Gurbetci gözüyle memleketin Gündemi : "Focus: Maço ERDOGAN" | ihvan forum – Özgür Düşünce ve Paylaşım Platformu!

Gurbetci gözüyle memleketin Gündemi : "Focus: Maço ERDOGAN"

kilicarslan

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
14 Mar 2013
Mesajlar
4,054
Puanları
48
selam aleykum,

her nakadar binlerce kilometre uzaktada olsak, memleketi yakindan takip ediyor, sizinle beraber hop oturup hop kalkiyoruz.

Son dönemde yasananlar burda da yogun ilgi görüyor. Bu ilgi sadece yurt disindaki vatandaslarla da sinirli degil, alman siyasetcilerinde yogun ilgisi var.

Yine bilindik cevreler, konuya fransizlik edasiyla bilindik tavirlarini ortaya koydular. Her ne kadar vatandaslarimizin büyük bir cogunlugu bunlara tepkisini gösterdiysede ,destek olanlarda yok degil.

Almanyadan nasil görünüyor?

Alman medyasi ve politikacilarda hakim olan genel tavir, bunlarin basini özellike sol agirlikli politikacialr cekiyor, bir bahaneyle Türkiyenin Kürtleri eskiden oldugu gibi köseye sikistirdigi, cözüm sürecinden tamemen vaz gectigi yönünde.

Kimi PKK nin yaptigi saldirilari nerdeyse yok hükmündeymis gibi verirken Türkiye kürtleri eziyor seklinde vermek icin yogun caba sarfediyor. Bir diger kanatta pkk yi kiniyor ancak bombalar yagdiracak kadar durumun vahim olmadigi görüsünde.Hatt kürtleri ezmek icin Türkyienin bahane ürtettigi yönünde bir algi var. Zaten isid´de de destek verdigi yönündeki algiyla da bu izlenim güclendiriliyor.


Sol Parti milletvekilinden itiraf

Bu arada bazi Solcu Poltikacilarin itiraf gibi aciklamalari geldiki bu Türkyiede henüz yanki bulmus degil.
Bize göre cok önemli bir detay . Sol parti milletvekili pkk bayragini bir yürüyüste kaldirdigi gerekcesiyle para cezasina carpitirilmisti, oda " herkes biliyorki Almanya PKK ya silah gönderiyor " derken, bana niye bayrak icin ceza veriyorsunuz seklinde bir tavri oldu.
 

kilicarslan

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
14 Mar 2013
Mesajlar
4,054
Puanları
48
Almanyanin yeni yabancilari mülteciler hedefte


Bilindigi üzre almanyada mülteci sayisi az ancak bu sayi her gecen gün artmakta ve bununla beraber mülteciler zaten gecmisten sabikali olan almanya icin yeni bir problem olmaya basladi.

Almanyada yabancilara karsi her zaman bir düsmanlik besleyen kesim olmustur. Gecmiste yabanci olarak Türkler hedefteydi, son dönemde hedef mülteciler olmaya basladi.


Mültecilere saldirilar

Gelenlerin sayisi su ana kadar epey sinirli olmasina ragmen her gecen gün düsmanlik artmakta. Öyleki zaman zaman mületci yerlesim yerleri önünde toplanip protestolar eksik olmuyor, bu protestolar pekde bariscil sekilde kalmiyor ne yazikki. 2014 yilinin rakamlariyla mültecilere 194 saldiri gerceklesmis. Bu senenin henüz yarisini gecmis olmamiza ragmen bu 176 i buldu bile.

Ne yazikki bu saldirilar , öyle hafif falan degil.. Bazen bu tasli sopali seklinde olurken, bazende mültecilerin kaldiklari yerleri yakmaya kadar varabiliyor.


Örnek davranislar

Bununla beraber iyi seylerde oluyor, yerel yönetimler her nekadar merkezi yönetimden pek destek alamasalarda yardim kampanyalari organiz ederek gelen mültecilerin giyim, kusam, mobilya gibi ihtiyaclarini karsiliyorlar.

