• Reklamsız versiyon için ÜYE OL

Hz. İDRİS (a.s)

NehiR

mütebessim :)
İhvan Üyesi
Katılım
16 Haz 2006
Mesajlar
2,708
Beğeniler
16
Puanları
0
Yaş
35
#1
İdrİs AleyhİsslÂm

Dördüncü kat semâdadır. Şît aleyhisselâmın torunlarındandır.

İDRİS ALEYHİSSLÂM


Kur'ân-ı kerim'de ismi geçen peygamberlerden. Şit aleyhisselâmın torunlarındandır. Asıl ismi Ahnûh veya Hanûh'tur. Kur'ân-ı kerim'de İdris diye bidirildi. Kendisine peygamberlik, hikmet ve sultanlık verildiği için ''Müselles bin-Ni'me'' (kendisine üç nimet verilen) de denilmiştir. Babasının adı Yerd, annesinin adı Berre veya Eşvet'tir. Bâbil'de veya Mısır'da Münif denilen yerde doğduğu rivâyet edilmiştir. Kendisine otuz suhuf (forma) kitap verildi. Diri olarak göğe kaldırıldı. Âdem aleyhisselâmdan ve Şit aleyhisselâmdan sonra insanlar madden ve mânen bozuldular. İdris aleyhisselâm, içinde yaşamış olduğu, Kâbil'in evlâdından bir topluluğa peygamber olarak gönderildi. Her türlü isyân, kötülük ve günâhın işlendiği bu topluluğa Allahü teâlânın kulluk etmeleri gerektiğini sabırla anlattı. Allahü teâlâ ona otuz sayfa (forma) kitap gönderdi. Cebrâil aleyhisselâm dört defâ gelerek Allahü teâlânın emir ve yasaklarını tebliğ etti.İdris aleyhisselâm, kavmine kendisinden sonra gelecek peygamberleri, Muhammed aleyhisselâmın vasıflarını bildirdi. Kendisinden sonra gelecek olan Nûh tûfânını ve Âhir zaman peygamberi muhammed aleyhisselâmı bütün tafsilâtıyla anlattı. Peygamber olduğunu ispat eden birçok mûcizeler gösterdi. Fakat kendisine kavminden pek az kimse itâat etti, pek çoğu ise karşı geldi. Bunun üzerine İdris aleyhisselâm yaşamış olduğu Bâbil diyârından Mısır'a hicret etti. Kendisine imân edenlerle birlikte burada yerleşti. Allahü teâlâ ona yetmiş iki lisanla konuşmayı nasip etti. Her kavmi kendi lisanıyla hak dine dâvet etti. Harp âletleri yapıp, kâfirlerle cihâd etti. İnsanlara şehir kurmak sanatını ve idârecilik ilmini öğretti. Yüz şehir kurdu. Bunların en küçüğü Diyarbakır yakınında bulunan Rehâ şehridir. Her millet deöğrendikleri bu kâidelere göre kendi bölgelerinde pekçok şehirler kurdu. İnsanlara muhtelif ilimleri de öğretti. Pekçok kimseye hikmet ve riyâziye (matematik) dersleri verdi. Fen ilimleri, tıp ve yıldızlarla alâkalı ince ve derin meselelerden bahsetti. Allahü teâlâ ona göklerin terkiplerini, neden meydana geldiklerini, yıldızlarla alâkalı derin bilgileri, senelerin sayısını ve hesâp ilmini öğretti. İdris aleyhisselâm kavmine kalem ile yazı yazmasını, iğne ile dikiş dikmesini öğretti. Öğrettiği ilimler, Allahü teâlânın bildirmesi ile oldu. Yoksa insanoğlunun aklı va zekâsı, sâdece araştırma yoluyla bu bilgilere ulaşamazdı. Eski yunanlılar ve daha sonra gelen filozoflar, fizik, kimyâ ve tıb bilgilerini İdris aleyhisselâmın kitâbından aldılar.

