Kayıp Mayalar

ihvanistanbul

AkhenAton
İhvan Üyesi
Katılım
4 Eki 2009
Mesajlar
6,183
Puanları
113


Calakmul: İS yedinci yüzyılda egemen olan Yılan krallar, günümüzde Meksika’nın güneyinde bulunan bu başkentten ve en büyük yapısı olan 55 metrelik piramitten hüküm sürüyordu. Karmaşık bir ittifak ağını buradan yönetmişlerdi.




Cesur ve hırslı Yılan krallar, güç ve diplomasi yoluyla kültürlerinin tarihindeki en güçlü ittifakları oluşturdular.

Antik Holmul kentinde görülecek pek bir şey yok. Sıradan bir gözlemci açısından, Kuzey Guatemala’da, Meksika sınırına yakın bir ormanda yer alan, ağaçlarla kaplı birkaç sarp tepeden ibaret. Petén Havzası’nda orman sık ağaçlı ve sıcak ama beklenenden daha kuru. Ve ağustosböceklerinin sesi ile arada duyulan uluyan maymun haykırışları dışında sessiz.

Biraz daha yakından baktığınızda ise tepelerin, soğuk bir gece ateş etrafında birbirine sokulmuş yolcular gibi dev daireler biçiminde konumlanmış olduğunu fark ediyorsunuz. Daha da yakından bakıldığında, tepelerin bazı bölümlerinin kesme taştan yapıldığı, bazılarının yanlarına tüneller açıldığı göze çarpıyor. Aslında bunlar tepe değil, bin yıl önce çöken Maya uygarlığından kalma piramitler.

Günümüzün Orta Amerika ve Güney Meksika topraklarında yazı ve kültürün geliştiği Maya Klasik dönemi (İS 250–900) sırasında yıldızı parlayan bir yerleşimdi burası. O yıllar, bir politik çalkantılar dönemiydi de aynı zamanda: İki şehir devleti uzun bir çatışmada kilitlenmiş, birbirine üstünlük sağlamaya çalışıyordu. Aralarından biri kısa bir süreliğine başarı elde etmiş ve Maya tarihinde imparatorluğa en yakın sayılacak bir yönetim kurmuştu. Otuz–kırk yıl öncesine kadar varlığı bilinmeyen Kaanul hanedanlığının Yılan kralları tarafından yönetiliyordu. Şimdilerde arkeologlar, bu şehir devletinin etrafında bulunan ve aralarında Holmul’un da yer aldığı arkeolojik alanlar sayesinde Yılan kralların öyküsünün parçalarını birleştiriyor.

Holmul, yine aynı civarda bulunan Tikal kadar büyük ve ünlü bir yerleşim değil. Francisco Estrada–Belli’nin 2000 yılında gelişine kadar arkeologların ilgisini çekmemiş. İtalya doğumlu Guatemalalı arkeolog, dağınık saçları ve sakin tutumuyla sıradışı bir yakışıklılığa sahip. Maya Klasik dönemine ait yazılı tabletler ya da süslü gömüler gibi gösterişli bir şey peşinde değilmiş, sadece Mayaların kökenine dair bilgi peşinde koşuyormuş Estrada–Belli.

Bulduğu ilk şey, Holmul’un merkez piramit grubunun bulunduğu anlaşılan yerden birkaç kilometre mesafedeki, içinde, uzak diyarlara doğru yola çıkmış askerleri gösteren bir duvar resminin kalıntılarının yer aldığı yapı olmuş.








David Coventry

Calakmul’daki mezarlarda bulunan maskeler, Yılan seçkinlerinin öte dünyaya geçişini kolaylaştırmayı amaçlıyordu. Mayalar için altından daha değerli olan yeşim taşından yapılan soylu yüzler, yıllık tarımsal döngüyü ve yenilenmeyi çağrıştırıyor.



David Coventry

Calakmul’daki mezarlarda bulunan maskeler, Yılan seçkinlerinin öte dünyaya geçişini kolaylaştırmayı amaçlıyordu. Mayalar için altından daha değerli olan yeşim taşından yapılan soylu yüzler, yıllık tarımsal döngüyü ve yenilenmeyi çağrıştırıyor.


