Günlerin ve zamanın hikmetleri | ihvan forum – Özgür Düşünce ve Paylaşım Platformu!

Günlerin ve zamanın hikmetleri

Alper...

MarmaranınKralı
İhvan Üyesi
Katılım
10 Eki 2006
Mesajlar
9,574
Puanları
0
Web sitesi
cennetsarayi.blogcu.com
GÜNLERİN VE ZAMANIN HİKMETLERİ


Bismillah.Elhamdulillah.Allahu Teala ve Tekaddes Hazretlerine hamdu sena, Resulu Hazreti Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi vesselleme salat, Ehli beyte ve sahabe efendilerimize selamdan sonra deriz ki,Bir keresinde bir din kardeşimiz bize şu soruyu yöneltti, “Günlerin yaratılışının hikmeti nedir?” Biz de kendisine o zaman sözlü olarak kısa bir cevapla yetindik Fakat,Hem sorunun sorulduğu zaman itibariyle (yılbaşı haftasına yakın olması ) hem de tafsilatlı bir cevabı ayak üstü veremeyişimizden dolayı ,sizlere makale şeklinde sunmayı uygun bulduk.Niyetim , Nehyi anil münker vazifesini ifa edip, gelecek olan Noel belasından kendimizi sakındırmaktır…

Mevla Teala ve Tekaddes Hazretleri Kur’an’ı Kerim’inde ,Yasin sure-i celilesinin 37. ayetin de şöyle buyurmaktadır.” Gece de onlar için bir ibret alametidir. Biz ondan gündüzü sıyırıp çekeriz de onlar karanlıklara gömülürler. “Bu ayeti celile de , gece ve gündüzün hikmetinden bahsediliyor.İnsan için gece vakti ,dinlenme ,gündüzün yorgunluğunu atma vaktidir.Gündüz vakti de , gece dinlendiğinin hakkını verme vaktidir.Çalışıp mesuliyetinin altında olanlara bakmak için ,rızkını arama vaktidir.

Gece ve gündüz, Dünyanın olmazsa olmaz kurallarından, düzenlerinden biridir.Zira namaz vakitleri belli zaman dilimlerinde farz kılınmıştır.Günde beş vakit namaz, kendisini güneşin hareketlerine göre ayarlamıştır.Eğer güneş sabit olsaydı, zaman ilerlemeseydi ,bizler nasıl anlayacaktık vaktin geçeceğini ve namaz vakitlerinin giriş çıkışlarını.Elbette bunun için, kainatta bir hareketlilik olacak ve bu hareketlilik bir gün mutlaka (hiç şüphesiz ki) son bulacaktır.Son bulacağı güne kısır gün adı verilmiştir ,zira o günün, ne gecesi olacak ne de ondan sonra bir gece olacak.İşte o zamana (kıyametin kopuş anına ) kadar gün ve gece birbirini ardı sıra takip edecek.

Bu birbirini takip etmeleri neticesinde ,haftalar meydana gelecek.Haftaların birbirini takip etmesi neticesinde aylar meydana gelecek ve Ayların birbirini takip etmesinden de yıllar, yılların birbirini takip etmesinden de asırlar meydana gelecektir ki, Mevla kuran da “vel asr” diyerek asra yemin etmiştir.

İçinde bulunduğumuz Samanyolu galaksisi ve evrenin muhtelif yerlerinde ki galaksiler, kendilerine biçilen yolda giderler ( yol alırlar.)Bu galaksilerin için de milyarlardan fazla yıldız ve gezegenler mevcuttur.Bunlardan bir tanesi de içinde yaşadığımız Dünya (yerküre) dir.Dünyamız ,Güneş’in etrafında kendisine biçilen yörünge de belli bir zamana (kıyamet sabahına) kadar dönecektir.Aynı şekilde etrafında döndüğümüz güneş de belli bir yörünge de dönmektedir.Güneşin etrafında ki gök cisimleri de hem güneşin etrafında dönmekte hem de güneşle birlikte güneşin gittiği yere gitmektedir.Kur’an’ı Kerim,Yasin suresi 38.Ayetin de yüce Mevla şöyle buyuruyor “Güneş, kendisi için belirlenen yerde akar (döner). İşte bu, aziz ve alim olan Allah'ın takdiridir. “

