları
63
mehti gelince sor o bilir
 

dostluk

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
18 Haz 2007
Mesajlar
5,663
Puanları
83
Yaş
47
Ohh oh sevindim cevap yazmayacak olmanıza..(şıkıdımşıkıdımoynayansmileys)

bende de burda forumda bir üyeyim.. Açılan konular hakkında fikrimi söylemek benimde hakkım ..

hakkımı kullanırken bende kimseden izin almak zorunda değilim..

insanlar neden bu kadar tahammülsüz yarabbim..eleştiriye hele hiiç açık değiller..
 

dostluk

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
18 Haz 2007
Mesajlar
5,663
Puanları
83
Yaş
47
Ali Haydar Efendi Hazretleri Hatm-i Hacegandan sonra bir aşrı şerif okuturdu.Sonra Kuran'ı Kerimi eline alır nereden okuduğunu sorardı.O da işte şu ayetin şurasından okudum deyince ''niçin oradan okudunda başka yerden okumadın.30 cüz Kuran bittide burası mı kaldı?'' diye sorardı.

Okuyan da:''Mevla Teala orayı hatırlattı bana, onun için oradan okudum'' derdi.O zaman Ali Haydar Efendi Hazretleri:''Bende senden bu cevabı bekliyordum.Şu mubarek mekanda Cenab-ı Hak bu mubarek ayetleri okuttu.Şimdi bende bunları açıklayacağım, sanki şimdi yeniden nazil olmuş gibi dinleyelim.'' buyururlardı.

Bizde Hatmi Hocadan sonra, bir aşrı şerif okuyoruz, neresi okunuyorsa acizane orasını açıklıyoruz.








KABE'NİN KIBLE OLUŞU

Ne zaman ki kıble Mescid-i Aksa idi.Efendimiz (Sallu Aleyhi ve Sellem) gelinceye kadar ve geldikten epey sonraya kadar o tarafa doğru kılınıyordu.Efendimiz arzu ediyordu ki kıble, Beytullah'a dönsün.Tabi ki bunu Cenab-ı Hak hatırına getirmişti.Çükü Kabe-i Muazzama, ceddi İbrahim (aleyhisselam)ın kıblesi ve iki kıblenin en eskisiydi.

Kabe-i Muazzama, arapların iftihar vesilesi, emniyet, ziyaret ve tavaf yerleri olduğu için Kabe-i Muazzama'ya dönmek araplar için daha teşvik ediciydi.

Aynı zamanda Kabe-i Muazzama'ya dönmekte, Yahudilere muhalefet te vardı.Zira Efendimiz (Sallu Aleyhi ve Sellem) onların kıblesi olan Mescidi Aksaya doğru kıldığında :''O, bizim dinimize muhalefet ediyor.sonra kıblemize tabi oluyor.Biz olmasak nereye döneceğinide bilmeyecek'' diyorlardı.

O zaman Efendimiz (Sallu Aleyhi ve Sellem) Mescid-i Aksaya doğru yönelmeyi istemedi ve Rabbinin O'nu Kabe-i Muazzama'ya doğru döndürmesine dair kalbinde bir arzu vuku buldu.Bu hususta bir vahiy beklediğinden çok kere yüzünü semaya çevirirdi.Bunun üzerine Mevla Teala şu ayeti inzal buyurdu.
''(Ey habibim!biz senin yüzünün (vahiy bekleyerek sık sık) semaya doğru çevrildiğini muhakkak görüyoruz.Vi elbette şimdi biz, seni razı (hoşnud) olacağın bir kıbleye muhakkak çeviriyoruz.Artık sen (namazda) yüzünü Mescid-i Haram tarafına (Kabe'ye) çevir.''(Bakara Suresi:144)

Bu defa ehli kitap mücadeleye başladılar.Nasıl olurda kıble yerinden dönermiş.Böyle şey olur mu?O vakit Cenab-ı Hka şu ayeti celileyi inzal buyurdu.




''İnsanlardan (yahudi ve müşriklerden) bir takım sefih (cahiller) yakında: ''Onları üzerinde bulundukları kıblelerinden çeviren sebep nedir?''diyecekler.Sen o süfehaya (akılsızlara) deki:''Meşrik (doğu) ve mağrib (batısıyla bütün kürrei arz) Allah'ındır.O, dilediğini dosdoğru bir yola hidayet eder.''(Bakara Suresi-142) Cenab-ı Hak kıble için mücadele verenleri sefihlikle andı, onlara ahmak dedi.

