İmam-ı Rabbani’den bir öğüt: Gençlik büyük fırsattır | ihvan forum – Özgür Düşünce ve Paylaşım Platformu!

İmam-ı Rabbani’den bir öğüt: Gençlik büyük fırsattır

kızılkasırga

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
8 Eyl 2006
Mesajlar
1,708
Puanları
0
İmam-ı Rabbani’den bir öğüt: Gençlik büyük fırsattır

Ey oğul! İbadete yönelme vakti gençliktir. Akıllı olan bu vakti kaçırmaz, fırsatı ganimet bilir. Zira iş önemlidir. İnsan yaşlılık zamanına kalmayabilir. Kaldığını farz edelim, derlenip toparlanmak nasip olmaz. Böyle bir derlenip toparlanmanın mümkün olduğunu farz edelim, bir amel işlemeye güç yetiremez. Zira o zaman, zaafın ve aczin bastırdığı zamandır. Halbuki şu anda derlenip toparlanma durumu vardır, elde edilmesi kolaydır.
Anne-babanın hayatta olmaları Yüce Hakk’ın nimetlerinden biridir. Senin geçimini onlar üzerine almıştır. İşte bu mevsim fırsat mevsimidir. Güç ve kuvvetinin yettiği mevsimdir. Bugünün işini yarına bırakmak için şu andaki durum nasıl bir özür olabilir? Resulullah (sas) bu manada şöyle buyurmuştur: “İşi erteleyen helak olur.”

Evet, bugün ahirete ait işlerle bir meşguliyet varsa, bu düşük dünyanın işini yarına bırakmak cidden güzel olur, tam bunun aksi ise pek çirkin bir şey olur.

Şu zaman gençlik zamanıdır. Bu zamanda yapılan az amele biçilen itibar, bu vakitlerden başka zamanlarda yapılan amellere biçilmez.
 

fuzuli

Yeni
İhvan Üyesi
Katılım
8 Kas 2006
Mesajlar
1,019
Puanları
0
Yaş
36
Ey oğul! İbadete yönelme vakti gençliktir

ben sözümü muhammedi anlatmakla füzelleştirdim diyen imam rabbani hazretleri bir anı seyyaleyi enver binlerce seneye müraccahtır ilkesinide bize gösteren o büyük zatın bu özlü sözlerine hayran kalamamk acizlik olsa gerek...

eyvallah hocam okuduk ve ibret aldık...
 

cüneytkaya

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
21 Ağu 2007
Mesajlar
1,681
Puanları
0
Allahü teala razı olsun
 

ihvan23

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
17 Ağu 2009
Mesajlar
3,539
Puanları
63
Dünya nedir?

Ey ogul!

Dünya nedir, bilir misin? Kadin, çocuk, mal, makam, reislik, oyun, oyuncak, lüzumsuz islerle ugrasmak...

Bütün bu sayilanlardan hangisi seni alip Allah´tan baska seylerle oyalayip perdelerse, o dünyaya dahildir.
 

ihvan23

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
17 Ağu 2009
Mesajlar
3,539
Puanları
63
Gençlik tövbesi

Ey ogul!

Cenab-i Hak sonsuz inayetinden sana nasip verdi. Bilhassa gençlik çaginda sana tevbe nasip etti. Simdi bilmiyorum, o tevbede sebatli misin? Yoksa çesitli muzahrefat ile seytan seni azdirdi mi?

Tevbe üzerinde durup devam ettirmek zor görülebilir, zira çag gençlik çagidir. Dünya malina gelince, elde etme sebepleri çok ve kolaydir, bu manada arkadaslarinin çogu da uygunsuzdur.
 

ihvan23

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
17 Ağu 2009
Mesajlar
3,539
Puanları
63
Gençlik büyük firsattir

Ey ogul!

Ibadete yönelme vakti gençliktir. Akilli olan bu vakti kaçirmaz, firsati ganimet bilir. Zira is önemlidir. Insan yaslilik zamanina kalmayabilir. Kaldigini farz edelim, derlenip toparlanmak nasip olmaz. Böyle bir derlenip toparlanmanin mümkün oldugunu farz edelim, bir amel islemeye güç yetiremez. Zira o zaman, zaafin ve aczin bastirdigi zamandir. Halbuki su anda derlenip toparlanma durumu vardir, elde eldilmesi kolaydir.