Sosyal medyada özellikle gönüllülerin baslattigi ve organize oldugu olusumlar mevcut bunlara bazi ünlülerde destek veriyor. Bunlarin arasinda suan yeni film cekimleri icin Türkyiede olan Till Schweiger ismi öne cikiyor.


Alman medyasi yabanci düsmanligini körüklüyor


Gectigimiz günlerde sosyal medya sayfasindan yaptigi cagrialarla yardim toplanmasina ön ayak oldu, ancak ona bile yabanci düsmanligi iceren tepkiler gösterenler epey vardi.
Adamin damarina basmis olacaklarki, cok sert tepki gösterdi. Son aciklamasinda " Alman TVleri ülkedeki yabanci düsmanligindan dolayi sorumlu" oldugunu ifade etti.

Tahminlerimize göre bu isim önümüzdeki günlerde daha cok öne cikacaga benziyor.
 

kilicarslan

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
14 Mar 2013
Mesajlar
4,054
Puanları
48
Alman medyasi Erdoganin son aciklamasi böyle verdi:

TÜRKIYE BARIS SÜRECINI BITIRDI :


Erdogan kürtlerle baris sürecini devam ettirmek istemiyor!




Der türkische Staatspräsident Recep Tayyip Erdogan hat den Friedensprozess mit den Kurden für beendet erklärt. "Es ist nicht möglich, einen Lösungsprozess fortzuführen mit denjenigen, die die Einheit und Integrität der Türkei untergraben", sagte er ** Dienstag in Ankara nach Angaben der Nachrichtenagentur

kaynak
------------

Anadolu Ajansini kaynak gösterek güya Erdogan baris sürecinin bittigini söyle belirtmis. :
" Cözüm sürecini , ülkenin birlik ve bebarligini hice sayanlarla sürdürmek mümkün degil "

Alman medyasi agiz birligi yapmiscasina bas haber olarak . Cumhurbaskani Erdoganin yaptigi aciklamalara dayanarak " KÜRTLERLE BARIS SÜRECI BITTI" seklinde haber geciyorlar.
 

kilicarslan

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
14 Mar 2013
Mesajlar
4,054
Puanları
48
Bati medyasi, bizim sahit oldugumuz kadariyla ALman medyasi.

"Erdogan suriyeyi isgal edecek
" seklinde manset geciyor. Onlara göre "güvenli bölge" aslinda bir isgal .
Gün gecmiyorki Türkiye ve Erodganla ilgili bi haber gecmesin.

Onlara göre HDP kiriminalise ediliyor, kürtler secimde HDP ye oy verdigi icin cezalandiriliyor. Onalra göre hersey secime yönelik. Bir dahi secimler olana kadar Erdogan firsati kullanip suriyeye girecek. Ayni benzer senaryolari önceden de orta atmislardi, her nekadar tutmadiklarini görselerde benzer seyleri yine iddia etmekten geri durmuyorlar.

Verilen havaya göre Erdogan durdurulmasi gereken bir fanatik, bu yönde olusturulmaya calisilan bir algi var. Korkarimki bunlar büyük bir planin parcasi, o kadar carpitma ve yalan haberler geciyorlarki, bunlarin bir hedef güttügünü anlamamak hic de zor degil.

Dilim söylemeye varmiyor ama, Türkiye müdahalenin zeminini olusturuyorlar. Verilmeye calisilan mesaj : Erdogan durdurulmasi gereken bir fanatik .
 

kilicarslan

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
14 Mar 2013
Mesajlar
4,054
Puanları
48
Daha net ve acik söylmek gerekirse onlarin olusturmaya calistigi algiya göre : ERDOGAN = SADDAM.
 

kilicarslan

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
14 Mar 2013
Mesajlar
4,054
Puanları
48
selam aleykum,

Bir süreligine memlekette oldugumuz icin foruma giremedik. Ziyarette edindiimiz bir nevi izlenimler oldu.
Yer yer bu izlenimlerimizdn faydalanarak, yine uzaktanda olsa memleketi takip edecegiz. Yer yer burda(gurbet) olup bitenle ilgilide paylasimlar yapariz insaallah.
 

kilicarslan

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
14 Mar 2013
Mesajlar
4,054
Puanları
48
Mülteciler Merkel´in sonunu mu hazirliyor ?


