Hz. Peygamberin şaka anlayışı ve yalan hakkındaki düşünceleri | ihvan forum – Özgür Düşünce ve Paylaşım Platformu!

Hz. Peygamberin şaka anlayışı ve yalan hakkındaki düşünceleri

yenibeyin

Asistan
İhvan Üyesi
Katılım
7 Eki 2006
Mesajlar
712
Puanları
0
Web sitesi
www.yenibeyin.com
PEYGAMBERİMİZ (SAV) SAHABELERİNE ŞAKALAR YAPAR, ONLARLA BİRLİKTE GÜLERDİ

Topkapı Sarayı Kutsal Emanetler Bölümü'nde bulunan Kabe kilidi.


Sahabelerin aktardıkları olaylardan anlaşıldığı gibi, Peygamber Efendimiz hem ailesi hem de sahabeleri ile sık sık şakalaşır, onların yaptıkları esprilere güler ve onlara güzel isimler veya lakaplar takardı. Ancak, her konuda olduğu gibi şakalaşma konusunda da Peygamberimiz (sav) çok ince düşünceli, vicdanlı ve anlayışlı davranırdı. Peygamberimiz (sav)'in şakalar konusunda ashabına verdiği tavsiyeler şöyle özetlenebilir:

- "Ben şaka yaparım ama sadece doğru olanı söylerim"

- "Bir Müslümanın kardeşini korkutması helal değildir"

- "Kardeşinle münakaşa etme, alaya alarak onunla şakalaşma."

- "Başkalarını güldürmek için yalan söyleyene yazıklar olsun."

- "Kul, şaka da olsa yalan söylemeyi, doğru da olsa münakaşa etmeyi bırakmadıkça iyi bir mümin olamaz."

- "Şaka da olsa yalan söylemeyin."1



1- Kütüb-i Sitte, Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, Prof. Dr. İbrahim Canan, 15. cilt, Akçağ Yayınları, Ankara, s. 209
 

dilhuba

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
27 Eki 2006
Mesajlar
2,630
Puanları
38
Web sitesi
mustafababuroglu.sitemynet.com
Hasan-ı Basriden (rah.)rivayet edilmiştir:
"Yaşlı bir kadın Allah Resulünün yanına geldi ve Peygmber Efenimiz ona;
-Yaşlı kadınlar cennete giremez. buyurdu. bunun üzere kadın ağlamaya başlınca, Peygamber efendimiz(sav.)sözünün ne manaya geldiğini şöyle açıkladı :
-Sen ogün yaşlı olmayacaksın.Allah ayetinde,'Gerçekten biz cennetlik kadınları güzel bir şekilde yeniden yarattık.Onları hep bakire yaptık'buyurmaktadır.

(İMAM-I GAZALİ'NİN DİL BELASI KİTAbINDAN ALINTIDIR.)
 
B

.BeYzA.

Misafir
Ebu Turab (Toprak) Kalk !

Sehl b. Sa'd'ın (r.a.) anlattığına göre:

Allah Resulü (a.s.) bir gün kızı Fatıma'nın evine geldi. Ali'yi evde bulamadı.

-"Amcanın oğlu nerde?" diye sordu.

Fatıma:

-"Aramızda bir şey geçti, beni kızdırdı. Bu yüzden gündüz uykusunu yanımda uyumadı; çıkıp gitti" dedi. Allah Resulü bir adama.

-"Bak, o nerede?" buyurdu. O zat (gidip) geldi ve:

-Ey Allah'ın Resulü! O mescitte uyuyor dedi. Bunun üzerine Allah Resulü mescide Ali'nin yanına geldi. Ali uzanmış, ridası bir yanından sıyrılmış, vücudu toprağa bulanmıştı! Allah Resulü:

-"Ebu Turab! Kalk, Ebu Turab! Kalk" diye diye bedeninden toprağı silkmeğe başladı.
 
Üst