Hele anne-babanin hayatta olmalari Yüce Hakkin nimetlerinden biridir. Senin geçimini onlar üzerine almistir. Iste bu mevsim firsat mevsimidir. Güç ve kuvvetinin yettigi mevsimdir. Bugünün isini yarina birakmak için su andaki durum nasil bir özür olabilir? Ertelemeye ne gerek var? Resulullah (a.s.m.) bu manada söyle buyurmustur: "Isi erteleyen helak olur."

Evet, bugün ahirete ait islerle bir mesguliyet varsa, bu düsük dünyanin isini yarina birakmak cidden güzel olur, tam bunun aksi ise pek çirkin bir sey olur.

Su zaman gençlik zamanidir. Nefsin, seytanin ve din düsmanlarinin istilasi zamanidir. Bu zamanda yapilan az amele biçilen itibar, bu vakitlerden baska zamanlarda yapilan amellere biçilmez.
 

ihvan23

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
17 Ağu 2009
Mesajlar
3,539
Puanları
63
Fetvayi âhiret âlimlerinden almali

Ey ogul!

Dini hükümleri, fetvalari âhiret ulemasindan sorup ögrenmek gerektir. Zira onlarin sözlerinde tesir vardir. Belki onlara soruldugu için nefeslerinin bereketi ile amelde basari hasil olur.

Ilmi kendilerine makam vesilesi yapan dünya alimlerinden kaçinmak gerekir.

Dünya adamlariyla bizim ne isimiz var? Onlarla aramizda ne gibi bir münasebet olur ki, onlarin hayri ve serri üzerinde söz edelim.
 

ihvan23

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
17 Ağu 2009
Mesajlar
3,539
Puanları
63
Hayat seriat üzere olmalidir

Ey ogul!

Düsük dünya süslerine aldanmaktan sakin. Bu fani saltanata kanmamaya dikkat et. Bütün hal ve hareketlerinde seriata göre amel et. Hayat, temiz seriat üzere olmalidir.

Ehl-i Sünnet ve´l-cemaat âlimlerinin görüslerine göre öncelikle itikadi düzeltmek gerekir. Bundan sonra himmet dizginlerini amele faydali fikih hükümlerini yerine getirmeye sarfetmelidir.

Farzlarin edasinda önemle durulmalidir. Helal ve haram islerinde dikkatli hareket etmelidir. Farzlarin yaninda nafile ibadetlerin durumu yolda birakilmis ve itibardan düsmüs gibidir. Halbuki bu zamanda insanlarin pek çogu nafile ibadetlere önem verip farzlari harap birakmaktadir. Nafile ibadetlere önem verip farzlari da düsük ve itibarsiz saymaktadirlar.
 

ihvan23

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
17 Ağu 2009
Mesajlar
3,539
Puanları
63
Evliyanın büyüklerinden ve meşhurlarından olan Mevlana
Halid-i Bağdadi
(Kuddise Sirruh)'
ye, hocası Abdullah-ı Dehlevi
(Kuddise Sirruh) yazdığı bir mektupta;

İmam-ı Rabbani(Kuddise Sirruh)'yi sevenler, mü'min ve takva
sahipleridir.Bütün islam alemine, İmam-ı Rabbani(Kuddise Sirruh)
nin şükrünü eda etmek vaciptir." buyurmuştur.
 

dostluk

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
18 Haz 2007
Mesajlar
5,663
Puanları
83
Yaş
48
Gençken yapılacak yüz şey

