İki Gün Bir Değil! (Her Güne 1 Ayet, 1 Hadis)

ŞehbaL

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
7 Haz 2006
Mesajlar
7,330
Puanları
0
Cenâb-ı Hak buyuruyor:

“Öyle bir günden korkun ki, o günde hiç kimse başkası için herhangi bir ödemede bulunamaz; hiç kimseden (Allah izin vermedikçe) şefaat kabul olunmaz, fidye alınmaz; onlara asla yardım da yapılmaz.” (Bakara, 48)


Rasûlullah (sav) buyurdular:

“Hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekiniz.” (Tirmizî, Kıyâmet, 25/2459)


İkrime (ra)’den şöyle rivâyet edilmiştir:

Kıyâmet gününde baba oğluna gidecek ve: “Oğulcağızım, ben senin dünyâda babandım. Eğer hasenâtından bir tane vermezsen, cehenneme gideceğim” diyecek. Oğlu da: “Senin korktuğundan ben de korkuyorum. Sana sevâbımı veremem” diyecek. Adam üzülecek ve hanımına gidecek ve diyecek ki: “Sen, benim dünyâda hanımımdın.” Hanımı onu hatırlayacak, kocası: “Senden beni kurtaracak bir sevâb istiyorum” deyince hanımı: “Senin korktuğun durumdan ben de korkmaktayım. Sana sevâbımdan veremem” diyecek. Allah Teâlâ: “Eğer yükü ağır gelen kimse, onu taşımak için akrabasını bile çağırsa, onun yükünden hiçbir şey yüklenemez…” (Fâtır, 18) buyurmaktadır. Yâni kendi günahı kendine ağır gelenler, başkasının günahını yüklenemezler. (İsmail Hakkı Bursevî, Rûhu’l Beyân, I.Cilt, 366-367. Sayfa, Erkam Yay.)


Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)

el-Hâfıd: Kâfirleri, felâketlere uğratarak, düşmanlarını kendinden uzak kılarak alçaltan, en üst mertebelerden en aşağı mertebelere indiren demektir.


Kısa Günün Kârı

O günde kişi kardeşinden kaçar. O gün evlâd, babasını görmezden gelip firâr eder. Âhırette her dost, âdetâ birbirine düşman kesilir. Senin burada taparcasına sevdiğin, o gün yoluna engel olur.
 

ŞehbaL

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
7 Haz 2006
Mesajlar
7,330
Puanları
0

Cenâb-ı Hak buyuruyor:

“Yedi gök, yer ve bunlarda bulunan her şey O’nu tesbîh eder. O’nu hamd ile tesbîh etmeyen hiçbir şey yoktur… Ne var ki siz, onların tesbîhini anlayamazsınız! O, Halîm’dir, bağışlayıcıdır.” (İsrâ, 44)



Rasûlullah (sav) buyurdular:

“Allâh’ı zikreden kimseyle zikretmeyenin misâli, diri ile ölü gibidir.” (Buhârî, Deavât, 66)


Bir gece Dâvud (as) kendi kendine: “Allah’a benzeriyle kimsenin ibâdet etmediği bir ibâdet edeceğim.” dedi. Bunu söyleyip ibâdet ve tesbihatla meşgul olmak için dağa gitti. Gece yarısı kendisine bir korku, ürperti geldi. O an âlemlerin Rabbi olan Allah dağa, Davud’un gönlünün sükûneti için tesbih ve tahlilde ona yardımcı olmasını emretti. Dağdan öyle bir tesbih ve tehlil sesi yükseldi ki: “Bütün bu seslerle birlikte benim sesim nasıl duyulacak?!” dedi. Bunun üzerine bir melek indi. Dâvud (as)’ın pazusundan tutup onu denize ulaştırdı. Melek ayağını denize koydu ve deniz yarıldı. Nihayet denizin altındaki yere ulaştı. Ayağını yine denizin altındaki yere koydu, nihayet o da yarılıp açıldı. Böylece yerin altındaki balığa ulaştı. Sonra balığın altındaki kayaya ulaştı. Ayağını bu kayanın üstüne koydu, o da yarıldı. Ortaya bir böcek çıktı. Böcek ses ve vızıltı çıkarıyordu. Melek Dâvud (as)’a: “Ey Dâvud, işte senin Rabbin yedi kat yerin altında bu yerdeki bu böceğin vızıltısını duyuyor. Kayaların ve dağların sesleri arasında senin sesini nasıl duymasın?!” dedi. Dâvud (as) bu durumu anladı ve makamına döndü. (İsmail Hakkı Bursevî, Rûhu’l Beyân 16. Cilt, 30. Sayfa, Erkam Yay.)