Siz Allah'ın işine ne karışyorsunuz.Allah'u Teala bilmiyormu ki, kıble neden döndü, neden dönmedi.İşte bugün okunan aşr-ı şerif de buna tam cevap olarak indirildi.








DERS AYETİ MEALİ ŞERİFİ (Bakara-177)
''Birr (iyilik ve takva), yüzlerinizi (namazda) doğu ve batıya doğru çevirmeniz değildir.Fakat birr (asıl iyilik) Allah'a, ahiret gününne, meleklere, kitaplara ve peygamberlere iman eden,malı(anı Allah) sevgisiyle (veya mala olan sevgisine rağmen) karabet sahiplerine, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, dilenenlere ve (köle ve esirlerin) boyunlar(ını azad etme hususun)da veren, namazı (nı) dosdoğru kılan, zekatı(nı) veren; birde muahede yaptıklarında ahitlerini yerine getirenlerdir.Sıkıntıda, hastalıkta ve muharebenin kızıştığı zamanlarda (sabredenlerin takvasını özellikle överim).İşte sadık (iyilik iddiasında doğru) olanlar onlardır.Ve mütta ki olanlarda ancak onlardır''.








Şimdi ayeti kerimenin izhatına geçelim.
''Sofuluk, takva sahibi olmak yüzleriniz doğuya ve batıya çevirmenizle değildir''
Yani Mevla Teala buyuruyor ki:''Ey yahudi ve hıristiyanşar'Niçin bu iş üzerine duruyorsunuz?Peygambere iman etmiyorsunuz, dinin hiçbir emrini yapmıyorsunuz.Kıbleyi konuşmakla işin biteceğini sanıyorsunuz.İnsanı cennete ve cemalullaha kavuşturacak birr (iyilik, hayır, takva) dır.İbadet esnasında şarka garba dönmek değildir.

Ayeti celilede geçen ''meşrik'' den maksad, nasaranın kıblesidir.''Mağrib'' den maksad ise Yhaudilerin kıblesidir.Zira yahudiler Mekke ufkunun batı tarafına düşen Beyt-i Mukaddes'e doğru, Hıristiyanlar ise doğuya doğru kılardı.

İşte bu ayeti celilede Efendimiz (Sallu Aleyhi ve Sellem) Kabe'ye döndürüldüğünde ehl-i kitabın çok itiraz etmeleri ve her taifenin diğerini reddederek birr ve takvayı sadece kendi kıblelerine yönelmeye bağlamaları üzerine, onların hepsini reddetmek için nazil olmuştur.

''Ancak birr (asıl iyilik, insanı cennete ve cemalullaha kavuşturan takva) Allah'a iman edenin takvasıdır.''

Siz Allah'a (Celle Celaluhu) imanınızı doğru dürüst yapmadınız.Ey yahudiler ve Hıristiyanlar!İman olmadıktan sonra ne tarafa dönseniz fayda yok.Şu halde asıl iş o kimsenin işidir ki Allah'a (Celle Celaluhu) iman etti.

Allah-u Teala Hazretlerine iman edebilmek için evvela onu bilmek lazımdır.Allahu Teala hazretlerini bilmek ise indirmiş olduğu Kur'an-ı, Kuran'ın tercümanı olan Peygamberimiz (Sallu Aleyhi ve Sellem) den veya Peygamberimizin varislerinin birinden öğrenmekle, Kuran'ı Azimüşşan'ı tekrar tekrar okumakla, müzakere etmekle, zikrullaha çalışmakla, farzları, vacipleri, sünnetleri, müstehapları, edepleri yerine getirmekle, haramlardan ve mekruhlardan kaçınmakla olur.




efendi hz.k.s




ismailağa.info


 

müttaki

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
20 Kas 2006
Mesajlar
2,773
Puanları
48
Sil süpür gönülden gayrıyı, ta tecelli ede hak, padişah konmaz saraya, hane mamur olmadan... kul gönlünü yani hakkın evini, kıblesini temizlemedikçe istesede hakkı kendisinde bulamaz. Bulsa bulsa temizlenmiş bir gönüle yönelerek bulabilir. hadi müşkülüne bir müşkülde biz katalım. Niçin peygamberler ishakın soyundan geldi de son peygamber ismailin soyundan geldi.
 