Allahu Tealanın Esmaül hüsnasından olan, Aziz ve Alim isimlerinden bahsedilmektedir bu ayette.Aziz, Yenilmeyen yegane Galib manasına, Alim ise ,hakkıyla bilen manasına gelir.Yani Allahu Teala ve Tekaddes Hazretleri, İlmi ezelisi ile her şeyi biliyor.Kullarının günahlarını da biliyor, sevaplarını da biliyor.Cennetlikleri de biliyor, Cehennemlikleri de biliyor. İnsan daha ana rahmine düşmeden kendisiyle alakalı her şeyi Allahu Teala ve Tekaddes Hazretleri biliyor.İmtihan olsun diye bu dünyada yaratmıştır.İnşaAllah bu dünyada imtihanı kazananlardan oluruz.

Yasin suresi 39. Ayeti celile de buyurulur ki ;” Ay için de birtakım menziller (yörüngeler) tayin ettik. Nihayet o, eğri hurma dalı gibi (hilal) olur da geri döner.” Güneşten sonra ay ile alakalı gelen bu ayet, Zamanın önemini bize hatırlatır.Ay insanlar için büyük bir mucizedir.Zira Ay ,gök cisimleri içerisinde bize en yakın olan gök taşıdır.Bize yakın olmasına rağmen tepemize düşürmeyen Allahu Tealaya Hamdu senalar olsun.Nasıl Kudus şehrinde ,Kubbetus sahra’nın içinde muallak taşı var.O muallak taşı hava da asılı duruyor,İnsanlar hayret ediyor, acaba bu taş nasıl böyle duruyor.? Gökyüzünde milyarlarcası hava da asılı duruyor da bir tek o taş mı hayret etmene vesile oluyor be nankör ademoğlu.O muallak taşı , sana bir hatırlatmaydı.Allahu tealanın ilminden sana sunulan bir damla su gibiydi.Nasıl diğer ayetleri idrak edemedin, bunu da aynen onlar gibi idrak edemedin.

Ay ,gökyüzün de takvim vazifesi görür.Kendisine çizilen yolunda, Dünyanın etrafında döner durur.Dünya da güneşin etrafında döner durur.Hiç biri kendisine verilen emrin dışına çıkmazlar.Ay,30 Günlük bir sürede dünyanın etrafını turlar.Bu süre zarfında da dünyanın bazı zaman, arka kısmına düşer.O zaman güneş ışınları kendisine ulaşmadığından karanlıkta kalır ve gözükmez.Daha sonra yavaş yavaş güneş ışınlarını almaya başlar ve hilal olarak gözükür.Bu kameri (hicri) takvim de yeni ayın başlangıcıdır.Daha sonra ayın ortalarına doğru , güneş ışığını öyle alır ki ; bu haline dolunay denir. Sonra tekrar eski haline döner ve hilal olup karanlıklar içinde kalır.

Ayın bu şekli bize bir şeyi hatırlatmalı.İnsan da evvela bir hiçti,Hiçlikten dünyaya geldi.Sonra yavaş yavaş büyümeye ve etrafını aydınlatmaya başladı.Akabinde yaşı ilerledikçe etrafa saçtığı ışığı zayıflamaya ve sönmeye başladı.Bir zaman geldi ki, yaratılışın ilk halinde ki gibi yine hiç oluverdi.Ardından ay tekrar doğar, bu da ikinci dirilişe, Mahşer meydanına şahadet eder ki, insan tekrar doğacaktır (kabrinden kaldırılacaktır).Bizler o kadar körüz ki, Rabbimizin ikinci defa dirilteceğine şehadet eden, delil teşkil eden o kadar çok ayet var ki etrafımızda.Ancak bunu akıl sahipleri idrak edebilir.İnşaAllah biz de o akıl sahiplerinden oluruz.

