Hiç kaybetmeyen adam: Erbakan | ihvan forum – Özgür Düşünce ve Paylaşım Platformu!

Hiç kaybetmeyen adam: Erbakan

maksut ibrahim

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
6 Kas 2009
Mesajlar
5,889
Puanları
0
HİÇ KAYBETMEYEN ADAM: ERBAKAN

41 yıllık şanlı mücadelesinde hiçbir zaman kaybetmeyen asrımızın en üstün insanı Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin ERBAKAN yeniden Saadet Partisi’nin başına geçmiş bulunuyor.

1969’da Konya’da başladığı yürüyüşüne engel olmak için işbirliği yapan iç ve dış bütün tağuti güçlerin sırtını bir bir yere vuran ERBAKAN’ın Saadet Partisi’nin başına geçmesi elbette öylesine bir olay olamaz!..

İlk günden beri kin ve husumetlerinden zerre kadar bir şey kaybetmeden giderek daha da azgınlaşan ezeli düşmanların bu ardı arkası kesilmeyen, bitmek bilmeyen çabalarını hep faydaya dönüştürmesini bilen Erbakan son olarak Numan Kurtulmuş’un da defterini dürerek, bir kez daha Millî Görüşçülerin daha da bilinçlenmesine, azim ve kararlılıklarının artmasına vesile yapmayı başardı.

20 Ekim 1973’te MSP 2. Büyük Kongresi’nde karşısına çıkarılan Gündüz Sevilgen’i ve 1978’de Korkut Özal’ı sandığa gömen ERBAKAN, 2001’de Abdullah GÜL ve Tayyip ERDOĞAN önderliğinde Fazilet Partisi’ni ele geçirmek için başlatılan dış destekli oyunu bozduktan sonra, 26 Ekim 2008’de yapılan Saadet Partisi Olağanüstü Kongresi’nde tabanın ısrar etmesi üzerine Numan Kurtulmuş’un Genel Başkanlığına razı oldu.

Ülkesini yeniden ayağa kaldıran; başlattığı maddi ve manevi kalkınma hamleleri ile tankını, uçağını, iş makinalarını yapabilir duruma getiren, Müslümanların ayaklarındaki prangaları kıran, yeni nesillerin önünü açan, İslam Alemi’ni toparlayıp siyonizmin elinden bir bir kurtaran… ancak tabanını adam etmekte zorlanan Milli Görüş Lideri ERBAKAN şüphe yok ki Allah’tan bir lütuf olarak yeniden başımızda…

Her virajda sağa sola savrulup davadan kopan Millî Görüşçüler ERBAKAN’a rağmen yaşanan Numan Kurtulmuş vakasından ders çıkartarak bir hayli şuurlanıp çelikleştiler denilebilir. Ancak unutulmaması gerekiyor ki, en baştan beri ERBAKAN’ın önünü kesmeye, engel oluşturmaya ve bir nevi sivrisinek üretmeye devam eden unsurlar yine bünyenin içinde kalmayı başarmış durumdalar.

Eğer ERBAKAN bunlara radikal bir operasyon yapamadıysa bu, tabanın yeterince şuurlanıp çelikleşmediği, yaranın kabuğu düşecek derecede iyileşmediği içindir.

Saadet Partililerin Erbakan ve Milli Görüş’e bağlılığı afakî olmaktan, slogan atmaktan öteye bir türlü geçmiş değil. Bu bağlılığın şuurlu olabilmesi salt sevgi ile olmaz, muarızlarına muarız olmak da gerekir. Dinimizde de Allah için sevmek ancak Allah için buğzetmekle kemal bulur. Aynı şekilde iman etmek de tağutu reddetmeden kemal bulamaz.

Millî Görüşçüler, Saadet Partisi Genel Başkanlığına seçildikten sonra Erbakan ve Millî Görüş hakkında demediğini bırakmayan, olumsuz tavır koymaktan çekinmeyen Numan Kurtulmuş karşısında hiçbir tepki koymadılar. Sürekli, belletilip dillere pelesenk edilen “Erbakan Millî Görüş lideridir, Numan Kurtulmuş Saadet Partisi Genel Başkanıdır” sözlerini papağan gibi tekrarlayıp durdular. Bu agnostik yaklaşım, elbette ki şuursuzluktan, kesin bir görüş ve düşünce sahibi olamamaktan, efradını cami ağyarını mani bir Millî Görüş inancına sahip olamamaktan kaynaklanıyor.