zülcenaheyn

Asistan
İhvan Üyesi
Katılım
2 Tem 2013
Mesajlar
202
Puanları
0
Sil süpür gönülden gayrıyı, ta tecelli ede hak, padişah konmaz saraya, hane mamur olmadan... kul gönlünü yani hakkın evini, kıblesini temizlemedikçe istesede hakkı kendisinde bulamaz. Bulsa bulsa temizlenmiş bir gönüle yönelerek bulabilir. hadi müşkülüne bir müşkülde biz katalım. Niçin peygamberler ishakın soyundan geldi de son peygamber ismailin soyundan geldi.
İshak soyundan gelenler bir imtihandan geçiriliyor sanki. Benim aklıma böyle bir cevap düşürdünüz.
 

nefahtü

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
21 Haz 2013
Mesajlar
5,117
Puanları
0
@hirahos @levent48 soruları beğenmişsiniz de cevap yazmamışsınız yazarsanız biz de faydalanırız...
 

ömerusta

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
16 Ocak 2012
Mesajlar
6,911
Puanları
63
yavhu bu adam kendi kafasına göre hz ibrahim vede hz ismail vede isah as arasında restleşme vede ALLAH C.C. onlara imtihan ceza verdiği gibi uçuk kaçık düşüncelerine delil arıyor mehdi geldi gelecek diye bekliyor hatta mehdisi bile var ona sorsa ya
veya mehtinin ne dediğini yazsa ya
 

Ebu Computer

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
11 Haz 2013
Mesajlar
22,741
Puanları
113
Sayın @zülcenaheyn

Hazreti Adem ile hazreti Havva hangi tarihte Mekke civarında yaşadılar bunu bilmiyoruz.

O dönemde Mekke ve çevresi yine bu günkü gibi çöl kurak bir yer miydi bilmiyoruz. (Medine'nin 1950-1960 yıllarda çekilmiş bir fotoğrafını görmüştüm, her yer yem yeşil ve hurma ağaçları ile dolu idi.)

Yahudi takvimine göre şu an 5775 yılındayız, yani bu kadar senedir Kudüs Yahudilerin kıblesi.

Aynı zamanda Kudüs 2000 yıldır Hristiyanların kıblesi.

Hacer validemiz Hazreti İsmail ile zemzemi bulduğunda çevrede bir yerleşim yeri olmadığından bahsediliyor.

Zemzemin çıktığı nokta ile Kabe arasında sanıyorum maksimum 200-300 metre bir mesafe var.

Zemzemi bulduklarında tarih kaçtı, bu tarihte Kabe var mıydı, bunları bilmiyoruz.

Bana göre Mekke'de yerleşimin başlaması zemzemin bulunması ile doğru orantılı.

Kabe ile ilgili bir belgesel izlemiştim, o belgeselde Kabe'nin bir kaç kez yıkılıp tekrar yapıldığından bahsediyordu.

Boyutları, yüksekliği zamanla değişmiş.

Kabe ilk olarak ne zaman ilahi dinlerin kıblesi oldu.

Sonra neden Kıble Kudüs oldu.

Bunlar merak edilen sorular.

Selam ve dua ile...
 

Ebu Computer

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
11 Haz 2013
Mesajlar
22,741
Puanları
113
http://www.uzmantv.com/kabeyi-kim-yapti

Bu videoda ilk Hazreti Adem yaptı diyor.

Yukarıda yazdığım gibi Hazreti Adem ile Hazreti İbrahim arasında kaç sene var bilmiyoruz.

Sonra kalıntılar üzerine Hazreti İbrahim'in Kabe'yi tekrar inşa ettiği anlatılıyor.

Hazreti İbrahim'den günümüze kadar Mekke'de yerleşimin olduğunu kabul edersek cevap bulunması gereken soru şudur; Hazreti Adem ile Hazreti İbrahim arasındaki tarihi süre ne kadardır ve bu süre içerisinde Mekke bölgesinde neler olmuştur.

Selam ve dua ile...
 

levent48

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
12 Şub 2012
Mesajlar
3,518
Puanları
0
@hirahos @levent48 soruları beğenmişsiniz de cevap yazmamışsınız yazarsanız biz de faydalanırız...
Şüphesiz, âlemlere bereket ve hidayet kaynağı olarak insanlar için kurulan ilk ev (mâbet), Mekke'deki (Kâbe)dir. (Ali İmran-96)

Bu ayet bereket ve hidayet kaynağı olarak kurulan ilk mabedin Kabe olduğunu beyan ediyor...