Ülkesinde " ANA" lakabiyla taninan Merkel Ana, gerek kendi partisinden gerek halkin sag kesiminden büyük tenkid almakta.

Kendisine yakinligiyla bilinen Medya kesimi tarafindan bile Merkel gidici haberleri yapiliyor. En son devlet televizyonunda Merkelin Basörtülü resmi yayinlandi her ne kadar tepki veren olduysada Merkel´in ne kadar sorgulanir birisi oldugunu birkez daha gördük.



Bütün bunlarin nedeni. Merkel´in ikide bir cikip su kadar daha göcmen alabiliriz diye aciklamalarda bulunmasi. Diger taraftan kendi partisinden birileri cikip :
" malinizi mülkünüzü satip buraya gelmeyin, sizi geri gönderecegiz, eskisinden daha fakir olarak geri dönersiniz " diye tehditler savurabiliyor.

Son verilere daha dogrusu Ic isleri Bakanligin aciklamalarina göre gayri resmi rakamlara göre Almanyada 800. 000 Göcmenin geldigi iddia ediliyor. Bunlarin ancak %40`i Suriyeli, geri kalanin cogunlugu balkan ülkelerinden finansi durumlardan ötürü almanya ya siginmis durumda.


Almanya ikiye bölündü

Yine son verilere göre günde 8-10.000 mültecinin almanyaya giris yaptigi söyleniyor. Almanya bunlarla basa cikamadigini, koordine edemedigini acikca belirtti.

Eger sivil olusumlar olmazsa ki bunlar mültecilerle ilk geldigi andan itibaren ilgileniyor, Iskandinavya ülkelerine gitmek isteyenlerin cebine biletini koyup, trene, gemiye bindiriyor, gitmek istedigi yere gitmesini sagliyor. Yatacak, giyecek bircok ihtiyacini karsiliyor. Koca Alman devleti eger bu gönüllü insanlarin bir araya gelerek olusturdugu yardimlasma gruplari olmazsa asla bu yükün altindan kalkamaz, zaten yer yer kalkamadigini gördük, kendileride zaten itiraf ettiler.

Almanya kelimenin tam anlamiyla ikiye bölünmüs durumda bir kesimi mültecileri istemiyor, diger kesimi özellikle yetismis genc - orta yasli diyebilecegimiz kesim mültecilere yardim edebilmek icin adeta seferber olmus durumda.

Birileri mültecilerin kaldigi yerlere saldirmaya, isi atese vermeye kadar götürürken, diger kesim elinde mültecileri evinde misafir etmekten , yiyecek, giyecek yardiminda bulunmaktan geri durmuyor. Isin garibi yardim orginazasyonu diye gecin kuruluslar cok ciliz kaliyor.




 

kilicarslan

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
14 Mar 2013
Mesajlar
4,054
Puanları
48
sizde duymuşsunuzdur, mülteciler için AB Türkiyenin kapısını çalıyor. Amaç Türkiye kapıları açmasın Avrupaya hiç gelmesinler. Para yardımı bile gündemde. Türkiye bunu iyi değerlendirmeli.
 

DostunDostu

Süper Moderatör
Yönetici
İhvan Üyesi
Katılım
30 Eyl 2013
Mesajlar
6,181
Puanları
83
Dünyada Alman medyası kadar faşist başka bir medya yoktur. Almayada ki Türklere kızdığım nokta şu ki bu faşizanlığı doğal olarak algılıyor, buna karşı görgütlenmiyorlar. Almanlar orada ki Türklerin yediği içtiğine ne katıyorsa acaip bir aymazlk içindeler. Kusura bakmayın ama Türkleri salak etmişler..