ERBAKAN’a ve Millî Görüş’e inanan, sabreden, sadakat gösteren, dava erlerinin büyük zaferini kutluyor, yeni büyük zaferlerin başlangıcı olmasını Cenab-ı Zü'l Celal'den niyaz ediyoruz.

ERBAKAN’ın sürekli: “İnanç şekil değil, şuurdur, şuurdur, şuurdur!..” diye haykırdığı en büyük gerçeği Milli Görüş Camiası’nın en kısa zamanda kavrayıp, hayata geçireceği günlerin yakın olduğuna inanıyor ve tarihi 17 Ekim Kongresi’nde gösterilen “Çelikleştik, Geliyoruz” isimli slaytla sizleri baş başa bırakıyoruz.

el-aziz
 

forumdayim

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
7 Eyl 2009
Mesajlar
1,156
Puanları
48
dogrudur, kendisi maddi olarak kaybetmemis olabilir, oysa kac defa camiasini duvara toslattigini bilmeyen varmi... her carpilisinda parcalara ayrilmadimi... ama mühim degil, mühim olan kendinin madi olarak kazancli cikmasiydi cikti... halkmis, davaymis bunlar bos..
 

ummuhan

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
1 Eyl 2007
Mesajlar
12,943
Puanları
113
:yn:

mesaj yazarken daha dikkatli olunuz.
 

Ercan Tekin

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
25 Eyl 2010
Mesajlar
5,631
Puanları
83
:yn:

mesaj yazarken daha dikkatli olunuz.
Erbakan diyor ki ''SİYONİZMİN OYUNUNU BOZACAĞIZ''

Sizin gibi müslümanda geliyor diyor ki: ''hep kaybettiren adam''

Siz siyonizmin oyununu bozmaya çalışan bir cihad hareketine ithamınla İslamın hakim olunmasına ne derece katkın olabilir ki?

Bir müslüman yoldaki taşı alıp acaba başkasına zahmeti olurmu diye kenara koyman dahil büyük bir işken müslümanların en büyük düşmanı siyonizme 40 yıldır cihad eden bir lidere yaptığınız şu yakıştırmayı siz hak kabul edebiliyormusunuz?

Türkiye'de hangi lider siyonizmden bahsediyor Erbakan hariç hiçbirisi! Öyleyse safları sıklaştırın yoksa bu cihad hareketinin ecrinden geri kaldığınız gibi engel olmaya çalışan siyonizminde ekmeğine yağ sürmüş pozisyonuna düşersiniz aynı dün yeni şafakın siyonizme ne büyük hizmetleri olduğunu gördüğümüz gibi böyle durumlara düşmemeye çalışmak lazım.
Bir müslüman bu hesap kitabını yapmalı ki zarardan ziyandan uzak kalsın.

Erbakan hocaya yapılan bunun yakışık almayan ithamları aslında sizlerin güzel yürekleride aslında kabullenmiyordur ama oyun sıkı ve tuzaklar çetin işliyor ahir zamanın deccalin fitnesi ağır geçiyor kolay değil, mesele bu imtihanlardan geçip hakkın safındamı olacağız yoksa batılın safındamı olacağız seçimidir. İslamın hakim olması için çalışmak ayrı birşey BOP projesi adına çalışmak ayrı birşeydir. Biz ne zaman kur'an ve sünnete göre duruşumuzu düzenlersek o zaman kazananlardan oluruz. Ama kur'an ve sünneti terkedersek bilin ki sapkınlıktayız! Kur'an ve sünneti hakkıyla anlamak lazım.

Mesele kendimizi ve etrafımızdakilerini kurtarmaya çalışmak. Zor iş ama imkansız değildir. Çünkü inananlar daima üstündür.

Unutmadan söyleyeyim bu el azizcilerin tahlilleri genel olarak mutmain derecesinde sağlıklı teşhisleri yoktur. Aşırıclıktan ALLAH'a sığınırız.
 

manifesto

Yasaklı
İhvan Üyesi
Katılım
23 Ara 2006
Mesajlar
0
Puanları
0
41 yıllık şanlı mücadelesinde hiçbir zaman kaybetmeyen asrımızın en üstün insanı Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin ERBAKAN yeniden Saadet Partisi’nin başına geçmiş bulunuyor.
çok salak bir yazı,hedef kitle biz değiliz yani
 

maksut ibrahim

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
6 Kas 2009
Mesajlar
5,889
Puanları
0
Uzun bir aradan sonra Yeni Akit gazetesinde yazılar kaleme almaya başlayan Şevki Yılmaz, bir başka yazı mecraı olan habervakti.com sitesinde Necmettin Erbakan ile ilgili bir yazı neşretti.