İdris aleyhisselâm, uzun seneler insanları hak dine dâvet etti. Yeryüzünün meskûn yerlerini dört bölgeye ayırıp herbirine bir vekil tâyin etti. Bir müddet sonra Aşûre gününde göğe (semâya) kaldırıldı. Dünyâda yaşadığı ömrünün sonuna doğru ölüm meleği Azrâil aleyhisselâm, İdris aleyhisselâmı ziyârete geldi. İdris aleyhisselâm, Azrâil'e: ''Bir anlık benim rûhumu al.'' dedi. Bunun üzerine Allahü teâlâ, Azrâil aleyhisselâma; ''Onun rûhunu al!'' diye vahyetti. Azrâil aleyhisselâm rûhunu aldı. Allahü teâlâ, İdris aleyhisselâmın rûhunu tekrar iâde etti. İdris aleyhisselâm, Azrâil aleyhisselâma; ''Beni semâlara götür. Cennet'i ve Cehennem'i göreyim.'' dedi. Allahü teâlâ, Azrâil'e onu semâya götürmesini vahyetti. İdris aleyhisselâma Cehennem gösterildi. Cennet'e götürüldü. Cennet'e girince, çıkmak istemedi. Kendisine; ''Niçin çıkmıyorsun?'' diye sorulunca; ''Allahü teâlâ, ''Her nefis ölümü tadacaktır'' buyurdu. Ben ise ölümü tattım. Yine Allahü teâlâ, ''Herkes Cehennem'e uğrayacaktır'' buyurdu. Ben oraya uğradım. Allahü teâlâ, ''Onlar oradan (Cennet'ten) çıkmayacaklardır.'' buyurdu. İşte ben bunun için Cennet'ten çıkmak istemem. dedi. Bunun üzerine Allahü teâlâ, Azrâil'e vahyedip, İdris aleyhisselâmın Cennet'te kalmasını bildirdi.İdris aleyhisselâm böylece Cennet'te kaldı. Bu husus Kur'ân-ı kerim'de Meryem sûresi 57. âyet-i kerimesinde meâlen; ''Biz onu yüksek bir mekâna kaldırdık.'' buyrulmak suretiyle bildirilmiştir. Tefsir âlimleri âyet-i kerimede bildirilen ''yüce mekân'' dan murâdın, peygamberlik ve Allahü teâlâya yakınlık mertebesi veya Cennet veya altıncı, yâhut dördüncü kat semâ olduğunu bildirmişlerdir. Nitekim Buhâri ve Müslim'de bildirilen hadis-i şerifte, peygamberimiz aleyhisselâm Mirâca çıktığı zaman, hazret-i İdris'i dördüncü kat semâda gördüğünü bildirmiştir. İdris aleyhisselâm diri olarak göğe çıkarılınca, onu çok sevenler, ayrılık acısına dayanamadılar. Hatırlamak için resmini yaptılar. Daha sonra gelenler bu resmi tanrı sandılar, çeşitli heykeller yapıp tapıldı. Böylece putperestlik meydana çıktı. İdris aleyhisselâm, ağaçların yapraklarının sayısını bilirdi. Duâ ederken (Bi adedil-evrâk) ''Ağaçların yaprakları kadar'' diyerek tesbih okurdu. Yıldızlara âit ilmi bilirdi. Kavmini imâna dâvet ettiği zaman, yıldızların heyeti, durumu ve diğer husûsi hâllerini açıklamasını istediler. İdris aleyhisselâm bunu geniş olarak haber verdi. Yıldızların durumunu anlattı. Bunun için ''nücûm ilmi'' hazret-i İdris'ten kalmıştır, dennir. Melekler grup grup onun ziyâretine gelip görünürlerdi. Her birinin ismini, vazifesini, tesbihibi bilirdi. Havada uçup giderlerken onları görürdü. Gökyüzündeki bulutlara dağılmalarını emrettiği zaman dağılırlar ve dile gelip onunla konuşurlardı. Bunlar Allah'ın İdris aleyhisselâma verdiği mûcizelerdir.

İdris aleyhisselâmın hikmetli sözlerinden bâzıları şunlardır:

''Akıllı kimsenin rütbesi yükseldikçe, tevâzûsu (alçak gönüllülüğü) artar.''

''Câhil, mertebesi yüksek olsa da, basiret ehlini hakir ve aşağı görür.''

''Dostlar arasındaki hakiki sevgi, içinde bir menfeat temin etme ve kendisinden bir zararı def etme düşüncesi olmayan sevgidir.''

''İnsanda bulunan en faziletli cevher, akıldır. Sâhibini pişman ettirmeyen en kıymetli şey sâlih ameldir.''

