Gönüllük!

haybin_yakzan

Asistan
İhvan Üyesi
Katılım
3 Mar 2008
Mesajlar
239
Puanları
0
Nekadarda özlemişim bir otogardan binip bir otobüse yol almayı.Arakalarda bir yerdeyim gönüllük alnım otobüsün camında şehirlerden kasabalardan köylerden gündüzlerden gecelerden geçiyor yol alıyoruz.Binlerce evde yanan binlerce ışık her evde farklı bir acı,sevinç,hüzün,doğum yada ölüm.Bir yerlerden gelenler - gidenler bir yerlere yada yolcu edenler gidenleri ve bekleyenler özlediklerini.El sallıyor küçük bir çocuk balkondan yüzüme bir tebessüm düşüyor.Her yerde insan var ve onun olduğu heryerde kaos.Bakıyor bakıyor ve aslında hiç olduğumumuzu düşünüyorum gönüllük.Hiç olduğumuzu bilmeden/anlamadan kim olduğumuzu anlamamız mümkün mü? Ve muavinin sesi ile uyanıyorum sayın yocularımız yolculuğumuz burada sona ermiştir servislerimiz...........................
 

zeynephanne

Aşka Meftûn…
İhvan Üyesi
Katılım
24 Ağu 2009
Mesajlar
1,281
Puanları
0
bu sana belki de son yazışımdır gönüllüğüm..
forumun kapanacağı haberi duyulalı beri bir türlü içimden gelmiyor uzun uzadıya bişeyleri anlatmak sana..ne biliyim,sanki sahiplenemiyorum seni eskisi gibi.gidicisin sen de ha gönüllüküm??
şu dakikalardan itibaren hüzün mevsimine girmiş bulunmaktayız..ve ben eylül yüzlü kız..bu güz nelere gebe diye düşünürken "kış"ın yaklaşıyor olması heyecanlandırıyor fazlaca..bir insan bu kadar mı sever bir mevsimi? zira kaç deli ister benim gibi "kış gelini" olmayı? (belki de bu kış gelin olurum da sen de duymazsın be gönüllüküm:( )
seviyorum bu mevsimi..yağmurun kokusu mutlu ediyor beni..şehrin nadir de olsa karla kaplı o bembeyaz örtüsü..kat kat giyinmek,kabanlara atkılara bürünüp yürümek,sıcacık bir kahve..ve düşler..ve daha pek çok şey..
aslında düşününce ne kaldı ki bunlardan öte beni mutlu eden?günler birbirinin aynı..kalabalıklar beni bağar oldu..insanlara ve kendime yabancılaştığımı hissediyorum gün ben gün..çoğu zaman yüzümdeki o en sahici (!) gülümsememle dolaşmak zorunda kaldığım için kızıyorum kendime..sahi gerçek tebessüm etme vaktim ne zaman dersin gönüllüğüm?
sana veda edemiyorum bir türlü gelmiyor cümleler..gerçek şu ki; bitme/sen gönüllüğüm..
 

~ş@hin~

Paylaşımcı
İhvan Üyesi
Katılım
23 Kas 2009
Mesajlar
118
Puanları
0
Yaş
40
merhaba gönüllük...
bayram gelmiş neyime anam anam garibem :D... 70 yaşındaki dedeler gibi oturmuşum divanıma gelen giden var mı bakışlarındayım :D... bebeykene dahamı güzeldi biçok şey gibi bayram da... ah mahalle mahalle gezip şeker toplamayı, sonra o şekerler içindeki en güzellerini ( ki bunlar genelde çokonota oluyodu :D ) şapurak şupurak yemeyi... Az para verenlere içten içe kızmayı :D... acaba bu bayram da bayramlık alcak mı babam düşünceleriyle tatlı endişe yaşamayı, sonrasında mahalle pazarının en elit kısmından , etiketsiz pantul, göynek, ilk maçta dağıtacağım altı kağıt kıvamında ayakkabı müsvettesi almayı... arefe zamanı pazardan alınan bayramlığımı bayram akşamına kadar kir pas içinde bırakmayı... üff daha neleri neleri özledim...
ben çocuk olmayı özledim galiba...
 

