Kabak Aşı

Büşra

'ana hura!!
Yönetici
Süper Moderatör
Katılım
18 Ağu 2007
Mesajlar
21,910
Beğeniler
2,790
Puanları
113
#1
KABAK AŞI

Yarım kg kabak
Yarım kg domates
2 adet sivri biber
1 adet soğan
1 su bardağı bulgur
1 çay bardağı yağ
1 yemek kaiığı biber salça

Soğan yağda pembeleşinceye kadar kavrulur. Yarım yemek kaşığı biber salçası ilave edildikten sonra kabuğu sorulmuş küp şeklinde doğranmış domates, biber ve yine küp şeklinde doğranmış kabaklar ilave edilerek kavrulduktan sonra, yeterince su ve bulguru konduktan sonra suyu çekinceye kadar pişirilir.



NOT: Sarımsaklı yoğurt dökülünce de çok leziz oluyor.Hafif bir yemek kabak sevmeyenler tadına bakarsa kaçırdıkları lezzet için hayıflanabilir.
 

Dua Nur

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
29 Nis 2007
Mesajlar
37,438
Beğeniler
244
Puanları
0
#2
Buna kıyma ve piştikten sonra üzerine dereotu atın çok şahne oluyor.
 

DostunDostu

Süper Moderatör
Yönetici
Süper Moderatör
Katılım
30 Eyl 2013
Mesajlar
5,947
Beğeniler
284
Puanları
83
#3
Bektaşi'nin kabak aşı fıkrası geldi aklıma.
 

DostunDostu

Süper Moderatör
Yönetici
Süper Moderatör
Katılım
30 Eyl 2013
Mesajlar
5,947
Beğeniler
284
Puanları
83
#5
@nefahtü

Bektaşi'nin biri köysüz yurtsuz dolaşırken cami hocası buna acımış. Gel, demiş, bizim camide müezzinlik yap hem şu köşede yatar kalkarsın, demiş. Bektaşi, hocam karnımı nereden doyuracağım, deyince; Hoca, günde iki öğün bizim evde ne pişiyorsa gelir yersin, demiş. Tabi hoca tam bir sûfi ve elden geldiğince sünnet-i seniyye'yi yaşıyor.

Bu şeklilde dünzen tutturmuşlar. Lakin hocanın evinde hep aynı menü var. Kabak aşı. Üstelik hoca yemeği dallarken bir taraftan da Bektaşi'ye bu yemeğin peygamberimizin en sevdiği yemek olduğunu söyler dururmuş. Ama bunu da her seferinde söylermiş.

Günler sonra Bektaşi artık kabak aşından gınağ getirmiş ama ezik halinden dolayı bir türlü bunu hocaya söyleyemiyor.

Neyse bir gün sabah ezanı okumak için minareye çıkmış. Cemaat içeride toplanmış. Bektaşi kabak aşından bitap düşmüş bir vaziyette başlamış ezanı okumaya. Sabah ezanı da mübarek uzundur bir türlü bitmiyor. Tam EŞHEDÜENNE MUHAMMEDEN RASULULLAH kısmını okuyacağı sırada ezanın makamını bozmadan SABAH AKŞAM KABAK AŞI YENİR Mİ YA RASULALLAH demiş..
 

Ebu Computer

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
11 Haz 2013
Mesajlar
22,151
Beğeniler
423
Puanları
83
#9
anamgil bunu yıllarca "Peygamber aşı" diye yutturdular

yalan yok, bizde yuttuk :blink:
Sayın @Dut_agaci

Yok yok size yutturmamışlar.

Kabak gerçekten peygamber yemeğidir.

Kabak sebzesi ile ilgili Peygamber Efendimiz’in (asm) hadis-i şerifleri mevcuttur.

Kabak, Peygamber Efendimiz’in (asm) sevgisine, övgüsüne mazhar olmuştur

Enes’den (ra):

“Bir terzi Peygamber (asm) onun için hazırladığı yemeğe davet etti, ben de onunla gittim. Ona bir arpa ekmeğiyle içinde kabak bulunan bir çorba ile kurutulmuş et sundu. Enes (ra) dedi ki:

“Peygamber’in (asm), tabağın etrafından kabakları araştırarak topladığını gördüm. İşte o gün bugün ben kabağı çok severim.”

Diğer rivayet:

“Onu görünce, kabakları kendim yemeyerek O’nun (asm) önüne bırakmaya koyuldum.”

Diğer bir rivayet:

Enes (ra) dedi ki:

“O zamandan beri mümkün olduğu kadar hep bana içinde kabak bulunan yemek yapıldı.”

(Müslim, Tirmizi, Ebu Davud)

Tirmizi, Ebu Talut’tan şöyle dediğini rivayet etmiştir: Bir gün Enes’in (ra) yanına girdim. Kabak yiyordu. Bir taraftan da: “Sen öyle bir bitkisin ki, ben seni sadece Resulullah (asm) sevdiği için seviyorum.” diyordu. (Tirmizi)

İmam Ahmed, İbn Ebi Şeybe, Nesai ve Ebu Bekir b. Ebi Hayseme, Ebu Hâkim Cabir b. Müşerrik’den (ra) şöyle dediği rivayet etmişlerdir: Bir gün Allah Resulü’nün (asm) huzuruna girdim. Yanında kabak doğranıyordu. Kendisine: “Bu nedir?” diye sordum. “Onunla biz yemeklerimizi çoğaltırız.” buyurdu. (Taberani, Tirmizi)

İmam Ahmed ve ebu Bekir b. Ebu Hayseme, Enes’den (ra): “Allah Resulü’nün (asm) en sevdiği yemek kabak idi.” dediğini rivayet etmişlerdir. (Müsned)

Ebu’l-Hasan b. Dahhak, Aişe’den (ra) şöyle dediğini rivayet etmiştir: Allah Resulü (asm): “Ey Aişe! Yemek pişirdiğinde kabağını bol koy. Çünkü kabak üzgün insanın kalbini güçlendirir.” buyurdu. Aynı hadisi Ebu Bekir eş-Şafii de başka bir tarikten nakletmiştir.