1 Nasıl yaratıldığını ve seni kimin yarattığını bir düşün

2 Varlığının ve hayatın amacını sorgula

3 Dünya hayatının kısalığını anla

4 Ölüm gerçeği ile yüzleş

5 Ölümün yaşının olmadığını bil Gençliğine güvenme

6 Ölüm sonrasında ne olacağını düşün

7 Sana verilen sınırlı ömrü nasıl kullanacağın ile ilgili seçimini yap

8 Dinini öğren

9 Dinî ve insanî sorumluluklarının bilincinde ol

10 İbadetlerinde gönülden ve titiz ol

11 Allah’ı çok an

12 Dua et

13 Sadece kendin için değil tüm insanlar için de dua et

14 Tövbe et

15 Hatalarından pişmanlık duy

16 Ahlaklı ve faziletli ol

17 Aklını işlet

18 İhlâslı ol

19 Güvenilir ol

20 Fedakâr ol

21 Çalışkan ol

22 Öldürme

23 Çalma

24 Faiz yeme

25 Yalan ve hileden uzak dur

26 Zarafet sahibi ol

27 Gıybet etme

28 İnsanların kusurlarını arama

29 Hüsnü zanda bulun

30 Hataları örtücü ol

31 Hakkı ve adaleti gözet

32 İnsaflı ol

33 Şahitlikten kaçınma

34 Çirkin işlerden ve fenalıklardan uzak dur

35 Nefsine hâkim ol

36 Namuslu ve şerefli ol

37 Hayâ sahibi ol

38 Tevazu sahibi ol

39 Güzel düşünüp güzel davran

40 Helal ve Haramı gözet

41 Boş ve lüzumsuz söz ve davranışlardan uzak dur

42 Hayırlı işlerde yarış

43 Güzel söz konuş

44 Güler yüzlü ol

45 Hayrı, iyiyi ve güzeli tavsiye et

46 Sev

47 Sevil

48 Kin gütme

49 Özrü kabul et

50 Öfkelenme

51 Kibirlenme

52 Affet

53 Şefkatli ol

54 Barışı esas al

55 Hoşgörülü ol

56 Sabret

57 Tevekkül et

58 Kanaatkâr ol

59 Sözüne sadık ol

60 Dünya hayatının geçici zevklerine kapılma

61 Yetimi, öksüzü, ihtiyaç sahibini gözet

62 Yaptığın iyilikleri başa kakma

63 Darlık anında dahi malından hayır yolunda harca

64 Cömert ol

65 Paylaş

66 Yardımlaş

67 Cesur ol

68 Tedbirli ol

69 İsraf etme

70 Ailen ve akrabalarını gözet

71 Komşularınla iyi ilişkiler kur

72 Kadir-Kıymet bil

73 Vefakâr ol

74 Dinine, vatanına, milletine hayırlı bir insan ol

75 Kendini geliştir, yetiştir

76 İnsanlık meselelerine karşı duyarlı ol

77 Müslüman kardeşinin derdini kendine dert edin

78 Sadece kendin için değil, tüm insanlık için faydalı işler yapmaya çalış

79 Varlığı zorunlu ve her türlü övgüye lâyık olan,

80 Eşi ve benzeri olmayan,

81 Mülk ve yönetimin sahibi olan,

82 Her şeye gücü yeten,

83 Yaratan, var eden,

84 Rahman ve Rahim Olan,

85 Affeden ve hataları bağışlayan, tövbeleri kabul eden,

86 Her şeyi gereğince bilen,

87 Her şeyi gereğince gören, işiten,

88 Her şeyi çepeçevre kuşatan,

89 İyilik ve lutfu sonsuz olan,

90 Böylesi yaşamaya elverişli bir dünya ve içinde çeşit çeşit canlılar yaratan,

91 Her sabah yeni bir günü yaratan ve seni yaşatan,

92 Görmeni, işitmeni, hissetmeni nasip eden,

93 Yürüyecek ayaklarını, iş görecek ellerini yaratan,

94 Barınacak bir yuva, yiyip içilecek rızıklar veren,

95 Hastalandığında sana şifa ulaştıran,

96 Dertlendiğinde deva ulaştıran,

97 Dualarına karşılık vererek kulu için en hayırlısını dileyen,

98 İyi ile kötüyü ayıracak akıl veren,

99 Sevmeyi, sevilmeyi mümkün kılacak kalp veren,

100 Rabbine şükret
 

dostluk

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
18 Haz 2007
Mesajlar
5,663
Puanları
83
Yaş
48
Yüce Peygamberimiz (asm), bir hadislerinde şöyle buyurmuştur:

