Gazzeli Gençler: Hamas, Şeyh Ahmed Yasin'in Rüyasını Gerçekleştirdi | ihvan forum – Özgür Düşünce ve Paylaşım Platformu!

Gazzeli Gençler: Hamas, Şeyh Ahmed Yasin'in Rüyasını Gerçekleştirdi

spesifik

آزادی قید و بند
Yönetici
Süper Moderatör
İhvan Üyesi
Katılım
18 Ağu 2007
Mesajlar
24,397
Puanları
113
Şeyh Ahmed Yasin'in şehadet yıldönümünde konuşan Gazzeli gençler, 'Hamas, Şeyh Ahmed Yasin'in rüyasını gerçekleştirdi'
"Ey gençler! Siz güçsünüz. Siz geleceksiniz. Siz ümmetin hayatısınız. Allah vaatlerinizi, fedakarlıklarınızı ve sebatınızı mübarek eylesin." Bu kelimeler, Şeyh Ahmed Yasin'in Filistinli gençlere gönderdiği mesajdan.. Şeyh Ahmed Yasin o mesajında daha sonra şöyle der: "Hiçbir şekilde israil'i tanıyamayız. O bizim topraklarımızı, haklarımızı, vatanımızı ve tarihimizi gasp ediyor."
Bu kelimeler Filistinli gençlerin zihinlerine kazındı ve onlarla yola çıkarak vatanın özgürlüğü ve insanların onuru için çalışmaya başladılar.
Filistin Enformasyon Merkezi muhabirinin Gazze'de görüştüğü gençler, şehadetinin 11'inci yıldönümü anılan Şeyh Ahmed Yasin'in Filistin'de ihmal edilmesi mümkün olmayan bir miras ve taviz verilemeyecek ilkeler bıraktığı noktasında birleşti.
20 yaşındaki Muhammed Sekik, Gazze halkının son savaşta yeterliğini ispat eden direnişe güveninin her geçen gün daha da arttığını söyledi.
Şeyh Ahmed Yasin'in genç nesle etkisine de değinen Sekik, direniş erlerinin zafere inancının öncelikle Allah'a olan inançlarından ve daha sonra da Şeyh Ahmed Yasin'in mesajlarına güvenlerinden kaynaklandığını ifade etti.
İzzeddin Ebu Şaban isimli genç ise direnişin savaşı işgal rejiminin içlerine taşımayı başardığını ve Şeyh Ahmed Yasin'in rüyasını gerçekleştirdiğini söyledi.
 

spesifik

آزادی قید و بند
Yönetici
Süper Moderatör
İhvan Üyesi
Katılım
18 Ağu 2007
Mesajlar
24,397
Puanları
113
 

spesifik

آزادی قید و بند
Yönetici
Süper Moderatör
İhvan Üyesi
Katılım
18 Ağu 2007
Mesajlar
24,397
Puanları
113
Şeyh Ahmed Yasin, bundan tam 11 yıl önce, hain ve vahşi bir suikastla 22 Mart 2004 Pazartesi sabahı, mahallesinin camisinde sabah namazını kıldıktan sonra şehit edildi.
Şeyh Ahmed Yasin, bundan tam 11 yıl önce, hain ve vahşi bir suikastla 22 Mart 2004 Pazartesi sabahı, mahallesinin camisinde sabah namazını kıldıktan sonra şehit edildi. İşgalci siyonistler ABD teknolojisini kullanarak, namazdan çıktığı sırada üzerine füzeler fırlattı ve onunla birlikte yedi kişinin daha şehit olmasına sebep oldular. Fakat bu hadise onlar için bir ölüm değil ölümsüzlüğe açılan kapıydı.
Şeyh Ahmed Yasin bütün vücudunun felçli olmasına rağmen Allah yolunda mücadeleden ve başkalarını da buna teşvikten geri kalmaksızın dolu dolu bir ömür geçirdi. Bu yüzdendir ki onun 67 yıla sığdırabildiği faaliyetler birçoklarının bu sürenin on katında bile gerçekleştirebileceklerinden fazladır.
O bedeniyle ilgili engelleri aşamasa da, bunu çok önemsemedi. Böylece örnek şahsiyetiyle örnek bir tavır sergiledi. Gösterdiği bu örneklik hak davada mücadeleye meyilli olanları cesaretlendirdi. Örnek bir hayat ortaya koyduğu gibi "Allah yolunda şehit olmak en yüce gayemizdir" sözüne sadık kalarak dünya hayatını noktalarken de örnek oldu.
Şeyh Ahmed Yasin, 1937'de Filistin'in Askalan şehrinin el-Cevra köyünde doğdu. Üç yaşında iken babası vefat etti. 1948'de yahudilerin Filistin'in büyük bir bölümünü işgal etmelerinin yol açtığı felaket üzerine ailesiyle birlikte Gazze'ye göç etti. 1952 yazında yüzme esnasında kafasının üstüne düşmesi sebebiyle bütün vücudu felç oldu. Gazze şehrindeki İmam Şafii İlköğretim Okulu'nda, er-Rihal Ortaokulu'nda ve Filistin Lisesi'nde okudu. 1958'de liseyi bitirdikten sonra bazı ilim adamlarından özel dersler aldı. Kendi özel çalışmalarıyla da kendini çok iyi yetiştirdi. Çevresinde zeki ve kültürlü biri olarak tanınırdı. Özel öğrenimini tamamladıktan sonra öğretmen olarak görev aldı.
1967'de Filistin'in tamamının Siyonist işgalcilerin eline geçmesi üzerine insanlar vatanlarını işgalden kurtarma mücadelelerinde kendilerine önderlik edecek birilerini aramaya başladılar. Ahmed Yasin okullardaki öğretmenliğinin yanı sıra halka da direniş öğretmenliği yaptı.
Gazze'de İslâm Merkezi'ni kurmasından sonra iyice tanındı ve Filistin'in her tarafında adı duyuldu. Bu durum işgal yönetimini son derece rahatsız etti. Bu yüzden onu defalarca polis merkezine çağırdı.
1984'te İslâm Merkezi'ndeki birçok yardımcısıyla birlikte tutuklandı. Soruşturma sonunda, israil devletini yıkarak yerine İslâmi bir devlet kurmak için çalıştığı gerekçesiyle 13 yıl hapse mahkûm edildi. Ancak on bir ay sonra Filistinlilerle işgalciler arasında bir esir değişiminde serbest bırakıldı. 1985'te gerçekleştirilen bu esir değişiminden sonra yine cihad ve direniş öğretmenliğine döndü. Gazze Şeridi'ndeki Müslüman Kardeşler liderlerinden bir grupla birlikte işgal güçlerine karşı direnmek için 14 Aralık 1987'de de Hamas Hareketi'ni kurdu.
Şeyh Ahmed Yasin'in şehadet yıldönümü Filistin dahilinde ve haricinde çeşitli etkinliklerle anılıyor.