zeynephanne

Aşka Meftûn…
İhvan Üyesi
Katılım
24 Ağu 2009
Mesajlar
1,281
Puanları
0
henüz veda vakit değilmiş,bak yine baş başayız..
sana geldim yine,yazmadan rahat etmedi yüreğim..günlüğü sevmiyorum ben,o kötü! şair de diyor ya "yaşadın mı yoğunluğunu yaşayacaksın bir şeyin"..gönülden kopup da gelmeli satırlar..hece hece akmalı ..
hayaller gerçek olur bazen..ucundan bucağından da olsa yakalamak bişeyleri mutlu eder insanı.hele de hiç ummadığı bir anda ise eğer bu geliş..öyle bir haldeyim şimdi..
o kadar yorgunum ki aslında..uyku akan gözlerim,yorgun ayaklarım,acıyan parmaklarım var..ve tabi meşgul bir beynim..her şeye rağmen bir parça mutluluk düştü bugün payıma..Rabbime şükürler olsun duymak istediğimi duyurdu bana..-ne ? diye sorma..çünkü anlatmaya mecalim yok..ve "oldu" demek için de çok erken..
yollar hep taşlarla dolu olmazmış hayatta;bir kez daha hatırladım bunu..ve sana da hatırlatmak istedim..
ve bir kez daha iman ettim ki: Allah'ım sen ne büyüksün!
 

zeynephanne

Aşka Meftûn…
İhvan Üyesi
Katılım
24 Ağu 2009
Mesajlar
1,281
Puanları
0
Gelişin yeni bir umut! Gelişin huzur! Gelişin tarifi zor mutluluk!
Yağmur!..Rahmet damlaları..
Yılın ilk yağmuruyla tanıştık bugün.bu şehir ve ben.bir türlü kopamadığım sır dolu topraklar koca yazın yükün attı omzundan; arındı..adeta iftar saati ezanla birlikte orucunu açan kul misali kana kana içti yağmuru.
Biz de şükürlerle avuç açtık göklere dua dua..kabulünü umarak..
usul usul yağdı rahmet..sesi ayrı huzur;duyabilene..kokusu ayrı huzur hissedebilene..
Taa derinden hissedemesem de,bütün benliğimle yaşayamamış olsam da seni;gelişinle doğdum ben!umudumun adısın..beklediğim baharın incilerle süslü tacısın..cansın sen,şifasın..
evet..belki bugün gerçek manada yaşayamadım seni.garip bir zamandayım.vakit sabır vakti benim için..hislerim ertelenmişliklerle beraber durgun..yaşamaya dair içimde ne varsa yorgun..yürek suskun..
böyle kalmalıyım bir süre..umut bir kez daha göz kırptı bana..elimden geleni yapmalıyım..ve sonrası.....
..sonrası güzellikler olacak inşaAllah..
ilginç bir inanışım var son zamanlarda..okuduğum bir kitaptan etkilenmiş olmalıyım.."şu dünya bir dağ gibidir,ona nasıl seslenirsen o da sana sesleri öyle aksettirir.ağzından hayırlı bir laf çıkarsa,hayırlı laf yankılanır;şer çıkarsa sana gerisin geri döner.senin gönlün değişirse dünya değişir.."
bundan ötüdür ki bütün olumsuzlukları attım kalemimden..değil yazmak;içimden geçirmeye bile çekiniyorum pusuda bekleyen ümitsizliklerimi..Ki gerisin geri dönmesin bana şerler..
Yağmur..bana hissettirdiklerine şükürler olsun..Şükrü Verene Sonsuz Hamd ve Senalar Olsun.....
 

YagmuR

Üye
İhvan Üyesi
Katılım
18 Ağu 2006
Mesajlar
2,506
Puanları
0
Yaş
31
Web sitesi
www.gencislam.com
Selam gönüllük,
Neden böyle oluyor demek istemiyorum artık gönüllük.
Sonradan üzülecekleri şeyler için neden bugün kalp kırıyorlar ki
ve gönüllük, nasipte olmayan şeyler için dili ve kalbi kirletmek boşa,
Kıyamet kopsa yerine gelmez nasip değilse...
Neden bedenlerinden sıyrılamıyorlar, dar düşünüyorlar ki
Ve birde gönüllük,
Kötü söz sahibine aittir, önce çıktığı kalbi ve dili kirletir,
çok üzülüyorum....
Ettiiğimiz tövbelerle temizlenen yüreklerimizi yeniden neden kirletiyoruz
Ne kadar zayıf ve aciz insanoğlu
Ve düşüncesiz ve bencil...
Kızgın değilim gönüllük üzülüyorum
Sonumuz hayr ola...
 

