Islam harflerinin önemi -ilmi bir mevzudur | ihvan forum – Özgür Düşünce ve Paylaşım Platformu!

Islam harflerinin önemi -ilmi bir mevzudur

forover

Üye
İhvan Üyesi
Katılım
16 Ağu 2010
Mesajlar
13
Puanları
0

http://www.islamharfleri.com/risale/index.html - ÖNEMLİ İLMİ BİR MEVZU
DUR

EMİRDAĞ LÂHİKASI, SH. 81 (Osmanlıca Nüsha)
Eğer tab' edilse herkes kolayca elde edeceği için kemâl-i merakla ona çalışmaz, bilfiil neşrine hizmet vazifesini kaybeder.
Risâle-i Nur'un mühim bir vazifesi, Âlem-i İslâm'ın ekseriyet-i mutlakasının yazısı ve hattı olan hurûf-i İslâmiyeyi muhâfaza etmek olduğundan, tab' yoluyla işe girişilse, şimdi ekser halk yeni hurûfu bildiği için en çok Risâleleri yeni hurufla tab' etmek lazım gelir.Bu ise Risâle-i Nur'un yeni hurûfa bir fetvası olup şakirdleri de o kolay yazıyı tercih etmeğe sebep olur..



EMİRDAĞ LÂHİKASI, SH. 191 (Osmanlıca Nüsha)
Beş türlü de dünyevî faidesi vardır:
1- Rızıkda bereket.
2- Kalbde rahat ve sürûr.
3- Mâişetde sühûlet.
4- İşlerinde muvaffakiyet.
5- Talebelik faziletini almakla bütün Risâle-i Nur talebelerinin has dualarına hissedâr olmaktır."
İki mühim netice:
"Kalemle Nurlara hizmet ve sadâkatle talebesi olmanın iki mühim neticesi vardır:
1- Âyât-ı Kur'âniyye'nin işaretiyle imanla kabre girmektir.
2- Bütün şakirdlerin mânevî kazançlarına nur dairesindeki şirket-i mâneviyye sırrıyle umum onların hasenâtlarına hissedâr olmaktır."




EMİRDAĞ LÂHİKASI, SH. 77, 78 (50. MEKTUB) (Osmanlıca Nüsha)
AZİZ, SIDDÎK KARDEŞLERİM!
Sizin bu defa neş'eli, güzel mektuplarınızı, Risâle-i Nur'un serbestiyeti ve matbaa kapısıyla intişarı hakkında beni çok mesrur eyledi ve kahraman Tahiri'nin yine bu ehemmiyetli işte çalışması için buraya gelmesi, beni şiddetle dünyaya bakmağa sevketti.Kalben dedim: Madem kardeşlerim bu derece istiyorlar, çaresini arayacağız.Gecede kalbime geldi ki, iki ehemmiyetli sebepten inayet-i İlâhiyye tam serbestiyet ve eski harflerle tamamını tab' etmek müsaade etmiyor.
BİRİNCİ SEBEP: İmam-ı Ali'nin (r.a.) işaret ettiği gibi, perde altında her müştak, kendi kalemi ile veyahud başka kalemleri çalıştırmasıyla büyük bir ibadet ve ahirette şehidlerin kanıyla râcihâne muvâzene edilen mürekkep ile mücâhede hükmündeki kitabetle envar-ı imanı neşretmektir. Eğer tab' edlise, herkes kolayca elde ettiği için, kemal-i merakla ona çalışmaz, bilfiil neşrine hizmet vazifesii kaybeder.
İKİNCİ SEBEP: Risâle-i Nur'un mühim bir vazifesi, âlem-i İslâm'ın ekseriyet-i mutlakasının yazısı ve hattı olan huruf-i arabiye'yi muhafaza etmek olduğundan, tab yoluyla işe girişilse şimdi ekser halk yalnız yeni hurufu bildikleri için, en çok Risâleleri yeni hurufa bir fetvası olup şakirdleri de kolay yazıyı tercih etmeğe sebep olur. Onun için, şimdiye kadar pek çok müstehak ve layık iken, Risâle-i Nur'a serbestiyet verilmemişti. Lillâhilhamd, şimdi hakikatlarının kuvvetiyle serbestiyeti kazandı. Hatta eski harfle tab' yasak iken "Ayet'ül Kübra" yı bize teslim ettirip bir kerâmet-i ekber gösterdi.
Biz şimdi gayet mühim ve herkese lazım "Meyve" ile "Hüccet'ül Bâliğa"yı ikisi bir cild olarak yeni hurufla teb'etmek için Tahiri ile İstanbul'a gönderdim.Yalnız Meyve'nin onuncu ve onbirinci mes'elelerini vakit bulamayıp teshihsiz ona verdim. Şayet tab'edşlse, o iki mes'eleyi tam tashih edip bana gönderirsiniz.
Hem o iki Risâle, ya dahilde, ya hariçte, aşikâre veya gizli, İstanbulda veya dışarda eski harflerle tab'etmek lazımdır.
Hem "Mu'cizât-ı Kur'aniye" zeyilleriyle ve "Mu'cizât-ı Ahmediye"(asm) dahi zeyilleriyle beraber ikisi bir cild içinde eski harfle imkan dairesinde ya İstanbul veya başka yerde eski harfle, tevâfuklu "Hizbün Nuriye", "Hizb-ül Kur'an" gibi tab'etmesine çalışmak lâzımdır ki, Kur'an-ı Mü'ciz'ül Beyan'ın göze görünen tevâfuk mu'cizesinin muhafaza ile tab'edilmesine mukaddeme olsun.Fakat temenni ile, meşveret ile, ihtiyat ile bu kudsî mes'eleye çalışmak lâzımdır.
Umum kardeşlerimi birer birer selam ve selâmetlerine dua ederiz.Cenab-ı Hakk'a hadsiz şükür olsun, en eski şakirdlerinden olan kâtib Osman ve Halil İbrahim, hiç sarsılmadan, değişmeden sadakatlerinde demir gibi devam edip çoklara da hüsn-i misal oluyorlar.
SAİD-İ NURSİ