  • Adâlet güzeldir, fakat idârecilerde olursa daha güzeldir
  • Cömertlik güzeldir, fakat zenginlerde olursa daha güzeldir
  • Dinde titiz olmak güzeldir, fakat âlimlerde olursa daha güzeldir
  • Sabır güzeldir, fakat fakirlerde olursa daha güzeldir
  • Tevbe güzeldir, fakat gençlerde olursa daha güzeldir
  • Hayâ güzeldir, fakat kadınlarda olursa daha güzeldir

(Deylemî, Müsnedü'l-Firdevs)


Görüldüğü gibi, burada sayılan güzel huylar en çok kim muhtaç ise onda daha güzel olacağı belirtilmiştir İdâreci, başkaları hakkında çok hüküm verdiğinden, adâlete herkesten daha muhtaçtır

Cömertlik zenginlerde daha güzeldir, çünkü bu huyunun gereğini yapacak imkânı vardır

Herkes dinde titiz olmalıdır Ancak âlimler, başkalarına yol gösterdikleri ve örnek oldukları için daha fazla hassas olmalıdır

Sabır herkes için lâzımdır Fakat fakirlik çeken birisinin günaha girmemesi için daha sabırlı olması gerekir

Tevbe herkese lâzımdır, fakat günaha girmeye en eğilimli olan gençlerde daha güzeldir

Utanma duygusu güzeldir, ancak kadınlarda olursa, güzelliklerini başkalarına göstermezler ve günahtan çekinirler

Burada, gençlerle ilgili tevbe konusuna biraz daha ağırlık verelim

Her sözünde bir nur ve ümit bulunan Efendimizin (asm) bu hadîsinde de, gençler için mühim bir uyarı ve müjde vardır

Tevbe, kişinin yaptığı günahtan dolayı pişman olmasıdır Rabbimiz meâlen, "Ey îman edenler! ALLAH'a tam bir ihlâsla tevbe edin Umulur ki ALLAH günahlarınızı bağışlar ve sizi altından ırmaklar akan Cennetlere koyar" (Tahrim: buyurmuştur

Tevbe, "pişmanlık" olduğu için bizzat günah işleyen kişi tarafından yapılmalıdır Kişi, bir başkası için tevbe edemez Ama, istiğfar edebilir Çünkü, istiğfar ALLAH'tan bağışlanma istemektir ki, bir başkası için bunu isteyebiliriz

Bağışlanma istemek için önce tevbe edilmelidir Kişi işlediği günahtan pişman olmalıdır ki, onun bağışlanması için ALLAH'a yalvarabilsin

Tevbe etmeyi teşvik eden pek çok hadis vardır Nitekim, "Günahtan tevbe eden hiç günahı olmayan gibidir" (İbn-i Mâce, Zühd:30)


meâlindeki hadîs, günahkârlar için önemli bir müjde verirken,

şu hadîs meâli de, Rabbimizin tevbe eden kullarından memnun olduğunu belirtir: "ALLAH birinizin tevbe etmesine, o kimsenin kayıp hayvanını bulunca duyduğu sevinçten muhakkak daha çok sevinir" (İbn-i Mace, Zühd: 30)

Rabbimizin bir ismi de, "Tevvâb"dır Yani O, tevbeleri çok kabul edendir O kadar ki, Peygamberimiz, insanlar hiç günah işlemese dahi Rabbimizin yeni insanlar yaratıp, onlara günah işleteceğini ve tevbe ettirip bağışlayacağını söylemiştir Çünkü, günahkârların ve tevbe edenlerin bulunması, ALLAH'ın Tevvâb isminin gereğidir Kur'an'da, "ALLAH çok tevbe edenleri sever" meâlinde buyrulması da, tevbenin, ALLAH'ın sevgisine sebep olacağını ortaya koymaktadır

