• Reklamsız versiyon için ÜYE OL

Hayat boyu Hz.İbrahim kalabilmek

NehaR

HüZüNBaZ
İhvan Üyesi
Katılım
17 Ağu 2009
Mesajlar
745
Beğeniler
151
Puanları
0
#1

Bir gün Nemrud'un emriyle koca bir ateş yakıldı. O kadar büyük bir ateş yakıldı ki, alevleri surların üzerine çıkıyordu. Tüm şehir yoğun duman altında yitmiş, gündüz vakti, akşamın alaca karasına bulanmıştı.

Nemrut, tanrılığını tasdik etmeyen Hazret-i İbrahim'i bu ateşe atıp cezalandıracaktı.
"Benden başka Rab varsa, gelsin Rabbin seni kurtarsın" diye alay ediyordu.

Melekler bile ateşin ürkütücülüğünden etkilenip telâşlanmış, Allah'a müracaat etmişlerdi:

"Ey Rabbimiz! Bu topluluk içinde Seni bilen, Seni tanıyan, sadece Sana ibadet eden İbrahim de yanıp ölürse, Sana yönelen kimse kalmaz. Emret, şu kavmi yok edip İbrahim'i kurtaralım."

Cenab-ı Allah buyurdu ki:

"Onun halini biz daha iyi biliriz. Ona biz yardım edeceğiz."

Mancınıklar hazırlandı. Hazret-i İbrahim'i mancınıkla ateşe fırlatacaklardı, çünkü ateş çevresine öyle bir ısı yayıyordu ki, yanına yaklaşan kızarıyordu.

Hazret-i İbrahim'i mancınığa yerleştirdiler.

Nemrut salını salını yanına gitti:

"Seni kurtarmamı ister misin?"

Hazret-i İbrahim hep yaptığı gibi, Allah'a inancını haykırdı:

"Bana Rabbim yeter, O ne güzel vekildir!"

Nemrud'un öfkesi katlandı. Bir insan ölümle yüz yüze geldiği anda bile nasıl böyle sakin, böyle pervasız olabilirdi?

Yenildiğini anladı. Oysa maddî her şey elindeydi: şan, şöhret, servet, asker; her şey. Bir emriyle ordular harekete geçer, gösterdiği hedefi yerle bir ederlerdi. Bu durumda kendisini galip hissetmesi gerekiyordu. Fakat ne tuhaf: Mağlup hissediyordu. Yüreğindeki inançtan başka, elinde-avucunda maddî hiçbir şeyi olmayan İbrahim'e yenikti.

Düşündükçe nefreti ve öfkesi arttı.

"Fırlatın!" diye emretti.

Mancınığı tutan ipleri kestiler. Hazret-i İbrahim hızla fırladı. Döne döne gitti, gitti, Nemrut ateşinin tam ortasına düştü.Herkes sevinç çığlıkları atmak zorundaydı. Yürekleri yananlar bile korkudan sevinç çığlıkları attılar.

O anda ateşe hüküm geldi:

"Ey ateş, yakma! İbrahim için soğuk ve selâmetli ol."

Nemrut ateşi yedi gün aralıksız yandı.

Hazret-i İbrahim yedi gün Nemrut ateşinin içinde yaşadı, ama yanmadı. Her şeye hüküm geçiren Allah, ateşe de hükmünü geçirmiş, "yakma" deyince, ateş, yakmaz olmuştu.

Alevler ancak yedi günde söndü, dumanlar dağıldı. Ne görsünler, Hazret-i İbrahim ateşin ortasında oturmuş, Allah'ına dua ve şükürle meşgul.

Donakaldılar. Ayakları şaşkınlıktan birbirine dolaşarak Nemrud'a koştular.

"İbrahim sağ, her şeyi yakan ateş onu yakmadı."

Nemrut, adamlarının getirdiği habere inanamadı. Hayal gördüklerini düşündü. Surlara çıktı, ateşe doğru baktı.
Gördüğü manzara karşısında dehşete düşmüştü:

"Olamaz, imkânsız!" diye bağırdı.