''İyi hasletlerin en üstünü, kızgınlık hâlinde doğruluk, sıkıntı hâlinde cömertlik cezâ vermeye gücü yettiği hâlde affetmektir.''

Kur'ân-ı kerim'in Meryem, Enbiyâ sûrelerinde İdris aleyhisselâmla ilgili haberler verilmiştir.


 

EHLİ-SUNNET

Paylaşımcı
İhvan Üyesi
Katılım
10 Eki 2006
Mesajlar
384
Beğeniler
4
Puanları
0
Web sitesi
www.islamlehrer.de
#2
İdris Aleyhisselâm

İdris Aleyhisselâm


İdris Peygamber, Kur’an’da haklarında haber verilen Peygamberlerdendir. Allâh-u Teâlâ “Meryem” sûresinin 56. ve 57. âyetlerinde şöyle buyuruyor:
Allâh-u Teâlâ bu âyette, İdris pek doğru bir insan ve Peygamber olduğunu ve O’nu yüksek bir makama yücelttiğini bildiriyor.
İdris Peygamberin, Peygamberliğine ve Allâh tarafından Nebiy ve Resul olarak gönderildiğine itikad etmek farzdır.
O, İdris b. Yadir b. Mihlayil ve O’nun nesebi Âdem’in oğlu Peygamber olan Şis’te son bulur. Ve Nuh Peygamberin ecdatlarındandır (atalarındandır).


İdris Peygamberin Hayatı

İdris Peygamber, Âdem ve Şis’ten sonra üçüncü Peygamberdir. Ve O ilk kalem ile yazandır. Kendine 30 Suhuf inmiştir. Irak’ın Babil kentinde doğmuştur.. Hayatının ilk zamanında, yani küçükken Şis Peygamberin ilminden almıştır. Büyüyünce Allâh, O’na Peygamberliği verdi. O’nun zamanında bütün insanlar İslâm üzerindeydiler. İçlerinde müşrik ve kâfir yoktu.


İdris Peygamber Mısır’da

İdris Peygamber ve Müslümanlardan bir kavim, şehirleri olan Babil’den çıkınca vatanlarını bırakıp gitmek onlar çok zor gelince İdris Peygambere şöyle dediler : “ Vatanımız Babil gibi bir yer daha bulamayız.”
İdris Peygamber onlara ”Allâh rızası için hicret edersek Allâh bize verir” cevabını verdi.
İdris Peygamber ile birlikte Mısır topraklarına varınca Nil nehrini gördüler. O zaman İdris Peygamber, Nil nehrinin yanında Allâh’ı şöyle zikretti: “Ey Allâh’ım sen bütün noksan sıfatlardan münezzehsin.”

İdris’in Yeryüzündeki İkameti
İdris Peygamber, Mısır’daki ve beraberindeki insanlara şeriatın ahkâmına tâbi olmaya davet ediyordu. Dinde ibadet ve muamelat gibi konularda şeriatın ahkamlarını bildiriyordu. İdris Peygamber yeryüzünde bir müddet yaşadıktan sonra vefat etti. Allâh’ın, Kur’an’da buyurduğu gibi O’nun çok yüksek bir mertebesi vardır: وَرَفَعْنَاهُ مَكَاناًً عَلِيّاً

Anlamı: ” İdris Peygamberin mertebesini, derecesini yükselti.””(Meryem / 57.)

İdris aleyhisselamın güzel edebi(1) ve çok vâzı(2) (nasihati) vardır. O da bütün Peygamberler gibi yalnızca yaratanın ibadetine (kulluğuna) davet etti.

İDRİS PEYGAMBERİN DAVETİ
İdris Peygamber, insanları Allâh’ın dini olan İslâm’a, yaratanın ibadetine, Ahiretteki azaptan kurtulmaları için, sâlih ameller yapmaya davet etti.


İnsanlara namaz kılmayı, oruç tutmayı ve zekât vermeyi emredip, sarhoşluk veren ,haram olan her şeyden de onları nehyetti.


Onun zamanındaki insanların 72 ayrı dil ile konuştukları rivayet edildi. Her grup insana İslâm dinini öğretmesi için Allâh, İdris’e bütün lüğatları (dilleri ) öğretmiştir.

(1)Edep: Uyuma edepleri gibi daima abdestli bir şekilde ve sağ omuzun üzerine uymak.
(2)Vâz: Allâh’ın azabından korkutmak, Cennet’i sevdirip ona davet etmek gibi.