Emirdağ Lâhikası, sh. 147
Aziz, sıddîk kardeşlerim, bu dehşetli asırda mükemmel tesellilerim ve varislerim!
Sizin fevkalade sa'y ü gayretiniz Isparta ve civarını bir geniş Medresetü'z Zehrâ'ya ve bir Câmi'ül Ezher'e çevirdiğine bir delil de,bu defa matbaacıları da hayrette bırakan yazdıklarınız "Asâ-yı Mûsa mecmuası"ndan yirmiden ziyade mükemmel, tevafuklu nüshalarını bu yarım ümmî kardeşinize göndermenizdir. Cenab-ı Erhamürrahimîn size, yazanlara ve yardım edenlere herbir harfine mukabil bin rahmet eylesin ve binler meyve-i cennet ihsan etsin ve yüzer hasenât defter-i 'amâlinize yazdırsın! Âmin! Âmin! Âmin!
Ben onlara baktım, kalbime geldi ki: Bu kahramanların şimdi de bir mükafatları yok mu?
Birden ihtar edildi: Onlar bu mecmuayı yazmakla feylesofları susturan, imana getiren kuvvetli bir ders-i imanîyi en evvel kendi kendilerine tam okuyorlar, manevi bir hazine kazanıyorlar.
Hem onların nüshaları, pek çokların imanlarını kurtaracaklar veya imana gelecekler. Bir hadis de vardır ki: "Bir tek adam seninle imana gelse, sahra dolusu kırmızı koyundan daha hayırlıdır."
Hem onlar, bu mübarek kalemleriyle, eski zamanda İslâmiyet'in büyük ve mücahid kahramanlarının kılıçlarının kudsî hizmetlerini görüyorlar. ELBETTE İSTİKBÂL, ONLARI VE NURCULARI ÇOK ALKIŞLAYACAK..


Emirdağ Lâhikası, sh. 240[Asa-yı Musâ'nın tab'ı hakkında]
Asâ-yı Mûsa ve Zülfikâr'ın futuhâtlarına, hususan resmî dairelerde,bir emâresi olduğuna kanaatimiz kat'idir.


Emirdağ Lâhikası, sh. 31[Asa-yı Musâ'nın tab'ı hakkında]
En büyük me'murların, onlara gönderilen Risâle-i Nur'un müdafaası Meryve'nin tesiriyle başka Risâleleri de, bilhassa Hüccetullah'ül - Bâliğâ Mecmuası'nı [her iki Risâle de Asâ-yı Mûsa'dadır] kemal-imerakla tedkik etmeğe başlamaları onların inadlarını kırdığına çok emareler var..


Emirdağ Lâhikası, sh. 244[Asa-yı Musâ'nın tab'ı hakkında]
Ben, ikisini Câmi'ül- Ezher ulemâsına, ikisini Medine-i Münevvere'nin Ravza-i Şerif hey'eti ulemâsına göndermek üzere üç Asâ-yı Mûsa, üç Zülfikar hazırladım.



Emirdağ Lâhikası, sh. 189[Asa-yı Musâ'nın tab'ı hakkında]
Mustafa Oruç'a evvelce eski harfle gönderdiğimiz mecmualardan sonra, yeni harfle sekiz dokuz parçayı da, onun istemesi ve (üniversite talebeleri çok muhtaç ve müştakdır) demesi üzerine gönderdik.