Her Güne Bir Esma-ül Hüsna (Allah’ın En Güzel İsimleri)

er-Râfi’:
Yükselten, dilediğine şeref bahşeden, yücelten, dereceler bahşederek istediği kulunu, diğer kullarından üstün kılan demektir.


Kısa Günün Kârı

Güzel ahlâk ve hasletler, ancak Cenâb-ı Hak’tan korkan, O’nu çok seven ve çok zikredenlere mahsûstur.
 

Turkbeyi

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
27 Eyl 2007
Mesajlar
2,936
Puanları
63
Şeytan’ın Vesvesesi!

Cenâb-ı Hak buyuruyor:

“O size ancak kötülüğü, çirkini ve Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söylemenizi emreder.” (Bakara, 169)


Rasûlullah (sav) buyurdular:
“Allah’ım, kalbimi senin zikrin ile imar et ve şeytanın vesvesesini benden uzaklaştır.” (Süyûtî, Lekatü’l-Mercân, s. 128)



Şeytan’ın emretmesi, onun insanlara vesvese vermesi demektir.
Biz, şeytanı görüp sesini duymadığımız halde şeytan bize nasıl emredebilir, vesvesesi nasıldır ve kalbe nasıl yol bulur? sorusunun cevabı şudur: Denildiğine göre şeytan ve onun vesvesesi, nefislerin temâyül gösterdiği gizli hislerdir. Bir görüşe göre ise, latîf bir cisim olması hasebiyle şeytan insanın cesedine girer ve vesvese ile insanın aklına kötü düşünceler getirir. Nitekim Allah Teâlâ: “İnsanların kalblerine şüphe ve tereddüd sokan (vesvese veren şeytan)’ın şerrinden…” (Nâs, 5) kendisine sığınılmasını emretmiştir. (İsmail Hakkı Bursevî, Ruhu’l Beyân 2.Cilt, 141, Erkam Yay.)

Her Güne Bir Esma-ül Hüsna
(Allah’ın En Güzel İsimleri)
es-Semî’: Kâinattaki her sesi; içte saklansın yahut açıkça söylensin duyan, gizliyi, fısıltıyı bile işiten demektir.


Kısa Günün Kârı

Şeytan daima cehenneme ve ayrılığa çağırır.

Lügatçe

vesvese: Şüphe, kuruntu.
temâyül:
Eğilim.
tereddüd:
Gidip gelme.
 

Turkbeyi

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
27 Eyl 2007
Mesajlar
2,936
Puanları
63
İki Gün Bir Değil 2G1D

[TD="bgcolor: #FFFFFF"]

[/TD]

[TD="bgcolor: #FFFFFF, align: left"]Günün Tarihi: Hicri Yılbaşınız Mübarek Olsun
[/TD]

[TD="bgcolor: #FFFFFF, align: left"]Zamanı Gelmedi mi?[/TD]

[TD="colspan: 2"]

[/TD]

 

Turkbeyi

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
27 Eyl 2007
Mesajlar
2,936
Puanları
63

[TD="bgcolor: #ffffff, align: left"]

Yeter Artık Ey Nefis! [/TD]

[TD="colspan: 2"]

[/TD]

 

Hattabi

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
24 Ara 2013
Mesajlar
2,435
Puanları
0
Peygambere itaat eden, gerçekten de Allah'a itaat etmiştir(Nisa,80)

Bana Kuran ve onunla beraber bir misli verildi (Hadis)


 

UBEYDUN

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
16 Ara 2006
Mesajlar
2,505
Puanları
83
İbni Mes’ud (r.a)’dan Rasulullah (s.a.s)’ın şöyle dediği rivayet edilmiştir:

“İsrail oğullarının dinde eksiklikleri şöyle başladı: Onlardan bir adam bir adamın günah işlediğini görünce ona:

“Ey Adam! Allah (c.c)’tan kork ve günah işlemeyi terket! Zira o senin için helal değildir” derdi. Fakat ertesi gün, o kişinin aynı günahı işlemeye devam ettiğini görmesine rağmen onunla beraber oturup yemek yer, su içerdi. Bunların böyle yapmaları üzerine Allah (c.c), kalplerini birbirine benzetti.” Sonra Rasulullah (s.a.s):

“İsrail oğullarından inkar edenlere Davud ve Meryem oğlu İsa diliyle lanet edilmiştir...” ayetini okudu ve sözlerine devam ederek şöyle dedi:

“Hayır! Onlar gibi yapmayın! VAllahi, emri bi’l maruf ve nehyi ani’l münker yapmaz, zalime karşı gelerek onu zulmünden vazgeçirmeye ve döndürmeye zorlamazsanız şüphesiz Allah (c.c), kalplerinizi birbirine benzetir ve İsrail oğullarına lanet ettiği gibi size de lanet eder.” (Ebu Davud, Tirmizi, İbni Mace)
 
Üst