İdris’in Şehirleri
İdris Peygamber şehir planı çizen ilk insandır. Her ümmet bu planlara göre kendi ülkesinde şehirleri inşa etmişlerdir. O’nun zamanında 88 şehir inşa edilmiştir.
İdris Peygamber hikmetlerle meşhur olmuştu.Hikmetlerinden bir ” İmanlı bir şekilde sabretmek (1) insanı zafere(2) götürür” vaazı ve nasihatıydı.

(1) Sabır üç kısımdır:
a- Allâh’ın bize farz kıldığı taatlari yaparken sabretmek .Namaz kılmak, Ramadan ayında oruç tutmak gibi.
b- Allâh’ın haram kıldığı şeylerden uzak kalmaya sabretmek. Namazı kılmamak, içki içmek , hırsızlık yapmak gibi.
c-Zorluklara ve belalara sabretmek. İnsanların ezasına fakirliğe ve üzüntüye sabretmek gibi.

(2) Zafer: Felah ve kurtuluştur.
 

Enes

Paylaşımcı ÜYe
İhvan Üyesi
Katılım
6 Haz 2006
Mesajlar
13,671
Beğeniler
692
Puanları
113
Yaş
33
#3
Hz. İdris

Hz. Idris, Hz. Sit aleyhisselamin torunlarindan bir peygamberdir. Kendisine 30 suhuf kitap verildi. Asil adi Ahnuh' (Hanuh) dur. Kur'an-i Kerimde, cok kitap okudugu icin ona Idris lakabi verilmistir. Ayrica, kendisine peygamberlik, hikmet ve sultanlik verildigi icin « müselles bin ni'me » (kendisine 3 nimet verilen ) de denilmistir. Idris aleyhisselam'in Babil veya Misir'da Münif'de dogup yasadigi rivayet edilmistir. Babasinin ismi Yerd'dir. Annesinin ismi Berre veya Esvet'tir. Kendisi Adem aleyhisselamin altinci göbekten torunudur. Adem (a.s) kadar olan nesebi söyledir: Idris (a.s) - Yerd - Mehlail - Kinan - Enus - Sit (a.s) - Adem (a.s).

Idris aleyhisselamin pek cok evladi olmustur. Bunlardan en meshuru Metüselah'dir, cünkü Resulullah efendimizin nuru Idris aleyhisselamdan sonra ona gecmistir. Adem aleyhisselam'in oglu Kabil'in evladindan olan bir topluma peygamber gönderilmistir. Cebrail aleyhisselam 4 defa gelip ona Allah'in emir ve yasaklarini bildirmistir. Idris aleyhisselamin bunlari insanlara 105 veya 120 sene bildirdigi rivayet edilmistir.

Kendisine verilen bircok mucizelerden bazilari, agaclarda ne kadar yaprak oldugunu bilmesi, havadaki bulutlara cekilmeleri icin emir verebilmesi ve kendisinden sonra gelecek olan peygamberleri haber vermesi idi. Insanlara peygamberimizin vasiflarini ve kendisinden sonra vukuu bulacak olan Nuh tufanini anlatmistir. Ama ne yazik ki kendisine cok az kisi itaat etmistir.

Idris aleyhisselam 72 dil konusurdu ve her kavmi hak dine kendi dili ile davet etmistir. Kendisi 100 sehir kurmustur. Insanlara cok ilimler ögretmistir. Bunlardan bazilari fen, tip, astronomi ve daha nice ince ve derin ilimleri anlatti. Kendisi kalem ile yazan ve igne ile diken (bunun icin ona terzilerin piri de denilmistir) ilk insandir. Bunlar tabiiki Allah'in ona bir ihsanidir.