Alman medyasında olaylar gazete manşetlerine nasıl yansır biliyor musunuz? Kalın puntolarla BİR TÜRK, 3 YAŞINDA ALMAN BİR ÇOCUĞU ARABASIYLA ÖLDÜRDÜ.. Sıradan bir trafik kazası olayını bu puntolarla verecek kadar faşisttirler. Bir değil, iki değil, her gün vardır buna benzer manşetler. Ama Almanlara sorsanız Türkler ve Türkiye faşist.. Türkiyede siz BİR KÜRT, 3 YAŞINDA BİR TÜRK ÇOCĞUNU ARABASIYLA ÖLDÜRDÜ diye manşet gördünüz mü? Alman mendyasında doğal karşılanan manşetler Türkiye'de nefret suçuna girer.. Ben bu manşetleri Almanya'ta güncel hayatta görünce şaşırmış, orada ki Türklere bunun normal olmadığını anlatmaya çalılştığımda ne ilginçtir ki anlamak istememişlerdi. 4 milyonluk kilteyi bütün bu manşetleri doğal karşılayacak kıvama nasıl getirdikleri incelenmeye muhtaç bir fenomendir. (Kendi analizim şu: Kendileri de bu perspektiften baktıkları için göremiyorlar. Kendisini insan olarak değil TÜRK olarak tarif eden bir bireyin böyle bir manşette ki TÜRKÜ görmesi mümkün değildir. Ferasetini kendi elinle kitlemektir bu. Ve bu kilit öyle bir mühürdür ki hak ettiğin konuma seni düşürür, çünkü karşılığını sana verir. Nasılsanız öyle yönetilirsiniz hadisinin hikmeti buraya ışık tutar..)

Bu manştelerle pompalanan bağnaz Alman toplumu içinden birilerinin çıkıp evler yakması, seri katiller çıkıp 11 Türkü tek tek susturucu silahla öldürmesi doğal değil midir? İşin ilginç tarafı bu cinayetleri Alman başbakanı utanmadan arlanmadan DÖNER CİNAYETLERİ ismini koyabiliyor. Döner cinayetleri demek, resmen bu cinayetleri karikatürize etmek, ve hatta orada ki Türkleri sattıkları dönerden de aşağı konuma düşürmektir. Kıyaslar yaparak bu faşizanlığı görebilirsiniz. Bu cinayetlere DÖNER CİNAYETLERİ demek, güneydoğuda ki faili meçhullere ÇİĞ KÖFTE CİNAYETLERİ demek gibidir. Anladınız mı? Bu psikolojik nüansları görmekten aciz durumda gurbetçi vatandaşlarımız. Malesef böyle... Ama bütün bunlara duygusuz kalan orada ki Türk yığını ne hikmetse Gezi olaylarına destek için sokaklara dökülebiliyor..

Almanyada yaşayan Türk kardeşlerime sesleniyorum. Almanlar sizi avucunun içine almış, kedinin fareyle oynaması gibi sizinle oynuyor.. Bu kadar duygusuz olmayın, örgütlenin, mesela internet siteleri kurup bu manşetleri yayınlayın. Kıyaslar yapıp Alman faşizmini göz önüne serin, serin ki duyarlı insanlara bu ulaşsın.. Ama yapmıyorsunuz. Neden yapmıyorsunuz? Bana öyle geliyor ki Türk sivil toplum kuruluşlarının yönetim kesimi toptan alman istihbaratına çalışıyor. Yani Alman devleti, sizden görünen bu örgütler üzerinden sizi istediği noktada tutuyor. Mili Görüş'ün bile bu noktada olduğunu düşünüyorum..

Bu böyle gitmez, gözünüzü açın, harekete geçin..

Edit: Lakin bu mücadeleleri yaparken Almanlara düşmanlık olsun diye yapmayacaksınız. İnsanlık için faşizmin kökünü kazımak için yapacaksınız. Duruşunuz samimi olmalıdır. İçinde yaşadığınız toplumun erdemlenmesi için yapmalısınız. Bizde ki aptal muhalefet gibi bindiğin dalı kesmek için değil.. Yoksa tersinden aynı kafada olacaksan salak kalman daha iyidir..
 

kilicarslan

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
14 Mar 2013
Mesajlar
4,054
Puanları
48
@DostunDostu analizin için teşekkürler.
Mutlaka hak veriyorum.