Ay takvimi,12 ay dan oluşur.Bu aylar sırasıyla ; Muharrem,safer,rebiul evvel, rebiul ahir, cemaziyel evvel, cemaziyel ahir,receb,şaban, ramazan, şevval,zilkade ve zilhicce dir.Hicri takvimde 1 muharrem ,senenin ilk günüdür.Yani yılbaşımızdır.Zilhiccenin son günü de senenin (yılın) son günüdür.Müslüman bu günleri Hristiyan gibi kutlamaz.Müslüman bu günleri Müslüman gibi ihya eder.Bu geceye özel ibadetler var,bu geceye mahsus dualar var.Bunlarla o geceler ihya edilirse ki müslümanca ihya edilmiş olur.

Sadece yılbaşı değil,her ay başı da ihya edilmeli.Hatta biraz daha ileri gidelim, her hafta başı da ihya edilmeli, hatta sınırları zorlayalım biraz, her gün ve geceyi de ihya etmeli.Ve en son safha her saat başını da ihya etmeliyiz.Mevla farkında olmadan size hepsini ihya ettiriyor.Ama bizden gafil bir ihya istemiyor.Şuurlu bir ibadet bekliyor.

Bu son dönemin şuursuzlaşan müslümanı, uyan gaflet uykundan.Zira kafirin hilesi çetin.Evinin içine kadar çamı soktular.Hindiyi pişirttiler sana.Bir müslümanın kafire selam vermemesi ve hatta selam veren kafire de ve aleykum şeklinde cevap vermesi gerekirken, şimdi ki Müslümanlar yalakalık olsun diye ,hristiyanların dini günlerini kutluyor ve kendinden taviz veriyor.Yarın mahşerde Rahman, taviz verenleri sürün cehenneme dediğinde (ki şayet derse vay halimize!!!) ne yaparız.

Cenabı Mevla ; kafirlere muhalefet edin onlara benzemeyin buyuruyor.Alemlere rahmet ,Kalplere şifa, Muhammed Mustafa Sallallahu aleyhi vessellem dururken neden , sapıkların modasına uyayım.Elhamdülillah Müslümanım.Galu bela gününden beri müslümanım. Allahtan başkasına ibadet etmedim.Peygamberime küfredeni sevmedim.Niye bunlara rağmen ,Kafirin noel’ine iştirak edeyim.Sonra da müslümanım diye sevineyim.Şuursuzluğumdan utanmalıyım ki ,tevbem kabul edilsin.inşaAllah

Yasin suresi 40. ayette Mevla buyuruyor ki ; “Ne güneş aya yetişebilir, ne de gece gündüzü geçebilir. Her biri bir yörüngede yüzerler. “ Allahın koyduğu kanunu hiçbir güç bozamaz.Yörüngelerini hiçbir şey değiştiremez.Ne güneş ayı kendine çekebilir ne de birbirlerinin yerine geçebilirler.Ne gece gündüzü geçebilir ne de ay ,gün,yıl birbirini şaşabilir.Bilindiği üzere İslamiyet de geceler evvel girer akabinde günler girer.Akşam ezanıyla yeni bir gece girer,ardında da o gecenin sabahı gelir.

Enam suresi 96. ayeti celile de buyuruluyor ki ;” O, sabahı aydınlatandır. O, geceyi dinlenme zamanı, güneş ve ayı (vakitlerin tayini için) birer hesap ölçüsü kılmıştır. İşte bu, aziz olan (ve her şeyi) pek iyi bilen Allah'ın takdiridir.” Daha evvel ki satırlarımız da değindiğimiz bir husus.Dünyanın ,güneşin etrafında kendine verilen yörüngede dönmesi ile gece ve günler oluşur.