Yeryüzünün meskun (yerlesilmis) yerlerini 4 bölgeye ayirip her birisine bir vekil tayin etmistir. Bir müddet sonra Asure gününde göge kaldirildi: « Kitapta Idris'i de an. Hakikaten o, pek dogru bir insan, bir peygamberdi .Onu üstün bir makama yücelttik » (El-Meryem, 56-57) . Bir rivayete göre eski Yunanlilar ve daha sonra gelen feylozoflar, fizik, kimya, ve tip ilimlerini Idris aleyhisselamin kitaplarindan almistir. Idris aleyhisselam hakkinda 4 ayet (Meryem; 56-57/Enbiya 85-86) inmistir. Allahü Teala mübarek Kur'an-i Kerim'de: « Ismail'i, Idris'i ve Zülkif'i de (yadet). Hepsi de sabreden kimselerdendi. Onlari rahmetimize kabul ettik. Onlar hakikaten iyi kimselerdi » (El-Enbiya, 85-86) buyurmustur. (yadet'mek: anmak, adini anmak, hatira getirmek, hatirlamak, M.K.). Peygamberimiz Muhammed sallallahu (a.s.) de bir hadis-i serifinde: « Ben (Mirac gecesinde) dördüncü kat semada (gökte) Idris (peygamber) ile karsilastim. Cibril bana:" Bu gördügün Idris'dir. Ona selam ver" dedi. Ben de ona selam verdim. O da benim selamima cevap verdi. Sonra bana:" Merhaba salih kardes, salih peygamber" dedi » buyurmustur. (Buhari, Müslim)
 

Erkam.

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
25 Mar 2007
Mesajlar
8,441
Beğeniler
258
Puanları
0
#4

Hz. İDRİS (a.s)
Kur'an-ı Kerîm'de adı geçen peygamberlerden biri. Peygamberler silsilesinin ikinci halkasında bulunan İdris (a.s) Kur'an-ı Kerîm'de adı geçmeyen Şit (a.s)'den sonra peygamber olmuştur.
İdris (a.s) rivayetlere göre, beyaz tenli uzun boylu, geniş göğüslü, gür sakallı idi. Yürürken adımını kısa atar, önüne bakarak yürürdü. İlk kez astronomi ve hesap ilmini, geçmiş zamanların ilimlerini öğrenen İdris (a.s)'dır.
Hz. İdris kavmini putlara tapmaktan şeytana ve Kabiloğullarına tarafgir olmaktan alıkoymuş, kendisine inanan az bir toplulukla Kabiloğullarıyla savaşmış ve onların bir çoğunu esir almıştır (bk. İbnu'l-Esir, el-Kâmil, I, 62, 63). Hz. Peygamber (s.a.s) Mirac gecesinde semada Hz. İdris ile karşılaşmış, Cebrail (a.s)'a "bu kimdir" diye sormuş. Cebrail (a.s) "Bu İdris (a.s)'dır. Ona selam ver" deyince, Hz. Peygamber ona selâm vermiştir. Hz. İdris selama mukabele ederek "hoş geldin safa geldin salih kardeş salih peygamber" diyerek hayır dua etmiştir (Buhârı, Enbiyâ, 5).
 

Erkam.

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
25 Mar 2007
Mesajlar
8,441
Beğeniler
258
Puanları
0
#5
Kur'an-ı Kerîm'de yer alan İdris (a.s) hakkında dört ayet-i kerime vardır. Bunlardan ilk ikisi şu şekildedir: "(Ey Muhammed)! Kitapta İdris'e dair söylediklerimizi de an. Çünkü o, dosdoğru bir peygamberdi. Onu yüce bir yere yükselttik" (Meryem, 19/56-57). İdris (a.s) hakkında nâzil olan diğer iki ayet-i kerime şu anlamdadır: "(Ey Muhammed)! İsmail, İdris, Zü'l-kifl hakkında anlattığımızı da an; onların her biri sabredenlerdendi. Onları rahmetimize kattık. Doğrusu onlar iyilerdendi" (el-Enbiyâ, 21 /85-86).
İdris (a.s) hakkında indirilen bu ayetlerden onun; peygamber, dosdoğru, yüce bir mevkie yükseltilmiş, sabırlı, Allah'ın rahmetine kavuşmuş ve iyilerden olmak gibi niteliklere sahip olduğu görülmektedir.
İdris (a.s)'e otuz sahife indirilmiştir. Rivayete göre, ilk defa yazı yazan ve elbise dikip giyen odur. Ondan önce insanlar, hayvan derisi giyerlerdi. Ayrıca üçyüz altmış sene ömür sürdüğü de söylenmektedir. İdris (a.s)'e göklerin sırları açılmış olup Allah Teâlâ onu diri olarak göğe kaldırmıştır (Fif Abdu'l-Fettah Tabbar Me'al-Enbiyâ, I, 842).
 
Üst