zeynephanne

Aşka Meftûn…
İhvan Üyesi
Katılım
24 Ağu 2009
Mesajlar
1,281
Puanları
0
zamansızlıklarımın arasında zaman bulduğum yerdeyim..gönüllük,yine sendeyim..
sende beni çeken bir mıknatıs olmalı.geldim yine.zaten de ancak sana yazabilirim.ancak sana dökebilirim içime sığmayan benden dolup da taşanı.
dün gece bir mesaj geldi telefonuma gönüllük.sevdiğim bir arkadaşım;gülistandı mesajı atan.bak ne yazmış:"bu gece 3.30 da özgürlüğü kısıtlanmış (TESETTÜR) tüm öğrenciler için dua zinciri oluşturalım teheccüde kalkalım ins." aynen bunlar yazıyordu.mutlu oldum okuyunca.ne iyi düşünülmüş diye geçirdim içimden.
bugünlerde sık duyar olduk di mi konuyla ilgili pek çok şey.forumda bi anket yapmış ya hani başörtüsü sorununa dair.sorun çözülür mü sizce diye sormuş bir ihvan vs. vs..hiçbirine bi yorum yazamadım biliyo musun gönüllük! ankete katılmadım isteyerek.böyle bir hakkı görmedim kendimde belki.belki de yaram kanamasın kabuğunu hiç kaldırmayım da kurusun öyle dedim.inan ben de tam çözemedim dilimdeki bu düğümü.ama şunu farkettim:" birileri var uzaklarda.ve bir de dert var.dua etmek lazım onlara.Allah yardımcıları olsun."
hepsi bu gönüllük! acı acı bunu gördüm halimde.'ben' i bu olayların ne kadar dışına çıkarmışım farkında olmadan;kendime acıdım..
aslında tam ortasındayım ben de.mekanın farklı olması sorunu da farklı kılmıyor ki.üniversitedeyken nasip olmamıştı kapanmak.belki de o yüzdendir kendimi sıyırışım bu konudan.ama şuan ki konumum farklı.Hamdolsun Rabbime hayatım boyunca yaptığım en iyi şeyi kısmet etti bana. 'cahiliye dönemim' diye andığım o dönem geride kaldı.geride kaldı kalmasına da iki dinden avare bir dönemdeyim şimdi de.okula gir aç.okuldan çıkarken geri kapat.ne biçim bir ruh hali bilemezsin.
bugün müdürün odasına zarfları bırakmaya girmiştim.bi de ne göreyim?yıllardır görüştüğümüz aile dostumuz mehmet amca içerde bizim şişko müdürle sohbet ediyor.hoşgeldiniz dedim ama yüzüne baktığım süre ancak bi kaç saniyeden ibarettir.nasıl utandığımı sana anlatamam.kapanalı yaklaşık bir buçuk yıl olmuşken onca aradan sonra bu şekilde karşılaşmış olmak berbat bir duygu.neye bakıp sevineyim ki?her gün gelen veliler,okula gelen onca yabancı insan,öğrenci servisleri şoförlerinin kapıda beklerkenki görüşleri,bi sürü bi sürü şey işte..halet-i ruhiyemi yaşayan anlayabilir ancak..ha bunu yaşamak zorunda mısın diye sorarsan..ahh be gönüllük hiç deşme derim..yüreğim suçlu..nefsim suçlu.ben suçlu...
bu sıkıntılı günler geride kalır mı?sadece inşaAllah diyebilirim.dua edebilirim acizce.ve dua dilenebilirim günahsız kalplerden,temiz olan her nefesten..
 