İşte Şehid Şeyh Ahmed Yasin'in vicdanlarda iz bırakan duası:
ALLAH'ım! Ümmetin suskunluğunu Sana şikayet ediyorum!
Ben ki kocamış bir yaşlıyım. Kurumuş iki elim, ne kalem tutuyor ne de silah!..
Sesimle yeri inletecek güçte bir hatip de değilim!..
Ben ki saçları ağarmış, ömrünün son demlerinde, türlü hastalıkların yıktığı ve üzerinde zamanın belalarının estiği biriyim!..
Tek isteğim benim gibi, Müslümanların zaaf ve aczinden müteessir olanların yazmasıdır!..
Siz ey Müslümanlar! Suskun ve aciz, helak olmuş ölüler!..
Hâlâ kalpleriniz sızlamıyor mu, başımıza gelen bu acı felaketler karşısında?..
Bir halk yok mu? Hiç mi kimse yok,ALLAH için ve ümmetin namusu için kızacak?..
Şerefli direnişçilerken, bizleri katil teröristler olarak ilan edenlere karşı duracak!..
Bu ümmet utanmaz mı, şerefi çiğnenirken? ..
Siyonist katilleri ve uluslararası işbirlikçilerini görmezden gelirken!..
Omuzlarımıza el verecek ve göz yaşlarımızı silecek bir bakış!..
Bu ümmetin kurumları, sivil güçleri, partileri, teşkilatları ve bariz şahsiyetleri,ALLAH için kızmaz mı!? Tümü birden sokaklara dökülüp, bizim için dua etmeye;
Ey RABBimiz! Gücümüzü topla, zaafımızı gider ve mümin kullarına yardım et! diye çağıramaz mı!?..
Buna da mı gücünüz yetmiyor!?..
Yakında bizim büyük ölümlerimizi duyacaksınız, o zaman alınlarımızda şu yazılacak:
Bizler direndik! İleri atıldık ve kaçmadık!..
Ve bizimle birlikte çocuklarımız, kadınlarımız, yaşlılarımız ve gençlerimiz ölecek!..
Onları, bu suspus ve bön ümmete yakıt yapacağız!..
Bizden, teslim olmamızı ve beyaz bayrak dikmemizi beklemeyin!..
Çünkü biz, bunu yapsak da öleceğimizi biliyoruz. Bırakın savaşçı onuruyla ölelim!..
Dilerseniz bizimle olun, elinizden geldiğince, öcümüzü sizden her biri boynuna taksın!..
Dilerseniz bize acıyarak ölümümüzü izleyin! ..
Temennimiz, ALLAH'ın, emaneti savsaklayan herkesten kısas almasıdır!..
Umarız bizim aleyhimize olmazsınız! ALLAH aşkına, bari aleyhimize olmayın!..
Ey ümmetin liderleri, ey ümmetin halkları!..
ALLAH'ım! Sana şikayette bulunuyorum Sana şikayette bulunuyorum..
Sana şikayette bulunuyorum..
Gücümün azlığını, imkanımın yetersizliğini ve insanlara karşı zaafımı sana şikayet ediyorum..
Sen mustazafların RABBisin Sen bizim RABBimizsin Bizi kime bırakıyorsun?..
Bize cehennem olacak uzaklara mı? Veya düşmana mı?..
ALLAHım! Akıtılan kanlar, dokunulan ırzlar, çiğnenen hürmetler, yetim bırakılan çocuklar, oğlunu yitirmiş anneler, dul kalmış kadınlar, yıkılmış evler ve ifsad edilmiş ekinler aşkına sana şikayette bulunuyorum…
Sana şikayette bulunuyorum! Gücümüz dağıldı ve Birliğimiz bozuldu Yollarımız ayrıldı Halkımızın zaafını ve ümmetimizin bize yardım edip, düşmanı yenmedeki aczini Sana şikayet ediyoruz…
DOĞRUHABER / FİLİSTİN HABER
 
Üst