Site, yazıyı şu satılarla lanse etti:

"Saadet Partisi'nde eski lider Numan Kurtulmuş istifasının ardından yeni kongrede genel başkan seçilen Milli Görüş lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan coşkusu sürerken, Kongre Divan Başkanı Yasin Hatipoğlu'nun Erbakan Hoca ilgili sözlerine cevap niteliğinde bir yazı geldi..

Yasin Hatipoğlu ifadesinde Erbakan Hoca'yı işaret ederek 'YENİLMEYEN VE YANILMAYAN LİDER' sözleri ile gündeme oturmuştu...

Ancak Milli Görüşün en önemli isimlerinden Eski Rize Milletvekili ve 28 Şubat postmodern darbesinin en önemli isimlerinden Şevki Yılmaz'dan GAYRETULLAHA DOKUNUR ENDİŞESİYLEçok dostane bir cevap geldi."

İşte Yılmaz'ın o son yazısı

YANILMAYAN VE YENİLMEYEN YALNIZ ALLAH'TIR

Bugün, sadece konuşan değil, konuştuklarını yaşayan bilge lider, merhum Aliya İzzet Begoviç’in vefat yıldönümü nedeniyle, aziz hatırasına atfen yazıyorum...
Makam ve mevkiler, ateşten gömlek giymek değil, ateşin ta kendisidir. İnsanlığın selameti, huzuru ve mutluluğu için yola çıkanlar; ihlas, adalet, ehliyet, sadakat ve vefada örnek olurlarsa o ateş serin olur, yakmaz onları.
Tüm risalet sahipleri aydınlanarak aydınlatmışlardır insanlığın karanlık dehlizlerini... Kimi zaman, mübarek ayakları engellere takılmış ve sendelemişlerdir bu dehlizlerde mücadele ederken...
Hz. Âdem ve bir çok Allah (c.c.) elçisi “yanıldıklarını ve yenildiklerini” kabul ederek af dilemişlerdir Hak Teala’dan... İtiraf şartıyla affedilince, yardım kapıları açılmıştır kendilerine...

Hz. Adem (as) “Rabbimiz! Biz kendimize zulüm ettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz.” (1)

Hz. Nuh (as) “Rabbim (düşmanlarıma karşı) ben mağlup oldum, acele yardım gönder.”(2)

Hz. Musa (as) “Rabbim nefsime zulmettim, beni bağışla...” (3)

Hz. Yunus (as) “Rabbim, Sen’den başka hiçbir ilâh yoktur. Sen’i tenzih ederim. Gerçekten ben, zalimlerden oldum!”(4) diyerek bize, günümüz siyasi ve dini cemaat liderlerinin kulaklarına haykırırcasına, yanılmayı ve mağlubiyeti kabul ederek, yanılmayan ve yenilmeyenin yalnız Allah (cc) olduğuna şahitlik etmişlerdir.

Aydınlığın elçileri öyledir de ya onların izinden gidenler?

Onların her biri gökteki yıldızlar gibidir..

Özü Nur, sözü Nur olan Efendimiz’in (sav) vahiy katipliğini yapan Muaviye’nin, oğlu Yezid’i kendinden sonra tahta oturtmaktaki “inadı” uğruna yol açtığı facialar hâlâ unutulmamıştır.

Ümmet-i Muhammed’in (sav) Sahabeye karşı olan sevgi nazarındaki netlik tam manasıyla Muaviye’de tecelli etmemiş ve etmiyorsa, günümüz bazı siyasi ve dini cemaat liderleri neden anlayamaz ve göremez bu gerçeği diye merakla ve kahırla sormuşumdur kendime.

Babasının emriyle liderlik makamına oturtulan Yezid’in, koltuğunu koruma uğruna, süt kardeşi, ehlibeytimizin yıldızı İmam Hz. Hüseyin’i (r.a) Kerbela’da şehid ederek kıyamete kadar lanetle anılmasından hâlâ ders almayacak mıyız?

Kimse farklı değil!
Kimsenin bir ayrıcalığı yok!
Hak Teala kimseye torpil yapmaz!
Sünnetullahına uymayan kullarını Huneyn ve Uhud’da oldugu gibi sahabe de olsak, sıradan bir kul da olsak, olması gereken istikamete çekiverir.