Esasında mülteci konusundada bunları görebiliyoruz. Belli bir kesim yabancı düşmanı bunu faşizanlık olarakta tanımlayabiliriz. Yine bu kesimin ana akım dediğimiz kesimim sesi medyada ciddi şekilde yankı buluyor.
Bunlara gerektiğinde vicdanlı diyebileceğimiz kesim tepki gösteriyor. Ama sürekli medyadan empoze edilen bir ana fikir varkı bu yabancı düşmalığını körüklüyor. Adamlar kendi halkına algı operasyonu çekiyorlar. Bunlara laf yetiştirmek pekde mümkün değil, işin doğrusu bunu yapacak, türkleri dosdoğru temsil eden birileri dahi yok. Bizim insanımız özellikler gençler birey olarak kendi görüşlerini farklı platformlarda dile getiriyor. Ancak bu büyük medya patronlarının sesi yanında çok cılız kalmakta.

Almanya şu an için, Türkleri adeta unutmuş, mülteci konusuna kilitlenmiş durumda. Yat kalk konu hep aynı mülteciler.
Türklere gösterdikleri zihniyeti aynen bu insanlarada sergiliyorlar. Neyseki hepsi öyle değil, aklı başında insanlar seferber olmuş durumda, Türkiyede bile göremediğimiz sivil yardımlaşma örneğini sergiliyorlar.
 

elbiss

Ordinaryus
İhvan Üyesi
Katılım
21 Kas 2013
Mesajlar
2,514
Puanları
0
Mülteciler Merkel´in sonunu mu hazirliyor ?


Ülkesinde " ANA" lakabiyla taninan Merkel Ana, gerek kendi partisinden gerek halkin sag kesiminden büyük tenkid almakta.

Kendisine yakinligiyla bilinen Medya kesimi tarafindan bile Merkel gidici haberleri yapiliyor. En son devlet televizyonunda Merkelin Basörtülü resmi yayinlandi her ne kadar tepki veren olduysada Merkel´in ne kadar sorgulanir birisi oldugunu birkez daha gördük.



Bütün bunlarin nedeni. Merkel´in ikide bir cikip su kadar daha göcmen alabiliriz diye aciklamalarda bulunmasi. Diger taraftan kendi partisinden birileri cikip :
" malinizi mülkünüzü satip buraya gelmeyin, sizi geri gönderecegiz, eskisinden daha fakir olarak geri dönersiniz " diye tehditler savurabiliyor.

Son verilere daha dogrusu Ic isleri Bakanligin aciklamalarina göre gayri resmi rakamlara göre Almanyada 800. 000 Göcmenin geldigi iddia ediliyor. Bunlarin ancak %40`i Suriyeli, geri kalanin cogunlugu balkan ülkelerinden finansi durumlardan ötürü almanya ya siginmis durumda.


Almanya ikiye bölündü

Yine son verilere göre günde 8-10.000 mültecinin almanyaya giris yaptigi söyleniyor. Almanya bunlarla basa cikamadigini, koordine edemedigini acikca belirtti.

Eger sivil olusumlar olmazsa ki bunlar mültecilerle ilk geldigi andan itibaren ilgileniyor, Iskandinavya ülkelerine gitmek isteyenlerin cebine biletini koyup, trene, gemiye bindiriyor, gitmek istedigi yere gitmesini sagliyor. Yatacak, giyecek bircok ihtiyacini karsiliyor. Koca Alman devleti eger bu gönüllü insanlarin bir araya gelerek olusturdugu yardimlasma gruplari olmazsa asla bu yükün altindan kalkamaz, zaten yer yer kalkamadigini gördük, kendileride zaten itiraf ettiler.

Almanya kelimenin tam anlamiyla ikiye bölünmüs durumda bir kesimi mültecileri istemiyor, diger kesimi özellikle yetismis genc - orta yasli diyebilecegimiz kesim mültecilere yardim edebilmek icin adeta seferber olmus durumda.

