Ilim çin de mi? (1) | ihvan forum – Özgür Düşünce ve Paylaşım Platformu!

Ilim çin de mi? (1)

Alper...

MarmaranınKralı
İhvan Üyesi
Katılım
10 Eki 2006
Mesajlar
9,574
Puanları
0
Web sitesi
cennetsarayi.blogcu.com
İLİM ÇİN DE Mİ? (1)

Bismillah.Elhamdülillah.Allah’a şükürler olsun ki,bizim gibi acizlere dinini öğretmek için peygamberler ve peygamberlerden sonra da alimler göndermiştir.Peygamberlerin görevi bizlere dini öğretmektir.Hazreti peygamber aleyhisselam buyuruyor ki;” Ümmetimin alimleri beni İsrailin peygamberleri gibidir.”

Manevi alemde hazreti musa aleyhisselam buna itiraz eder ve (Hazreti Muhammed sallallahu aleyhi vesselleme ) derki; “nerde senin ümmetinde ki alimler, beni İsrail peygamberleri gibi olacak”. O zaman hazreti peygamber aleyhisselam, Hasan-ı Basri hazretlerini çağırır huzura ve Musa aleyhisselam Hasan-ı Basri hazretlerine bir soru sorar. Hasan-ı Basri hazretleri de bu cevaba on türlü yanıt verir. Hazreti Musa aleyhisselam (bu on cevaba ) itiraz eder ve der ki; “bir sorunun hakkı bir cevaptır.Ama sen on türlü cevap verdin.” Hasan-ı Basri hazretleri der ki. “O zaman o itirazı size de yaparlar.” Hazreti Musa niye diye sorar. Hasan-ı Basri de derki. “Allah sana tur dağında elinde ki ne ya Musa buyurmadı mı?”” Buyurdu” der hazreti Musa. “Peki sen niye on türlü cevap verdin?” Hazreti Musa derki. “Rabbimin huzuruna çıkmışım kelamı ne kadar uzatırsam kendime kar bildim.” Hasan-ı Basri hazretleri de der ki “ben de sizin gibi ulul azm bir peygamberin huzuruna çıktım .Kelamı ne kadar uzatırsam kendime kar bildim.” O zaman hazreti Musa buyurur ki; “ey Muhammed sallallahu aleyhi vessellem senin ümmetinin alimleri beni israilin peygamberleri gibidir.”

Bu ümmetin alimleri madem beni israilin peygamberleri gibidir sözü sakın yanlış anlaşılmasın.Bu demek değil ki alimlerde peygamber. Hayır .bu sözü ( haddim olmaksızın ) biraz açıklamak gerek ki; kafalarda soru işareti kalmasın.Hazreti Vahşi radıyallahu anh biliyorsunuz ki; hazreti Hamza radıyallahu anhı şehit etti Uhudda. Daha sonra tevbe etti. Pişman oldu ve peygamberin huzurunda Müslüman oldu. Hayatında bir defa da peygamber sohbetine katıldı.Sahabe oldu. Veysel karani hazretleri ise ne kadar büyük bir peygamber aşığı.Peygamberin uhudda dişi kırıldığında yemen de evindeyken üzüntüsünden kendi dişlerini kırdı Veysel karani. Annesinden izin alıp medine’ye geldi lakin peygamberi evinde bulamadığı için geri döndü yemen’e .Bunun ( yani evinde bulamayınca hiçbir yerde aramayıp geri dönüşünün ) nedeni de annesine verdiği sözden ibarettir. Peygamberi görmeden gittiği için sahabe olamadı ve hazreti vahşi radıyallahu anhın aldığı mertebeye dahi ulaşamadı Veysel karani.Çünkü biri sahabi ötekisi değil.

İşte böylece (bu misali örnek alırsak) bu ümmetin alimleri de peygamberler arasında derecesi en düşük olan peygambere ulaşamazlar.Ama hazreti peygamberden sonra ,bu ümmete gelen alimlerin beni İsrail peygamberleri gibi olduğu bildirilmiştir ve müjdelenmiştir. Burada konuya derinlemesine dalayım biraz…

Hazreti peygamberden sallallahu aleyhi vessellem sonra peygamber gelmeyecek.Peygamberler artık bitti.Sonuncuları hazreti Muhammed sallallahu aleyhi vessellemdi. Son peygamberden önce gelen peygamberler zamanında ise, gönderilen peygamber Allahtan aldığı vahiyle kendinden evvel geçerli olan bazı hükümleri değiştiriyor ,dini yeniliyordu.Ama bu ümmette hazreti peygamberden sonra bir peygamber gelmeyeceği için, alimlere bu şekilde iltifat edilmiştir. (teşbihte hata olmasın) Yani islam’ın sonraki kuşaklara doğru aktarılması alimlere verilmiş bir vazifeydi.Alimler halka doğruyu anlatıyorlar. Bir taraftan da kitaplar yazarak ilimleri güvence altına almış ve nesiller boyunca okutulmasını sağlıyorlardı.