ALLAH, "Rahmetim gazabımı geçmiştir" (Müslim, Tevbe: 4) buyurduğuna göre, Onun rahmetini celbetmek için bol bol tevbe etmemiz, af dilememiz gerekir Peygamberimiz bile, günahsız olduğu halde, tevbe ve istiğfarın güzelliğinden dolayı, "Ben günde 70 kez tevbe ve istiğfar ederim" buyurmuştur

Peygamberimiz (asm) Ebû Zerr'e (ra) şöyle buyurdu: Nerede olursan ol, ALLAH'tan kork ve kötülüğün peşinden hemen iyiliği yetiştir ki, onu silip yok etsin Ayrıca insanlarla da güzel geçin" (Tirmizi, Birr: 55)


Demek ki, günahtan sonra tevbeyle birlikte hemen bir iyilik yapmak gerekir Böylece o günah yok olur

Bu kadar güzel olan tevbe, niçin gençlerde daha güzeldir?

Önce konuyu açıklayan iki âyet meâli verelim:

"ALLAH katında makbul olan tevbe, o kimsenin tevbesidir ki, onlar câhillik edip kötülük işlerler de, çok geçmeden pişman olup tevbe ederler İşte onların tevbesini ALLAH kabul eder ALLAH her şeyi hakkıyla bilir ve her işi hikmetle yapar Yoksa ALLAH katında makbul olan tevbe, ömürleri boyunca günahları işleyip de, nihâyet her birine ölüm gelip çattığında 'Ben şimdi tevbe ettim' diyenlerin tevbesi değildir Öyleleri için biz acı bir azap hazırladık" (Nisâ:17-1


Görüldüğü gibi, asıl tevbe, günah denizine dalmadan, henüz ömrün baharında yapılan tevbedir Çünkü, genç iken duygular, kabiliyetler daha temiz ve nezihtir Genç iken tevbe eden, ömrünü güzel amellerle geçirir Tabiî, her şeye rağmen kaç yaşında olursa olsun tevbe etmek, mutlaka güzeldir ve yapılmalıdır

Yukarıdaki âyet ve hadisler, "Henüz gençsin Ye iç, gül eğlen, yaşamaya bak Bırak namazı niyazı, ihtiyarlayınca kılarsın" gibi sözlerin ne kadar anlamsız ve ahmakça olduğunu açıklamaktadır

"ALLAH tevbe eden genci sever" (Câmiüssağîr: 1866) hadîsi de bizi tevbe etmeye sevk etmelidir ALLAH'ın bizi sevmesinden daha büyük bir nimet olamaz

Buna rağmen, eğer çok fazla günah işlemişsek veya ancak yaşlanınca şuurlanmışsak, yine ümitsiz olmamalıyız Rabbimizin rahmeti geniştir Bol bol tevbe ve istiğfar etmeli, hayır hasenatta bulunmalıyız

ALLAH,bizleri, henüz genç iken tevbe eden kullarından eylesin
 

dostluk

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
18 Haz 2007
Mesajlar
5,663
Puanları
83
Yaş
48
48 — ÜÇÜNCÜ CİLD, 35. ci MEKTÛB

Bu mektûb, Mirzâ Menû Cehre yazılmış olup, nasîhat vermekdedir:

Allahü teâlâ, hayrlı ömürler ihsân buyursun! Se’âdet, iyilikler verip, başınızdan geçen acıları unutdursun!

Yavrum!

Gençlikde, nefsin arzûları, insanı kapladığı gibi, ilm öğrenilecek, ibâdet yapılacak en kârlı zemân da gençlikdir.

Gençlikde, şehvetin, asabiyyetin kapladığı ânlarda, islâmiyyetin bir emrini yerine getirmek, ihtiyârlıkda yapılan aynı ibâdetden çok üstün ve kıymetli olur.

[Hele başka mâni’ler de araya katılırsa, bunları dinlemeyip yapılan ibâdetin sevâbı o kadar çokdur ki, ancak Allahü teâlâ bilir.]