******

Ebu Zer (ra) diyor ki, “Resulullah (sav) Efendimize; “yeryüzünde inşa edilen ilk mescidin hangisi olduğunu sordum, “ Mescid-i Haram” diye cevap buyurdu. “Sonra hangisi?” diye sordum, “Mescid-i Aksa” diye cevap buyurdu. Ben, “ İkisi arasındaki süre ne kadardır?” diye sordum. Şöyle buyurdular: “Kırk yıl”
sonra da Peygamber (sav), “ Ey Ebu Zer! Bütün yeryüzü senin için mescittir. Nerede namaz vaktine girersen orada namazını kıl. Namazın fazileti, vaktinde kılınmasındadır,” buyurdu.” Buhari, Enbiya, 60/40; Müslim, Mesacid, 1-2; İbn Mace, Mesacid, 4/7.

Bu hadis ise mescid-i Aksa'nın Kabe'den kırk yıl sonra inşaa edildiğini beyan ediyor...

**************

"Musa milletine şöyle demişti: "Ey milletim! Allah'ın üzerinizdeki nimetini anın. Aranızdan peygamberler çıkardı ve sizi krallar yaptı. Alemlerden hiç kimseye vermediğini size verdi. Ey milletim! Allah'ın size yazdığı kutsal toprağa girin, geriye dönmeyin; yoksa zarar edenler olursunuz."(maide 20-21)

Bu Ayeti kerime ise Süleyman A.S daha mabed inşa etmemişken Hz. Musa A.S zamanında da kudüs ve filistin'in mübarek bir mekan olduğunu beyan ediyor...

*********

Bu bilgiler ışığında iki tespit ortaya konulmuş...

1.Adem A.S yeryüzünde ibadet yapmak için Allah'a c.c. dua ederek Kabe'yi inşaa ediyor...40 yıl sonra da Mescid-i aksa'yı inşaa ediyor...Nuh A.s zamanındaki Tufan neticesinde iki mescid de kayboluyor...

Hz.İbrahim A.S kaybolan ilk mescid'in temellerinden kabeyi,Süleyman A.S ise ikinci mescidin temellerinin bulunduğu yere mabedi inşaa ediyor.... (İbn-i Asakir'e göre)

2.Görüş ise Hz. İbrahim A.S oğlu İsmail A.S ile Kabe'i inşaa ettikten 40 yıl sonra Sare A.R validemizden olan öbür oğlu İshak A.S mescid-i aksa'nın inşaatını tamamlıyor...

*****************************

1. Her iki durumda da ortada iki mukaddes mescid ve inşaa aralığı kırk yıl olarak karşımıza çıkıyor...

2.Her iki ihtimalde dahi en azından mescid-i Aksanın ilk halinin Süleyman A.S 'dan önce yapıldığı da ortaya çıkıyor...Zira Ayette Hz. Musa A.s kutsal belde olarak kudüs civarını beyan ediyor...

****************

Hz. İbrahim A.s'ın İlk hanımı Sare validemizden olan İshak A.s ve onun oğlu yakup A.s İsrail oğullarının atasıdır...

Hacer validemizden olan İsmail A.S ise Hicaz ahalisinin ve Hz. Muhammed S.A.v efendimizin atasıdır...Son Peygamber'e S.A.V kadar tüm ulul azm peygamberler Ben-i israil içinden zuhur ettiği için namaz kılarken kıbleleri daima Kudüs ve mecid-i Aksa olmuştur...

Namaz emrolunduktan itibaren 17 ay süresince bizim peygamberimiz de aksi bir emir vahyedilmediğinden kendinden önceki peygamberlerin (ki cümlesi Beni israil kavmine gönderilmiştir) uygulamasını devam ettirmiştir...

Ta ki Medine yahudileri "bakın Muhammed bizim kıblemize yöneliyor" diye böbürlenene kadar... işte o vakit ;

“(Ey Rasulüm, vahyin gelmesi için) yüzünün göğe doğru aranıp durduğunu görüyoruz. Bunun için seni razı olacağın bir kıbleye çevireceğiz. Artık yüzünü Mescid-i Haram’a [Kâbe’ye] doğru çevir. Ne şekilde olursanız yine yüzlerinizi Kâbe tarafına döndürünüz.” (Bakara, 144)

Ayeti nazil olmuştur...




 

zülcenaheyn

Asistan
İhvan Üyesi
Katılım
2 Tem 2013
Mesajlar
202
Puanları
0
Cevaplar için teşekkür ederim. Tam olarak beklediğimi karşılamasa da genel çerçeve açısından tatmin oldum diyebilirim.

Kabe ilk olarak ne zaman ilahi dinlerin kıblesi oldu.