Enes

Paylaşımcı Üye
İhvan Üyesi
Katılım
6 Haz 2006
Mesajlar
13,870
Puanları
113
Sevgili dost;
Hiç ummadığın bir anda ve beklemediğin bir zamanda bütün hayatını etkileyen kötü bir haber almanın ne demek olduğunu anlatmak isterim sana.
İlk duyduğun zaman önce şuurun, benliğin ve hislerin kilitlenir. Birşey hissetmeden ama hiçbir şey hissetmeden donakalıyorsun. Ne nerede olduğunu hatırlıyorsun, ne neler olduğu konusunda pek bir fikre sahip oluyorsun. Uykudaymışsın gibi ve olanların bir rüya olduğunu düşünerek öylece kalakalıyorsun yada rüya olduğuna kendini inandırmaya çalışıyorsun. Dünya hayatının bir rüya olduğunu düşünerek yine de “rüya içinde rüya” görmek istiyor, en derin uykularda görülebilecek en uzun rüyalara sığınmak istiyorsun. Gerçeği kabullenmek o kadar zor geliyor ki ızdıraplara gark oluyorsun. Üstelik zaman kavramı yok oluyor, soluk alıp verdiğinin farkına bile varmıyorsun, önce olanları düşünüyor sonra “sonrası” istila ediyor düşüncelerini.

Sevgili dost;
Dünya hayatında elde ettiğin saltanatın sallandıkça ve bugüne kadar “ne derler” telaşı ile gizlediğin tüm gizli yüzlerin dökülünce ortalığa bir vaveyla kapıyor yüreğini en derinden. Olabilecekler hakkında çok fazla fikir sahibi olamasan da beyninde fırtınalı bir sağnak başlıyor yarınlara dair. Umutsuzluk, yeis, evham kaplıyor bütün düşüncelerini. Dünyanın en şanssız insanı gibi hissetmeye başlıyor, en büyük imtihana tabi tutulduğunu düşünüyorsun. Nedenler, sebepler, isyanlar birbirine karışıyor ve hemen hepsi keşkelerde buluşuyor; “keşke ölseydim, keşke bugünü görmeseydim” gibi lafları sayıklayıp duruyorsun.

Sevgili dost;
İçine düşmüş olduğun ızdırabın ve dibine yuvarlanmakta olduğun girdabın seni boğma düşün korkusunun sürekli devam etmesinin anlamını bilir misin? Gerçekten bir müddet sonra bütün fikriyatın iflas ediyor, yaşama arzusu aklının ucundan bile geçmiyor, boğulmak istiyorsun ve bunu bir şarkının nakaratı gibi tekrar ediyorsun; “hadi boğ beni de bitsin artık” Hiç daha büyük acılara ve imtihanlara maruz kalanları düşünmüyorsun. Yeryüzünün bütün felaketleri senin felaketinin yanında hafif kalıyor ve böylesi bir acı yerine başka acılar yaşıyor olmak istediğine inandırıyorsun kendini.

Sevgili dost;
Halbuki böyle değil, inanki değil! Her acının tepkisi aşağı, yukarı aynıdır. Bitişin, mahvolmuşluğun, tükenmişliğin hissine kapılmanın tek sebebi vardır ve o da beklenmedik bir şekilde karşımıza çıkan ağır imtihanlardır. Şekli ve şiddeti nasıl olursa olsun bizi hep aynı ızdırap çukuruna iter. Tek fark vardır aralarında kiminde çukur daha derindir kimi ise daha hızlı telafi olur ama tedavisi hep aynı ilaçtır; Zaman…

Sevgili dost;
Zamanın yaratılmış ve belki de yaratılacak en kuvvetli ilaç olduğunu öğrenmem için yaşamak gerekiyormuş belki de derin ızdırapları. Bilmeliyiz ki hiç de düşündüğümüz gibi değildir aslında sonlar! Herşeyin bitiği olarak kendimizi yerden yere vurduğumuz acı bitişler çoğu zaman yeni başlangıç yapmanın yegane anahtarlarıdır aslında. Hayata yeni bir soluk getirmenin, değişim ve tecrübenin eşiğinden geçmek için yegane basamaktır. Ba*** açılarımızı değiştirmek, hayata farklı bir yönden bakarak daha çok insanı anlayabilme nimetidir. Bir panzehirdir acılar ve imtihanlar. Yeni acılara karşı sağlığımızı ve imanımızı korumaya yarayan en etkili aşıdır bizler için. İmtihanı geçmenin yegane şartı sabır, şükür, azim ile beraber teslimiyettir. O’ndan gelene boyun eğmek ve yine O’na sığınmaktır. Bir sahibimizin olduğunu bilerek rahata ermek, sahipsiz kalmayacağımıza emin olduğumuzdan huzuru bulmaktır. İmtihan yeis çukurlarına atlayarak, umutsuzluk girdabına sürüklenerek, vesvese alemine salınarak geçilecek bir kapı değildir.