Yunus Suresi 5 .ayette buyuruluyor ki ;” Güneşi ışıklı, ayı da parlak kılan, yılların sayısını ve hesabı bilmeniz için ona (aya) birtakım menziller takdir eden O'dur. Allah bunları, ancak bir gerçeğe (ve hikmete) binaen yaratmıştır. O, bilen bir kavme ayetlerini açıklamaktadır.”Tabi ki burada ayetin tefsirine başlarsak işin içinden çıkamayız.Ayetlerin tefsirlerini merak edenler ehli sünnet bir alimin eserini (tefsirleri) okuyabilir ki zaten bu da birinci vazifesi olması gerek.

Rad suresi 2. ayetinde ise ; “Görmekte olduğunuz gökleri direksiz olarak yükselten, sonra Arş'a istiva eden, güneşi ve ayı emrine boyun eğdiren Allah'tır. (Bunların) her biri muayyen bir vakte kadar akıp gitmektedir. O, Rabbinize kavuşacağınıza kesin olarak inanmanız için her işi düzenleyip ayetleri açıklamaktadır.” Gökleri , semayı (evreni) yaratan Allahu Teala ve Tekaddes Hazretleri bu yarattıklarını direksiz ayakta tutmaktadır.Bir hadisi kudsi de, “ Göklerim bir ismimle ayakta durduğu halde siz kurana rağmen (6666 ayete rağmen) ayakta duramadınız” buyurulmaktadır.Şu hadisi kudsi ile demek istediğim şu ki, her ne kadar gözle gözükmeyen bir direk olmasa da manen gökleri ayakta tutan ,Yasin suresinde de belirtildiği gibi ,” Kun feyekun “ emridir.Zira ol dediğinde Allahu Teala,Anında oluverir.Hiç bir zahmet yoktur.

Arşa istiva edenden kasıt şu ki ; bir mekana yerleşmekten münezzeh olarak, zatına yakışır şekilde arşa istiva buyurmuştur.Emri ve hükmü arşa yönelip istiva etmiştir.Sonra kendisi en büyük cisim olan arş dahil tüm yaratıkları ilmen kuşatıcı şekilde istila etmiş ve hepsine hükmünü geçirmiştir.

Ayetin ilerleyen satırlarında da güneş ve ayın yörüngelerinde kıyamete kadar devam edeceğinden bahsedilmektedir.Mahşer meydanından ve hesaba çekileceğimizi hatırlatmaktadır.Yani şöyle düşünelim. Noel gecesini kutlayanlara ,hani siz falan gece hristiyan adedi olan noeli kutlamış ,o cemaatin gölgesini fazlalaştırmıştınız ya velev , bir tebrikleşmeyle de olsa.işte şimdi bundan sebeb doğru cehenneme denilirse , ne yaparız biz …

İbrahim suresi 33.ayette ;” Düzenli seyreden güneşi ve ayı size faydalı kıldı; geceyi ve gündüzü de istifadenize verdi” Nahl suresi 12. ayette “O, geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı sizin hizmetinize verdi. Yıldızlar da Allah'ın emri ile hareket ederler. Şüphesiz ki bunlarda aklını kullananlar için pek çok deliller vardır.” Enbiya 33. ayette “O, geceyi, gündüzü, güneşi, ayı... yaratandır. Her biri bir yörüngede yüzmektedirler.”

Bu ayetler ,makalemin başından itibaren anlattığım konuyu anlatan ayetlerdir.Tekrardan aynı mevzuları tekrarlamaya luzum görmedim.Ayetler gayet açık ve anlaşılır bir tarzda.Fakat bundan sonra okuyacağımız ayet ise çok ilginçtir.

Fatır suresi 13. ayette buyuruluyor ki “Allah, geceyi gündüzün içine sokar, gündüzü de gecenin içine sokar; güneş ve ayı emri altına almıştır. Her biri belirtilmiş bir süreye kadar akıp gider. İşte (bütün bunları yapan) Rabbiniz Allah'tır. Mülk O'nundur. O'nu bırakıp da kendilerine taptıklarınız ise, bir çekirdek kabuğuna bile sahip değillerdir.”