Sonra neden Kıble Kudüs oldu.

Bunlar merak edilen sorular.

Selam ve dua ile...
Genel çerçeve otursa da asıl merak ettiğim konu buydu Sn. @Ebu Computer

Mesela şu linkte şöyle bir cümleye rastladım ama kaynak nedir belli değil:

"Beytü'l-Makdis, Mûsâ (a.s.)'dan İsâ (a.s.) zamanına kadar peygamberlerin toplantı yeri ve mukaddes vahiy merkezi olmuştur."


http://www.sevde.de/islam_Ans/B/beytul_makdis.htm

Beytü'l-Makdis ve Kabe Kudüs ve Mekke'de inşa edilirken kıble kavramı ile alakası neydi, belki de bunun da sorgulanması gerekiyor. Belki kıble değişimlerinin altındaki anlamı da anlayabiliriz.

Belki buradan İbranilere neden bu kadar kutsiyet atfedildi bunu da idrak ederiz.

Selametle.
 

adams77

Kanalizasyoncu
İhvan Üyesi
Katılım
14 Haz 2013
Mesajlar
25,627
Puanları
113


Şüphesiz, âlemlere bereket ve hidayet kaynağı olarak insanlar için kurulan ilk ev (mâbet), Mekke'deki (Kâbe)dir. (Ali İmran-96)

Bu ayet bereket ve hidayet kaynağı olarak kurulan ilk mabedin Kabe olduğunu beyan ediyor...

******

Ebu Zer (ra) diyor ki, “Resulullah (sav) Efendimize; “yeryüzünde inşa edilen ilk mescidin hangisi olduğunu sordum, “ Mescid-i Haram” diye cevap buyurdu. “Sonra hangisi?” diye sordum, “Mescid-i Aksa” diye cevap buyurdu. Ben, “ İkisi arasındaki süre ne kadardır?” diye sordum. Şöyle buyurdular: “Kırk yıl”
sonra da Peygamber (sav), “ Ey Ebu Zer! Bütün yeryüzü senin için mescittir. Nerede namaz vaktine girersen orada namazını kıl. Namazın fazileti, vaktinde kılınmasındadır,” buyurdu.” Buhari, Enbiya, 60/40; Müslim, Mesacid, 1-2; İbn Mace, Mesacid, 4/7.

Bu hadis ise mescid-i Aksa'nın Kabe'den kırk yıl sonra inşaa edildiğini beyan ediyor...

**************

"Musa milletine şöyle demişti: "Ey milletim! Allah'ın üzerinizdeki nimetini anın. Aranızdan peygamberler çıkardı ve sizi krallar yaptı. Alemlerden hiç kimseye vermediğini size verdi. Ey milletim! Allah'ın size yazdığı kutsal toprağa girin, geriye dönmeyin; yoksa zarar edenler olursunuz."(maide 20-21)

Bu Ayeti kerime ise Süleyman A.S daha mabed inşa etmemişken Hz. Musa A.S zamanında da kudüs ve filistin'in mübarek bir mekan olduğunu beyan ediyor...

*********

Bu bilgiler ışığında iki tespit ortaya konulmuş...

1.Adem A.S yeryüzünde ibadet yapmak için Allah'a c.c. dua ederek Kabe'yi inşaa ediyor...40 yıl sonra da Mescid-i aksa'yı inşaa ediyor...Nuh A.s zamanındaki Tufan neticesinde iki mescid de kayboluyor...

Hz.İbrahim A.S kaybolan ilk mescid'in temellerinden kabeyi,Süleyman A.S ise ikinci mescidin temellerinin bulunduğu yere mabedi inşaa ediyor.... (İbn-i Asakir'e göre)

2.Görüş ise Hz. İbrahim A.S oğlu İsmail A.S ile Kabe'i inşaa ettikten 40 yıl sonra Sare A.R validemizden olan öbür oğlu İshak A.S mescid-i aksa'nın inşaatını tamamlıyor...

*****************************

1. Her iki durumda da ortada iki mukaddes mescid ve inşaa aralığı kırk yıl olarak karşımıza çıkıyor...

2.Her iki ihtimalde dahi en azından mescid-i Aksanın ilk halinin Süleyman A.S 'dan önce yapıldığı da ortaya çıkıyor...Zira Ayette Hz. Musa A.s kutsal belde olarak kudüs civarını beyan ediyor...

****************

Hz. İbrahim A.s'ın İlk hanımı Sare validemizden olan İshak A.s ve onun oğlu yakup A.s İsrail oğullarının atasıdır...

