• Ramazan bayramınız mübarek olsun...

İlkokulu 4’üncü sınıf din muaviyet davası

ihs@n

Üye
İhvan Üyesi
Katılım
17 Haz 2019
Mesajlar
71
Puanları
8
14.06.2019 19:04

Üsküdar'daki İTÜ Geliştirme Vakfı Beylerbeyi İlkokulu 4’üncü sınıf öğrencisi velisi Selnur Aysever, çocuğunun zorunlu din dersinden muaf tutulması talebiyle 5 Ekim 2017'de İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bir dilekçe vermişti. İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü, başvuruyu 10 Kasım 2017'de "Hristiyan ya da Musevi dinlerinden birine mensup olduğunuzu belgelendirin" diyerek reddetmişti.

Gerekçe karşısında Aysever, ret yanıtını mahkemeye taşımış, mahkeme sonucunda bir yıllık değerlendirme sürecinin ardından ret işlemi hukuka aykırı bulunarak iptal edilmişti. Ayseveri'n kızı, din dersinden muaf olmuştu. Bugün, Selnur Aysever’in kızı ve milyonlarca öğrenci karne aldı. Aysever, kızının karne sevincini yaşarken hissettiklerini Odatv’ye anlattı.

Mahkeme kararı çıktıktan sonra hemen okula bildirimde bulunduğunu ifade eden Aysever, kızının o günden itibaren din derslerine girmediğini söyledi. Derse girmediği vakitlerde kızının yaptıklarıyla ilgili konuşan Aysever, “okul içerisinde kütüphanede oturdu, ödevlerini yaptı ya da derslerine çalıştı. Zaman zaman rehber öğretmeniyle beraber oluyordu. Dersten sonra normal programa devam etti” diye belirtti. Kızının başlarda sınıf arkadaşları tarafından "Sen neden derse girmiyorsun, biz de girmeyelim" dediklerini söyleyen Aysever, sözlerine: “Hatta ailelerine söyleyenler de olmuş. Akran zorbalığından kızımı korumak adına, ‘Annem istemiyor’ diyerek cevap vermesini istedim. Neyse ki kızım herhangi bir sorun yaşamadı” diye devam etti.

“’M’ MÜCADELENİN ‘M’SİDİR”

Genç kızın annesi, kızının karnesini gördüğü anı, Odatv'ye şu sözlerle anlattı: “Din dersi bizim hayatlarından tamamen çıktığı için karneye bakarken aklıma gelmedi bile. Takdir belgesini gördüm. Her anne kadar gururlandım tabii. Sonra karneye bakayım dedim ve ‘Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi – M’yi görünce bu defa başka bir his doldu içime.”




 

ihs@n

Üye
İhvan Üyesi
Katılım
17 Haz 2019
Mesajlar
71
Puanları
8
Mahkemeden zorunlu din dersi için emsal karar

GÜNCEL HABERLERİ | 19.12.2018 17:16 | Son Güncelleme 19 Aralık 2018

Okullarda zorunlu din dersi uygulaması sürerken, çocuğunun bu dersten muaf tutulmasını isteyen ancak bakanlıktan "ret" yanıtı alan veli Selnur Aysever konuyu mahkemeye götürmüştü. İdare mahkemesi veliyi haklı bularak, Milli Eğitim Müdürlüğü'nün "ret" yanıtını hukuka aykırı bulmuştu. Mahkemenin kararı kesinleşti.


Sanırım bu haberleri ısıtıp ısıtıp temcit pilavı misali sunuyorlar..??