Sevgili dost;
Işığı bulmak ve dar olan imtihan kapısından geçebilmek için önce içimideki cevheri bulmam gerektiğini karanlıkta kalarak anladım ve Niyazi-i Mısri gibi mırıldandım şarkımı; “Derman arardım derdime; Derdim bana derman imiş. Bûrhan sorardım aslıma; Aslım bana bûrhan imiş…”
 

ziruh

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
22 Kas 2007
Mesajlar
5,243
Puanları
0
Gözyaşlarım'a; "yeter artık, ne olur akma yeter" dedim.

"ama..." dedi ve devam etti.

"olsun" dedim "aldırma, boşver, buda geçer".

"sanmam" dedi ve devam etti. ardından "en azından şimdi" diye ekledi.

"kıymet bilmeyen için değer mi, neden kendini bu kadar yıpratıyorsun" " dedim.

"değmesin zaten" dedi ve devam etti...

" zaten ona değmeyeceğini bildiğim için bu kadar özgürce akabiliyorumya..."
 

Sehle

Le Nasbirenne
İhvan Üyesi
Katılım
30 Eyl 2009
Mesajlar
2,227
Puanları
113
Merhaba Gönüllük;

Bu günlerde Kırık bir gönülle yasıyorum..

Saatler hiç durmadan ilerliyor.Bense çoğu zamn takılıp kalıyorum..
İçimden gülmek gelmiyor konusmak gelmediği gibi..

Çok kırılgan oldum..Yerli yersiz insanlara çatmama ne demeli? Ne kadar da zor günler..Hayırlısı ile bu günleri de atlatırım insAllah..

Ama bazen o kadar içten gülüyorum ki... : )
 

zeynephanne

Aşka Meftûn…
İhvan Üyesi
Katılım
24 Ağu 2009
Mesajlar
1,281
Puanları
0
[FONT=Trebuchet MS, Arial, Helvetica, sans-serif]"Garib sevdam
İçin için hasret tüten
Hüzün mumum
Aydınlat karanlıkta kalan kalbimi
Söyle en derunundaki
Dile değmemiş aşk sözlerini
Yan derdini
Yak beni
Ve
Eri ağır ağır
Ama
Tüketme zamanı
Zira
Ben bir ipek böceği
Tek vardiyalık ömür çiçeği
Solmadan
Işı en tenha hüzünlerimin üstüne
Sin
Nefesi hicran kokan gecelere.
Sır ol düğüm düğüm
[/FONT][FONT=Trebuchet MS, Arial, Helvetica, sans-serif]
Esrar ol Esre ol
Mahzun elifime.
Dem ve aşk seherlerinde
Uğra pencereme
Hüzün kuşum
Bekler dururum
Geleceksin diye..."
[/FONT]​
 

zeynephanne

Aşka Meftûn…
İhvan Üyesi
Katılım
24 Ağu 2009
Mesajlar
1,281
Puanları
0
gönüllük,sevgili dost;
yorgun kalpten selam olsun..
dilim bu gece sana fazla kelam etmese de -edemese de- özüm hiç suskun değil aslında;bilesin..
Leyla'dan Mevla'ya gitti gidecek olan dilekler..
bir 'kördüğüm' düşer mi payımıza bilinmez ama..
ben en çok seni bana Sevdireni sevdim..
 

eylül

Veled-i kalbî
İhvan Üyesi
Katılım
15 Ara 2006
Mesajlar
5,223
Puanları
0
Bugün; eksiğim... Dost hanesinde pejmürde bir karaltı. Ben ben olmaktan geçmişim, sessizliğim ve yalnızlığım çok koyu.

Varlık kavgası, yokluğun eşiğine itmiş.

Dilimde kelimeler kabristan, içim; eserin görüntüsüne ağlayan gariban...

Koşmaya gelmişte; kapı kolunu bulamamış gibi...