Sen, ben ve biz kimiz ki başarıları kendimizden, yenilgileri ise hep karanlık güçlerden görecegiz?

“Zafer Allah’tandır, mağlubiyet nefsimizden” ‘gerçeğini’ kabul etmeden olgunluğa ve başarıya ulaşamayacağımızı ne zaman kabulleneceğiz?


Bu erdemi göstermenin bir dirayet ve kazanç olduğunu ne zaman anlayıp, kurtulacağız bu enaniyetten?

Gönülleri bizlere bağlı olan kitleleri yönlendirirken etrafımıza toplanan, kendilerini olduklarından daha üstün ve seçilmiş insanlarmış gibi gösteren dalkavukları, ellerimizin tersiyle ne zaman itecegiz yamaçlarımızdan?

Ne zaman el-etek öpmek için sıraya giren, varlık zamanı gelip darlık zamanı kaçan kapıkullarına karşı uyanık olacağız?

Biz, yanımızda bizimle fikir, amaç ve gönül birliği yapan, çekinmeden uyaran gerçek dostlarımız mı olsun istiyoruz yoksa güdülecek sürüler mi?

Milletimiz artık düne göre daha akıllı ve daha sorgulayıcı elhamdulillah...

Ülkemizde ve bilhassa İslâm alemindeki kemikleşmiş bu kralcı yapının, kurulan bu statükocu düzenin bozulmaya başladığına dair işaretler artarak devam ediyor çok şükür! Artık hiç kimse aklını, gönlünü ve cüzdanını başkalarına kiralamıyor!

Manevi ve siyasi liderlerin karşısında, “Gassil’in elindeki meyyit gibi olacaksın” (Ölü yıkayıcısının önünde teneşirde yatan ölü gibi) yalanı ve şirkinin tesirlerinin geçmekte olduğunu, yaşanan olaylar ve elde edilen kazanımlar ispatlamaktadır.

Despotizme ve otokrasiye dayanan değil, kollektif akla dayanan şura yönetimi anlayışıylabaşarılı olan liderler, aynı ihlas ve samimiyetle görev başında oldukça, içimizdeki ve dışımızdaki tüm zulüm saltanatlarından kurtuluşumuz kısa zamanda gerçekleşecektir inşaallah.

“Yanılıp, yenilebileceğini” bilen ve zalim yönetimlere “One minute” diyebilecek cesur kanaat önderlerine o kadar çok ihtiyacımız var ki!

Rabbimizden dileğim; başta ülkemiz olmak üzere tüm İslâm coğrafyasında bulunan ve bugün hâlâ on binlerce insanı peşlerinden sürükleyen siyasi ve manevi (hareket-kanaat) önderlerle beraber hepimizin, geçmişte yaşanan tüm yenilgi ve yanılgılardan ders almamızdır!

Ve yine dileğim; emanetlere sadık olanlara sadakat ve ehliyetle, şecaatle, uhuvvetle, istişareyi ilke edinerek mayınlarla dolu yolumuza sabır ve selametle devam etmemizdir...

Rabbim bizi sadece kendisine kul, Rasûlüne (sav) ümmet olma bilincinden ayırmasın!

Allah’ım, senden nimetlerinin tamamını, akıl ve beden sağlığımızın devamını, hayat filmimizin sonunun rızana uygun şekilde güzel bitmesini diliyoruz..

Bosna İstiklal Savaşı’nın Başkomutanı ve örnek lideri Aliya İzzetbegoviç’in ruhu şad, kabri nur, mekânı cennet olsun.

Haber5
 

arifan yolcusu

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
9 Ağu 2010
Mesajlar
1,303
Puanları
48
Yaş
39
bi şevkimiz eksikti...
maksut ihvan yazı hoca için değil bilge kral için yazılmış,
yoksa biz yanlış mı okuduk......
illa merak ediliyora söyleyelim hocamıza hatasızdır demiyoruz...
ordaki cümle liderliğin hangi yönü için kullanılmış, ne için kullanılmış biliyor muyuz...
ortaya bi laf atalaım da, kendi tutmasa da izi kalsın...
 