Hacer validemizden olan İsmail A.S ise Hicaz ahalisinin ve Hz. Muhammed S.A.v efendimizin atasıdır...Son Peygamber'e S.A.V kadar tüm ulul azm peygamberler Ben-i israil içinden zuhur ettiği için namaz kılarken kıbleleri daima Kudüs ve mecid-i Aksa olmuştur...

Namaz emrolunduktan itibaren 17 ay süresince bizim peygamberimiz de aksi bir emir vahyedilmediğinden kendinden önceki peygamberlerin (ki cümlesi Beni israil kavmine gönderilmiştir) uygulamasını devam ettirmiştir...

Ta ki Medine yahudileri "bakın Muhammed bizim kıblemize yöneliyor" diye böbürlenene kadar... işte o vakit ;

“(Ey Rasulüm, vahyin gelmesi için) yüzünün göğe doğru aranıp durduğunu görüyoruz. Bunun için seni razı olacağın bir kıbleye çevireceğiz. Artık yüzünü Mescid-i Haram’a [Kâbe’ye] doğru çevir. Ne şekilde olursanız yine yüzlerinizi Kâbe tarafına döndürünüz.” (Bakara, 144)

Ayeti nazil olmuştur...




Bibekkete 'yi mekke yapmışsınız birde yanına kabe 'yi eklemişsiniz. Bu gücü nereden aldınız yada ilmi :)

Tebrik ederim çok güzel tahrif etmişsiniz
 

zülcenaheyn

Asistan
İhvan Üyesi
Katılım
2 Tem 2013
Mesajlar
202
Puanları
0
Cevaplar için teşekkür ederim. Tam olarak beklediğimi karşılamasa da genel çerçeve açısından tatmin oldum diyebilirim.



Genel çerçeve otursa da asıl merak ettiğim konu buydu Sn. @Ebu Computer

Mesela şu linkte şöyle bir cümleye rastladım ama kaynak nedir belli değil:

"Beytü'l-Makdis, Mûsâ (a.s.)'dan İsâ (a.s.) zamanına kadar peygamberlerin toplantı yeri ve mukaddes vahiy merkezi olmuştur."


http://www.sevde.de/islam_Ans/B/beytul_makdis.htm

Beytü'l-Makdis ve Kabe Kudüs ve Mekke'de inşa edilirken kıble kavramı ile alakası neydi, belki de bunun da sorgulanması gerekiyor. Belki kıble değişimlerinin altındaki anlamı da anlayabiliriz.

Belki buradan İbranilere neden bu kadar kutsiyet atfedildi bunu da idrak ederiz.

Selametle.
Koca internette benim gibi bu ince noktayı merak eden bir kişiye daha rastladım ama orada da bir sonuca varamamışlar:

http://forum.memurlar.net/konu/1904861/
 

zülcenaheyn

Asistan
İhvan Üyesi
Katılım
2 Tem 2013
Mesajlar
202
Puanları
0
Kabe ilk ne zaman kıble oldu? Sonra neden kıble Kudüs oldu?

Bu soruların cevaplarını bulana kadar bu konuyu güncellemeyi düşünüyorum.

Enteresandır, bu kadar mühim bir konuda tek bir tatmin edici cevaba ulaşamadım henüz.

Ama illa ki bir hadis ya da tarihi bir kayıt ya da bir görüş vardır bu konuda.

Peygamberler hep İshak soyundaki İbranilerden çıkmış ve kıble Kudüs tepesinde imiş. İbranilerin bu kadar çok göz önünde olması, bu insanlardan bahsedilmesi ve bu insanlardan peygamber çıkması... Acaba bunun hikmeti nedir?

Ve bu konu bugün dünyada günceldir.

Hatta Üçüncü Cihan Harbinin çıkmasına sebep olabilecek bir konudur.

İsrail devleti İslamiyetin eski kıblesi olan Kudüs Tapınak tepesindeki iki caminin altını kazmış durumda. Maksatları bu iki camiyi yıkmak ve o tepedeki eski tapınak kalıntıları üzerine Yahudi tarihindeki üçüncü tapınağı inşa etmek. Bu da bir savaş nedenidir.

Selam ve dua ile
 

abdullah birisi

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
12 Mar 2013
Mesajlar
10,282
Puanları
83
güzel kardeşim, bakara suresinde bir sığır kesme meselesi var,,,ordan bir ibret al desem, bana kızarmısın...
 
Üst