Birileri mültecilerin kaldigi yerlere saldirmaya, isi atese vermeye kadar götürürken, diger kesim elinde mültecileri evinde misafir etmekten , yiyecek, giyecek yardiminda bulunmaktan geri durmuyor. Isin garibi yardim orginazasyonu diye gecin kuruluslar cok ciliz kaliyor.




DEMOKRASİLERDE İNANÇ VE İNANÇLARI YAŞAMA VE SAYGI DUYULMA ÖZGÜRLÜKLERİNİN HATIRLATILMASI...

Medyalar da Başörtülü bir resim ile gösterim yapılıp DİNİ İNANIŞ ların SİYASET ile ilişkilendirilmesi gerçekten de VAHİM bir durum....İnsanların İNANIŞLARI ve YAŞAYIŞ TARZLARI demokratik öğreti ve görüşlerde herdaim saygıyı ve İnsanlığa ait olduğu yeri haketmek durumundadır...

Farklı din dil ve inanışlar olsa dahi mühim olan tablo insanlığın yeniden BİR ARADA BÜTÜN HALDE İNSANLIK adı altında beraber olabilmesi ve yaşayabilmesidir...

Kişilerin yada Toplulukların inanış ve dini öğretileri hatta yaşam tarzları farklı olabilir fakat tüm DİN lerin ve İNANIŞ ların TEK VE EŞSSİZ BİR ORTAK ADRESİ vardır oda YÜCE OLAN ALLAH tır...

İnsanların SİYASET ile DİN arasında ki Çelişki ve görüş ALGILARINI bir kenara bırakıp tamamen HOŞGÖRÜ VE SAYGI içerisinde BİRLİKTE BERABER yaşayabilmenin MUTLULUĞU VE HAZI alabilmesi umuduyla...

Ayrıca Sayın Merkel...Geç oldu ama en azından MACARİSTAN HÜKÜMETİ gibi İNSANLIĞI sokakta BIRAKMADI..Biz İNSANLIĞA da DUYARLI VE VİCDAN SAHİBİ LİDERLER lazım...

Almanya BEKLENEN duyarlılıkta tam iyi bir durumda diyemeyiz ama kötüde diyemeyiz...

Avrupada İNSANLIK anlamında ÖYLE güzel devletler var ki Kendileri ve boyutları ülke anlamında çok küçük ama yaptıkları işler İNSANLIK anlamında sergiledikleri duyarlılıklar ise bir çok AVRUPA ÜLKESİNİN GÜÇLÜ yapılarından daha iyi bir durumda... tam bir güzel eşsiz abideler diyebilirim....

İNSANLIK her ne manada ve durumda olursa olsun Yere düşmemeli...Çünkü bu sadece bir milletin ONURU değil TÜM İNSANLIĞIN ONURUDUR....Eğer gelecekte birbirimizi seveceksek ve birbirimize saygı duyacaksak buda İNSANLIĞI ayakta tutma ile olacaktır...

Bugün insanlığı seven yarının gelecek kuşaklarınıda sevebilir ve yardım edebilir kanaatindeyim....

Bugün insanlığı sevmeyen ve insanlar arasında milliyet ve etnik köken ayrımı yapan devamında Demokrasinin ilkeleri arasında yer alan İNANÇLARA karşı hoşgörü ve saygı esaslı temel öğretilerin eğriltilmesi ve bükülmesi devamında aşırı derece demokrasiye aykırı inanç ve yaşam şekillerine karşı hoşgörüsüzlük ve tahammülsüzlük ve hatta bunu ileriye taşıyarak alay etme gibi kavramlar ise KAYGI VERİCİ bir durum

Umut ederiz ki İnsanların Tek ALLAH olan inanç ve görüş ve hatta yaşam tercihleri Siyasi mekanizmalar tarafından kullanım aracı olarak kullanılmaz devamında Medya panellerinde Alaycı bir dil ile anlatım şekli ve algısı oluşturulmaz amaç ve maksat hatta durum ne olursa olsun insanların yaşam ve hüvviyet seçim haklarının olduğu gibi dini özgürlüklerde ki seçim ve haklarıda Demokrasilerde mevcuttur bu bilincil haklar üzerinden devlet ve medyalarını şekillendirenlerin insanların inanç ve inançlarından gelen hayatı yaşama giyim kuşam gibi kavramlarda ki serbestlik ve saygı duymayı esas alan etmenler insanlara birincil hak olarak temin edilmesi sağlanmalıdır ve korunmalıdır...