Allahu tealaya şirk koşanlar.Allahın oğlu var diyenler ve yahutta üçün üçüncüsüdür diyenler.Daha değişik şekillerde ineğe tapanlar, vesaire, bu ve bunlar gibi saçmalık peşinde koşup dalalette olup sapıtanların taptıklarının değil bir hurmaya, hurmanın çekirdeğini yaratmaya bile güçleri yoktur.Peki nasıl olurda bunu bile bile haktan yüz çevirebilirler? Ankebut suresi 61. ayette Mevla buyuruyor ; “Andolsun ki onlara: "Gökleri ve yeri yaratan, güneşi ve ayı buyruğu altında tutan kimdir?" diye sorsan, mutlaka, "Allah" derler. O halde nasıl (haktan) çevrilip döndürülüyorlar?” Allah biz iman edenleri ,hidayete erdikten sonra dalalete sapanlardan eylemesin.amin

Fussilet suresi 37. ayette Mevla buyuruyor ki ; “Gece ve gündüz, güneş ve ay O'nun ayetlerindendir. Eğer Allah'a ibadet etmek istiyorsanız, güneşe de aya da secde etmeyin. Onları yaratan Allah'a secde edin!”


İbadetlerinizin tek odak noktası Allahu Teala olsun.Huşu ile ibadet edin.Allahı görüyormuş gibi Allaha ibadet edin.Bunlara da ancak,ilimle vakıf olabilirsiniz.İlimsiz bir hiçiz.İnşaAllah mevlam bizleri doğru yoldan ayırmaz.

Zümer suresi 5 .ayette buyuruyor ki “Allah, gökleri ve yeri hak ile yarattı. Geceyi gündüzün üzerine örtüyor, gündüzü de gecenin üzerine sarıyor. Güneşi ve ayı emri altına almıştır. Her biri belli bir süreye kadar akıp gider. Dikkat et! O, azizdir, ve çok bağışlayandır.” Ey günahkar ademoğlu, Bil ki rabbiniz rahmeti gazabını geçmiştir.Günler geceler o kısır güne gitmeden, tevbe kapıları kapanmadan rabbine tövbe ile dön ,Rabbin affedicidir.Günahları ,günü gecenin örtmesi gibi örter. Yağan karın toprağı örtmesi gibi örter.Yeter ki sen bir adım at rabbine, Rabbin sana koşarak gelsin. (hadisi kudside buyuruluyor)

Lokman suresi 29 .ayette buyuruluyor ki ,” Bilmez misin ki Allah, geceyi gündüze ve gündüzü geceye katmaktadır. Güneşi ve ayı da buyruğu altına almıştır. Bunların her biri belli bir vadeye kadar hareketine devam eder. Ve Allah, yaptıklarınızdan tamamen haberdardır.” Zannetme ki insan oğlu, Allah seni ve senin yaptıklarını görmez.Her şey not ediliyor.Kayıt ediliyor.Kutladığın Noelleri de kayıt etmişlerdi bir zamanlar.Bunların hesabını nasıl vermeyi düşünüyorsun. Gel defterin dürülmeden tövbe et ve Rabbim tövbemi kabul et de.

Bu kadar ayetten sonra kısa da olsa günlerin yaratılışının faziletinden bahsetmek istiyorum.Araf suresi 54 .ayette buyuruluyor ki ; “Şüphesiz ki Rabbiniz, gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra Arş'a istiva eden, geceyi, durmadan kendisini kovalayan gündüze bürüyüp örten; güneşi, ayı ve yıldızları emrine boyun eğmiş durumda yaratan Allah'tır. Bilesiniz ki, yaratmak da emretmek de O'na mahsustur. Alemlerin Rabbi Allah ne yücedir!”