İbn Sad, Enes’den (ra) şu sözünü rivayet etmiştir: Eğer yanımızda kabak olursa biz onu Allah’ın Elçisi için ayırırdık.
Deylemi, yine Enes’den (ra) şöyle dediğini rivayet etmiştir: Allah Resulü (asm) kabak yemeğini çok yer ve “Kabak beynin yağını artırır, aklı güçlendirir.” buyurdu. (Kenz’ül Ummal)


Bunlara ilaveten peygamberimiz brokoli yese severmiydi, domates patates yese severmiydi bunlarıda bilmiyoruz.

Neden sevmesin, hepsi Allah'ın bizler için yarattığı nimetler değil mi.

Diğer yandan hepimizin severek yediğimiz hatta hatta milli yiyeceklerimiz saydığımız sebzelerin bir çoğu Amerika kökenlidir.

AMERİKADAN İLK GELEN SEBZE VE MEYVELER



Hindi, tütün, mısır, domates, fasulye, biber ve patatesin anavatanı Amerika kıtası olup 16.y yılda getirilmiştir.

Kristof Kolomb’un Amerika’yı keşfiyle çeşitli baharatlarla birlikte, ilk kez Avrupa’ya gelen yeni dünya meyveleri sebzeleri şunlardır: Hindistan Cevizi, kinin, kauçuk, çilek, yer fıstığı, kına ağacı, papatya, avakodo, kakao ananas. Ayrıca hindi, patates, tütün, mısır, domates, fasulye, biber deAmerika kıtasının keşfiyle yenidünyadan gelmiştir. Demek ki Avrupalılar, Kolomb’un Amerika’yı keşfine kadar bunların hiçbirini tanımamışlar, bu meyveleri hiç tatmamışlar.

Günümüzde, kahvaltıdan tutunuz da, hemen hemen her yemekte (salça, keççap, salata, yemeğe doğrama vb) her zaman kullanılan domates de, Kolomb sayesinde Amerika’dan getirtilip dünyaya yayılmıştır.

Domates, Şili ve Peru’dan (Güney Amerika) 1534 yılında Avrupa’ya gelmiş. 18.yüzyılda, (bazı kitaplarda da domatesin ülkemize 16.yüzyılda geldiğini yazıyor). Günümüzde domates ve patatessiz mutfak düşünülemez. Öyleyse, domates, patates ve öteki Amerika’dan gelen sebze ve meyvelerin hiçbirini peygamberler, Selçuklular, Osman Bey’den, Orhan Gazi, Fatih Sultan Mehmet, Yavuz, Beyazıt, Kanuni ve öteki insanlar yememişler. XVl. Ve XVll. yyıla kadar, Osmanlı Ülkesinde bu sebze ve meyveler ne tanınıyor, ne de yeniliyordu.?)

-----------------------------------

Örneğin pek sevdiğimiz kuru fasulyenin ülkemizde ortalama 300 yıllık bir geçmişi vardır.

Karadeniz yöresinin vaz geçilmez yiyeceği mısır, yine ortalama 300 yıllık bir geçmişe sahiptir.

Konumuza dönecek olursa peygamberimiz sofrada bir kabak yemeği vardı birde kurutulmuş et vardı, misafirine jest olsun diyemi kurutulmuş eti yemedi de kabak yemeğini yedi.

O dönemin kıt imkanlarında imkansızlıklarında ''Peygamberimiz kabak yemeği yedi, o zaman bizlerde kabak yemeği yiyelim'' diyerek olayı bu günlere taşıyanlar ne kadar haklıdır bilmiyorum.

Hatta hatta peygamberimizin yediği kabağın hikmetlerini araştıran topluluklar var.

Bütün meyveler bütün sebzeler Allah'ın bizlere sunduğu birer nimettir.

Bunların arasında ayırım yapılır mı, yapılabilir.

Ben Patlıcanı severim siz patatesi seversiniz diğeri kabağı sever.

Peygamberimiz kabağı sevdi diye herkesin kabağı sevecek hali yok.

Kişiye kalmış bir durum.

Selam ve dua ile...
 

Kaçak

Yeni
İhvan Üyesi
Katılım
21 Ara 2012
Mesajlar
7,686
Beğeniler
468
Puanları
83
#10
Bizdeki kabak ile Arap kabağı aynı değil okuduğum ...
Hatta bizde adı kabakgillere bile girmeyecek kadar değişik bir tür diye okumuştum ...
Allah tan kabak sevdiği rivayetleri var , düşünsenize birde limon sevdiği rivayetleri olsaydı ...
Bak gene bir hal oldum ... :)
 

Verda

Gales
Yönetici
Süper Moderatör
Katılım
9 Nis 2010
Mesajlar
10,920
Beğeniler
997
Puanları
113
#12
Peygamber degilim ama limonu çok sewerim eskiden tuzla beraber cok yerdim simdilerde ise hemen hemen herseye kullanirim severim ben limonu :D
 

Ebu Computer

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
11 Haz 2013
Mesajlar
22,151
Beğeniler
423
Puanları
83
#19

HTML

Üst