David Coventry

Guatemala, La Corona’da –bir zamanların Saknikte kenti– bulunan bir kabartma, geleceğin Yılan Kralı II. Yuknoom Cheen’i bir ziyaret sırasında top oynarken gösteriyor. Hiyeroglif uzmanları tarihini de veriyor: 11 Şubat 635.


David Coventry

Maya bölgesinin merkezini ele geçirme savaşında, Yılan kuvvetleri 29 Nisan 562’de rakip Tikal şehir devletine saldırmışlardı. Bu zafer anı yorumunda, Kral Gökyüzü Şahidi, ayaklarının dibinde yatan Tikal Kralı Çifte Kuş’un üzerine dikilmiş zaferini ilan ediyor. Bu kayıp nedeniyle Tikal, 130 yıl boyunca sürecek bir gerileme içine girmişti.

Tuhaftır ki, duvar resminin bazı bölümleri, anlattığı tarihi yok etmek istercesine, bizzat Mayalar tarafından tahrip edilmiş. Nedenini anlamak isteyen Estrada–Belli, civardaki birkaç piramide tünel açmış. Eski Mezoamerikalılar, piramitlerini Rus matruşka bebekleri gibi birbiri üzerine, aşamalar halinde inşa etmiş.

Piramide yeni bir kat ekleyen Holmul sakinleri alttaki katı da korumuş. İşte bu özellik araştırmacılara, daha önceki yapılara tünel açıp neredeyse bırakıldıkları gibi görme olanağı vermiş.

Estrada–Belli ve ekibi, 2013 yılında eski bir merdiveni tören binasının girişine kadar izleyerek büyük piramitlerden birine ulaşmayı başarmış. Zemindeki delikten tırmanmış ve bir mezarın girişi üzerinde, sekiz metre uzunlukta muhteşem şekilde korunmuş bir bezeme şeridi bulmuşlar.

Son derece ender rastlanan alçı bezemeler aynı zamanda çok da kırılgan. Bu bezeme şeridinde, bir Holmul kralı dahil üç adam betimleniyor.

Yeraltı dünyası yaratıklarıyla çevrilmiş olarak tuhaf canavarların ağzından yükseliyor bu üç adam, etraflarında da dev gibi iki sürüngen dolanıyor. Eser, ikonik ve etkileyici biçimde enerjik.

Bezeme şeridini inceleyen Estrada–Belli en altta bir dizi kabartma şekil fark etmiş. Dizüstü çöküp baktığında, bunların Holmul krallarını gösteren karakterler olduğunu anlamış. Ortaya yakın kabartmayı gördüğünde, kariyerinin en heyecanlı keşfini yaptığının bilincindeymiş artık: Sırıtan bir yılan.

“Farklı kabartmalar arasında Kaanul adını gördüm,” diyor. “Bu keşfin öncesinde bizi hiç kimse tanımıyordu, Holmul tanınmıyordu. Sonra birdenbire Maya tarihinin en heyecanlı döneminin ortasında bulduk kendimizi.”

Kaanul’un ya da diğer adıyla Yılanlar’ın keşfedilme öyküsü ve imparatorluk kurma çabaları en nefret ettikleri düşmanlarının kenti Tikal’de başlıyor. Maya ovalarına yüzlerce yıl boyunca hâkim olan Tikal, 1950’lerden bu yana Maya arkeolojisine yön veriyor. Bu büyük şehrin nüfusu bir zamanlar 60 bine ulaşmıştı ve zarif binaları günümüzde olduğu gibi İS 750 yılında da ziyaretçilerin gözlerini kamaştırıyordu.

Çok güzel yontulmuş mezar taşı benzeri yüzlerce dikilitaş da vardı kentte. Üzerlerindeki yazılara başvuran biliminsanları, Tikal tarihini dokuzuncu yüzyıldaki çöküşüne kadar yeniden yapılandırmışlardı. Ancak kabaca 560–690 arasında, hiçbir dikilitaşın yontulmadığı ve çok az şeyin inşa edildiği tuhaf bir boşluk vardı. 130 yıllık bu boşluğa şaşıran arkeologlar, döneme Tikal kesintisi adını verip Mayaların gizemi olarak kayda geçirmişlerdi.

