Herkes yaptığının karşılığını görür | ihvan forum – Özgür Düşünce ve Paylaşım Platformu!

Herkes yaptığının karşılığını görür

bulut_bey79

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
28 Eki 2006
Mesajlar
12,118
Puanları
0
Web sitesi
3422unitedstates.spaces.live.com
Herkes yaptığının karşılığını görür
01.08.2010
İyilik eden iyilik, kötülük eden de kötülük bulur. Hiç kimsenin yaptığı yanına kalmaz, zulüm pâyidâr olamaz. Zilzal sûresinin 7. ve 8. âyetlerinde de meâlen; (Zerre kadar iyilik eden onun mükâfâtını görecek; zerre miktârı kötülük işleyen de, onun cezâsını görecektir) buyurulmaktadır.

Allahü teâlâ, zâlime imhâl eder yani mühlet verir fakat ihmâl etmez. Zâlim kendini güçlü hissettiği an yıkılır. Mazlumun, zâlim için yaptığı beddua, reddedilmez, mutlaka hedefini bulur. Çünkü hadis-i şerifte; (Ananın, babanın çocuğuna olan ve mazlûmun, zâlime olan bedduâları, red olunmaz) buyurulmuştur.

Amr bin Dînâr hazretleri şöyle anlatır:
“Önceki ümmetlerden birisi, bir deniz sâhiline gider ve orada yüksek sesle; ‘Beni gören kimse bir başkasına aslâ zulmetmeyecek!’ diye bağıran bir kimse görür. Yanına yaklaşır ve;

- Ey Allah’ın kulu! Sen ne demek istiyorsun? diye sorar. O kimse de başından geçenleri şöyle anlatır:

- Ben bir zamanlar, o zamanın emniyet mensuplarından birisi idim. Bir gün bu deniz sâhiline geldim ve balık tutan birini gördüm. Tuttuğu balığı bana hediye etmesini söyledim, râzı olmadı. Satmasını istedim yine kabûl etmedi. Ben de kızdım ve döverek balığı zorla aldım. Balık canlı idi. Eve yaklaştığım bir sırada balık parmağımı kaptı. Parmağımı kurtarmak için yere atmak istedim, fakat bırakmadı. Hemen acele eve girip içeridekilerden yardım istedim. Onlar da uzunca bir zaman uğraştılar. Netîcede zorlukla parmağımı kurtardık. Lakin parmak şişti. Balığın dişlerinin izleri göz göz açıldı. Bunun üzerine iyi bir tabibe gittim. Parmağımı görünce;

- Bu kangren olmuş, eğer kesilmezse, helâk olursun dedi ve parmağımı kesti. Bu defâ hastalık elime sıçradı. Tekrar gittiğimde;

- Eğer elini kesmezsek helâk olursun diyerek rızâm üzerine elimi de kesti. Bu defâ hastalık koluma geçmişti. Yine tabîbe koştum. Hastalığın kola yayılmış olduğunu söyleyip kolumu da kesti. Hastalık bu defâ pazuma çıkmıştı. Korku ve şaşkınlıkla evimden çıktım. Deli gibi koşuyor ve hayvanlar gibi bağırıyordum. Yorgunluktan bir ağacın gölgesi altında uyuyakılmışım. Rüyâmda birisinin benim yanıma geldiğini gördüm. Bana; ‘Senin uzuvların kaç kere kesildi ve parça parça atıldı. Hakkını sâhibine götür ver. O zaman kurtulursun’ dedi.

Uyandığımda aklım başıma geldi. Hak sâhibini hatırladım. Bu bana Allahü teâlâdan gelen bir cezâ idi. Hemen deniz kenarına gittim ve balıkçıyı buldum. Ağını denize atmıştı. Onu çekinceye kadar bekledim. Çok balıklar çıkardı. O zaman balıkçıya seslenip;

- Efendim ben senin kölenim! dedim. Bana dönüp;

- Sen kimsin? dedi. Ben de;

- Efendim falan zaman sizi dövüp zorla balığınızı gasbeden kimseyim dedim. Sonra ona kolumu gösterdim. Onu görünce böyle belâdan Allahü teâlâya sığındı.

- Sen şimdi serbestsin gidebilirsin dedi. Ayrılmak istedim. Bana;

- Dur dedi. Sonra; bir balık için sana bedduâda bulunmuştum. Kolunu geri veremem amma diyerek beni elimden tutarak evine götürdü. Oğlunu çağırıp bahçedeki bir yeri gösterip, orasını kazmasını söyledi. Oğlu orasını kazınca içinde otuz bin dirhem olan bir kese çıktı. On bin dirhemini bana verip;

- Bunlarla ihtiyâcını gider dedi. Sonra yine bir on bin dirhem daha verip;

- Bunları da komşularına ve akrabâna dağıt! dedi. Ben ayrılmak istediğimde ona;

- Allah için bana söyler misin nasıl bedduâ etmiştin? dedim. O da bana şöyle dedi:

- Sen beni dövüp balığı zorla aldığında, çok gücüme gitmişti ve acizliğimden ağlamıştım. Sonra da yâ Rabbî! Onu da beni de sen yarattın. Onu kuvvetli, beni zayıf kıldın. Sonra onu bana musallat eyledin. Onun zulmünü benden geri çevirmedin. Beni de onun zulmüne mâni olmaya kuvvetli kılmadın. Kudretin hakkı için onu âleme ibret olacak hâle koy! dedim...”

Netice olarak; “Zâlimin zulmü varsa, mazlûmun da Allahı var!” sözünü unutmamalıdır. Herkes ne ekerse onu biçer ve yaptığının karşılığını bulur. Eden, ettiğinin karşılığını mutlaka görür...
osman ünlü makale
 
Üst