İmam şeyh ebu Mansur Muhammed bin abdurrahman el hemedani der ki; “ Kudreti yüce kelimesi yüksek ,nimetleri bol olan yüce yaratıcı yedi şeyi süslemiş,alemlerin ve sayıların ,zarar vermeye de fayda vermeye de gücü olanın katında yedi olduğunu ,çok önemli yer işgal ettiğini insanların bilmesi için başka bir yedi ile süslemiştir.

Birincisi havadır.ki bunu yedi gökle süslemiştir(nebe / 12 ).Sonra o göğü yedi yıldızla süslemiştir.(hicr/16).İkincisi fezadır.ki yedi kat yerle süslenmiştir.( talak/12) Yeryüzünü yedi denizle süslemiştir. (lokman/27)

Üçüncüsü cehennem dirki, o da yedi dereke ile süslendi ayrıca yedi kapı ile de süslendi (hicr/44) Dördüncüsü kurandır. Ki yedi ayetle süslendi. (hicr/87) Beşincisi ademoğlu ki , o da yedi aza ile süslendi. Altıncısı ademoğlunun ömrüdür ki o da yedi durumdan ibarettir. Yedincisi dünyadır. O da yedi iklimle süslendi.Sonra bu yedi iklimde yedi günle süslendi .Sonra bu yedi gün ayrı ayrı yedi peygambere ikram etti….

Gelelim günlerin hikmeti ile alakalı mevzumuza…Cumartesi günü hakkında araf suresi 163.ayette buyuruluyor ki ; ” Onlara, deniz kıyısında bulunan şehir halkının durumunu sor. Hani onlar cumartesi gününe saygısızlık gösterip haddi aşıyorlardı. Çünkü cumartesi tatili yaptıkları gün, balıklar meydana çıkarak akın akın onlara gelirdi, cumartesi tatili yapmadıkları gün de gelmezlerdi. İşte böylece biz, yoldan çıkmalarından dolayı onları imtihan ediyorduk. “

Müslim bin Abdullah ,said bin cübeyr (tarıkıyla) enes bin malikden rivayet etti. Allah resulune cumartesi günü hakkında sordular. Buyurdu ki , “ O bir hile ve aldatma günüdür.” Ey Allahın resulu bu nasıl olur ? diye sorunca ; “ çünkü o günde kureyş darun nedve de hile yapmıştır” buyurdu ( enfal /30)

Pazar gününe gelelim. İhlas suresinde buyuruluyor ki; “: Deki o Allah birdir. Allah sameddir. O, doğurmamış ve doğmamıştır. Onun hiçbir dengi yoktur. “ Enes bin malik den rivayet edilen hadiste Allah resulu buyurdu ki; “ O dikme ve imar etme günüdür.” Bu nasıl olmuştur ey Allahın resulu denince şöyle buyurdu ;” Çünkü dünyanın imarı o gün başladı.”

Pazartesi gününe gelince.Nahl sures 51. ayette buyuruldu ki; “ Allah; iki tanrı edinmeyin dedi.” Enes bin malik den , pazartesi günü hakkınde peygambere sorulduğunda buyurdu ki; “O yolculuk ve ticaret günüdür.” Bu nasıl olur denildiğinde ; “ Çünkü o gün şuayb (as.) ticaret yapmak ve rızık kazanmak için yolculuk yapmıştır” buyurdu.

Salı gününe gelince;maide suresi 27. ayette buyurulur ki ; “Ey Muhammed! Onlara ademin iki oğlunun kıssasını doğru olarak anlat.”Enes bin malik den rivayet peygambere Salı günü için sorulduğunda buyurdu ki ; “ O kan günüdür.” Nasıl diye sorulduğunda ; “ Çünkü o gün Havva hayız oldu ,ademin oğlu kardeşini öldürdü” buyurdu.