Danıştay, Din Dersin Muafiyet Kararını Bozdu

Üst mahkeme kararı varken milli-eğitim bu davayı nasıl kaybetmiş?? Ve karar niçin üst mahkemeye taşınmayıp kabullenilmiş, milli - eğitim avukatınca?? Ülkemde çok ilginç şeyler oluyor!
 

ihs@n

Üye
İhvan Üyesi
Katılım
17 Haz 2019
Mesajlar
71
Puanları
8
Sayın, forum sakinleri,
Hiç sormuyorsunuz bu başlık niye açıldı..
*Birincisi, kamu adına dava kaybedilmiştir. Dolayısı ile, dava masrafları halkdan çıkmaktadır. Özellikle danıştay kararını paylaşmamdaki gaye budur. Üst mahkeme emsal kararınca bu dava kazanılmalıydı.. Hepimiz ilkokulda okuduk. Dini bilgi telkini hiç birimize yapılmadı!. Şimdi değiştiyse bilemeyeceğim. Bir eğitimici arkadaşımız bizleri aydınlatırsa seviniriz, yanlışımız varsa düzeltiriz...

*İkincisi, bu mesele bir takım çevrelerce, riyakar bir tavırla suistimal edilmektedir. Şöyle ki, 'din'i' bir dogma olarak tanımlayan, sözde avam ilerici kesim, söz konusu kendi dogmalarını millete dayatınca sorun olmuyor. Ama söz konusu kendi özgürlükleri olunca, danıştay kararınca bir kültür dersi haline çevrilmiş, bu ders müfredatını kendi özgürlüğüne vurulmuş bir ket olarak görmekte ve bir bardak suda fırtına koparmaktadırlar.
*Üçüncüsü, bu tavır anayasanın eşitlik ilkesi ile gene çelişmektedir. Dava yolu ile başvuru sadece zengine hizmet etmektedir. Ve adım gibi eminim ki, bu zenginler sadece ve sadece kendilerine özgür dünya istemektedirler. Aksi halde davalarında samimi olsalar.. Bireysel dava yolu ile meselelere yaklaşmaz. Arkasına aldıkları elitcehepe tavanı ile bu meseleyi kökten çözerdiler. Yani nimetleri de sadece ve sadece kendileri fayda eldesinde kullanmak içinde, bu mevcut bürokrasiyide kendileri yaratmıştırlar. Sorunu kendileri yaratıp.. Millete, işte biz bu ülkeye özgürlük getirdik(sözde laisizma), safsatamasalı anlatmaktadırlar. Sakın ha yanlış anlaşılmasın, ben şahsen onlar gibi kutuplaştırıcı ve artniyetli bir tavır içerisinde kesinlikle değilim.. Hatta onlar gibi niyet okuyucu tavır içerisinde hiç değilim. Çünkü kalplerde olanı(niyeti) kimsenin bilme olasılığı yoktur. Hülasa ben herkesimin inanç özgürlüğüne de, inançsızlığı özgürlüğüne de eşit mesafedeyim.. Elbette bir velinin çocuğunun din dersi alıp almamasına karar verme hakkı olmalıdır. Lakin, diğer taraf da ki velinin de müzik dersi almama, atatürk tarihi(wasington tarihi diye zorunlu bir ders olabilir mi?) dersi almama özgürlüğü olmalıdır. Olmuyorsa, o zaman sizin artniyetiniz aleniyet kazanmıştır. Kendi apazınlık dogmalarınızı %99,9 a dayatı zul' ünün deistsinizdir.
*Dördüncüsü, Ne kadar ilginçtir ki, üç ana temel dersin haftalık saatini toplasanız bir yabancı dil ders saati etmiyor? Yani bu okul özel bir okul.. Devlet derhal özel okulları kapatmalı, Anayasasına aykırı, eşitsizlik yaratıcı bu durumu(fırsat eşitsizliğine) derhal düzeltmelidir. Bu eşitsizlik karşısında devlet okulunda okuyan çocuğun iş bulma şansı sıfırdır. Bu durum milli bütünlüğümüze de ayrıca bir tehtiddir. Elbette bir yabancı dil öğrenilmesi global dünya gereğidir. Ama bu şekliyle olamaz. Hiç bir yabancı ülkede böyle örnek olamaz. Okulların devletleştirilmesi elzemdir. Özel okul furyasının sonu, yabancı ülkeye beden işcisi göcüne yol açacaktır ileri zaman zarfında.. Bu fırsat eşitsizliği sonucu parası olanın eğitim alanın, marka diplomalı çocuğu üst kademe yönetici beyaz yakalı olacak.. Fırsat eşitsizliği yüzünden eğitim alamamışın çocuğu ise açlık sınırı altı bir gelirle, bu ülkede geçinilemeyeceğini görecek ve kuvvetle muhtemel nüfusu yaşlı avrupa v.b. ülkelere beden işcisi olarak gidme hayali kuracaktır. Ve sonucunda Türkiye açmaz bir çıkmaza girecektir. Sizde bu sefer bu işleri yaptıracak başka ülke vatandaşlarını ülkenize almak durumunda kalacaksınız. Hülasa mesele basit bir dava meselesi değildir. İşbu vakaya eğitim meselesi veya din meselesi olarak bakmamak çok taraflı genil bakmak lazımdır veseelam..
 