Emirdağ Lâhikası, sh. 102, 103[Asa-yı Musâ'nın tab'ı hakkında]
Bunun tab'ından maksadım, bu mübarek milleti ve vatanı manevî ve maddî anarşilikten muhafaza etmek ve asayiş ve inzibâta mânevi yardım etmek ve anarşiliği uyandıran harici bir cereyânın istilâsına manevi sed çekmek ve Âlem-i İslâm!ın bize karşı itiraz ve ittihamını izâleye ve eski muhabbet ve uhuvvetini celbetmeğe çalışacaktır.


Emirdağ Lâhikası, sh. 240[Asa-yı Musâ'nın tab'ı hakkında]
Asâ-yı Mûsa ve Zülfikâr'ın futuhâtlarına, hususan resmî dairelerde,bir emâresi olduğuna kanaatimiz kat'idir.


Emirdağ Lâhikası, sh. 31[Asa-yı Musâ'nın tab'ı hakkında]
En büyük me'murların, onlara gönderilen Risâle-i Nur'un müdafaası Meyve'nin tesiriyle başka Risâleleri de, bilhassa Hüccetullah'ül - Bâliğâ Mecmuası'nı [her iki Risâle de Asâ-yı Mûsa'dadır] kemal-i merakla tedkik etmeğe başlamaları onların inadlarını kırdığına çok emareler var..


Emirdağ Lâhikası, sh. 244[Asa-yı Musâ'nın tab'ı hakkında]
Ben, ikisini Câmi'ül- Ezher ulemâsına, ikisini Medine-i Münevvere'nin Ravza-i Şerif hey'eti ulemâsına göndermek üzere üç Asâ-yı Mûsa, üç Zülfikar hazırladım.


Emirdağ Lâhikası, sh. 147, 148[Asa-yı Musâ'nın tab'ı hakkında]
İmam-ı Ali (r.a.) Risâle-i Nur'un en son eserini (Celcelûtiyye) de "Ve ism'ü asâ Musâ bihi'z- zulmetü'n- celet" fıkrasıyla haber veriyor. Biz bir iki sene evvel Âyet'ül Kübrâ'yı en son zannetmiştik. Halbuki şimdi altmış dörtde te'lifçe Risâle-i Nur'un tamam olması ve bu cümle-i Âleviyye'nin meâlini, yeni; karanlığı dağıtacak, Asâ-yı Mûsa Aleyhisselâm gibi ışık verecek, sihirleri iptal edecek bir Risâleden haber vermesi.."


Emirdağ Lâhikası, sh. 127[Asa-yı Musâ'nın tab'ı hakkında]
Kastamonu ve İnebolu'daki kardeşlerimize pek çok selâmlarla beraber, hattı güzel, vakti müsait olanlar, Isparta ve civarı gibi "Asâ-yı Mûsa Mecmuası" nı yazsalar çok münasip olur. Bu vazife-i nuriye inşaAllah matbaanın çok fevkinde iş görecek.


Emirdağ Lâhikası, sh. 135[Asa-yı Musâ'nın tab'ı hakkında]
Ben, gece Asâ-yı Mûsa mecmuasını yazanları düşündüm ve yeni mektublarda o noıktada bahis aradım.Bu ağır kışta ve ara sıra bana münafıkların ilişmeleri, bunlara fütur verme ihtimâli var. Bu yazıcılara bir kamçı-yı teşvik lâzım.


Emirdağ Lâhikası, sh. 169[Asa-yı Musâ'nın tab'ı hakkında]
Ben Beraat gecesinden az evvel Asâ-yı Mûsa tashihiyle meşgul iken bir güvercin pencereye geldi, bana baktı.Ben dedim:"Müjde mi getirdin?" İçeriye girdi, güya eskiden dost imişiz gibi hiç ürkmedi.Asâ-yı Mûsa'nın üstüne çıktı, üç saat oturdu [haşiye]. Ekmek, pirinç verdim, yemedi.Tâ akşama kadar kaldı.Sonra gitti, tekrar geldi.Berât gecesinde tâ sabaha kadar yanımda kaldı.Ben yatarken başıma geldi, Allah'a ısmarladık nev'inden başımı okşadı.Sonra çıktı gitti.İkinci gün, ben teessüf ederken yine geldi.Bir gece daha kaldı.Demek bu mübârek kuş, hem ASÂ-YI MÛSA'yı, hem Berâtımızı tebrik etmek istedi.
[HAŞİYE: ] Evet, biz gözümüzle gördük. Nureddin, Mehmed, İsmail


Emirdağ Lâhikası, sh. 159
"Tahiri'nin İstanbul'a Hüsrev'in pek çok vazifelerini tamamen yapması kanaatim geldi ki, Barla'da bulunduğum zaman bütün yazanların tashihatının te'lif hizmetini yapmamda tahakkuk eden büyük inayet ve harika muvaffakiyyet, aynen Hüsrev'de ve yardımcılarında dahi nümûnesi var."