Çarşamba gününe gelince;kamer suresi 19/20 ayetlerde buyuruluyor ki ; “; “Biz onların üstüne, uğursuzluğu devamlı bir günde dondurucu bir rüzgar gönderdik. O rüzgar, insanları, sökülmüş hurma kütükleri gibi yere seriyordu. “ Enes bin malik den rivayet ; peygambere Çarşamba gününden sorulunca buyurdu ki; “O uğursuz bir gündür” nasıl denildiğinde ; “ Çünkü o günde Allah firavunu ve kavmini suda boğmuş,Salih ve hud peygamberin kavimleri olan ad ile semud’u da o gün helak etmiştir

Perşembe gününe gelince; fetih suresi 27. ayette buyurulduğu üzere, “ And olsun ki Allah peygamberinin rüyasının gerçek olduğunu tasdik eder….”Enes bin malik den rivayetle Perşembe gününden sorulunca buyurudu ki ;” O hacetlerin görüldüğü gündür.” Nasıl denilince buyurdu ki ; “Çünkü o günde İbrahim (aleyhisselam) mısıra girdi.Allah onun ihtiyacını gördü ve haceri ona verdi.”

Cuma gününe gelince; Cuma suresi 9. ayette buyurulduğu üzere; “ Ey inananlar .Cuma günü namaz için ezan okunduğu zaman,Allahı anmaya koşun…”Enes bin malik rivayet etmiştir.Peygambere sorulduğunda Cuma gününden buyurdu ki;” O vuslat ve nikah günüdür.” Nasıl denilince ; “ Peygamberler o günde evlenirlerdi” buyurdu…

Daha nice faziletler,esrarlar, sırlar.Daha nice hadisler ,ayetler,Alimlerin yorumları var da.Bu küçük esere sığmaz.Buraya özet mahiyetinde yazdıklarım ciltler dolusu kitaplarla anlatılacak derin mevzulardır.Rabbim anlamayı, idrak etmeyi ,şuurlanmayı nasip eylesin.

Gelin kıyamet suresi 9. ayette ki ayet “Güneşle ay bir araya getirildiği zaman!” ve Tekvir suresi 1.ayet “Güneş katlanıp dürüldüğünde,” vuku bulmadan (kıyametten evvel ) önce ,kendimize bir çeki düzen verelim.

Ne işimiz var el alemin yılbaşı kutlamalarına katılmakla ,çam kesmekle, hindi pişirmekle.O geceyi mahsus sabahın ilk ışıklarına kadar ayakta geçirmekle.Kendi yılbaşımız neyimize yetmez ki,…

Gelin yılbaşı geceleri evlerimiz de kuran ziyafetleri verelim ve Yasin-i şerifleri okuyalım.O senenin devrinde makalenin başında yazdığım o (37,38,39,40) ayetleri tefekkür ederek ,yeni bir seneye iman nuru ve Müslümanlık şuuruyla girelim.

Mevlam günahlarımızı affeylesin.Cennetine girmeyi ,cemalini görmeyi nasip eylesin.Sağlık ve afiyet ile İslami bir hayat sürmeyi ve iman üzere ölmeyi nasip eylesin.Ülkemizi ve İslam alemini,Düşmanlarından emin eylesin.Semavi ve arazi afet, felaket ve musibetlerinden emin eylesin.Sağlık afiyet üzere yeni bir sene geçirmeyi.Yeni gelen senede de fırsatlardan istifade etmeyi nasip eylesin.Tekrar tekrar kandillere, bayramlara mübarek gün ve gecelere kavuşmayı nasip eylesin.

Essalatu vesselamu aleyke ya rasullah,
Esselatu vesselamu aleyke ya habibballah
Esselatu vesselamu aleyke ya seyyidel evveline vel ahirin

Ve selamun alel murselin
Ve selametün alel muminin
Velhamdulillahi rabbil alemin

Subhane rabbike rabbil izzeti amma yasıfun
Ve selamun alel murselin
Velhamdulillahi rabbil alemin
Ve ahiru dağvağna enil hamdulillahi rabbil alemin


12 Aralık 2008
14 Zilhicce 1429
Cuma
Alper...
 
Üst