Maya Klasik dönemini temsil eden farklı yerleşimlerde karşılarına çıkan tuhaf bir kabartmayı fark eden araştırmacılar, bu boşluğu 1960’larda doldurmaya başladılar. Bu kabartmalarda palyaço sırıtışlı bir yılan başı ve etrafında kraliyete ilişkin işaretler vardı. Arkeolog Joyce Marcus, 1973 yılında bunun bir simge olduğunu belirledi. Şehir hakkında sözlerin ve yönetici unvanının bulunduğu bir çeşit hanedan arması işlevi görüyordu. Marcus, bunun Tikal kesintisiyle ilişkisi olup olmadığını merak etmişti. Bilmediğimiz savaşçılar şehri fethetmiş olamaz mıydı? Ve bu tür bir şey yaşanmışsa eğer, böyle bir güç nereden gelmiş olabilirdi? Arkeologların bunu bilmesi gerekmez miydi?

Petén ormanları kurak mevsimde sıcak ve kuru. Sulak mevsimde ise neredeyse geçilmesi olanaksız. Zehirli bitki ve böceklerin istilası ve uyuşturucu kaçakçılarının tehdidi hâkim. Marcus buna rağmen aylar boyunca bu ormanlarda araştırma yapmış, kalıntıları gezmiş ve kabartma fotoğrafları çekmiş. Gittiği her yerde, en çok da günümüz Meksika’sının güney sınırı yakınlarındaki eski Calakmul kenti civarında, sırıtan yılana dair ipuçları bulmuş.

“Bu uydu yerleşimlerde, merkezde bulunan söz konusu şehirden söz ediliyordu. Şehir bir tür kara delikti,” diyor. “Calakmul, buradan eşit uzaklıkta bulunan yerleşimlerden oluşan bir ağın merkezindeydi.”

Joyce Marcus, Calakmul’a gittiğinde iki merkez piramidin havadan kolayca fark edildiğini görmüş. Boyutuna şaşırmış. Bir zamanlar 50 bin kişinin yaşadığı bir yermiş burası. Dikilitaşlar etrafa dağılmış durumdaymış ama çoğunun üzerinde bir şey yokmuş. Kireçtaşı öyle yumuşakmış ki yüzlerce yıllık erozyon onları tertemiz yapmış. Şehirde sadece iki tane yılan kabartması bulmuş.

Yılanların gizemi, genç İngiliz araştırmacı Simon Martin’i Calakmul ve daha küçük arkeolojik yerleşimlerde yılan kabartmaları konusunda bulabildiği tüm bilgiyi toplamaya itmiş. Yılanlar ve hanedanlarının bir tablosunu oluşturmak üzere Maya dünyasından savaşlara ve siyasi entrikalara dair ipuçlarını kullanmış.

“Tikal hakkındaki her şeyi yine Tikal’den biliyoruz. Oysa Calakmul örneğinde, onlar hakkındaki bilgilerimizin tümü başka yerlerden geliyor,” diyor Martin. “Adeta sislerin ardından belirdi. Tüm o rastlantısal buluntuların önemi yavaş yavaş aynı noktaya işaret etmeye başladı.”

Martin ve arkeolog Nikolai Grube, eski Maya dünyasındaki krallıkların iç içe geçmiş öyküsünü anlatan Chronicle of the Maya Kings and Queens (Maya Kral ve Kraliçelerinin Tarihi) adlı bir kitap yazdılar. Bu dünyanın merkezinde, yüz yıl süren parlak bir dönem boyunca Yılanlar vardı. Marcus gibi Martin de Yılan krallığının bir tür kara delik olduğunu söylüyor. Etrafındaki tüm şehirleri içine almış ve bir Maya imparatorluğu yaratmıştı. Elbette Yılanlar konusunda hâlâ birçok soru var: Nasıl yaşadılar, yönettiler ve savaştılar? Ve hatta bu kralların hepsi gerçekten yaşamış mıydı?

Devamını National Geographic Türkiye'nin Eylül 2016 sayısında okuyabilirsiniz.
 
Üst