İnsanların İnançlarını ve İnançlarına göre yaşayış tarzlarını ve yaşam biçimlerini yaşayamaması ve bunun insan onuruna zarar verecek şekilde panel ve yayın organlarında sunulması bir hak magduriyetliği açabileceği gibi demokrasinin temel prensipleri arasında yer alan çoğulculuk ve çoğulculuğa dönük yaşam şekil ve modellerinin de oluşturulamaması demektir...

Umut ederiz ki KAYGI VERİCİ durumlar yeniden yaşanmaz devamında İNANÇ VE İNANÇLARIN YAŞAYIŞ TARZLARINA karşı daha hassas davranılır..

Böyle.
 

kilicarslan

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
14 Mar 2013
Mesajlar
4,054
Puanları
48
Köln de ne oldu ?

Almanya 2016 ya girdiğinden beri, ülkenin gündeminde tek bir konu var.
Köln de yılbaşı gecesi yaşananlar.

O günün üstünden 10 geçti , fakat hergün defalarca bu konu hakkında yapılan haberler hiç eksik olmuyor.
Koca 2015 yılında Mültecileri konuşmuştuk. Ne garip ve tuhaf bir şekilde 2016 da yine mültecilerle girdik ve yılın konusuda anlaşıldığı üzere aynı konu olacak.

(artık bıtkınlık geldi)

Ülkenin birçok yerinde yılbaşı için türkiyeden de alışık bildiğimiz üzere büyükmeydanlarda insan toplanır, havai fişek atılır , yeni yıla böyle girilir.

Köln 'de kalabalık insan grubu Meşhur Köln kathedralinin olduğu, hemen yanındaki Köln garının bulunduğu meydanda toplanmış, ülkenin diğer yerlerindeki toplanmış
insanlar gibi yeni yıla girmeyi beklerken havai fişek atıp, kafayı biraz çekmeyi ihmal etmemiş.

O gün akşamı , gecesi için Polisin yaptığı açıklamaya göre vukuatsız geçmiş.
Yeni yılın ilk gününde de olay gecesiyle ilgili olumsuz birşey yok.
Ne garipki bir kaç gün sonra bir adamın iddiasına göre erkekler tarafından rahatsız edilen. bir kaç genç kızı korumuş. Kızların dediğine göre akdeniz tipli erkekler bunları rahatsız etmiş, hatta cinsel tacizde bulunmuş.

Bunun arkasından bir başka kadın çıkıp, olay gecesinde yaşanlara tanık olduğunu söylüyor. Daha sonra bu iki kişinin ne ilginç tesadüfse bazı medya organlarında çalıştığı ortaya çıktı.

Ama ok bir kere yaydan çıktığından , bu adamın ve görgü şahitlerinin anlattıkları ülke gündemine oturdu, o günden beri aynı konuyla yatıp kalkıyoruz.

Ülkede her gün artan mülteci karşıtlığından, yanan binalardan öncedende bahsetmiştik, bunlarda medyanın abuk sabuk yaptığı haberlerin etkisi mutlaka vardı.

Bu olaydada medyanın toplumu insanları nasıl etkisi altında bıraktığını görüyoruz. İlk başlarda hiç kimse şikayetçi değilken, şu gün itibariyle 500 den fazla olay gecesinde yaşananlardan dolayı şikayetçi oldu. Köln de yaşananlar ortaya çıktıktan sonra , diğer şehirlerdende şikayetçi olanlar, kendi ülkelerinde benzer şeylrrin olduğunu söyleyenler çıktı.

Peki olay gecesi ne oldu ?