Emirdağ Lâhikası, sh. 168
Hüsrev'i tashihde ve tevzide ve tedbirde ve muhaberede ve Nurların neşir ve yetiştirmesinde tebrik ve muvaffakiyyetine dua ederiz.Bu ehemmiyetli vazifelerle beraber,yine o şirin ve parlak kaleminin yazılarını çok nüshalarda görüyoruz.Hem müstakil nüshaları da yazıyor, mektublarından anlıyorum..



Emirdağ Lâhikası I, sh. 145
Ve râbian: Yazıda merhum Âsım'a benzeyen Yakub Cemal'in hayatta olduğunu ve hayatta ise Nurlar ile, o güzel kalemi ile hizmet ediyor mu bilemediğim için, çok defa hazînane ve müteessifane düşünüyordum. Hadsiz şükür olsun ki; hem hayatta, hem Nurlarla hizmette, hem sadakatta olduğunu gösteren bir mektubunu aldım, elhamdülillah dedim.



Emirdağ Lâhikası I, sh. 149
Birden ihtar edildi ki: Onlar, bu mecmuayı yazmakla feylesofları susturan, imana getiren kuvvetli bir ders-i imanîyi en evvel kendi kendine tam okuyorlar, manevî bir hazine kazanıyorlar. Hem onların nüshaları, pek çokların imanlarını kurtaracaklar veya imana gelecekler. Bir hadîste vardır ki: "Bir tek adam seninle imana gelse, sahra dolusu kırmızı koyundan daha hayırlıdır." Hem onlar, bu mübarek kalemleriyle, eski zamanda İslâmiyet'in büyük mücahid kahramanlarının kılınçlarının kudsî hizmetlerini görüyorlar. Elbette istikbal, onları ve Nurcuları çok alkışlayacak.



Emirdağ Lâhikası I, sh. 167
Bu şuhur-u mübarekede, Nurcuların şirket-i maneviyesine inşâAllah pek çok kudsî servet girecek. Herbir Nurcu, binler lisanla ve yüzer kalemle çalışacak gibi kâr kazanacak. Ve bu mübarek ve çok bereketli aylarda beş tarzda ibadet sayılabilen kalemle Zülfikar-ı Mu'cizat mecmuasına hizmet edenler, tam bahtiyardırlar. Fakat yazıdan ziyade, sıhhatine dikkat etmek lâzım ve elzemdir. Bugün de tatlı iki manidar tevafuku gördüm. Kanaatım geldi ki; benim bugünlerde zahmetler içinde Asâ-yı Musa tashihinde sıkıntılarıma mukabil, inayet-i İlahiye ücretimi ve tayinatımı şirin bir surette veriyor.


Emirdağ Lâhikası I, sh. 190,191
(............................) / (.............................)
Bu iki hadîs-i şeriften alınan bir ilhamla, Risâle-i Nur'u yazmanın dünyevî ve uhrevî pek çok faidelerinden, Risâle-i Nur'da beyan edilen ve şakirdlerinin tecrübeleriyle tasdik edilen yalnız birkaç tanesini beyan ediyoruz.
Beş türlü ibadet
1- En mühim bir mücahede olan ehl-i dalalete karşı manen mücahede etmektir.
2- Üstadına neşr-i hakikat cihetinde yardım suretiyle hizmet etmektir.
3- Müslümanlara iman cihetinde hizmet etmektir.
4- Kalemle ilmi tahsil etmektir.
5- Bazan bir saati bir sene ibadet hükmüne geçen, tefekkürî olan bir ibadeti yapmaktır.
Beş türlü de dünyevî faidesi var
1- Rızıkta bereket.
2- Kalbde rahat ve sürur.
3- Maişette sühulet.
4- İşlerinde muvaffakıyet.
5- Talebelik faziletini almakla, bütün Risâle-i Nur talebelerinin has dualarına hissedar olmaktır.
Kalemle Nurlara hizmet ve sadakatla talebesi olmanın iki mühim neticesi vardır:
1- Âyât-ı Kur'aniyenin işaretiyle, imanla kabre girmektir.
2- Bütün şakirdlerin manevî kazançlarına, Nur dairesindeki şirket-i maneviye sırrıyla, umum onların hasenatlarına hissedar olmaktır.
Hem bu talebesizlik zamanında, melaikelerin hürmetine mazhar olan (Haşiye: Bazı ehl-i keşfin kat'î müşahedesiyle sabittir.) talebe-i ulûm-u diniye sınıfına dâhil olup âlem-i berzahta -talii varsa, tam muvaffak olmuşsa- Hâfız Ali ve "Meyve"de bahsi geçen meşhur talebe gibi; şüheda hayatına mazhar olmaktır.
 
Üst