Son düzenleme:

ihs@n

Üye
İhvan Üyesi
Katılım
17 Haz 2019
Mesajlar
71
Puanları
8
-''Kutsal devlet istemiyoruz, kutsal devlet istemiyoruz.. Devlet istiyoruz sadece devlet, devlet''
-''Peki devlet kutsal olunca ne oluyor? Devleti eline geçirmiş insanlar kutsallaşıyor... Valiye karşı çıkmak devlete karşı çıkmak, sayın bakana karşı çıkmak devlete karşı çıkmak, cumhurbaşkanına karşı çıkmak devlete karşı çıkmak sayılıyor... İslam adına da olsa kutsal devlet istemiyoruz, İslam adınada olsa!.''
-''Bu millete siyasi islam bela olarak yeter...'' Hasan Mezarcı
 

Büşra

'ana hura!!
İhvan Üyesi
Katılım
18 Ağu 2007
Mesajlar
22,925
Puanları
113
Kamunun!!! din kitaplarının hepsi çöp
Ilahiyatta dâhil
Namazdan bihaber imamlar var bu ülkede
Din vicdan(daha çok akıl =) ) işidir kitap ya da dersle olmaz bu işler
Paraya gelince verginin alasını veriyoruz
Buna vermişiz çok mu diyesim geldi...
 

ihs@n

Üye
İhvan Üyesi
Katılım
17 Haz 2019
Mesajlar
71
Puanları
8
Veli dinde isteyebilir, dinsizlikte isteyebilir. Burada bir sorun yok. Lakin, veli/ler(dava açan burjuvalar) bu zihniyette değil. Veli imansızım diyor. Lakin başkalarına içi boşaltılmış Torkish laisizma dinini dayatıyor. Yani kendine din ve vicdan özgürlüğünü parası ile satın alıyor da diyebiliriz. Parası olmayanlara ise Fransa dan esinlenilen laik devlet ve anayasasına zıt bir devlet din işlerini dayatıyor(E hani din ve devlet işleri ayrıydı). Yani kendi sözde dogmalara karşı.. Ama kendisi dogmacı, kendi dogmasını çoğunluğa dayatıcı.. İmansızım diyor sözde.. Ama kendisi 100 sene önce vefat etmiş bir devlet büyüğünü kutsallaştırıp. Arkasına alıp millete hayatı zehr ediyor.. Onun için, Sayın Mezarcı nın dediği gibi ;''kutsal devlet istemiyoruz'' islam adına da olsa, milliyetçilik adına da olsa, Atatürk adına da olsa.. Sadece ve sadece devlet istiyoruz. Vergimizin karşılığında hizmet istiyoruz!.
Hülasa, bu mesele burada tartışılamayacak kadar derin ve de uzun mesele vesselam..
 
Üst