İddia edildiği üzere ve medyanın yansıttığına göre 1000 kişilik çoğu mülteci olan bir grup, meydanda kadınları taciz etmiş, hatta bazı iddialara göre tecavüz olayı yaşanmış.

Garip olan meydan gerek turistik gerek Tren garınınyanında olmasından dolayı sürekli kamerayla gözetleniyor ve bu iddiaları doğrulayacak bir görüntü yok.

Polis biz bir şey tesbit etmedik dedikçe polis günah keçisi yapılmaya çalışılıyor. Ülkede yabancı düşmalığı zaten hat safhadayken, üstene gelen bu olay, daha doğrusu abartılı şekilde verilen bu haber tuz biber oldu.

Bu olay yetmiyormış gibi internetde dolaşan uyduruk, başka hadiselerden alınmış, polislerin dövülmesi gibi
sahte videolar maksatlı şekilde yayılıyor.




 

kilicarslan

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
14 Mar 2013
Mesajlar
4,054
Puanları
48
Iki yüzlü Alman Medyasi


Ne zamanki suclu bir Türk veya Yabanci olsun bunu mansetten veren Medya, bu olay karsisinda sus pus kesildi.

Yabancu uyruklu bir kisi bir suc islediginde bunu enine boyuna masaya yatiran günlerce gündemde tutan, islenen sucu nedeni olarak her defasinda kültürel ve hatta dini inanisi gercek sebep gibi göstern Alman medyasi. Nedense bu olayi hic islemedi bile.

Eger iyi kötü bir Türk medyasi olmasa bu haberi bizlerin ruhu bile duymayacak.

20 yasindaki Gizem Aachen Üiversitesinde okuyordu, Ailesini ziyaret icin Kölne gelmistiki, eski alman arkadasi arafindan defalarca bicaklanarak öldürüldü.
Gizemi bicaklayarak öldüren Alman genc daha sonra polise teslim olarak sucu isledigini itiraf etti.

Gizem `in cenazesi ditip Merkez camiinde kilinan cenaze namazi sonrasi defnedilmek üzere Izmir/ Kasiyaka` ya nakil edildi.





Eger ki cinayeti isleyen bir Türk olsaydi, bu haberi NAMUS CINAYETI diye mansetten haber verecek olan Alman medyasi, iki yüzlülügünü yine gösterdi.
Daha önceden de benzer durumlarda suclu alman olunca "aile trajedesi " seklinde haber gecen medya bu sefer bunu dahi yapmadi.
 

kilicarslan

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
14 Mar 2013
Mesajlar
4,054
Puanları
48


MACHO ERDOGAN: " Benim icin bir kadin herseyden önce bir Annedir "


Kadinlar türkiye devlet baskaninina göre ANNE Rolünü yerine getirmeliler, ükenin büyümesi ve kücülmemesi icin bu cok önemli.
Erdogan kadinlara karsi elestirisel tavri ile taniniyor.

Erdogan, kadini yine ANNE rolüne indirgedi.
" Benim icin kadin öncelikle bir Annedir" bunu tamda dünya kadinlar gününde söyledi. Calisan kadinlar kapitalizm tarafindan kölelestirdigini ifade etti ve ailenin korunmasi gerektigini vurguladi . " Kadinlari özügürlestiremezsiniz, aile fikrini bozarak"

Erdogan, kendiside 4 cocuk sahibi de olan, yillardir türk kadinlarinin en az 3 cocuk sahibi olmasi gerektigini vurguluyor. 2014 sonunda yaptigi "kadin ve erkek tamamen esit olamaz" diyerek büyük tepkiler almisti. Bir baska seferinde kürtaj ve ameliyatli dogumlari elestirmisti. Dogum kontrolünüde ihanet olarak tabirlendirmisti.


Alman Focus Dergisi

http://www.focus.de/politik/videos/ausgerechnet-**-weltfrauentag-macho-anfall-von-erdogan-fuer-mich-ist-eine-frau-vor-allem-eine-mutter_id_5343758.html?utm_campaign=facebook-focus-online-politik&fbc=facebook-focus-online-politik&ts=201603082015
 
Üst