Hikmet Kaleminin Önünde edeple.. | ihvan forum – Özgür Düşünce ve Paylaşım Platformu!

Hikmet Kaleminin Önünde edeple..

mü'HÜR

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
19 Eki 2010
Mesajlar
2,563
Puanları
83
Yaş
34
kalbini ara


dolaşıyorsun çölde bir başına,

tozdan bir ceket geçirmişsin sırtına,

diyarını arayan bir yolcu gibi

ancak yolunu kaybetmiş


yazık sana ki, ne gitmek-

ne de kalmak kolay senin için

dolaşacaksın sürekli sisler içinde

ta ki adınlatıncaya dek yolunu

yalnız kalbine yoldaş olacak bir kalp*

... ... ... ... ... ..


dostum,


yakınlığın,yokluğuna dönüştüğünden beri muhatap bulamaz yüreğim kendine kendi

kendine konuşur durur.derman arar derdine; kendine derman olacak aşkı

arar./aramak, nasıldır bilmeden; bulduğunda onu anlayacak yetisi olup olmadığını

bilmeden /

ne de erken gittin...

ne de erken güvendin yüreğine,yüreğin ayaklarına...

ne de erken teslim oluverdin omuzlarıma, şu kurşundan hırkayı; oysa o seni asası

bilmişti eline;dayanmıştı sana... dayamıştı sırtını sırtına.seni, kendine arındıran el

bilmişti.** seni, ellerden üstün bilmişti.


dostum,


-hala sahiplik eki kullanıyor yüreğimin amiri olduğu dilim-

mesafeler arttı ya zahirde, artık mevsimler normal seyrine döndü; /her dem bahar

yaşamam artık/.... -belki de israf ettiğim-

sözlerimin için boşalıverdi; heybeme herkes bir şeyler attı ve yüküm arttı.oysa sen,

heybemdeki ağırlığı paylaşırdın, oraya güzel'i layık görür, o'nu itinayla koyardın.içimi

dökerdim sana; fikreylerdik hayata dair halleri tek tek.heybemize irfanı koyardık;

sonra "bana irfanın resmini çizebilir misin?" der tebessüm ederdik.resmi zahire

çizilemeyen bir şeyin,ağırlığı mı olur ki omuzlarımıza?



dostum,


gittin ve yağmur dahi hafifletmez oldu yükümü,oysa ben senle ıslandığımda toprağa

eren her damla ile kurtulurdum ağırlığımdan.

gittin ya dostum,ebem kuşağını hiç gösterenim olmadı yanımda,kimse tek'ten sirayet

edişini anlatamadı yeni rengin. -belki de sensiz bakmak istemedim semaya-

sen yoksun diye toprağın kokusunu ta içime doğru çekmedim; hakkını içime çekerim

diye...

yokluğunda hiç kimsenin sözüne kulak asmadım; doğrularını,bilirleri'nin doğruları

çürütür diye.sözlerini hatırlatanların,sana aşina yüreklerin arayışına girdi yüreğim

perişan olmamak için...



dostum,


varlığın hayatımın baharı imiş; fark edişim geç oldu bilirim.ama mevsim-i hazanda

özlenir ya güller.çölde özlenir ya su...yokluğa,boşluğa düşünce anlaşılır ya var'ın

yakınlığı.. işte öyle bir şey..



neyse dostum,


giden sen değilsin; bırakan benim belki de...

giden olsan da,suçlu değilsin; hak etmeyen bırakılan olmaz ya!

gitmeliydin belki de..

giderim yerinde olsam belki de...

dostum; seni daha güzel konuk edecek bir gönül evi varsa gidersin elbet...

git... biraz da o yüreğin yağmuru ol; serinlet o beldeyi de...

git...

ben kavrulayım sessizce,sensizliğimle...hak edeyim seni...

vardır her çölün kaderini hikmetle çizen!

... ...

nokta!

Sare Nokta


*gözlerin fısıltısı / mıhail nuayme-halil cibran

**hadis

/4 temmuz 06/
 

mü'HÜR

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
19 Eki 2010
Mesajlar
2,563
Puanları
83
Yaş
34
dostum,

gecelerime seni misafir ediyorumi, sonra da buğulu camlar ardından yine gidişini seyrediyorum.

gelişinle,geceye rağmen baharı yaşıyorum ve gidişinle baharı bağrıma basıyorum ardından...uzun

bakıp kalıyorum,sokağın sonunda kaybolan silütine. yolun sağ tarafını seviyorum,sen o tarafı

tercih ettin diye.


biliyor musun dostum,baharım benzemiyor senli günlerinkine; çiçeksiz,nisan yağmursuz,gül

kokusuz bahar mı olur...dostum, heybendekiler baharımın güzellikleri; ama yinede istemiyorum

sensiz heybeni. razı değilim baharını bırakıp gitmene. razı değilim hazanda hüzünle yaşamana,

acıyla gülümsemene, kaleminle sadece hüznü dokumana.


dostum,


gel de,mevsimleri güzelliğiyle yaşayalım,

gel de,heybemizdekileri paylaşalım; yalnızlığın olduğu yerde her şey yük olurmuş insana,

yükümü çek demiyorum; gelirsen çeken ben olurum....

.....

/5 ağustos/

-




dostum,

bir gün anlayacağım sabrın güzelliğini; sevgimi söyleyeceğim sabrı tavsiye eden tüm

dostlarıma.. bak diyeceğim, niyaz eden erermiş, sabredenin mükafatı gerçekten sonsuz imiş;

va'deden latif'tir! anladım...diyeceğim.



boynum bükülüyor dostum,nimetin büyüklüğü karşısında mahcûbiyetimden...boynum

bükülüyor bazen de,sabredemediğimden! suçluluğuma rağmen,sokuluyorum onun hikmet denizine

aklanmak için; arınmak için... ama dostum yürek gemimi delmişim kendi ellerimle sabrı tükettiğim bir

günde,gemim su alsa da cesaret benimkisi..sokuluyorum sadece kıyılara;açılamıyorum ufka yakın

yere... korkuyorum.. bazen de üşüyorum...ama biliyorum ki başka deniz yok,beni varacağım yere

ulaştıracak. dalgaların rotasını çizen "yar" olur bana; lutfeder...


dostum, -hatalarımla- kabul eden yok ki başka...

giden ardına bakmıyor ki...

seven, sevgisini söylemiyor ki; sevgilisi, varlığını ondan talep edecek diye...

dostum yan(ıl)ma boş yere; kâr değildir sevgi, hâle yansırsa güzel,

yanarsın...yakarsın...varsın yansın!


...........

nokta!

Sare Nokta



/yüreğim,sana acımıyor bu gece;

yanabilirsen yan!

ve...yüreğim,

umma insanlardan -fazlaca-vefa!

umma ki küsmeyesin.../

/31 ağustos/
 
Üst