Peygamberimiz bir başka hadiste “ Alimler ,peygamberlerin varisleridir” buyurmuştur.Hazreti peygamber miras olarak ilim bırakmıştır.Bu ilimde alimlere kalmıştır.Onlar bize doğru yolu gösterdiler.O alimlerin eserleri olmasaydı şu an ben bu yazdıklarımı bilemezdim.Belki de başka bir tarafa eğilmiş ,boş işlerle uğraşmış olurdum. Elhamdülillah müslümanım ve bu yolda elimden geldiğince, nefsimle mücadelemde kazandığımla geçinip gidiyorum.Allah islamdan ayırmasın.Müslüman olarak alsın ruhumuzu.Sağlık ve afiyet versin hem dünya da hem ahrette, hem kabir de hem mahşerde .amin

Bir başka hadiste buyruluyor ki “ilim çinde de olsa gidin.” O alimlerin eserlerine ulaşmak için elinizden gelen gayreti gösterin.Ulaşın o eserlere,ulaşın o bilgiye,ulaşın o ilme.Çoğu kişiler sohbetlerde dinlediklerini aynı zamanda kağıda dökerek, hem o vaazı dinlemeyenlere bir fırsat sunmuş oluyor ,hem de kalıcılığını sağlıyor.Mesela mesnevi Mevlana celaleddini rumi hazretlerinin eseridir. Bir sevdiği dostu tarafından mevlana’nın ağzından kaleme alınmıştır.Ve 800 senedir de faydalanılan bir eserdir. İmam gazali hazretlerinin eserleri de öyle.İhya ulu mid din adlı eseride bizler için başvuru kaynağıdır.Buharalı imamın yazdığı sahih-i buhari kitabı da bizler için vazgeçilmez bir eserdir. Mesela tarihi biraz daha yakına alacak olursak. Bediüzzaman said nursi hazretlerinin yazmış olduğu risale-i nur külliyatları da biz Müslümanlar için vaz geçilmez kaynak kitaplardandır.Aklıma gelmişken şeyh Mustafa ismet garibullah hazretlerinin eseri olan risale-i kudsiye de bizler için önemli bir kitaptır.İsmail hakkı bursevi hazretlerinin yazdığı Ruhul beyan tefsiride bizler için önemli bir eserdir.Şimdi ben tek tek alim ve eserlerini sayarsam ne sizin okumaya takatınız kalır ne de benim yazmaya takatım kalır.Hatta ben bunca söze rağmen hala asıl mevzuma giriş bile yapamadım ….

Demiştim ki bazı kişiler dinledikleri vaazı kağıda döker kalıcılığını sağlar.Bu onun için güzel bir nimet olur.Tabi kullanmasını bilirse. Şimdi bu sözümden yanlış bir hükümde çıkarmanızı istemiyorum.Benim şöyle dediğimi zannetmeyin sakın.herkes camide not alsın sonra kitap bassın.Hayır ben öyle demek istemiyorum.Kitap basımı yapma ama eve gelince evdekilere aldığın notlardan bir vaaz ver.Papağanlık yap diyeceğim teşbihte hata olmazsa.Hocanın söylediklerini ev halkına tekrarlarsan bu bile sana yeter.

Bazı insanların yaptığı gibi makale yazmak herkesin iş değildir. Öncelikle yıllar boyu o konuda bilgi sahibi olacaksın. Neyin ne olduğunu anlayacaksın. Hak ile batılı tanıyacaksın. Daha sonra, anlatımın güzel olacak( yazı tarzın). Bismillah deyip başlayacaksın. Ama ihlasla ,samimiyetle yapacaksın bu işi.Gösterişten uzak olacaksın yazarken.Ve de antre parantez kitap okumayı da seveceksin. Her gün bir kaç sayfa kitap okuyacaksın ki yazacak bir şeylerin olsun.

Vel hasılı kelam şu kadar verdiğim bilgiye rağmen hala daha asıl mevzuya giriş yapamadım.Bu gidişle bu makaleyi iki seri halinde yayınlamak gerekecek.Allah yazdıklarımızla amel etmeyi nasip eylesin.Hepimizi sevdiği kullarının zümresine dahil eylesin…amin

23 Ekim 2007
12 Şevval 1428
Salı
Alper...
 

ummuhan

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
1 Eyl 2007
Mesajlar
12,943
Puanları
113
İlim çinde değildir de Çinde BİLE olsa gidip alınmalıdır....

Ama güzel konu ve yazı devam takipteyim :)
 

LeyL_

Üye
İhvan Üyesi
Katılım
19 Eyl 2010
Mesajlar
24
Puanları
0
kalemine yüreğine sağlık çok güzel yazmışsın

devamını bekliyorum .. :)
 

Alper...

MarmaranınKralı
İhvan Üyesi
Katılım
10 Eki 2006
Mesajlar
9,574
Puanları
0
Web sitesi
cennetsarayi.blogcu.com
ummuhan ve Leyl... Güzel yorumlarınız için teşekkür ederim.Allah razı olsun ikinizdende. Yazının tarihinden de belli olduğu üzere çok uzun zaman önce kaleme alınmış bir yazıydı.Tekrardan tashih ederek paylaşmak istedim.İki bölümden oluşan bir yazıydı.Bilmiyorum belki ikinci bölümü ilk bölüm kadar akıcı değildir ve hayal kırıklığına uğratmış olabilir...
 

garip70

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
30 Kas 2009
Mesajlar
2,779
Puanları
0
Evet.............:)

İlim............:Cool:

(İ)çin de.........:flw
 
Üst