Hikem

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
31 Ağu 2009
Mesajlar
6,073
Puanları
0
dogrudur, kendisi maddi olarak kaybetmemis olabilir, oysa kac defa camiasini duvara toslattigini bilmeyen varmi... her carpilisinda parcalara ayrilmadimi... ama mühim degil, mühim olan kendinin madi olarak kazancli cikmasiydi cikti... halkmis, davaymis bunlar bos..
Erbakan normal yoldan siyasetten devre dışı bırakılmamış, tam tersine siyaset dışı, illegal yani askeri darbelerle ve askerlerin ve dış güçlerin isteğini yerine getiren

hukuk dışılığı hukuk zanneden mahkemeler marifetiyle partileri kapatılarak siyaset dışı kalmıştır.Halkın isteğiyle siyaset dışı kalsaydı, söylediğinizin bir kıymeti olurdu.Siz bu söylediklerinizle hukuk dışılığı savunmuş oluyorsunuz. Ayrıca son söylediğinizde yanlış.Sayıon Erbakan siyasetle hiç ilgilenmeseydi, mal varlığı şimdikinin çok üzerinde olurdu.Aksine bu mücadelesinde maddi olarak çok kayıpları olmuştur.
 

maksut ibrahim

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
6 Kas 2009
Mesajlar
5,889
Puanları
0
bi şevkimiz eksikti...
maksut ihvan yazı hoca için değil bilge kral için yazılmış,
yoksa biz yanlış mı okuduk......
illa merak ediliyora söyleyelim hocamıza hatasızdır demiyoruz...
ordaki cümle liderliğin hangi yönü için kullanılmış, ne için kullanılmış biliyor muyuz...
ortaya bi laf atalaım da, kendi tutmasa da izi kalsın...
Hoca nerede hata yaptigini kabul ettiki?

Ben hic duymadim.
 

forumdayim

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
7 Eyl 2009
Mesajlar
1,156
Puanları
48
Erbakan normal yoldan siyasetten devre dışı bırakılmamış, tam tersine siyaset dışı, illegal yani askeri darbelerle ve askerlerin ve dış güçlerin isteğini yerine getiren

hukuk dışılığı hukuk zanneden mahkemeler marifetiyle partileri kapatılarak siyaset dışı kalmıştır.Halkın isteğiyle siyaset dışı kalsaydı, söylediğinizin bir kıymeti olurdu.Siz bu söylediklerinizle hukuk dışılığı savunmuş oluyorsunuz. Ayrıca son söylediğinizde yanlış.Sayıon Erbakan siyasetle hiç ilgilenmeseydi, mal varlığı şimdikinin çok üzerinde olurdu.Aksine bu mücadelesinde maddi olarak çok kayıpları olmuştur.

kardesim, bu kisi bu ülkede yasamiyormuydu, burda doludizgin konusmanin hesabinin sorulacaginida bilmiyormuydu...
 

Hikem

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
31 Ağu 2009
Mesajlar
6,073
Puanları
0
Bu toprakların çocuklarına, kemalizmin yalanlarını açıklmanın, İslamın izzetini öğretmenin, İttihadı İslamın zaruriyetinden bahsetmenin , ''dolu dizgin'' kelimesiyle izah edilmesi, nekadar acib bir durum! Haydar Baş gibi Kemalizmin kutuluş reçetesi olduğunu mu anlatsaydı!?
 

forumdayim

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
7 Eyl 2009
Mesajlar
1,156
Puanları
48
Bu toprakların çocuklarına, kemalizmin yalanlarını açıklmanın, İslamın izzetini öğretmenin, İttihadı İslamın zaruriyetinden bahsetmenin , ''dolu dizgin'' kelimesiyle izah edilmesi, nekadar acib bir durum! Haydar Baş gibi Kemalizmin kutuluş reçetesi olduğunu mu anlatsaydı!?
sizden bana hak vermenizi beklemiyorum... ancak sunu herkes bilirki bu vatada müslümanlara erbakanin zarari en az ecevit kadar olmustur... gerisi hikaye...
 

arifan yolcusu

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
9 Ağu 2010
Mesajlar
1,303
Puanları
48
Yaş
39
sizden bana hak vermenizi beklemiyorum... ancak sunu herkes bilirki bu vatada müslümanlara erbakanin zarari en az ecevit kadar olmustur... gerisi hikaye...
yavaş es deli rüzgar...
bugün bu ülkede din adına olumlu ne varsa bunda ilk pay sahiblerinden biri muhterem hocamızdır...
o sahneye çıktığında neydik, bugün ne haldeyiz....
 
Üst