Tekrar tekrar baktı. Gözlerini ovuştura ovuştu ra baktı. Gördüğü ne serap, ne rüya, ne de hayaldi. Hazret-i İbrahim Nemrut ateşinin ortasında oturuyor, Rabbine zikrediyor, şükrediyordu. Demek ki, o bir peygamberdi.
Evet, ama bunu halkına söyleyemezdi. Söyleyiverse itibardan düşecek, büyük ihtimalle tacını, tahtını kaybedecekti. Gerçeği kabullenmek yerine iftiraya saptı:

"O bir büyücüdür" dedi, "belki de bir kâhindir, onunla fazla uğraşmaya gelmez."Adamlarını alıp sarayına kapandı. Bir daha da Hazret-i İbrahim'le mü'minlere dokunmadı. Gör düğü apaçık mucize karşısında artık o da korkuyordu.

Yedi gün sonra, Hazret-i İbrahim ateşten çıkıp kendisine inananlarla buluştu. Dedi ki:

"Hayatımın en güzel günlerini ateşin içinde yaşadım."

Anladılar ki, Allah isterse, yakan ateşler yakmaz olur, Allah isterse tüm zahmetler rahmete, musibetler saadete döner.

Hazret-i İbrahim irşadlarını sürdürdü
.

Nemrut mu? Hazret-i İbrahim'den çok daha güçsüz bir yaratığa, bir sivrisineğe yenildi. Öldü gitti.

Fakat Nemrut ateşi, maalesef, asırlar boyu sönmedi.

Herkes Hz. İbrahim olamazdı: Kimi İbrahim'ler Nemrut ateşlerinde yandı.

Binlerce İbrahim her gün yanıyor.

Bir yanda uyuşturucu bataklığı
.Öte yanda içki alışkanlığı
.

Bir yanda bar-gece kulübü salgını
.Öte yanda kumar iptilâsı
.Saymaya devam edebiliriz.

Televizyon kanallarının evlerimizi her gün ve gece kirleten yayınları
. Gençlere flört tavsiyesi tavsiyesi
Nikâhsız beraberliği teşvik
.Kan ve şiddete yönlendirme
. Sözde sanatçıların rol olarak oynadıkları sahte hayatlardan yaldızlı kesitler sunmak suretiyle gençleri aile ortamından koparma çabaları
.Cinsi sapıklığın envâi çeşidini telkinle özendirme
.

"Moda" ve "özgürlük" adı altında çıplaklığı teşvik
.Yayıncılık görüntüsüyle müstehcenlik
.İnsanı ahlâk ve vicdan plânında koruduğu bilinen dinî inançların etkisini kırma
.

Kısacası, tüm olumsuzluklar toplumumuzda cirit atıyor. Bunların her biri tek başına bir Nemrut ateşi! Binlerce Nemrut ateşi, her gün yakacak İbrahim'ler arıyor. Binlerce Nemrut ateşinde her gün binlerce İbrahim yanıyor!

Her çocuk aslında bir potansiyel İbrahim olarak doğar. Her çocuk bir yürek seferi olarak gelir dünyaya
.
Dünya, İbrahim'le Nemrut arası tercihlerin yapıldığı yerin adıdır. Her gün karar vereceksiniz. Her gün ya İbrahim olup Hakk'ı bulacaksınız, ya da Nemrut'laşıp İbrahim'leri ateşe atacaksınız!

Ama unutmayın: Nemrut ateşine attıklarınızın biri de kendi çocuğunuz olabilir. Cehâletimiz ayrı ateş
. İhmallerimiz ayrı ateş
.Öfkelerimiz ayrı ateş
. Sevgisizliğimiz ayrı ateş
.Nefretlerimiz ayrı ateş
. şiddete meylimiz ayrı ateş
.Maddeciliğimiz ayrı ateş
.Umursamazlığımız ayrı ateş


Etrafımızda kıvılcımlar uçuşuyor
. Kıvılcım lardan biri de keşke yüreğimize düşüp, yüreğimizi ateşlese!
Yüreğimiz hep böyle çorak kalacağına, bari tutuşup yansa! Belki "pişkin" olmak yerine "pişmeyi” öğrenirdik. "Hamdım, "Yandım, "Piştim" diyebilmek ne saadet! Yunus Emre, bu yüzden, mes'ut olmalı. Hamdı, yandı, pişti; kendi imtihanını verip ebedî vuslata ulaştı.

Bizim sınav maratonumuz ise sürüyor. Oysa, öğrencilik yıllarımızda, okulun bitmesiyle birlikte sınav maratonunun da biteceğini zannederdik
.

