Hazret-i Peygamber'e(S.A.V) Arzıhâl | ihvan forum – Özgür Düşünce ve Paylaşım Platformu!

Hazret-i Peygamber'e(S.A.V) Arzıhâl

avrasya

Paylaşımcı
İhvan Üyesi
Katılım
26 Kas 2006
Mesajlar
106
Puanları
0
M. Ali Eşmeli hocamızın Efendimize-sallalahu aleyhi vesellem- yazdığı şiiri

-6 ay 23 yıl süren Nebevî takvîme 23 kıt’a 1 beyit-
Binlerce şükür, kıldı nasib Hazret-i Mevlâ,
Kurbân olayım eyle kabul, cân ile geldim…
Ey Can Gülü, bir toz bile Ravza’nda mücellâ,
Ümmîd ile doldum, nice noksân ile geldim…
Ey Cevher-i Yektâ, bizi Allâh'a çeken med,
Aydan da güneşten de münir Nûr-i Muhammed,
«Âlemlere Rahmet» yazılan Hazret-i Ahmed,
Sen’den okunan âyet-i Kur'ân ile geldim…
Hakk'ın kulusun, bizlere baştâcı Rasul’sün,
Mutlak Güzel’in sevdiği en Sevgili Gül’sün,
Ardınca Efendim iki dünyâ yola düşsün,
Her emrine, her nehyine îmân ile geldim…
Âh ey Sen’i her an yanarak özlediğim Gül,
Âh ey Sen’i en dinlediğim Sevgili Bülbül,
Âh ey Yüce Can, hasrete yok bende tahammül,
Reddetme garip bendeni, hicrân ile geldim…
Ey yâr-i Hüdâ, iç kapılar bir kez açılsa,
Mahrûma da bir an yüzünün nûru saçılsa,
Lutfunla Sen’in zemzem-i vuslatlar içilse,
Lutfet, Sana âşık olan ihvân ile geldim…
Bin can vererek vaslına bir an erebilsem,
Her an eşiğinden öperek yüz sürebilsem,
Bir an görebilsem Sen’i bir an görebilsem,
Lutfeyle cemâl aşkına mestân ile geldim…
Birkaç güne sığmaz, içi yıllar dolu hasret,
Lutfet, ebedî vuslata dönsün bu ziyâret.
Ey Ahmed-i Mürsel, ne olur eyle inâyet,
Lâyık değilim, hâl-i perîşân ile geldim…
Rehber edinip Hazret-i Sıddîk'ı derunda,
Koştum, uyarak Hazret-i Fârûk'a yolunda.
Hem Hazret-i Hayder'le berâber şu yekûnda,
Nûreyn-i hayâ, Hazret-i Osmân ile geldim…
Kubbemde Bilâl'in o yanık, tatlı sesiyle,
Ömrüm boyu mecnun gibi sevdâ nefesiyle,
Ey Canlara Cânan, Sen’i görmek hevesiyle,
Rüzgâra karıştım yine harmân ile geldim…
İnsan ve melekten kimi pervâne misâli,
Aşkınla Efendim, kimi dîvâne misâli,
Ağlar kimi Ravza'nda yanan hâne misâli,
Aşkınla Sen’in, kevsere volkân ile geldim…
Âşık bugün el öpmeye imkân bulacak mı?
Görmek seni, ey Can Gülü, mümkün olacak mı?
Son vuslata müjdeyle bu gönlüm dolacak mı?
Lutfet n'ola, gül bahçene giryân ile geldim…
Binlerce salât, cümle selâmlar Sana ey Gül,
En coşkulu, en özlü kelâmlar Sana ey Gül,
Tûtî dolu Ravza'nda, meramlar Sana ey Gül,
Sahrâ gibiyim, testi-yi ummân ile geldim…
Kumlar gibi sırtımda kesâfet ve suçum çok,
Hattâ o kadar çok ki huzûrunda yüzüm yok,
Kan etti fakat bağrımı gurbet denilen ok,
Affet, bu temiz bahçeye hüsrân ile geldim…
Ey Şefkat-i Yezdan, n'ola bîçâreye şefkat,
Ey Rahmet-i Rahman, ne olur eyle şefâat,
Ey Nusret-i Devran, n'ola feryâdıma imdât,
Has bahçene, dünyâdaki efgân ile geldim…
Mâlumdur Efendim, geziyorsun aramızda,
Ahvâlini hâlin, seziyorsun aramızda,
Ey Derde Devâ, sancı büyük son yaramızda,
Bin bir acıdan, kalb-i buhurdân ile geldim…
Sen'sin, bize müşfik nefesin meltemi Sen'sin,
Her hastaya rahmet elinin merhemi Sen'sin,
Dert ortağısın, ağlayanın hemdemi Sen'sin,
Allâh'a şükür, sel gibi kervân ile geldim.
Mihrapta mı, her safta mıdır şimdi namâzın?
Kol kol açılıp rûhumu okşar mı niyâzın?
Aşkınla Sen’in, bendesiyim semt-i Hicâz'ın,
Bülbül gibi sevdâdaki aksân ile geldim…
Ravza'nda Efendim, bizi nûrunla arındır,
Mahşer günü rahmet dolu gölgende barındır,
Her teşneye aşkın iki dünyâ pınarındır,
Bir damla için ben de beyâbân ile geldim…
Hiç kalmadı gönlümde tesellîye yarar söz,
Hasret bu garip âşığı mum eyledi göz göz,
Gurbet düğümünden beni artık ne olur çöz!
Reddetme, medet, zincir-i Cânân ile geldim…
Irmak gibi, deryâ gibidir burda muhabbet,
Cennette bugünden yaşatır burdaki sohbet,
Rahmet dolu rahmet dolu rahmet dolu, rahmet,
Ey Gül, bunu idrâk ile iz’ân ile geldim...
Hem Hazret-i Âdem ile Havvâ bu cinanda,
Hem Hazret-i Mûsâ ile Îsâ bu cinanda,
Hem Hazret-i İbrâhim-i sevdâ bu cinanda,
Sultân-ı Rusül’sün, edeb erkân ile geldim...
Göklerde dahî yok yüce nezdindeki cennet,
Cennet bile bin gıpta eder Ravza'na elbet,
Sen varsın Efendim bu güzel bağda nihâyet,
Hak kıldı nasip secde-i şükrân ile geldim…
Seyrî'ye hayat cânı, bu meskende Efendim,
Züldür bana Sen'siz yaşamak tende Efendim,
Rûhum; ebedî kurtuluşum, Sen'de Efendim,
Yandım kelebekler gibi devrân ile geldim...
Ey Kân-ı Kerem, var mı izin Bâb-ı Selâm’da?
Son vuslat için kendimi kurbân ile geldim…
13 Ekim 2006, Cuma, 22:30
Medîne-i Münevvere/Ravza-i Mutahhara
mef’ûlü/ mefâîlü / mefâîlü / feûlün
 

zelal

Asistan
İhvan Üyesi
Katılım
13 Haz 2006
Mesajlar
970
Puanları
0
Çok güzel aruz tarzını her ne kadar anlamasamda.
 
Üst