Ayağa kalkarken; ayağını kaybetmiş gibi...

Söz söylerken; sözün sahibi başkasıymış gibi...

Kabristana çevrildi; her halim...

Böylece kalmakta gitmekte; alındı elimden

Kabristandaki sessizlikten ötesi değilim.
 

cicek demeti

Sükut
İhvan Üyesi
Katılım
7 Ocak 2011
Mesajlar
11,683
Puanları
0
Merhaba gunluk...

Gül Kokulu



Özlemdir yüreğine duyduğum sevgi
Özlemdir kokuna olan güllerin dengi
Özlemdir sana
Hasretinden kor olmuş yürek misali
Bu kapkara gözlerimin rengi

Kokusunu senden almış güller
Sesini duyduğumda gözlerim güler
Neredesin ey sevgili
Bu kalp hep seni özler, seni bekler.

Adını koydum gül kokulu
Görmedim böyle aşk,böyle tutkulu
Seni herşeyden önde tuttuğum için
Allah affetsin bu kulu..

Çiçek​
( not bu baska cicek
)
 

eylül

Veled-i kalbî
İhvan Üyesi
Katılım
15 Ara 2006
Mesajlar
5,223
Puanları
0
Merhaba Gönül Kuyum, Gönüllüğüm...

Hani bir ovada terk edilmiş bir kuyusun ya sen, başında bekleyen ağacın ismi yok ya; bu gün varsın olmasın diyorum, böyle olmak ruha takılan kementleri çözmeli, diyorum.

Evet, hâlimden, sesimden, bakışımdan, dinginliğimden anlayacağın üzere yöneldim...

Sanki; güneşi doğarken gördük, sanki mevsime ayak uydurmaya başladık.

Acı, güzel bir tat şimdilerde.

Esen hafif rüzgâr, kır çiçeklerinin kokusu, senden gelen su sesi, isimsiz ağacın gölgesi, yaprak sesleri ve işte kuş sesleri...

Ben kapatmayım da kim kapatsın gözlerini?!

İnceden ruha yolculuk başlasın!

Sancıyla, korkuyla, ümitle...
 

ziruh

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
22 Kas 2007
Mesajlar
5,243
Puanları
0
sevinçler kolay anlatılırda, hüzünler kolay anlatılmaz nedense

kolay sevinilirde, hüzünlenmek zordur işte

...
 

zeynephanne

Aşka Meftûn…
İhvan Üyesi
Katılım
24 Ağu 2009
Mesajlar
1,281
Puanları
0
ah be gönüllük..nerelerdeyim bi bilsen..ne garip hallerde..
yazmak eylemi sanırım hiç bu kadar zor gelmemişti..
ben annemi özledim galiba..
 

zeynephanne

Aşka Meftûn…
İhvan Üyesi
Katılım
24 Ağu 2009
Mesajlar
1,281
Puanları
0
es selam..
geçen akşamki döküntülerimi sülemanımm okumuş biliyomusun gönüllük..evimize geçerken bana yazdıklarımı tekrar ederken çok utandım..nerelerdeymiş benim karıcığım ne garip hallerdeymiş..dalga geçmekte haksız da değil hani..
kimliğimi kaybetmiş gibiyim şu sıralar..herşey "YENİ" olur mu bi insanın hayatında?evet, her şey;her bir şey yeni benim için.
mutsuz muyum peki?hamdolsun ki hayır..annemi özlediğim doğru.hele hele mervemi,ablamı..okulu,kızları,herkesi..hasret zor be gönüllük..kelime bulamam bu hissimi tarife.
eh be istanbul!! yare kavuşturdun beni de anneme ne diye hasret bıraktın?
ey temmuz! tez gel..kavuşmaya bir kalsın..son bir..
 

ibrahimi

Has Uşak
İhvan Üyesi
Katılım
19 Haz 2006
Mesajlar
23,463
Puanları
0
Yaş
32
Can ciğer olduğun insanları çıkar çatışmasında bir gör gönüllük.
Hemen canavara nasıl dönüştüğünü seyret.
Tüm güzellikleri bir kenara bırakıp, pire için yorgan yakıldığını gör.
Ve anla işte.
Teksin bu dünyada.
Ve tek gideceksin.
 
Üst