Hoş şimdiki gençler de öyle zannediyor. Hayat, bir anlamda, tekrarlanan hatalar zinciri! Ve hayat, her gün değişik sorular, sorunlar ve sorumluluklarla birlikte gelen yeni bir sınav maratonu
.
Dünya zaten büyük bir "imtihan salonu." Ya kazanacaksınız, ya kaybedeceksiniz. Ama bazı kazanımlar gerçekte "kayıp", bazı kayıplar ise gerçekte "kazanım" olabiliyor.

Hayat dikkat ister. Dedik ya, her çocuk bir İbrahim olarak doğar. Marifet İbrahim olarak doğmak değil, hayat boyu İbrahim kalabilmek.

YAVUZ BAHADIROĞLU
 

fakiri

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
14 Ocak 2007
Mesajlar
15,971
Beğeniler
353
Puanları
0
#2
alıntı= Dedik ya, her çocuk bir İbrahim olarak doğar. ------------------------------------------------------------Dünyaya gelen her çocuk -İbrahim- olarak değil, -İslâm Fıtratı- üzerine doğar, Hadis-i şerifte, «Her çocuk, İslâm fıtratı üzerine doğar. Sonra babaları ve anneleri onları Yahudi, Hıristiyan ve Putperest yaparlar» buyurulmuştur. Şu halde -İbrahim-olarak olmadığı buradan anlaşılıyor. Bir de böyle birşeyin abesliği şuradan anlaşılıyor ki, hadi diyelim erkek çocukları için bu isim uygun, peki kız çocukları için uygun mu ? Tabi ki değil ...Yani, son yıllarda şu -İbrahim ve İbrahimî Dinler (!) gibi- tabirleri Hıristiyanların ve Yahudilerin hatırı için mi kullanıyorlar diye insan merak ediyor ?</p>

Bizden hayat boyu ne İbrahim vene de İsmail olmamız istenmektedir ! Bizden ne istenildiği ve nasıl yaşamamızx lazım geldiği aşağıdaki ayeti celilede şöye emredilmiştir.---Ey inananlar, Allah'tan nasıl sakınmak lâzımsa öyle sakının ve ancak Müslüman olarak can verin.--- (Ali İmran : 102)Yani; ey müminler! Üzerinize farz ve vâcib olan ibadatı lâyıkıyla eda ve haram olan şeylerin cümlesinden içtinab etmek suretiyle Allah'a ittika edin ve ölüm size geldiğinde ölmeyin, ancak İslâm olduğunuz halde ölün ki hal-i mevtinizde müslümanlıktan başka bir hal üzere bulunmayın.
 

NehaR

HüZüNBaZ
İhvan Üyesi
Katılım
17 Ağu 2009
Mesajlar
745
Beğeniler
151
Puanları
0
#3
alıntı= Dedik ya, her çocuk bir İbrahim olarak doğar. ------------------------------------------------------------Dünyaya gelen her çocuk -İbrahim- olarak değil, -İslâm Fıtratı- üzerine doğar, Hadis-i şerifte, «Her çocuk, İslâm fıtratı üzerine doğar. Sonra babaları ve anneleri onları Yahudi, Hıristiyan ve Putperest yaparlar» buyurulmuştur. Şu halde -İbrahim-olarak olmadığı buradan anlaşılıyor. Bir de böyle birşeyin abesliği şuradan anlaşılıyor ki, hadi diyelim erkek çocukları için bu isim uygun, peki kız çocukları için uygun mu ? Tabi ki değil ...Yani, son yıllarda şu -İbrahim ve İbrahimî Dinler (!) gibi- tabirleri Hıristiyanların ve Yahudilerin hatırı için mi kullanıyorlar diye insan merak ediyor ?</p>
Allahü teâlânın var ve bir olduğunu bildiren ilahi dinlerin hepsi, insanlar bozmadan önce, amele ait hükümler hariç, inanılacak şeylerde hepsi aynı idi. Bütün Peygamberler Müslüman idi. Mesela Yahudi ve Hıristiyanların bizim Peygamberimiz dedikleri nebiler için Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(İbrahim ne Yahudi, ne de Hıristiyandı. O Allah’ı tanıyan doğru bir Müslümandı.) [Al-i İmran 67]

(İbrahim, İsmail, İshak, Yakub ve torunları [Müslümandır], onların Yahudi veya Hıristiyan olduğunu söyleyenlere de ki, siz mi iyi bilirsiniz, yoksa Allah mı? Allah’ın bildirdiğini gizleyenden daha zalim kim olabilir.) [Bekara 140]

Yani tüm çocuklar islam fıtratı üzerine doğar!...
 