Çünki, mâni’ler karşısında, ibâdeti yapmak güçlüğü, sıkıntısı, o ibâdetlerin, şânını, şerefini göklere çıkarır. Mâni’ olmayarak, kolay yapılan ibâdetler, aşağıda kalır.

Bunun içindir ki, insanların yüksekleri, meleklerin yükseklerinden dahâ üstün olmuşdur. Çünki insan, mâni’ler arasında ibâdet ediyor. Melekler ise, mâni’ olmadan emre itâ’at ediyor.

Harb zemânında, askerin kıymeti artar ve muhârebede ufak bir hizmetleri, sulh zemânındaki büyük gayretlerinden dahâ kıymetli olur.

Gençlik arzûları, Allahü teâlânın düşmanı olan nefsin ve şeytânın sevdiği şeylerdir.

İslâmiyyete uygun şeyler ise, Allahü teâlânın sevdiği şeylerdir. Allahü teâlânın düşmanlarını sevindirip, bütün ni’metleri veren, hakîkî sâhibi gazaba getirmek, akllı ve zekî insanların yapacağı şey değildir.

Allahü teâlâ, hepimize akla uygun hareketler nasîb edip, nefse, şeytâna ve zındıkların, ya’nî müslimân ismini taşıyan din düşmanlarının sözlerine ve yazılarına aldanmakdan muhâfaza buyursun!

[Hele dinsizlerin, müslimânlarla alay edenlerin çoğaldığı, müslimân evlâdlarını dinden çıkaran propagandaların yayıldığı zemânda yapılan az bir ibâdete, doğru olmak şartı ile, katkat çok sevâb verilecekdir.

Peygamberimiz “sallallahü aleyhi ve sellem” buyurdu ki, (Ey Eshâbım! Siz öyle bir zemânda geldiniz ki, Allahü teâlânın emrlerinden onda dokuzunu yapıp, birini yapmazsanız, helâk olursunuz, Cehenneme gidersiniz! Bir zemân gelecek ki, o zemânın mü’minleri, emrlerin birini yapabilip, dokuzunu bıraksalar, Cehennemden kurtulurlar. O zemânda îmânı olanlara müjdeler olsun!].
 

dostluk

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
18 Haz 2007
Mesajlar
5,663
Puanları
83
Yaş
48
En hayırlı genç odur ki...

"Gençlerinizin hayırlısı ihtiyarlarınıza benzemeye çalışanlar; ihtiyarlarınızın kötüsü de gençlerinize benzemeye çalışanlardır" hadis midir? Bundan murad nedir?

Elcevap: Hadis olarak işitmişim. Murad da şudur ki: En hayırlı genç odur ki, ihtiyar gibi ölümü düşünüp âhiretine çalışarak, gençlik hevesâtına esir olmayıp gaflette boğulmayandır. Ve ihtiyarlarınızın en kötüsü odur ki, gaflette ve hevesatta gençlere benzemek ister, çocukçasına hevesât-ı nefsâniyeye tâbi olur.

Bediüzzaman Said Nursî, Mektubat



Üstad, yanına gelen gençlerle ne konuşurdu?

Üstad, yanına gelen gençlere de dâimâ Nur derslerini okumalarını, zamanın ahlâksızlık tehlikelerinden sakınmalarının büyük menfaat ve saadetini onlara telkin ederek, namaz kılmalarının lüzumunu ihtar ederdi. Bu tarzdaki dersinden, belki binlerce gençler intibâha gelmişlerdir.
Bediüzzaman Said Nursî, Tarihçe-i Hayat


Gençlik damarı akıldan ziyâde hissiyâtı dinler

Evet, gençlik damarı akıldan ziyâde hissiyâtı dinler. His ve heves ise kördür, âkıbeti görmez; bir dirhem hazır lezzeti, ileride bir batman lezzete tercih eder; bir dakika intikam lezzeti ile katleder, seksen bin saat hapis elemlerini çeker; ve bir saat sefâhet keyfiyle, bir nâmus meselesinde, binler gün hem hapsin, hem düşmanın endişesinden sıkıntılarla ömrünün saadeti mahvolur.

Bediüzzaman Said Nursî, Sözler, s. 135
 
Üst