İslâm dîninde değişiklik olmaz | ihvan forum – Özgür Düşünce ve Paylaşım Platformu!

İslâm dîninde değişiklik olmaz

bulut_bey79

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
28 Eki 2006
Mesajlar
12,118
Puanları
0
Web sitesi
3422unitedstates.spaces.live.com
İslâm dîninde değişiklik olmaz
09.08.2010

İslâm dînine, başka dinlerde olduğu gibi, hurâfeler karışmamıştır. Câhillerin yanlış inanışları ve konuşmaları olabilir. Fakat bunlar, İslâmın temel kitâplarında bildirilenleri değiştirmez. Bu kitâplar, Resûlullah efendimizin sözlerini ve Eshâb-ı kirâmdan gelen haberleri bildirmektedirler. Hepsi, en salâhiyyetli, yüksek âlimler tarafından yazılmışlardır. Bütün İslâm âlimlerince söz birliği ile beğenilmiştir. Asırlar boyunca, hiçbirinde hiçbir değişiklik olmamıştır.

Bu temel kitâpları her asrın modasına, gidişine göre değiştirmeye kalkışmak, her zamân için yeni bir din yapmak demek olur. Böyle değişiklikleri, Kur’ân-ı kerîme ve hadîs-i şerîflere dayanarak, bunlara uydurarak yapmaya kalkışmak ise, Kur’ân-ı kerîmi ve hadîs-i şerîfleri bilmemenin, İslâmiyyeti anlamamanın bir alâmetidir. İslâmın emirlerinin, yasaklarının zamâna göre değişeceğini sanmak, İslâm dîninin hakîkatine inanmamak olur. Âl-i imrân sûresinin 104. âyet-i kerîmesinde meâlen; (Mü’minler ma’rûf olan şeyleri emreder) buyurulmaktadır.

Kur’ân-ı kerîme, İslâmiyyete saygısızca saldıran reformculardan bazıları, bu âyet-i kerîmedeki ma’rûf kelimesine, örf, âdet diyerek, İslâmiyyeti âdete, modaya göre değiştirmek istemişlerdir.

Eğer bu reformcuların dediği gibi, islâmiyyet âdetlere yer verseydi, dahâ kuruluşunda câhil Arabların kötü âdetlerini yasak etmez, o zamânın en kıymetli âdeti olan ve Kâ’benin içine kadar girmiş bulunan putperestliği hoş görürdü. Halbuki âyet-i kerîmedeki Ma’rûf kelimesi, İslâmiyyetin bildirdiği iyilikler demektir.

İslâm dîni ilim üzerine kurulmuştur. Her bakımdan, selîm olan akıllara uygundur. Kur’ân-ı kerîmde ve hadîs-i şerîflerde açıkça bildirilmemiş olan şeylerde, akla ve ilme uygun yeni emirler çıkarmak, yani kıyâs ve ictihâd yapmak İslâmiyyetin ana kaynaklarından biri olur ise de, bunu yapabilmek için, her şeyden önce Müslümân olmak ve lüzûmlu bilgilere mâlik olmak lâzımdır.

Dinde reform isteyenler, temel kitâplara dokunmayıp, yalnız câhil halk arasına yerleşmiş olan hurâfeleri yok etmeyi düşünüyorlarsa, buna bir şey denemez. İslâmiyyete hizmet etmiş olurlar. Fakat, böyle iyi düşündüklerine inanabilmek için, önce Müslümân olduklarını isbât etmeleri gerekir. Müslümân olmayan bir kimsenin, Müslümân görünerek, İslâmiyyete hücûm etmeye kalkışması, büyük bir haksızlık, pek ayıp ve çok küçüklük olur.

Dinde reform isteyenlerin, Müslümân görünmeleri ve yalnız Müslümânım demeleri değil, Müslümân olduklarını isbât etmeleri lâzımdır. Bir Müslümânın ölüm korkusu olmadıkça dinsiz görünmesi câiz değildir. Hem dinsizlik demek, ikiyüzlülük, yalancılık demek midir ki, bu reformcular işlerine geldiği zamân Müslümân görünüyorlar. Müslümânım diyen bir kimseyi sorguya, hesâba çekmek câiz değildir. Onu din kardeşi bilmek lâzımdır. Fakat, onun da, İslâmiyyetin emirleri ile oynamaması lâzımdır. Eğer dînin temel bilgilerine dil uzatır, bunlar üzerinde dedikodu yaparsa, bunu sorguya, hesâba çekmek, hâlini incelemek, yalnız câiz değil, her Müslümana lâzım olur.

İslâmiyyetin belli ve değişmez hükümleri, kanûnları vardır. Müslümân olanların bu hükümlere, kanûnlara uygun olarak konuşması lâzımdır. Müslümân olduğunu söyleyen bazı kimseler, Müslümânlığın temel bilgilerini hiçe sayarak, hattâ bunlarla alay ederek, dinden çıktıklarını suç saymıyorlar da, dinden çıktıklarının kendilerine söylenmesine kızıyorlar. Dîne saldırılacak, fakat kendilerine dîne saldırıyorsun denilmeyecek, dîne saldırmak serbest olacak. Kendilerine cevâp verenlere, haksız olduklarını ortaya koyanlara, yobaz, gerici gibi sözler söylecekler. Doğrusu, böyle söyleyenlerin kendileri yobazdırlar.

Netice olarak, İslâmın ana bilgilerini, temel kitâplarını değiştirmeye, zamâna uydurmaya kalkışmak, İslâmiyyeti değiştirmek, bozmak olur. Müslümân demek, bu ana bilgilere inanan, saygı gösteren, bunları bozmaya kalkışmamaya söz veren kimse demektir.
osman ünlü makale
 

Luha

Üye
İhvan Üyesi
Katılım
6 Ağu 2010
Mesajlar
95
Puanları
0
Yaş
31
قٌ الْيَوْمَ يَئِسَ الَّذِينَ كَفَرُواْ مِن دِينِكُمْ فَلاَ تَخْشَوْهُمْ وَاخْشَوْنِ الْيَوْمَ أَكْمَلْتُ لَكُمْ دِينَكُمْ وَأَتْمَمْتُ عَلَيْكُمْ نِعْمَتِي وَرَضِيتُ لَكُمُ الإِسْلاَمَ دِين​
“…Bugün kâfirler, sizin dîninizden (onu yok etmekten) ümit kesmişlerdir. Artık onlardan korkmayın; Ben’den korkun! Bugün size dîninizi ikmâl ettim; üzerinize olan nîmetimi tamamladım ve sizin için dîn olarak İslâm’ı seçtim…” (el-Mâide, 3) (Tirmizî, Tefsîr, 5/3043)




din kemale erdirilmiştir zaten...kimsenin hadine değildir yenilik falan..


Allah razı olsun....
 
Üst