~~Vahdet~~

Üye
İhvan Üyesi
Katılım
24 Ağu 2009
Mesajlar
15
Beğeniler
2
Puanları
0
#4
Hayat dikkat ister. Dedik ya, her çocuk bir İbrahim olarak doğar. Marifet İbrahim olarak doğmak değil, hayat boyu İbrahim kalabilmek.

 

fakiri

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
14 Ocak 2007
Mesajlar
15,971
Beğeniler
353
Puanları
0
#5
Hayat dikkat ister. Dedik ya, her çocuk bir İbrahim olarak doğar. Marifet İbrahim olarak doğmak değil, hayat boyu İbrahim kalabilmek.
Hayret bir şey yav !
Bir İbrahim muhabbetidir gidiyor ! Yoksa bizim tabi olacağımız peygamberimizin adı İbrahim mi oldu , İbrahim miydi ? Hani, bütün muhabbetler Muhammed'den (s.av.) hasıl olmamış myıdı ? Şimdi bu söyleme ne oldu da bir "İbrahim" teranesi tutturuldu gidiliyor ? Eğer , bundan aksıd İbrahim Aleyhisselâm ise, biz ulua-azm peygamberlerin hiçbiri arasında ayırım yapmayz ve hespini aynı derecede severiz. Ama, bizim peygamberimizi hepsindendahah çok severiz. Bu ayrı bir durumdur, "...hayat boyu İbnrahim kalabilmek...!" demekçok dahah aryı bir durumdur. Böyle tuhaf sözlerle, kendinizi uçurumdna aşğıya yuvarlamayın !

:mad:
 

~~Vahdet~~

Üye
İhvan Üyesi
Katılım
24 Ağu 2009
Mesajlar
15
Beğeniler
2
Puanları
0
#6
:rtfm:

Estagfirullah kardeşim sen bu yazıdan ne kadar yanliş şeyler anlamışsın.
Biz tabiki ibrahim aleyhis selamı K.K . adı geçen bir peygamber olarak seviyoruz.
Birde peygamber efendimizde onu çok severmiş ve bakın bizlerde bugün namazlarımızda sali barik dualarını okuyoruz isterseniz birde siz okuyun
 

fakiri

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
14 Ocak 2007
Mesajlar
15,971
Beğeniler
353
Puanları
0
#7
Namaz teşehhüdlerinde tahiyyattan sonra okunan salli ve bariklerde Hz. İbrahimi biz müslünmanların anması yeterlidir. Ayrıca İbrahim Aleyhisselâmın zikri ne bir ayette ve nede bir hadiste zikredilmemiştir. Artık "..hayatın İbrahim olması..." gibi hiçbir ulemadan nakledilmemiş bir şeyi söylediğiniz zaman işin içinde başka şey olduğu geliyor insanın aklına !
 

Okyanus

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
11 Şub 2008
Mesajlar
1,317
Beğeniler
163
Puanları
0
#8
Gayet güzel bir paylaşım.
Ama siz yinede İbrahim kelimesini ağzınıza almayın ne olur ne olmaz.Birilerinden izin falan almak gerekiyor herhalde.
 

fakiri

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
14 Ocak 2007
Mesajlar
15,971
Beğeniler
353
Puanları
0
#9
Gayet güzel bir paylaşım.
Ama siz yinede İbrahim kelimesini ağzınıza almayın ne olur ne olmaz.Birilerinden izin falan almak gerekiyor herhalde.
Herhalde bu "ibrahim" kelimesini, Kelime-i Tevhid'deki "Muhammerrasulullah" ibaresini söylemeyenlere merhamet ve rahmet gözüyle bakılmasını söyleyebilenler ortaya atmış olacak ki, birini kaldırırken diğerini ikame etmeye çalışıyorlar !
Ha ! ne dersin okyanus deryam !
 

yosika

Doçent
İhvan Üyesi
Katılım
4 Kas 2007
Mesajlar
594
Beğeniler
52
Puanları
0
#10
Namaz teşehhüdlerinde tahiyyattan sonra okunan salli ve bariklerde Hz. İbrahimi biz müslünmanların anması yeterlidir. Ayrıca İbrahim Aleyhisselâmın zikri ne bir ayette ve nede bir hadiste zikredilmemiştir. Artık "..hayatın İbrahim olması..." gibi hiçbir ulemadan nakledilmemiş bir şeyi söylediğiniz zaman işin içinde başka şey olduğu geliyor insanın aklına !

Hz. İbrahim'in hayatını okudunuz mu ?
 

yosika

Doçent
İhvan Üyesi
Katılım
4 Kas 2007
Mesajlar
594
Beğeniler
52
Puanları
0
#13
Konu hakkında ne söyleceksen söyle ! Eğer,sorduğun soru neticesinde söyleceksen; o halde bir "evet" için bir de "hayır" için cevap ver !

Ahkam kesmeyiniz lütfen ? Ne çok şey biliyormuşsunuz ? Sizin cevaplarınıza göre şekil vermem gerekmiyor ,bir soru sordum inşallah cevap alamadıysam geçer giderim,nazla uğraşamam,uslubunuzdan ötürü konuya nötr üm artık !

"siz" diye girerseniz daha hoş olur.
 

Ebu Müslim

Üye
İhvan Üyesi
Katılım
20 Eyl 2009
Mesajlar
23
Beğeniler
0
Puanları
0
#14
Kafirler İbrahim’i manivelanın bir ucuna oturttuktan sonra bırakıverdiler . işte Allah resulü havada uçarak Nemrudun ateş dağının ortasına dogru gidiyor. O anda Cenabı Hak Cebrail (as) a emir veriyor derhal koş İbrahim ateş yolunda onu havada tut ve de ki ben Cebrail im benden bir dileğin varmı ? diye sor

Cebrail yetişiyor ve soruyor :
Ben Cibrili Eminim Hakkın emriyle sana geldim bir arzun varsa benden iste. Hz. İbrahim’in yine tebessümlü cevabı benim dileğim Allah’tan olur , sana ihtiyacım yoktur ya Cibril.
İyyake nabud ve iyyake nestein.

Yalnız sana kulluk eder yalnız senden yardım isteriz.

Türbelerden mezarlardan şefaat,yardım, aracılık bekleyenler!
Hz.İbrahimin bu teslimiyetini bir daha düşünelim ve kendimizi gözden geçirelim.
 

Sakallı

Asistan
İhvan Üyesi
Katılım
17 Ağu 2009
Mesajlar
245
Beğeniler
25
Puanları
0
Yaş
44
#15
İyyake nabud ve iyyake nestein.

Yalnız sana kulluk eder yalnız senden yardım isteriz.

Türbelerden mezarlardan şefaat,yardım, aracılık bekleyenler!
Hz.İbrahimin bu teslimiyetini bir daha düşünelim ve kendimizi gözden geçirelim.
Sen şimdi yukarıda aktardığın yazıda neyi savundun kardeşim?..
Vesileyi=aracıyı inkar etmeye çalışıyorsan, Allah-u Teâlâ Cibril Aleyhisselâm'ı
aracı olarak göndermemiş mi? "Yalnız Sana kulluk eder yalnız Senden
yardım isteriz.
"
Amenna ve saddakna. Ama Kur'an'ı Kerîm bir deryadır..
Sadece bu ayetten ibaret değil. En azından bozuk fikirlerinize Kur'an'ı Kerîm'i
alet edinmeyin...
 

ISSIZ

Asistan
İhvan Üyesi
Katılım
7 Tem 2007
Mesajlar
494
Beğeniler
6
Puanları
0
#16
gülünücek kadar abartılmıs bir muhabbet edilmiş.Herkes aynı şeyi söğlüyor ama kımse kımseye evet demıyoru :))) KONUYU AÇAN KARDEŞİMDEN ALLAH RAZI OLSUN.
 

ileney

Sözlerim senet değil
İhvan Üyesi
Katılım
15 Tem 2007
Mesajlar
522
Beğeniler
16
Puanları
0
Yaş
31
Web sitesi
reddiyeler.org
#17
Bizden hayat boyu ne İbrahim vene de İsmail olmamız istenmektedir ! Bizden ne istenildiği ve nasıl yaşamamızx lazım geldiği aşağıdaki ayeti celilede şöye emredilmiştir.---Ey inananlar, Allah'tan nasıl sakınmak lâzımsa öyle sakının ve ancak Müslüman olarak can verin.--- (Ali İmran : 102)Yani; ey müminler! Üzerinize farz ve vâcib olan ibadatı lâyıkıyla eda ve haram olan şeylerin cümlesinden içtinab etmek suretiyle Allah'a ittika edin ve ölüm size geldiğinde ölmeyin, ancak İslâm olduğunuz halde ölün ki hal-i mevtinizde müslümanlıktan başka bir hal üzere bulunmayın.
Misak,sende otomatiğe bağlamış gibisin boyna Rıza'yı fişekliyorsun.Sanki Hazreti İbrahim ve Hazreti İsmail gibi olursak bu ayet meallerine muhalefet edecekmişiz gibi yazmışsınız ki yanılıyorsunuz hemde çok yanılıyorsunuz.
 

fakiri

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
14 Ocak 2007
Mesajlar
15,971
Beğeniler
353
Puanları
0
#18
Misak,sende otomatiğe bağlamış gibisin boyna Rıza'yı fişekliyorsun.Sanki Hazreti İbrahim ve Hazreti İsmail gibi olursak bu ayet meallerine muhalefet edecekmişiz gibi yazmışsınız ki yanılıyorsunuz hemde çok yanılıyorsunuz.
Şunu çok iyi bilmeniz gerekiyor ki, buradakilerin bize teşekkür etmesi ile küfretmesi indimizde musavidir. Yani, yazdıklarımızı bu durumlara göre hiçbir zaman tesbit etmeyiz. Ama, başka bazıları için bu husus çok önemli olabilir! Onları ifadelerinden ve davranışlarından anlayabilirsiniz ! Gelelim asıl konuya ...Biz Ümmet-i Muhammediz. Bu övünç ve fahr bize yeterde artar bile ! Yani, bir başka peygamberin hayatıyla hemhal olmaya ihtiyacımız yoktur. Çünkü, önümüzde onlara dahi örnek olan usve-i hasene bir ufuk peygamber bulunmaktadır. Öyle herkes kendi kafasına göre biri İbrahim, diğeri, İsmail ve bir başkası da Musa-Süleyman derse, bu ümmet-i Muhammed olmaklığı sulandırmak olur ! Bu verdiğim bilgiler akledenler içindir; muannidler için değil !..
 

misak

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
24 Eyl 2007
Mesajlar
1,691
Beğeniler
126
Puanları
0
#19
Misak,sende otomatiğe bağlamış gibisin boyna Rıza'yı fişekliyorsun.Sanki Hazreti İbrahim ve Hazreti İsmail gibi olursak bu ayet meallerine muhalefet edecekmişiz gibi yazmışsınız ki yanılıyorsunuz hemde çok yanılıyorsunuz.
yav sende beni ne kadar çok kıskanıyorsun :)

sende adam akıllı birşey yaz sana da teşekkür edem.

ali imran suresi


65. Ey ehl-i kitap! İbrahim hakkında niçin çekişirsiniz?
Halbuki Tevrat ve İncil, kesinlikle ondan sonra indirildi. Siz hiç düşünmez misiniz?

66. İşte siz böyle kimselersiniz!
Hadi hakkında bilgi sahibi olduğunuz konuda tartıştınız;
fakat bilgi sahibi olmadığınız konuda niçin tartışıyorsunuz!
Oysa ki Allah, her şeyi bilir, siz ise bilmezsiniz.

67. İbrahim, ne yahudi, ne de hıristiyan idi;
fakat o, Allah'ı bir tanıyan dosdoğru bir müslüman idi;
müşriklerden de değildi.

68. İnsanların İbrahim'e en yakın olanı,
ona uyanlar, şu Peygamber (Muhammed) ve (ona) iman edenlerdir.
Allah müminlerin dostudur.
 

UBEYDUN

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
16 Ara 2006
Mesajlar
2,453
Beğeniler
246
Puanları
0
#20
ancak, Kur'ana masal kitabı düzeyinde bakanlar
İbrahimi bir duruşa karşı çıkarlar
o tek başına bir ümmetti ve bu sebeble Kur'anda anılmıştır
ve bütün peygamberler aleyhimüsselam
tıpkı efendimiz aleyhisselam gibi tevhide yapışmış ve çağırmıştır
bismihu teala
la nuferriku beyne ehadin min rusulih
derkende imanımıza hepsinin dahil olduğunu beyan ederiz.
 
Üst